1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. 'Bu kadar basit olmamalı' 'Trafikte yabancılara sıkı kontrol şart'
'Bu kadar basit olmamalı' 'Trafikte yabancılara sıkı kontrol şart'

'Bu kadar basit olmamalı' 'Trafikte yabancılara sıkı kontrol şart'

Evlerine gitmek için üç çocuğu ile yola çıkan ancak arkadan gelen bir arabanın çarpması ile hayatları değişen Çiçek ailesi, YENİDÜZEN’e konuştu

A+A-

“OYUNCAKLARI HALA ÇANTAMDA”…  
İkizlerinden birini trafik kazasında kaybeden anne İpek Kaleli Çiçek, “7 Mart 2016 yılından bu yana Doğa’nın oyuncakları hala çantamda, ona sürpriz yapacak gibi saklıyorum.”

 “MONTU GİYECEK OĞLUM YOK”…
İpek Kaleli Çiçek, “İndirim zamanı seneye de giyer diye oğlum Doğa’ya mont almıştım. Montu giyecek bir oğlum yok artık.”

Ülkedeki sistemsizlik yüzünden iki buçuk yaşındaki çocuklarını toprağa verdiklerini kaydeden anne, kazaların bitmediğini evlerdeki ateşin dinmediğini ancak yetkililerin bu acıya da sessiz kaldığını söyledi.

Çiçek, Kıbrıs’ı çok sevmesine rağmen ülkedeki sistemsizlik yüzünden çocuğunu kaybettiğini belirterek, “Bu ülke bizim ülkemiz ve burada yaşanan sistemsizlik yüzünden oğlumu kaybettim” dedi.

 “Benim oğlum iki buçuk yaşındaydı, kazaya neden olan 2 yıl hapislik aldı. Kararın ardından Yüksek Mahkeme’ye başvurduk, cezası 4 yıla yükseltildi. Davamızda Karayolları Dairesi de suçlu bulundu, ama adalet yönünden hiçbir şey olmadı”

 “Kazanın yaşandığı yolda, uzun zaman hız tespit kamera kavgası oldu, o yola dönüş kapkaranlık bir yoldu, imzalar toplandı kazadan önce ama 3 ay sonra biz yandık. Siteye dönen yol için site sakinleri kendi imkânları ile aydınlatmayı sağladı. Bu ülke şaka gibi bir yer ve bu çocuğumuzun canına mal oldu”

 “Özellikle ülkeye yurt dışından gelenler ve trafiği bilmeyenler sıkı bir kontrolden geçirilmeli inancındayım, giden canlar bu kadar basit olmamalı. Trafik eğitimi bu ülkenin en öncelikli sorunu”  

Devrim DEMİR

Kızları 5 yaşındayken, evlerinin biraz daha sese ve neşeye ihtiyacı olduğunu fark eden Çiçek çiftinin, 2013 yılında ikiz erkek bebekleri Doğa ve Deniz’in dünyaya gelmesi ile mutluluklarına mutluluk kattılar.

Kıbrıs’ı çok sevdikleri için üç çocuğuna da Kıbrıs’ı andıran ‘Ada, Doğa ve Deniz’ ismini veren Çiçek çiftinin mutlulukları ülkede yabancı bir öğrencinin trafiği tam olarak bilmeden yönetimindeki aracı süratli ve dikkatsiz kullanması sonucu bitti.

Bir iş günü sonunda 5 yaşındaki kızını okuldan, iki buçuk yaşındaki ikiz bebeklerini de kreşten alarak sıcak yuvalarına gitmek için yola çıkan anne İpek Kaleli Çiçek, 7 Mart 2016 tarihinde ikizlerinden birini son kez gördüğünü bilmeden arabasına bindi.

Evlerine az bir mesafe kala sadece sinyal verdiğini hatırlayan anne İpek Kaleli Çiçek, gözünü hastanede açtı.

2016 yılında ikizlerinden birini trafik kazasında yitiren İpek Kaleli Çiçek, aradan geçen 3 yıllık süreci YENİDÜZEN’e anlattı.

Çiçek: “Beyin kanaması geçirdim hiç bir şey hatırlamıyorum”

Çocukları ile Tuzla'daki evlerine giderken, kiralık bir aracın aşırı süratli bir şekilde araçlarına çarpması sonucu iki buçuk yaşındaki erkek çocuklarından  Doğa’yı kaybeden İpek Kaleli Çiçek, kaza gününü anlattı.

Kaza gününe dair bir tek evlerine dönmek için verdiği sinyali hatırladığını ifade eden Çiçek, “Olay olduktan sonra keşke annemin yoluna dönseydim diye bir cümle kurmuştum, ama keşkenin çok boş bir kelime olduğunu çok sonra idrak ettim. 2016 yılı 7 Mart akşamüzeri evimize gitmek için önce ikizlerimle kreşten çıktım, ardından ablaları Ada’yı okuldan aldım ve evin yolunu tuttuk. Tuzla yakınlarına geldiğimizde eve dönüş yoluna dönmek için sinyal verdiğimi hatırlıyorum ama gerisi hafızımdan silindi. Gözümü açtığımda bir perde vardı hastanedeydim, orada ne işimiz vardı anlam veremiyordum. Travmaya bağlı beyin kanaması geçirdiğim için olan bitenden haberim yoktu. Bir anda ikizlerimden Deniz’i hiç tanımadığım bir adamın kucağında önümden geçirirken gördüm, kızımı soramadım bile sürekli çevremdekilere Doğa’yı sordum.”

“Oğlumun ölüm haberi ile saatlerce sustum konuşmadım”

Olan bitenden habersiz bir anda dünyaları kararan Çiçek ailesi, 7 Mart tarihini asla unutmayacak. İki buçuk yaşındaki ikiz bebeklerinden birini kaybettiğini ise eşinden öğrendiğini ifade eden İpek Kaleli Çiçek, tepki vermeden saatlerce sustuğunu anlattı.

Çiçek, “Eşim yanıma geldi ‘bir kaza oldu ve biz Doğa’yı kaybettik’ dedi. Tepkimi hatırlamıyorum orada silik bir süreç, saatlerce sustum dünyaya küstüm arkamı döndüm ve uyumak istedim gözümde durmayan yaşları silen yengemi ve ‘çocukların var ayakta durmaya çalış’ dediğini hatırlıyorum.”

dd-061.jpg

Doğa’nın ikizi Deniz kazanın tek görgü tanığı…

Sürücü İpek Kaleli Çiçek kaza gününe dair hiçbir şey hatırlamadığını arabada bulunan 5 yaşındaki kızı Ada’nın da ağır yaralandığı için kazanın tek görgü tanığının Doğa’nın ikizi Deniz olduğunu anlattı. Oğlu Deniz’in kazanın üzerinden geçen süre zarfında o günü şöyle anlattığını ifade etti anne İpek Kaleli Çiçek:

“Doğa’nın ikizi Deniz bana kaza gününü anlatmıştı. Daha iki buçuk yaşında ama olayın tek görgü tanığıydı. İkizlerimiz erken gelişti bizim… 1 yaşında konuşmaya başladılar, hayata çok hızlı başladılar esprisi yapıyorduk zaman zaman aramızda. Kaza günü bize arkadan çok şiddetli bir aracın çarptığını, arabamızın yolda ters dönerek sürüklendiğini anlatan Deniz, benden garip sesler geldiğini uyandırmaya çalıştığını, ikizi Doğa’nın ise burnundan kanlar geldiğini uyuduğunu söylemişti” dedi.

“Doğa’yı son gördüğüm gibi hatırlamak istedim”

Oğlunu kaybettiğini öğrendikten sonra, ailesini nasıl toparlayacağını düşünen psikolojik hiçbir yardım almadan ailesine kol kanata geren güçlü olduğu için herkesin yaralarını saran bir anne, İpek Kaleli Çiçek…

İpek Kaleli Çiçek, için için acısını yaşarken kimseye güçsüzlüğünü belli etmedi gözünden sakındığı iki buçuk yaşındaki oğlunu 7 Mart tarihinde gördüğü gibi hatırlamak için ne ölüsünü gördü ne de rüyasında gördü.

“Doğa’yı çok özlüyorum ama Ada ve Deniz için ayaktayım” sözlerini ifade eden Çiçek, “Yağmurlu bir hava vardı cenaze günü. Sessizlik kimse konuşmuyordu, yakın bir arkadaşımın elimi saatlerce çok güçlü sıktığını ve acısını hatırlıyorum. O derece sıkmıştı benim dünyada kalmamı sağladı, yoksa mezarlıkta o gün dibe vuracaktım. Arkadaşım elimi sıktıkça dünyada kaldım, bayılmadım ve kendimden geçmedim.”

Çiçek: “Kızım için saçlarımı kazıttım”

Kızı Ada’nın da trafik kazasında ciddi şekilde yaralandığını ifade eden İpek Kaleli Çiçek, tekerlekli sandalye ile kızının yanına gittiğinde 5 yaşındaki Ada’nın yüzünde inanılmaz şişlikler ve morluklar olduğunu kaydetti.

Kızına ve oğluna kardeşlerinin öldüğünü söylemek zorunda olduğunu ifade eden Çiçek, “Çok zordu ama bunu çocuklarıma ben söylemeliydim. Yabancılardan duymamalıydılar. Kızım Ada’nın çenesi kırılmıştı kazadan dolayı çok hasarları vardı. Kardeşlerine Doğa’nın geri gelmeyeceğini anlattım. Ada konuşamadığı için gözünden yaşlar akıyordu, Doğa’nın ikizi Deniz ise bu olayı ilk başlarda reddetti, geceleri uyuyamıyordu kusuyordu. Çok büyük sıkıntılar yaşadık, o dönemden nükseden aralıkları açılsa da periyodik ateş sendromu yaşıyor ama şimdi araları azaldı.” dedi.

“İki çocuğumuz için güçlü olmak zorundaydık”

Çok uzun bitmeyen bir süreçten geçtiklerini, birçok şeyi kavrayamadıklarını yaşanan tarifsiz acının ardından hayatları bir anda dağılan Çiçek çifti, kaybettikleri yavrularının yasını içten içe yaşarken, geride kalan iki çocukları için güçlü olmak zorundaydı.

Birçok alışkanları sıfırdan başlayan, oğlunu ve kızını incitmeden evlerinde yaşamaya devam etmenin zorluklarından bahseden İpek Kaleli Çiçek, “Çok zor günlerden geçtik. Ben kızım Ada’yı toplamaya çalışırken, Deniz de annem ve babamın korumasına alındı. Evde derin bir sessizlik, Deniz Doğa’nın hastanede olduğunu orada uyuduğunu sanıyordu. Eve dönmek zorundaydık, bunu yapmak için mecburduk. Evde hiçbir şeyin yerini değiştirmedim. Hiçbir şey de eklemedik, her şey aynı sadece Deniz ve Doğa’nın odasında değişiklik yapmak zorundaydık.”

“Doğa’nın eşyalarını bağışladık”

Anlatması kolay gibi görünse de o süreci anne İpek Kaleli Çiçek’in kelimeleri boğazında düğüm düğüm. Geçirdiği zor süreçte psikolojik destek alması gerekirken, ailesi için ayakta duran güçlü bir anne.

“Evimizde temizlik yapıldı, eşyalara dokunulmadı. Bir süre sonra eşim ve ben Doğa’nın eşyalarını topladık, bağış yaptık kendimiz için olanları da ayırdık. Çok zor bir süreçti psikolojik yardım almam şarttı ama arkamda iki evlat bir eş vardı. Eşim destek aldı ben almak istemedim, o süreçlerde çok okudum, bu olayları yaşayanların hayatlarını araştırdım süreç nedir, beni ne bekler nelerle karşılaşacağım. İnsan güçlü olunca, çevrenizdekiler de o güce alışıyor. Bu tarifsiz acı, hayatımıza farklı öğretiler kazandırdı, hayat felsefemiz tamamen değişti.”

Planlı yaşamayı hayatlarından çıkardılar 

“Katılaştık, tepkisiz bir hayatımız var olaylara karşı” sözleri ile geçirdikleri süreci anlatan anne İpek Kaleli Çiçek, planlı yaşamayı hayatlarından çıkardıklarını ve bunu çocuklarına da öğrettiklerini anlattı.

Çiçek, yaşadıkları tarifsiz acı sonrası, anların değişebileceğini öğrendiklerini şu sözlerle ifade etti:

“O dönem kazadan bir ay önce Şubat ayında indirimden ikizlerime mont almıştım. Seneye de giysinler diye bedenlerini büyük almıştım, bir ay sonra o aldığım montu giyecek bir oğlum yoktu artık. Yaşadığımız bu acı üzerine hayatımızdan plan kelimesini çıkardık, artık planlı yaşamıyoruz, çünkü ne olacağımız belli değil. Çocuklarım da, eşimde anların değişebileceğini öğrendik. Katılaştık biz, bir ölüm bir acı haber sarsmıyor bizi. Dünyanın öyle bir yer olduğuna alıştık sanki. Evde olduğumuz dönemlerde çok sıkıntılı süreçler yaşadım, dibe vuruşlarım oldu herkesten gizli ağladığım köşeler.”

“Doğa'yı çok özlüyorum”

Bin bir hayal kurarak dünyaya getirdiği ikizlerinden birini bir anlık dikkatsiz bir sürücünün yaptığı hata sonucu sonsuza dek kaybeden anne İpek, herkese güçlü görünmeye çalışsa da içinde yıllardır dindiremediği bir fırtına ile boğuşuyor. Kızı Ada, oğlu Deniz ve eşi için herkesten daha güçlü görünmeye çalışan İpek Kaleli Çiçek, tek bir cümle ile evlat acısını dile getiriyor.

“Evimizin güzel bir bahçesi var uzun bir süre kapısını açıp bakmadım. Deniz’e bakınca Doğa da böyle olacaktı, acaba o neyi sevecekti, düşüncelerinden kendimi alamıyorum, Doğa’yı çok özlüyorum. Ada ve Deniz’e bakıyorum benim karanlığı seçme lüksüm olamaz bu yüzden doğan güneşi seçtim karanlığı bıraktım” dedi.


Çiçek: “Sistemsizlik bizi oğlumuzdan ayırdı”

Ülkedeki sistemsizlik yüzünden iki buçuk yaşındaki çocuklarını toprağa verdiklerini kaydeden anne, kazaların bitmediğini evlerdeki ateşin dinmediğini ancak yetkililerin bu acıya da sessiz kaldığını söyledi.

Çiçek, Kıbrıs’ı çok sevmesine rağmen ülkedeki sistemsizlik yüzünden çocuğunu kaybettiğini belirterek, “Bu ülke bizim ülkemiz ve burada yaşanan sistemsizlik yüzünden oğlumu kaybettim. Benim oğlum iki buçuk yaşındaydı, kazaya neden olan 2 yıl hapislik aldı. Kararın ardından Yüksek Mahkeme’ye başvurduk, cezası 4 yıla yükseltildi. Davamızda Karayolları Dairesi de suçlu bulundu, ama adalet yönünden hiçbir şey olmadı. Kazanın yaşandığı yolda, uzun zaman hız tespit kamera kavgası oldu, o yola dönüş kapkaranlık bir yoldu imzalar toplandı kazadan önce ama 3 ay sonra biz yandık. Siteye dönen yolun aydınlığı için site sakinleri kendi imkânları ile aydınlatmayı sağladık, bu ülke şaka gibi bir yer ve bu çocuğumuzun canına mal oldu. Biz cezaevi sürecini de takip ediyoruz, kişinin ‘deport’ edileceği konusunda bilgilendirildik ama takipteyiz. Ülkedeki trafik kuralları için ciddi bir eğitim şart, ehliyet alış süreci ile ilgili yaşlar mutlaka değişmeli. Özellikle ülkeye yurt dışından gelenler ve trafiği bilmeyenler sıkı bir kontrolden geçirilmeli inancındayım, bazı şeyler giden canlar bu kadar basit olmamalı. Trafik eğitimi bu ülkenin en öncelikli sorunu” şeklinde konuştu.

“Hayatımız çocuklarımız için devam ediyor”

Bir çok süreçten geçen ailesini toplamak için ayakta duran anne İpek, ek bir travma yaşamamak adına kederli bir ev olmamak için Doğa’yla ilgili ek bir şeyler yapmadığını söyledi.

Hiçbir şekilde oğlunun resimlerini kaldırmadığını ek bir resim eklemediğini ifade eden anne, “Hayatımıza devam ediyoruz. Kederli bir evimiz yok ancak ilk mutluluğumuz da yok bir kişi eksik devam ediyoruz. Üzgün olduğum dönemlerde oğlum Deniz, hep kucağıma gelerek bana konuşmaları ile bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Oğlum Deniz, ‘Anne ve babalar üzülürse çocuklar perdenin arkasına saklanır’ demişti, ve bu konuşma beni hayata dönmem için motive etmişti. Kazadan sonra 6 ay boyunca Mart-Eylül döneminde hep evdeydik, Ada’nın geçirdiği ciddi ameliyatlar beline kadar saçları vardı ve maalesef kazıtmak zorundaydık. Bu dönem kendimizi bıraktık çocuklarımıza destek oluyorduk, konuşarak anlatarak ve en önemlisi de kabullendirerek. Bu tarz olaylarda konuşma ve paylaşım çok önemli.”

“Kazalara dikkat çekmek için vakıf kurmak istedik set koydular”

Doğa’yı kaybettikten sonra bir şeylere dikkat çekmek, başka canların kaybının yaşanamaması adına vakıf açmayı düşündüklerini anlatan İpek Kaleli Çiçek, bununla ilgili girişim başlattıklarını söyledi.

Çiçek, vakfın kurulması için 10 bin Dolar istediklerini bu paranın elbet bulunabileceğini ancak kazadan sonra kızlarının geçirdiği ciddi ameliyatlarda devletin hiçbir katkısının olmadığını kendi imkânları ile aylarca tedavi gördüklerini anlattı.

Pazarlık yaparak miktarı 5 bin Dolar’a kadar düşürdüklerini kaydeden anne, “Vakıf’tan derneğe dönmek zorunda kaldık ama içimizde hep Doğa adına bir Vakıf kurmak vardı. Amacımız trafik kazalarında yanan başka canların hukuki sürecini takip etmek gözü yaşlı anneleri bu Vakıf adı altında toplayıp bilgilendirmek. Ancak bu vakfın önüne set koydular” dedi.

 

 

yeniduzen-satin-aliniz-20190902150037.jpg

 

Bu haber toplam 5185 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler