1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. KIBRIS’TAN BİR FELOZOF İLE BİR ŞEKSPİR MEKTEBİ GEÇTİ
KIBRIS’TAN BİR FELOZOF İLE BİR ŞEKSPİR MEKTEBİ GEÇTİ

KIBRIS’TAN BİR FELOZOF İLE BİR ŞEKSPİR MEKTEBİ GEÇTİ

Okulunu açtıktan sonra, gerek bilgisi, gerekse bekar hayatı sürdüren eksantrik ve düşünceli tavırlarından dolayı kendisine Felezof adı yakıştırıldı

A+A-

Bugünkü yazım Lefkoşa’da adı ilk kez 1920’li yılların ikinci yarısından itibaren Felozof olarak duyulmaya başlayan Necmî Sâgıp Bodamyalızade ile Ayasofya Mahallesi İdadi Sokak 14 numaralı konakta açtığı İngilizce tedrisat yapan özel Şekspir (Shakespeare) mektebi üzerine olacaktır. Bu yazıyı İTÜ görevlilerinden sn. Eda Doğanbay ile sn. Mehmet Ülkü Kurukafa’nın Şekspir okul binası hakkında bilgi talep etmeleri üzerine kaleme almaya başlamıştım. Bu yazıyı da tamamlayabilmem için bugüne kadar Felozof ile ilgili olarak yayınlandığını saptayabildiğim dokuz ayrı yayından yararlanırken, Şekspir okuluna ev sahipliği yapan konağın eski varislerinden Dt. Rauf Ünsal Bey ile eşi Ayşe hanımın bilgilerinden de büyük oranda yararlandım. Bu vesileyle, paylaştıkları değerli bilgiler için kendilerine teşekkürü bir borç bilirim.

 

AYASOFYA MEYDANI İLE YAKIN ÇEVRESİNDE KURULAN OKULLAR

Bilebildiğimiz kadarıyla Ayasofya Mahallesine, Roma, Bizans, Lüzinyan ve Venedik dönemlerinde dini bir merkez olma işlevi yüklenmişti. Osmanlı ile İngiliz Sömürge dönemlerinde “Cami Mahallesi” adıyla da dini bir merkez olma işlevini sürdürürken, meydan ile yakın çevresine ticaret, konaklama ve eğitim-öğrenim merkezi olma işlevleri de eklenir. O sıralarda mahalledeki Borazancıbaşı, Kütüphane, Zühtüzâde, İdadi, Eski Saray, Mecidiye ve diğer bazı sokaklarda, gerek Ayasofya camisinde görev yapanlar, gerekse şeyh, müftü, kadı, imam, hacı, hoca ve sofu gibi dini ünvanlara sahip olan kişiler ile varlıklı Müslüman aileler ikamet etmekteydi.

Osmanlı ile İngiliz sömürge dönemlerinde Kıbrıs’ta kurulan okullar İslam dini temelinde eğitim verdiklerinden camilerin yanlarına yapılmaları bir gelenekti. Ayasofya Camisi ile yakın çevresine kurulan okullar ise şunlardı:

  1. 1573 yılında Sultan Selim vakfı tarafından kurulan Büyük Medrese (Sultan Selim Medresesi),
  2. 1579/80 yılında (Lala) Mustafa Paşa vakfı tarafından kurulan Küçük Medrese (Müftü Medresesi),
  3.  Ayasofya meydanındaki Lüzinyan dönemine ait Metropolit binasının 1924 yılında okul komitesinin eline geçmesi üzerine 1925-1979 yılları arasında sırasıyla Ayasofya (Müslüman) Kız İlkokulu, 1948’de Kıbrıs Öğretmen okulu, Selimiye İlkokulu, Maarif Anaokulu ve 1962 yılından sonra Bayraktar Atatürk Ortaokulu olarak kullanıldı.
  4. Şu anda eski Metropolit binasının karşısında bulunan sarı taş bina, Ortaokul denginde İdadi Mektebi olarak hizmet vermek üzere 1896 yılında inşa edilmeye başlanmış, açılışı ise 26.12.1897 tarihinde yapılmıştı. 1920 yılında binaya bir sınıf daha eklemek suretiyle Lise dengindeki ilk Sultaniye Mektebi de topluma kazandırılmış olur.
  5. Kavanin Meclisi Türk üyelerinin 1901 yılında oy birliğiyle aldıkları kararla Ortaokul düzeyinde Rüştiye mektebi olarak kızlar için oluşturulan ve 1902 yılında Bostancı Vakfı arazisine inşa edilen Eski Saray Sokağındaki ‘Viktorya İslam İnas Sanayi Mektebi’(Bir zamanların Bayraktar Ortaokulu),

 

BODAMYALIZADE VE ŞEKSPİR MEKTEBİ

Asıl adı Mahmûd Necmî olan Bodamyalızade, 1.11.1897 tarihinde Baf Kasabasında dünyaya geldi. Kıbrıs’ın en eski ailelerinden Bodamyalızade soyundan Kadı Ahmet Aziz Efendi ile Lütfiye Hanımın oğullarıydı. 1911-1915 yılları arasında ortaokul düzeyindeki İdadi’de okudu. 1920-1921 ders yılında Oxford Üniversitesi’nin “Özel Araştırma İngiliz Dili ve Edebiyatı” dalına kaydını yaptırdı. Ancak o sırada maden işçilerinin grevini desteklediği gerekçesiyle İngiltere’den ihraç edildi.

Katıksız İngiliz kültürü hayranı olan Bodamyalızade, 1925 yılında Kıbrıs Türk Lisesi müdürü olarak Türkiye’den gönderilen Kâzım Nami Duru’nun desteğiyle geceleri lise binasında öğrencilere küçük aylık bir ücret karşılığında İngilizce ders vermeye başladı. 1927 yılında ise yine Kazım Nami Duru’nun teşviki ve Evkaf’ın mali katkısıyla kurduğu özel Şekspir okulunu Fotalılar Hanı olarak da bilinen Dedezade Hanı’nın karşı köşesindeki İdadi Sokak14 numaralı iki katlı konakta açtı. İlk kuruluş yılında okulun bina kirası ile diğer masraflarının £20’sını hükümetten, £36’sını ise başka kaynaklardan bağış olarak temin eder. Karma olan bu okulun ilk öğrenci sayısının 20’si erkek, 30’u kız olmak üzere 50 kişiydi. 1934-1938 yılları arasındaki istatistiki bilgilere göre 421 olan öğrenci sayısının 167’si erkek, 254’i ise kız idi. İlk kurulduğu yıllarda ana okul ile ilkokul çağındaki çocuklara eğitim vermekteydi. Zamanla okula olan ilginin artmasıyla bünyesinde Ortaokul ile lise bölümleri de kurulur. İlk kurulan özel okul olmasının yanı sıra, diploması da hükümet tarafından tanınmaktaydı. O sıralarda okulda kendisinden ayrı olarak 5 veya 6 bayan öğretmen de görev yapmaktaydı.

Okulun ilk kurulduğu yıllarda Lise Komisyonunun bir kararıyla, Lefkoşa’daki Lise bünyesindeki öğretmenlere, diğer okul öğretmenlerine ve memurlara resmi çalışma saatleri dışında İngilizce ders de vermekteydi. O sırada İlkokul öğretmenliği ile kamu hizmeti görevlerine girmek isteyenleri yaz aylarında ‘Ordinary’ (basit) ve ‘distinction’ (fark) sınavlarına hazırlamaktaydı. Bu amaçla okulun bünyesinde yetişkinler için de bir özel sınıf oluşturmuştu. Bayan öğretmenlere bu dersler gün batımından önce, erkeklere ise gün batımından sonra verilmekteydi. ‘Ordinary’ ders ücreti £4, ‘Distinction’ ders ücreti ise £2 idi. Yapılan sınavda başarı gösterip öğretmenlik ile kamu hizmetine girmeye hak kazananların yaklaşık %80’inin Şekispir’in yazlık lisan kurslarında yetiştikleri saptamasında bulunulmuştur.

Okulunu açtıktan sonra, gerek bilgisi, gerekse bekar hayatı sürdüren eksantrik ve düşünceli tavırlarından dolayı kendisine Felezof adı yakıştırıldı. Bu nedenle kurmuş olduğu okul da halk arasında “Felezof’un Mektebi” adıyla bilinir oldu. 1940’lı yıllarda Mahmûd Necmî ismini bırakıp Necmî Sâgıb Bodamyalızade (Necmüssagıp Bodamyalızade) adını kullanmaya başladı.

İkinci Dünya savaşının sürdüğü 1939-1945 yılları arasında Kıbrıs’ta yeni yeni okullar açılmaya başlandığından, Şekspir mektebinin öğrenci sayısında hayli düşüş olur. Mali sıkıntı nedeniyle okulunun İlkokul, Ortaokul ve Lise bölümlerini 1949 yılında kapatırken, okul olarak kullandığı binanın kirasını da uzun süre ödeyememesi nedeniyle 1950 yılının başlarında bu konağı mahkeme kararıyla tahliye etmek zorunda kalır. Bunun üzerine okulunu devam ettirebilme adına eskiden Nuri Efendi Sokağı olarak bilinen şimdiki Haşmet Gürkan Sokağındaki 3 numaralı cumbalı evi Hocacıklar namıyla bilinen gözleri görmeyen Mustafa Efendi’den kiralayarak oraya taşınır. Ancak Anaokul çocuklarına bu binada verdiği dersler de uzun süre devam etmediğinden bu okulu da 1952 yılında kapatmak zorunda kalır.  

1953-1954 ders yılında Lefke Türk Teknik okulunda İngilizce ders vermesine karşın, bu okuldaki görevine bir yıl sonra son verilir. 1955 yılı civarında Müftü Raci Sokağındaki şimdiki Hasan Nihat apartmanının olduğu yerde bulunan ve ‘Vahe Küçükyan’ın yeri’ olarak bilinen iki katlı binanın üst kısmında bazı günler İngilizce ders vermekteydi. 1950’li yılların sonlarında ise, Lefkoşa merkezi postanenin gerisinde bulunan Atatürk Enstitüsünde İngilizce ders verdiği bilgileri de edinilmektedir. Ancak Kıbrıs Cumhuriyet’inin kurulduğu 16.8.1960 tarihinde, ders verebilecek resmi bir diplomaya sahip olmadığı gerekçesiyle görevine son verilir.

Şekspir okulunun kurucusu olarak bilindiği gibi, Kur’anı şiir diliyle ilk kez İngilizce ve Türkçeye çeviren bir din bilgini olarak da bilinmekteydi. Kıbrıs Türk toplumunun istekleri doğrultusunda İngiliz ve Amerikan makamlarına sık sık protesto mektupları gönderdiğinden, Kıbrıslı Türk aydınlar tarafından imzalanan bir bildiriyle kendisine “Kıbrıs Müslümanları Temsilcisi” ünvanı da verilmişti.   

Hayatı boyunca ailesinden kendisine kalanları tükettiğinden yaşamının son yılları sefalet içinde geçer. 1960 yılından itibaren Lefkoşa Uzunyol’daki Olimpos otelinde ücretsiz olarak kalmaktaydı. Toplumlararası çatışmaların başladığı 21.12.1963 tarihinde bu otelde kaldığından orada yaşamaya devam eder. Nihayet 1964 yılının Mayıs ayında cesedi, kimi yayınlara göre kaldığı otel odasında, kimi yayınlara göre de Kanlıdere köprüsü üzerinde bulunur. Konunun Kızılhaç aracıyla Türk makamlarına bildirilmesi üzerine, cenazesi, tüccarlarımızdan Hüseyin Ziya Demircioğlu’nun gayretleriyle Lefkoşa’nın kuzeyine getirilip Dikomo mezarlığına defnedilir. Ancak şimdilerde Lefkoşa Türk Belediyesi’nin 1964 yılı mezarlık kayıtlarında adı geçmediği gibi, mezarlıkta herhangi bir mezarının bulunmadığı da saptamalarımız arasında yer alıyor.

 

ŞEKSPİR MEKTEBİNİN KURULDUĞU İKİ KATLI KONAĞIN TARİHİ GEÇMİŞİ

1927 – 1950 yılları arasında Şekspir okulu olarak kullanılan Ayasofya mahallesindeki iki katlı konağın 1316 H (1897/98) yılında yapıldığı ana giriş kapısının üst başında bulunan tepe penceresinde kayıtlıdır. Tapu haritasında Pafta-Harita: XXI.46.3.X. Ada-Blok:B, parsel 126’da bulunan konağın ilk sahibi hakkında şimdilik bilgi sahibi değiliz. Ancak çok eski olan 33 numaralı koçanla tapuya kayıtlı olan konağın 1915 yılında Paşaköylü Hacı Mehmet Saffet Hacı Mustafa tarafından satın alındığı kayıtlıdır.  Bu konak daha sonraları 791 eski koçan kaydıyla üç evladına miras yoluyla hisseli olarak intikal eder.  Hisselerin ¼’ü Fatma Hüseyin Hacı Saffet Efendi’ye, ¼’ü Rukiye Hanım Hacı Saffet Efendi’ye ve 2/4 hissesi ise bu konağın alt katını belli bir süre klinik olarak kullanan Dr. Mehmet Rauf Bey Hacı Saffet Efendi’ye geçer. Hissedarlardan Fatma Hanım’ın eşi Mehmet Nidai bey’in Amerika’da vefatından sonra bir iş kadını olarak bilinmeye başlar. Bu sırada konak üzerindeki tüm hisselerin bir şekilde sahibi olur. Tapu kayıtlarına göre konağın 4/8 (yani 1/2) hissesi Fatma hanımın kızı Vedia hanıma, diğer 4/8’i (yani ½) hissesi ise diğer kızı Feriha Hanıma miras yoluyla intikal eder.  Konağın üst katı Vedia hanıma, alt kat ise Feriha hanıma aitti. Vedia Mehmet Nidai hanımın Osman Cemal Bey ile evliliğinden Dt. Rauf Ünsal, Dr. Münür Ünsal ve Hatice Necati Münür Ertekün adlarında çocukları dünyaya gelir. Feriha hanımın evkaf memuru Mehmet Ratip Bey ile evliliğinden ise, iç hastalıkları uzmanı Dr. Saffet Ratip, Mürüde Faruk Veysi, Hatice Sami Yorgancıbaşı ve Selma Fatma Saruhan adlı çocukları dünyaya gelir. Böylece ilerleyen yıllarda Feriha Mehmet Ratip’e ait 4/8 hissenin 1/8 hissesi Dr. Saffet Ratip’e, 1/8 hissesi Mürüde Faruk Veysi’ye, 1/8 hissesi Hatice Sami Yorgancıbaşı’na ve 1/8 hissesi ise Selma Fatma Saruhan’a geçer. Tapu kayıtlarına göre, o sırada konağın üst katında beş oda ve bir veranda, alt katında ise dört oda, bir veranda, banyo, mutfak, tuvalet ve avlu bulunmaktaydı. 

1927 yılında bu konak Necmî Sâgıp Bodamyalızade’ye Şekspir okulu olarak kullanmak üzere Fatma Hüseyin Hacı Saffet hanım tarafından kiralanır. Ancak zamanla mali zorluklar nedeniyle okulu yürütemeyecek duruma gelir. Konağın kirasını uzun bir süre ödeyemediğinden konu mahkemelik olur. O sıralarda İngiliz Sömürge Yönetimi, İngilizce eğitim veren bu okulun kapanmasına razı olmadığından bu konu mahkemede sürüncemede bırakılır. Ancak 1950 yılında Gelir Vergisi Dairesinde yönetici olan Vedia hanımın eşi Osman Cemal beyin mahkemeye müracaatı üzerine,  konağın konut olarak kullanması kaydıyla tahliye edilip sahiplerine iade edilmesine karar verilir.

1950’li yılların başından 1960’lı yıllara kadar konağın üst katında Vedia hanım ile ailesinin ikamet ettiği, ondan sonra da burasının yaklaşık olarak 2000 yılına kadar Kulak-Burun-Boğaz doktoru Reşat Nejmettin Bodamyalızade’nin kliniği olarak kullanıldığı bilgileri edinilmektedir. Hatta bu konakta belli bir süre Hatice Yorgancıbaşı ile eşi Sami Yorgancıbaşın’ın oturduğu ve daha sonra bu evde yalnız başına yaşayan Feriha Mehmet Ratıp’ın Temmuz 1980 tarihinde vefat ettikten birkaç gün sonra cesedinin evde saptanıp defnedildiği de bilgimize getiriliyor.

Uzun yıllar değişik kişiler tarafından işgal edilen bu konağın ‘Kıbrıs İslam Eserleri Müzesi’ olarak oluşturulmak amacıyla satın alınması ilk kez 2006 yılında gündeme gelmişti.  Bu tarihin çok öncesine bakacak olursak, Selimiye camisindeki kullanılmayan 46 adet halı ile seccade 3.8.1976 tarihinde Evkaf Dairesi yetkilileri tarafından Eski Eserler ve Müzeler Dairesi’ne teslim edildikten sonra sorumluluğumdaki Kumarcılar Hanı depolarına taşınmışlardı. 20.5.1985 tarihinde bunlara Selimiye camisinden gelen 3 halı daha eklenir. Nihayet bu halıların 13 tanesi Lefkoşa’da açılması planlanan Kıbrıs İslam Eserleri Müzesi’nde sergilenebilmesi amacıyla 2002 yılında Vakıflar İdaresi tarafından İstanbul’daki Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ne gönderilir. Restore edildikten sonra 18.8.2003 tarihinde Kıbrıs’a getirilen bu halılar Saray Hotel’in bodrum katındaki bir depoda uzun yıllar kaderine terkedilir. Bu arada bunların Eski Eserler ve Müzeler Dairesi tarafından Etnoğrafya müzesine dönüştürülmesi çalışmaları sürdürülen Eski Saray Sokağındaki eski Bayraktar Ortaokulu binanda sergilenmesi düşünülür. Ancak halıların tamamının bu binada oluşturulacak “Kıbrıs İslam Eserleri Müzesi”de sergilenmesi talebi, İslam dönemine ait az malzemenin bulunması nedeniyle sadece binanın iki odasında sergilenmesi uygun görülür. Ancak Evkaf İdaresi binanın tamamına sahip olamadığından, başka bir binanın müze olarak kullanılmak üzere saptanması arayışı içine girilir. Böylece eski Şekispir Mektebinin TC Yardım Heyeti’nin mali katkısıyla satın alınmasına zamanın TC. Büyük Elçisi Aydan Karahan ile TC Yardım Heyeti kültür işleri sorumlusu Fahri Akbel tarafından karar verilir. Böylece 22.5.2006 tarihinde TC Yardım Heyetini finansmanıyla 130.000.00 TL’sına satın alınan konağın tapusu Evkaf İdaresi üzerine kaydedilir. Ancak satın alınan konak o günden sonra restore edilmediği gibi, satın alınma amacına uygun olarak Kıbrıs İslam Eserleri Müzesi’ne de dönüştürülmez. Nihayet bu konak 1.9.2009 – 1.9.2019 tarihleri arasında 10 yıllığına İstanbul Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Sürekli Eğitim Merkezi’ne kiralanır. Böylece satın alındıktan sonra kullanılmayan bu tarihi konak aslına uygun olarak İTÜ’si tarafından restore edilmek suretiyle yeniden bir eğitim merkezine dönüşmesi mümkün olur. Bu konakta sergilenmesi planlanan seccade ile halılar ise, 2013 yılında yine TC Yardım heyetinin mali katkılarıyla tadil edilen Bedesten’in üst katındaki iki odada oluşturulan Kıbrıs Türk İslam Eserleri Müzesi’nde sergilenmeye başlanır.

 

 

Bu haber toplam 3978 defa okunmuştur
Etiketler :
Adres Kıbrıs 315 Sayısı

Adres Kıbrıs 315 Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler