1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Bahçe Peyzajı
Bahçe Peyzajı

Bahçe Peyzajı

Bahçe Peyzajı

A+A-


Stella Aciman

O içimizden biri, yaptığı iş bahçeleri güzelleştirmek. Bahçeciliğe çocukluğunda başlamış, babası öğretmeni olmuş. İşini çok seviyor, bilgili ve sürekli araştırıyor. Aynı zamanda eski milli bisikletçilerden… Salih Kutan!

Kendinizi anlatın desem…
Ben 1973 yılında Limasol’da doğdum, İlk ve ortaokulu Güzelyurt’ta, liseyi Lefkoşa’da okudum. Üniversite ise Ankara’da… Gazi Üniversitesi beden eğitimi bölümünü bitirdim.

Kıbrıs’a ne zaman döndünüz?
2004 yılında döndüm. Uzun yıllar Ankara’da yaşadım ama spor hocalığı hiç yapmadım, ticaretle uğraştım. Spor bölümünü sporun içinden geldiğim için okudum. Ben eski milli bisikletçiyim.

Sevdiğin bir işi mi yapıyorsunuz?
Evet, sevdiğim bir işi yapıyorum. Bir şeyler yetiştirmek, ortaya çıkarmak güzel bir şey. Yani memuriyet bana göre değil. Babam orman müfettişiydi, Erenköy gazilerindendi. 1975 yılında Güzelyurt’ta orman dairesine girdi ve 1996 yılında oradan emekli oldu. Sonra kendi fidanlığını açtı. Şimdi fidanlığı ben devam ettiriyorum.

“ELİNE ÇAPAYI ALAN YAPIYOR”

Memnun musunuz?
Aslında bu bir zincir, şu an hiç kimse ekonomik açıdan memnun değildir. Ben de ekonomik açıdan memnun değilim. Çünkü bizim işimizi eline çapa alan herkes yapıyor, çünkü kolay meslek. 

Kıbrıslılar ağaca, çiçeğe düşkün mü?
Aslında nüfusa oranlama yaparsak pek fazla düşkün değil. Yani bana biri “Kıbrıslılar bahçelerine çok düşkündür” derse inanmam.  Mesela Lefkoşa bölgesindeki insanlar pek bilinçli değil bu konuda. Yeni yeni deneme yanılma yöntemiyle ekmeye başladılar. Kimi insansa gerçekten bahçesine meraklı ama sayısı çok fazla değil. Yalnızca “aman benim evimde bahçe var” diye yaptıran insan da çok. Yani eline budama makasını hiç almamış çok insan var. Ben yıllarca buraya yerleşen İngilizlerin bahçelerini yaptım. Ne zaman ki işimiz onlarla bitti. Çünkü zaten birçoğunun bahçesi yapılmıştı. Şimdi Ruslar var, onlar da meraklı, bahçelerine bakıyorlar.

Çok Rus var mı?
Girne bölgesinde daimi oturan çok Rus var.

Neler yapıyorsunuz bahçelerde?
İnşaatı yeni bitmiş bir yer düşünün; o inşaatın toprak aşamasından tutun, sulama sistemlerine kadar her aşamayı yapıyoruz. Müşterinin hayalinde bir bahçe vardır, biz bu bahçe için olur veya olmaz deriz. Hayal ettiğiniz bahçe olur deyip de olmazı hiçbir zaman yapmadım. Mesela bir ağaç ister ama o ağaç Lefkoşa’da olmaz, Girne’de olur. Tropikal bitkileri Lefkoşa’da hayal eden çok insan var, Çatalköy’de veya Bellapais’da görmüş, Lefkoşa’da olsun istiyor ama olmuyor işte. Çünkü iklim farklı… Girne’de nem var yazları, burada ise hava kuru. Ama yine de mutluyum çünkü müşterilerim bilinçli, biraz da müşteriyi kendim seçiyorum.

“ADA KENDİ BİTKİSİNİ DEĞİŞTİRİYOR”

Çok müşteriniz var mı?
Var, genellikle Lefkoşa’da oturuyor çoğu müşterim. Daha fazlasını alamıyorum çünkü abonelerime yetişemiyorum bu defa. Fidanlığım Güzelyurt’ta, ben Lefkoşa’da oturuyorum. Babam hayattayken sorun olmuyordu çünkü fidanlıkta o duruyordu.

Fidanlıkta ne tür ağaçlar yetiştiriyorsunuz?
Kıbrıs’ta yaşayabilen her türlü ağacı yetiştirmeye çalışıyorum. Önceleri Kıbrıs’a özgü olan ağaçları çok üretirdik. Mesela eski tip kaktüs türleri, al yaprakların türleri, çeşit çeşit yaseminler üretirdik ama şimdi insanların bu bitkilere talebi yok. Genelde dergilerden gördükleri, yurtdışından getirilip buraya adapte olan bitkilere talep var, ben de onları üretiyorum. Ada kendi bitkisini değiştiriyor artık. 15-20 yıl önce bu Ada’da limoni selvi yoktu mesela… Dikkat edin; bütün yeni evlerin bahçesinde limoni selvi var. Benim şahsen bildiğim tek limoni selvi Güzelyurt’ta Kültür Merkezi’nde ekili olandır. İnsanlar onu küçük bir ağaç olarak düşünürler ama değildir, yaklaşık 10 metre yüksekliğinde olur, altta kapladığı alanın ise 6 metre çapı vardır. İnsanlar da bu ağacı bahçelerine çit olarak ekiyor. Üstünü kesersiniz aman sen artık büyüme diyemezsin.

Buradaki bahçelere kontrol edilebilir ağaçlar ekmek gerekiyor herhalde…
Bahçe büyük ise sorun yok. Mesela yeni yapılan sitelerde iki evin arası 4-5 metredir. Siz 3-4 metre genişleyen ağacı iki taraflı ekerseniz yaşama alanınız kısıtlanır. Ben de kullanıyorum limoni selviyi ama müşteriye ne kadar büyüyeceğini söylüyorum. “Küçük tutarız” diyorlar, ben de ekiyorum.

Dışarıdan gelip de buradaki iklime adapte olan başka bitkiler var mı?
Poligala, gavura var… Gavura çalı türü bir bitkidir ve çiçekleri çok güzeldir ve buraya çok güzel adapte olmuştur. Eğer bırakırsanız bir metre boyu olur, koyu pembesi, beyazı ve alacalı yapraklısı var. Bütün yaz çiçeklidir ve çiçekleri kelebeğe benzer.

HER ŞEYİN GÖSTERİŞLİSİ

Kıbrıs’ta bitki ve ağaç serası çok var mı ve yeterli mi?
Bana göre fazlasıyla var… Bizim burada öyle firmalar var ki mevsimlik dediğiniz zaman hepsini üretiyor, uygun fiyatla da çıkarıyor. Buranın ihtiyacı olan bütün bitkileri buradaki üreticilerin hepsi karşılayabilecek kapasitede. Dışarıdan niye gelsin ki? Burada üretilemeyen bir şey varsa, tamam onu getir. Bazı arkadaşlarımız kota koyduruyor, haklılar da. Bir arkadaşım çok güzel krizantem çıkarıyor, fiyatı da uygun… Mesela o kota koyuyor, kimse yurtdışından getirtemiyor. Bütün bitkilerde böyle olması lazım… Bazı bitkilerde yapamazsınız; mesela benim 10 tane müşterim var ve benden 5 yaşında narenciye fidanı istiyor diyelim. Ben onu burada üreten birini bulamam çünkü o forma getirmek iş gücü, zaman ister ve maddi bir külfeti vardır. Tarım dairesi 3-5 aylık fidanlar satıyor. Ben onu bir peyzajda kullanamam ki… O zaman dışarıdan getirilir. Neyi yasaklarsın; 2 yaşından küçük narenciye girişini yasaklayabilirsin çünkü burada var ama onu da yasaklamıyorlar. Yurtdışından bitkiler geliyor, yerli üretime destek yok. Müşteri de her şeyin gösterişlisini istiyor.
Ben mesela yıllardır yerli zeytin üretmiyorum, Gemlik zeytini üretiyorum çünkü onun Gemlik olduğunu biliyorum. Yeni kaç tür zeytin var, biliyor musunuz? İnsanlar bana “bana bir tane yerli zeytin getir” der. Tamam da, Değirmenlik’in mi, Karpaz’ın mı, Kalkanlı’nın mı, Lefke’nin mi? 20’den fazla yerli değişik tür zeytin var. Bizim insanımız biraz da meraklıdır, gidiyor komşudan alıyor, “ben bunu komşudan aldım, kesinlikle yerlidir” diye kandırıyor kendini. Bize nasıl Türkiye’den geliyorsa onlara da Yunanistan’dan, İsrail’den geliyor.

Peki, ne olmak isterdiniz, hayaliniz neydi?
Benim en büyük hobim, işten ne kadar yorgun olursam olayım elime yağ bulaşmazsa o gün rahat etmem. Makine tamir işi… Küçükken babam beni bir tamircinin yanına çırak olarak gönderseydi çok iyi bir makinist olurdum bu memlekette. Çünkü arabalara, motorlara, makinelere ilgim çok ve el becerim de var. Eskileri ayağa kaldırmayı severim. Klasik arabaları mesela; boyasına, kaportasına kadar kendim yaparım. Bazılarını satarım, bazılarını da kendim kullanırım.

GERİ DÖNÜŞ VE BABA MESLEĞİ

Neden Türkiye’de kalmadınız?
Toprak çekiyor… Son yıllarda kalabalıktan sıkılmaya başlamıştım artık. İyi ki dönmüşüz, pişman değilim döndüğüme çünkü babamla en azından iki sene geçirdim diyebiliyorum. Ben 1991’de evden ayrıldım ve 2004 yılında döndüm Kıbrıs’a. Benim gençlik yıllarım hep yurtdışında geçti ve babam uzaktı bana.

Dönerken bu işi yaparım diye mi düşündünüz?
Açıkçası baktım ki memlekette yapacak iş yok, bu iş baba mesleği. Temelde bir şeyler vardı çünkü bizim Güzelyurt’taki evimizin arkasında babamın yaptığı küçük bir sera vardı. Bildiklerimin %90’ı babamdan öğrendiklerim, %10’u da kendim geliştirdim.

BİSİKLET

Bisiklet sporu yapıyorsunuz…
Çocukluğumda Güzelyurt çarşısında arkadaşlarla dolaşıyorduk bisikletle. O zamanlar yarış bisikletine benzeyen ama ağırlığı bir çocuk sürücü kadar olan bisikletler vardı, şimdikiler gibi 6.5-7 kg değil yani. Büyüklerden biri, eski milli bisikletçi Hasan Kunter bizi durdurdu, “öğleden sonra yarış var, girer misiniz, Güzelyurt’tan Zümrütköy’e gidip, gelinecek?” dedi. Girelim dedik ve ben kendi kategorimde 2. geldim. Sonra 2., 3. yarış derken gelişti. Yıldız, genç, büyük olarak yarışlara girdim. Türkiye’de yarıştım. 2 yıl Çankaya Belediye’sinde profesyonel sürdüm. Sonra 15 yıl ara verdim ama son 4 yıldır yine sürmeye başladım. Bir grubumuz var, her Pazar sürüyoruz.  

Son bir söz istesem…
İnsanlarımız yerli üretimi tercih etsin ve üreticiyi desteklesin derim.

Bu haber toplam 3199 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 207. Sayısı

Adres Kıbrıs 207. Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler