1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Huzura, Sağlığa, Doğaya Kaçışın adı… BİSİKLET
Huzura, Sağlığa, Doğaya Kaçışın adı… BİSİKLET

Huzura, Sağlığa, Doğaya Kaçışın adı… BİSİKLET

Huzura, Sağlığa, Doğaya Kaçışın adı… BİSİKLET

A+A-

Özlem Gürkut


Biz hekimler hep deriz “Hayatınıza hareket katınız” diye… 
Şehirlerimizde yürüyüş yapacak, bisiklet sürecek yollar, parkurlar talep etmek, sağlıklı yaşam için sporun önemine dikkat çekmek için, geçtiğimiz 14 Mart Tıp Haftası’nın açılışını, “Arabadan İn Bisiklete Bin” sloganlı bisiklet turu ile yapmıştık.  Sonrasında çeşitli sebeplerle daha sık bisiklet etkinliğine rastladık, sevindik.
Sadece şehirde sürmek için değil, doğaya kaçmak, Kıbrıs’ın bilmediğimiz köylerini, yörelerini, insanlarını ve yaşamlarını tanımak için de bisiklet kullanılabilir. Ben de öyle yaptım: Bisiklet Evi ile temiz bir pazar geçirdim.
Pazar sabahı erkenden uyanıp hazırlanıyoruz.
Gaziköy (Afanya)’de buluşmak için arabamızla yola koyuluyoruz.
Saat 8 buçukta Gaziköy’de Sohbet Cafe’de kahvelerimizi, sumadalarımızı yudumlayıp sandviçlerimizi yiyerek grubun kalanının gelmesini bekliyoruz.
Bisiklet Evi sahibi ve tur organizatörü Taçam Gökbörü, bisikleti olmayanlara bisikletlerini, kasklarını, fosforlu yeleklerini dağıtıp hazırlıkları tamamlıyor.
Öğle yemeğinde yiyeceğimiz fırın kebaplarının siparişi de verildikten sonra, arabalarımızı Gaziköy’de bırakıp, bisikletler ile yola koyuluyoruz.
İstikamet Lurucina (Akıncılar) …

53,6 KM YOL VE TARİHE TANIKLIK

Gidiş-dönüş toplam yol 53,6 km.
Güle oynaya yola çıkıyoruz.  Yol boyu tarih fışkırıyor.
Su kemerlerinin, eski eserlerin arasından süzülüyoruz. Ana yoldan Lurucina istikametine sapınca Ercan Havalimanı’na inmek için alçalan uçakların gölgesinden geçiyoruz. Askeri kontrol noktasında biraz da içimiz burkularak durup, kontrolden geçip devam ediyoruz. Sırayı bozmak, geride kalmak, gruptan ayrılmak yok. Yokuşlarda zorlananlara başta Taçam Bey olmak üzere, güçlülerden destek gecikmiyor. Minik molalarda görsel şölen yaşıyoruz. Öğlene Lurucina’dayız.
Bence Kıbrıs’ın en fotografik, en iç burkan köylerinden birisidir Lurucina.
Cafe Louroujina hazırlığa başlıyor hemen yemek için. Biz de etrafı dolaşmaya başlıyoruz. Lokantanın arka bahçesinde Bel Cola’nın kırmızı kutusu içinde boş Bubble Up şişelerini görüp hüzünlenmemek olur mu?
Köyü gezip fotoğraf çekerken bir köylü sesleniyor bana “Ne gelmen bura?”
Anlatıyor evlerinin önünde nasıl film çekildiğini. Evin içinden gelen sese yöneliyorum. - “Annemdir” diyor.
-Teyze merhaba! Nasılsın?
-Çıkaramadım a gızım, kimsin?
-Tanıman beni teyze, köyünüzü gezerim ben, bisiklet ile geldik.
Biraz sohbetten, fotoğraf çekiminden sonra grubun olduğu meydana geri dönüp yemeğe katılıyorum. Fırın kebabına, şefdali kebabı da katılmış, pilavlar fırında pişirilmiş… Herkes mutlu. Yemekten sonra kahveleri kaymak yağlı sini gatmeri izliyor.

“NE İYİ ETTİM…”

Köyün tepelerine tırmanınca Güney’de rüzgâr türbinleri dikkatimi çekiyor.
Köyün içinden dolaşarak geri dönüş yoluna başlıyoruz.
Gün batımına yakın, bol hareketli, çok keyifli bir günün sonunda başlangıç noktamızda Sohbet Cafe’de çaylarımızı yudumlayıp bir başka turda görüşmek üzere ayrılıyoruz.
Geri dönüş yolunda gündelik sıkıntılardan uzak, aklıma hiçbir şeyi takmadan geçirdiğim güzel günü bir kere daha fark edip, ne iyi ettiğimi düşünüyorum…

 

(Fotoğraf: Taçam Gökbörü) 

Bu haber toplam 598 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 188. Sayısı

Adres Kıbrıs 188. Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler