1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. 'Bana nasıl gözle bakarlar diye düşündüm, SUSTUM!'
'Bana nasıl gözle bakarlar  diye düşündüm, SUSTUM!'

'Bana nasıl gözle bakarlar diye düşündüm, SUSTUM!'

YENİDÜZEN kadına şiddetin bir örneğini gündeme taşıyor… Şiddet gören kadının yaşadıkları tüyler ürpertici…

A+A-

Fehime ALAYSA

Yıllarca eşinden şiddet gördüğünü anlatan D.K, yaşadıklarını YENİDÜZEN ile paylaştı. “Bu, özelde benim hikâyem gibi görünebilir ama genelde tüm kadınlarımızın hikâyesidir. Herkes okusun ve umutsuzluğa kapılmasın, elbet bir yol bulunur…” diyen D.K, anlattıklarının ibret alınması gerektiğini söylüyor.

Korktuğu için, güveneceği kurum veya kişiler olmadığını düşündüğü için yıllarca şiddete boyun eğdi, ta ki darp edildiğinden şüphelenen hastane personelinin onu konuşmaya zorlamasına dek her şeyi kendi içinde, çocuklarının gözü önünde yaşamış… 40’lı yaşlarda olan bir adalı kadının hikâyesi bu…

40’lı yaşlarda olan D.K genç yaşta anne ve babasız büyümüş, ilk eşini de üç çocuk sahibi olduktan sonra kaybetmiş.

İkinci evliliğini kendisiyle akran, yabancı uyruklu birisiyle yapan D.K, üniversite öğrencisi olduğunu ileri süren eşinin, doktora yapana dek, yaklaşık on yıllık evliliği boyunca hiç çalışmadığını dile getirdi. Çocuklarının gözü önünde şiddet görmeye başlayan D.K, yıllarca bu şiddete boyun eğdiğini anlatıyor.

Neden diye sorduğumuzda ise dilinden dökülenler, nasıl bir baskı altında hissettiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Yıllarca şiddet gördüm, çocuklarım için, korktuğum için, herkes ne der, hakkımda ne düşünür, kocası öldü, evlendi şimdi de boşanıyor, demek ki bu kadında bir sorun vardır diyeceklerdi diye, bana nasıl gözle bakarlar diye düşündüğüm için SUSTUM!

Kendi hikâyesinden yola çıkarak, tüm kadınlar için gazeteye demeç verdiğinin altını çizen D.K, şöyle devam ediyor;

“Benim gibi insanlar çok var, kadının evi, arabası veya parası için ona şiddet uygulayan, onu döven, döverek, psikolojik şiddet uygulayarak sömüren, deli etmeye, öldürmese bile süründürerek, kendi sonunu getirmesi için çok çektiren kocalar var… Kadınlar kendini savunmasız, kimsesiz hissettiği için buna katlanıyor. Ben de aynı durumdaydım, evim, param, arabam, rahat yaşamım için bana yakalaştı. Kıbrıslı kadınlar bu kadar mı ezik duruma düştü? Aç kalıyoruz, elektriksiz, susuz kalıyoruz ve sesimizi duyuramıyoruz… Bunlar olur şey değil.

 Saygın bir ailem var, ev hanımıydım, çalışmıyordum, bu insanla (kocam) tanışınca, o çalışmadığı için ben çalışmaya başlamıştım, mecbur kaldım… Yıllarca şiddet gördüm, çocuklarım için, korktuğum için, herkes ne der, hakkımda ne düşünür, kocası öldü, evlendi şimdi de boşanıyor, demek ki bu kadında bir sorun vardır diyeceklerdi diye, bana nasıl gözle bakarlar diye düşündüğüm için sustum. Yılarca iyi olur diye bekledim, öyle ümit edim, dayandım. Çocuklarımdan biri küçüktü ve onu baba diye biliyordu, onun için dayandım, bari bu babalık rolü olsun oturur, çocuğum etkilenmez diye düşündüm.

Hiçbir tartışmamız benim yüzümden olmuyordu, sağlığım bozuluyordu, sağlıklı düşünemiyordum.  Çocuklarım, anne ayağına ne oldu dediğinde, düştüm diyordum, hastaneye giderken gülüyordum, kimse anlamasın diye… Soruyorlardı, düştüm, üzerime bir şey düştü diyordum… Korkuyordum, halen daha da bende korkular var. Karakterim yok muş gibi düşündüğüm zamanlar oluyor. Ben güçlü bir kadınım, üç çocuk büyüttüm ama şiddete dayanamadım… Panik atak oldum ve şu an her işi yapabilecek durumda değilim.

 “Herkes hayat hikayemden ibret alsın, bu adada güzel şeyler de oluyor ama daha da fazlası olmalı, kadınlar kendini sahipsiz hissetmemeli, para yüzünden veya gidecek yeri olmadığını düşündüğü için kocasına mecbur kalıp, boyu eğmemeli diye şimdi KONUŞUYORUM!

“Gücüm yoktu ve sığınacağım birileri, bir kurum yoktu, korkuyordum”

“Evimin her köşesinde yaşanan şiddeti anlatan izler, vücudumun birçok yerinde darp izleri vardır. Bana verdiği hasar yıllarca üzerimden, içimden gitmeyecekmiş gibi duruyor. Ona katlandığım her an için pişmanım, keşke daha önce baş kaldırsaydım.

Ama maddi olarak gücüm yoktu ve sığınacağım birileri, bir kurum yoktu, korkuyordum. ‘Kime gideyim, napayım’ diye düşünüyordum ama bir çıkar yol bulamıyor, katlanıyordum.”

“Stresten sağlığım bozuldu”

“Sağlığımdan da oluyordum, tansiyonum yükseldi ve beyin kanaması geçirdim. Stresten sağlığım bozuldu, hastalık sahibi oldum, az kalsın hayatımı kaybediyordum, çok ciddi bir ameliyat geçirdim. Akabinde sinir tedavisi görmeye başladım. Bu süreçte bana destek olanlar beni hayata bağladı. Ailem, komşularım ve devlet (Sosyal Hizmetler) sayesinde kurtuldum. Aylarca elektriksiz kaldım, elektriğimi ödeyebileyim diye arabamı çok ucuza sattım.  Varım yoğum elimden gitti…”

“Uzaklaştırma cezası verdiler. Artık yakınıma yaklaşamaz, beni telefonda bile arayamaz”

On yılı aşkındır bu yaşananlarla mücadele ettiğini dile getiren D.K, nasıl baş kaldırdığını şöyle anlatıyor; “Fiziksel olarak beni dövüyordu, bacağım yırtılıyordu, kolum yara alıyordu, her seferinde farklı bir yaralanma ve farklı bir yalan söyleyerek hastaneye gidiyordum. En son hastanede şüphelendiler ve beni konuşmam için zorladılar, dayanamadım, burnuma kadar gelmişti, o an açıldım, her şeyi anlattım… Polis geldi, onu uyardılar, şiddeti dinmemişti, yine tekrarladı.

Bir keresinde polisi aradım, bana ‘Evin içine girmediği sürece gelsek de bir şey yapamayız. Yukarı çıkar ve kapıyı çalarsa bizi ara hemen geliriz’ dediler. Evin aşağısındaydı ve beni tehdit ediyordu, korkmuştum… Bazı yasaları ve kuralları anlamak mümkün değil. Zaten adam evimin içine girip saldırdığı sırada onları aramam mümkün değil ki… Neyse ki sonraki süreçte polis olanları anladı ve bu insana (kocama) uzaklaştırma cezası verdiler. Artık yakınıma yaklaşamaz, beni telefonda bile arayamaz”

D.K, kendini güvende hissettiği, huzurlu bir yaşa sürmek istiyor…

Eşinden boşanmak için mahkeme sürecinde olan D.K, on yılı aşkındır şiddet gördüğü eşinden boşanmaya çalıştığını, “Benden boşanmak istemiyor, boşanmamak için her şeyi yapıyor ama mahkemedeyiz, boşanacağım. Bu insan vatandaş da değil, polis onu bu yaptıklarından dolayı sınır dışı etmeli” diyerek anlatıyor. Tek isteğinin huzurlu bir yaşam sürebilmek olduğunu dile getiren D.K, çalışıp, maddi olarak ayaklarının üzerinde durabilmek için yeni bir yaşama başlayacağını anlatıyor. Korkularından arınması için uzun bir süre daha tedavi göreceğinin de altını çizen D.K, “Korkularım olsa bile artık kendimi güvende hissediyorum, Sosyal Hizmetler bana sahip çıktı, bana çok yardımcı oldu ve olacaklar da” diyerek, devlet bünyesinde, Polis ve Sosyal Hizmetler Dairesi’nin koruması altında olduğunu belirtti. Tüm bunlara rağmen korktuğunu anlatan D.K, kendini güvende hissettiği, huzurlu bir yaşa sürme hedefinde…

   

 

Bu haber toplam 4083 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler