1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Sınırlar
Sınırlar

Sınırlar

Koca koca normalize edilmiş, boş ve artık ürpertici bile olmayan binaları içinde barındıran,  herkesin gördüğü ama aynı zamanda görmezden geldiği o sınırlar işte.

A+A-

 

hakan-002.jpg
Hakan Çoban

Sınırlarla büyüdüm ben; diğer Mağusalılar gibi...

Pencereden sınırları izlerdim çocukken ve  zaman zaman da zibili atmaya gönderilirdim yolun karşı tarafına.

İlkokulumun avlusu sınırla biterdi, okuduğum lisenin karşısında da sınır vardı mesela. 

Koca koca normalize edilmiş, boş ve artık ürpertici bile olmayan binaları içinde barındıran,  herkesin gördüğü ama aynı zamanda görmezden geldiği o sınırlar işte. Kurutmaya çalışanlara inat, yıllardır bir tek babutsalar uzatıyor dikenli dallarını onların ötesine...

Fakat bizim dikenli düşüncelerimiz takılıyor sınırlara,  aşamıyoruz. Aşamayacağımızı düşünüp aşmaya da çabalamadan sınırlarımızın beynimizin içinde gün geçtikce büyümesine izin veriyoruz. Daralıyor bize kalan alan. Hareket edemiyoruz. Geçemiyoruz bir türlü onların ötesine...

Fakat sınırları biz bekleye durmuşken çok zaman geçiyor....

Sınır sinir doğuruyor; sinir de sınır ve bunların hepsi beynimizin içinde oluyor. Ben yeni yeni fark etmeye başlıyorum, siz de farkediyor musunuz?

SAHİ KAÇ YIL OLDU ATEŞKES ANTLAŞMASI İMZALANALI?

***

 Saatlerce onu dinlediğim için olacak herhalde,

Bir kâğıda “istek parçan var mı?” diye yazıp gülerek verdi bana.

 Heyecanlanmıştım.

 Konuşamıyordu.

 Ya da belki de konuşmamayı tercih etmişti.

Yazdım.

 Güldü.

“Türk müsün?” diye ekledi.

“Kıbrıslı” diye yanıtladım.

“Çalamam” yazdı cevap olarak.

Saşırdım.

Çaldı!

Ne de güzel çıkıyordu şu EDERLEZİ'nin melodileri yanında yattığım şu piyanodan.

 Hele bir de piyanist Marino Formenti olunca daha da havalı oluyor melodiler.

Acaba bu piyanist yardımcı olur mu sınırları (ımı/mızı/nızı) aşmama?

***

Denize gidersin, deniz huzurudur biz ADALILARA.

Yatarsın suyun üstüne, açarsın kollarını, yumarsın gözlerini, ararsın huzuru. Unutursun sınırları, hem sınırları unutunca sinir de olmazsın kolayına.

 Sonra açarsın gözünü, basarsın ayağını altın sarısı kuma, izlersin aynı altın sarısı kum parçaları ile oynayan hoşlandığın insanı sahilde...

  Sonra; bakarsın!

Arkasında kocaman bir sınır!

Fotoğraf ve film çekmek yasaktır!

Kaçışım bundandır işte.

Sınırlarınızdan.

Sınırlarımızdan.

 Sınırlarımdan!

Sınırsız bir dünya arayışındayken, nasıl mücadele edebilirim sizin sınırlarınızla?

 Kaldı ki, hali hazırda benim kendi sınırlarım varken!

Bu haber toplam 7585 defa okunmuştur
Etiketler :
Adres Kıbrıs 314 Sayısı

Adres Kıbrıs 314 Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler