1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Eşi ve oğlu Mustafa Çağatay'ı anlattı
Eşi ve oğlu  Mustafa Çağatay'ı anlattı

Eşi ve oğlu Mustafa Çağatay'ı anlattı

Eşi Tuncay Çağatay ve oğlu Erek Çağatay, Mustafa Çağatay'ı anlattı“Her zaman soğukkanlıydı, soğuk ve ciddi görünmesine rağmen çok güler yüzlüydü”

A+A-

Mustafa Çağatay’ın eşi Tuncay Çağatay, Mustafa Çağatay’ın “Koşullar milletvekili olmasına yol açtığı için milletvekili oldu. İstedi diye milletvekili olmadı. Koşullar TMT’ye girmesini gerektirdi, TMT’ye girdi. Bakan olacaksın dendi, bakanlık yaptı. Başbakanlık görevi verildi başbakanlık yaptı. Koşullar Çağatay’ı yarattı. Çağatay koşullara uygun insan olduğu için, koşullar da bir Mustafa Çağatay yarattı” dedi.

Mustafa Çağatay’ın hangi görevde bulunursa, en iyisini yaptığını, hiç görev ayrımı yapmadığını vurgulayan Tuncay Çağatay, eşinin, savaşta, yönetimde ve mesleğinde,  ne durumda olunursa olunsun, halkına zarar vermeden en iyi hangi yollardan gidilmesi gerektiğini hep düşündüğünü ve ona göre davrandığını söyledi. 

“Onun için halk her zaman önce geldi” diyen Tuncay Çağatay, Mustafa Çağatay’ın hiçbir yerde, hiçbir zaman en önde olmadığını belirtti. Çağatay, “Onu hiçbir yerde en önde göremezsiniz. İşi yapar, geride kalırdı. Başkası paylaşırsa paylaşırdı” dedi.

KKTC’nin ilk Başbakanı Mustafa Çağatay’ın eşi Tuncay Çağatay ve oğlu Halkın Partisi Girne Milletvekili Erek Çağatay, 3 Nisan 1989’da 30 yıl önce Girne’deki ofisinden evine dönerken bir otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden Mustafa Çağatay’ı, O’nun bilinmeyen yönlerini ve anılarını TAK’a anlattı.

“Biz her zaman sorumlu insanlar olduk…”

Erek Çağatay, babasının Başbakanlık yaptığı Meclis’te bulunmanın büyük bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, “Biz her zaman sorumlu insanlar olduk, sorumlu davrandık ama şimdi Meclis’te olup, milletvekili olarak görev yapmak ayrı bir sorumluluk gerektiriyor. Yanlış yapma lüksünüz yok. Yanlış bir cümle kurma, insanları kırma gibi bir hataya düşemezsiniz, o yüzden kuracağınız cümleleri ölçüp tartarak kurmanız lazım. Milletvekilliği, bir tek halka hizmet için değil. Ben bu göreve gelmeden önce Dışişleri Bakanlığı mensubuydum, orada da halka hizmet ederdim. Meclis, halkı temsil ettiğinizden dolayı ayrı önem kazanıyor” dedi. 

Mustafa Çağatay’ın eşi Tuncay Çağatay, bir dönem Mustafa Çağatay’ın heykelinin dikilmesinin gündeme geldiğini söyleyerek,  “Ben heykellere karşıyım, çünkü heykeli çocukları. Eğer, çocuklar iyi yetişirse, onlar da çocuklarını iyi yetiştirirse, işte Çağataylar bunlar” dedi.

Tuncay Çağatay, çürümüş bakımı yapılmayan, kim olduğu belli olmayan bir heykelin önemi olmadığını söyledi.

“Her zaman soğukkanlıydı, soğuk ve ciddi görünmesine rağmen çok güler yüzlüydü”

Erek Çağatay ise, babasını düşündüğünde çok hep çok soğukkanlı olduğunu anımsadığını ifade ederek, babasının görevdeyken çok soğuk ve ciddi görünmesine rağmen özel hayatında çok güler yüzlü bir insan olduğunu aktardı.  

Tuncay Çağatay da, çocuklarının “babam hayır demezdi, eveti de az kullanırdı”  dediğini söyleyerek, Mustafa Çağatay’ın çocuklar bir şey istediğinde “annenize sorun” dediğini söyledi.

Erek Çağatay da “Zaten annem hayır deyince babamdan yüz bulurduk, çünkü babam bize çok hayır diyemezdi” dedi.

“Aynı duyguyu paylaşan insanlardık.  O devlet yönetiminde ben de evde ve işimde”

Tuncay Çağatay, “Ben ve Çağatay aynı düşünceyi, aynı duyguyu paylaşan insanlardık. Birbirimizden ne isteyip isteyemeyeceğimizi bilen insanlardık. Onun için Çağatay’dan kişi olarak, karısı olarak pek bir şey istemiyordum. Onun daha rahat çalışması için, daha iyi ve verimli çalışması için evimize ve çocuklarına çok çok iyi bakmaya çalıştım. Çağatay’a çok iyi bir eş olmaya çalıştım. O devlette ben evde ve işimde.”

Mustafa Çağatay’ın hangi görevde bulunursa, en iyisini yaptığını, hiç görev ayrımı yapmadığını vurgulayan Tuncay Çağatay, eşinin, savaşta, yönetimde ve mesleğinde,  ne durumda olunursa olunsun, halkına zarar vermeden en iyi hangi yollardan gidilmesi gerektiğini hep düşündüğünü kaydetti.

“Onun için halk her zaman önce geldi”

Onun için halkın her zaman önce geldiğini söylen Tuncay Çağatay, hiçbir yerde, hiçbir zaman en önde olmadığını belirtti. “onu hiçbir yerde en önde göremezsiniz. işi yapar geride kalırdı, başkası paylaşırsa paylaşırdı” dedi.

Mustafa Çağatay’ın bu halkçı durumunu bilhassa 1974’TE son esir alındıklarında da gösterdiğini söyleyen eşi Tuncay Çağatay konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ben üç tane çocuk doğurdum. İlk çocuğumda 1964 savaşını yaşadık, 1965’te doğurdum. Doğururken doktor da yoktu. Hastanemiz de gelişi güzeldi ve eşim sancaktarlıktaydı. Hastanede tek dinleme cihazı vardı, önce hastalara giderdi, hastalar muayene olurdu sonra bebeği muayene etmek için gelirdi. Annem benim yanımdaydı ve annem acaba çocuk bir şey oldu mu diye merak ederdi. İkinci çocuğumda seçimler oldu. Oy kullanıldığı gün doğum yaptım, eşim hep oy sandıklarındaydı. Üçüncü çocuğumda ise 20 Temmuz 1974’te doğurmam gerekiyordu. Eşim benim yanımda değildi, esir alındık, o esirlerle beraber gitti ben 28 Temmuz 1974’te Ağrotur üssünde yapayalnız doğum yaptım.”

Eşiyle kapı komşusu olduklarını anlatan Tuncay Çağatay, “sonradan bir baktık ki düşüncelerimiz aynı, duygularımız örtüşüyor ve evlenmeye karar verdik” dedi.

“En bariz özelliği ikna kabiliyeti…”

Tuncay Çağatay ancak eşinin en bariz özelliklerinden birinin ikna kabiliyeti olduğunu aktararak, “sivil idarenin devam edebilmesi için Kenan Evren paşayı ikna edebildi” dedi.

Eşinin hiç boş vakti olmadığını, o dönemlerde hükümet kurmak onu yönetmenin çok çok zor olduğunu, insanların deneyimsiz olduklarını ifade eden Tuncay Çağatay, onun için eşinin boş zamanı olmadığını vurguladı.  Tuncay Çağatay, arada bir çocuklarla bir akşam yemeğe çıkabildiklerini söyledi.

“Yazda bazen pazar günleri denize giderdik”

Erek Çağatay ise, babasını hep bir şeyler okurken  anımsadığını ifade ederek, yazda bulabildiği zamanlarda, bazen Pazar günleri birlikte denize gittiklerini anlattı. 

Tuncay Çağatay ise, Mustafa Çağatay’ın başbakanlık yaptığı dönemde yaşadığı bir olayı şöyle aktardı:

“Bir akşam kapımız çalındı. Kapımız herkese açıktı. Kapıyı açtım, ellerinde bir çocukla bir karı koca içeriye dalıp oturdular. Buyurun dedim ne istersiniz, ‘biz dedi başbakanı isteriz’. İçerde olmadığını söyledim, ne zaman geleceğini sordular, bilmiyorum dedim onun zamanı yok. Biz burada o gelinceye kadar oturacağız dediler. Buyurun oturun dedim. Saatler geçti Çağatay gelmedi. Kahve içermişiniz, bir şey içermişiniz dedim, hayır dediler. Konu neyse çok sinirliydiler, çocukları uyudu battaniyeyle örttüm. Kusura bakmayın, ben öğretmenim, bakmam gereken kağıtlarım var dedim. Oturdular, ben kağıtlarımı aldım, gece 12.00’ye kadar oturdular. Ama baktılar ki Çağatay yok, çünkü o bir yerden bir yere gider birilerini ikna ederdi.”

“Demokrat bir kişiydi”

Eşinin demokrat bir adam olduğunu vurgulayan Tuncay Çağatay, eşinin her zaman “bir kişiyle hiçbir şey olmaz, çoğunluk gerekir dediğini” söyledi.

Eşinin akla çok önem verdiğine vurgu yapan Tuncay Çağatay, “Çocuklara hep aklınızı kullanın derdi. Her şey akıldadır. Her zaman öğütlerdi, akıllarını kullansınlar.  Gerçeğe, şeffaflığa önem verirdi. İnsana değer verirdi” dedi.

“Babamın başbakanlık yaptığı mecliste olmak büyük sorumluluk”

Oğlu Erek Çağatay ise, babasının Başbakanlık yaptığı mecliste bulunmanın büyük bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, “Biz her zaman sorumlu insanlar olduk, sorumlu davrandık ama şimdi Meclis’te olup, milletvekili olarak görev yapmak ayrı bir sorumluluk gerektiriyor. Yanlış yapma lüksünüz yok. Yanlış bir cümle kurma, insanları kırma gibi bir hataya düşemezsiniz, o yüzden kuracağınız cümleleri ölçüp tartarak kurmanız lazım. Milletvekilliği, bir tek hakla hizmet için değil. Ben bu göreve gelmeden önce Dışişleri Bakanlığı mensubuydum, orada da halka hizmet ederdim. Meclis, halkı temsil ettiğinizden dolayı ayrı önem kazanıyor.”

Babasının izinden gidecek olursa, Kıbrıs Türk halkına layık olmak için elinden gelen en iyi hizmeti vermesi gerektiğini ifade eden Erek Çağatay, “Onun gösterdiği yolda gitmek için dürüst, halka saygılı, halk için gecenizi gündüzünüze katarak çalışmamız lazım. Umarım bu görevde bulunduğum sürece Mustafa Çağatay’a layık olabilirim” dedi. (tak)

Haber: Tuğçe Ülkü Aydın/ Fotoğraf: Hüseyin Sayıl


Merhum Başbakan Mustafa Çağatay, ölümünün 30. yıldönümünde anılıyor

Merhum Başbakan Mustafa Çağatay, bugün 30. ölüm yıldönümünde bugün anılacak.

Milli Günleri Kutlama Merkez Komitesi’nden verilen bilgiye göre, anma töreni, bugün saat 09.30’da Karaoğlanoğlu Mezarlığı’nda Merhum Başbakan Mustafa Çağatay'ın kabrinde yer alacak.

Törende, Cumhurbaşkanı ve Merhum Başbakan Mustafa Çağatay'ın ailesi tarafından kabre çelenk sunulacak, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile Bayraklar göndere çekilecek.

Törende, Merhum Başbakan Mustafa Çağatay'ın ailesi adına Erdinç Gürçağ ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da konuşma yapacak.

 

Bu haber toplam 1386 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler