1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Ayasofya (Selimiye) Meydanı ve Mahallesi
Ayasofya (Selimiye) Meydanı ve Mahallesi

Ayasofya (Selimiye) Meydanı ve Mahallesi

Ayasofya (Selimiye) Meydanı ve Mahallesi

A+A-

Tuncer Bağışkan

Geçen haftaki yazımda önceleri Ayasofya adıyla bilinmesine karşın zamanın müftüsü Mehmet Dana Efendi’nin 13.8.1954 tarihinde aldığı bir kararla Selimiye olarak değiştirilen meydan, mahalle ve cami üzerinde durmuştum. Bu haftaki yazımda ise mahallenin diğer tarihi yapıları üzerinde duracağım.

Bandabuliya (Belediye Pazarı)

1872 yılı itibarıyla şimdiki Bandabuliya’nın bulunduğu yerde üzeri açık bir “Et ve Balık Çarşısı” vardı. Burada ayrıca sebze, bakliyat, kuru yemiş ve diğer gıda maddeleri de satılmaktaydı. 1881 yılında bu çarşı Lefkoşa Belediyesi tarafından Aziziye Tekkesi’nin yanına kadar uzatılır. 1898 ile 1930 yılarında da orta kısmının üst kısmı açık olan çarşının kenarlarında üzerleri kapalı dükkanlar ve bu dükkanların önlerinde ise satılacak malların konduğu ayrı bir mekan bulunmaktaydı. Bu çarşının yıkılarak yerine kapalı bir çarşının yapılması ‘Gigi’ lakabıyla bilinen Themistoclis Dervis’in Lefkoşa Belediye başkanlığı döneminde gerçekleşmiş, açılışı ise 1.10.1932 tarihinde yapılmıştır. O sırada çarşıdaki 132 küçük dükkânın 12’si balık dükkânı, cephesi verandalı olan 80’i sebze dükkânı ve 40’ı ise toptancı, meyve, kasap ve domuz dükkânları olarak kullanılmaktaydı. Ancak bu Bandabuliya 1940 yılı itibarıyla ihtiyaca yanıt vermediğinden, doğu bitişiğindeki Ali Sıdkı Ağazade’ye ait bahçe satın alınmış ve buraya inşa edilen ek bir yapıyla genişletilmiştir. Zamanla toptancılar hali olarak kullanılan bu kısım 2004 yılında restore edilip bir eğlence merkezine dönüştürülmüş, batısındaki parakenteciler kısmı ise 2010-2012 yılları arasında aslına uyulmadan yeniden inşa edildiğinden tarihi değerini büyük oranda yitirmiştir.

Aziz Efendi (Aziziye)  Tekkesi

Belediye Pazarı’nın güneydoğu köşesinde yer alan bu yapı Osmanlı arşiv belgelerinde "Şeyh Abdülaziz Zaviyesi" adıyla geçmektedir. Rivayete göre alay müftüsü olan Aziz Efendi, Osmanlı ordusunun Lefkoşa surlarını aşıp Lefkoşa'ya girdiği 9 Ağustos 1970 tarihinde, Ayasofya bölgesindeki sokak çatışmaları sırasında şehit düşmüş ve şehit düştüğü yere önce mezarı, daha sonra ise II. Sultan Selim'in emriyle türbesi inşa edilmiştir. İlerleyen yıllarda türbenin batı bitişiğine bir mescit,  çevresine ise bazı yardımcı binalar eklenmek suretiyle tekkeye dönüştürülmüştür. Mescidin doğu bitişiğinde bulunan türbenin ortasında Aziz Efendi'nin kavuk başlıklı yazıtsız mezarı bulunmaktadır. Türbenin kuzey duvarının önünde kimlikleri bilinmeyen iki ayrı mezar daha vardır.

Eski İdadi Okulu

Meydanındaki Kadı Menteşoğlu konağının karşısında bulunmaktadır. Kıbrıs’ta ilk kez “Selimiye Rüştiyesi” 1862 yılında “İlmiye Mektebi” adıyla açılmıştı. 1897 yılında hükümetin mali katkılarıyla ortaokul dengindeki şimdiki “İdadi okulu” inşa edilmiş ve beş odalı olan okul ayni yıl düzenlenen bir törenle Sömürge Valisi Sir Walter Sendall ile Kadızade Faik Bey tarafından açılmıştır. Selimiye Rüştiyesine 2 yıl daha eklenmek suretiyle faaliyete geçen İdadi okuluna, 1920 yılında, bir sınıf daha eklenmek suretiyle Lise dengindeki Sultaniye’ye çevrilir. Böylece Türkiye’deki proğram ile müfredatın uygulanmasıyla Medreseler tarihe karışmış olur. Uzun yıllar Ayasofya İlkokulu olarak kullanılan bina, şimdilerde halk sanatlarının yaşatılması amacıyla Halk Sanatları Vakfı tarafından kullanılmaktadır. 

Latin Başpiskoposluk sarayı (Kadı Menteş Efendi/Menteşzade Konağı)

   Meydanın kuzeyinde bulunan yapı 1329 yılında Latin Başpiskoposluk Sarayı olarak tek katlı inşa edilmiş, 1502-1524 yılları arasında ise Kıbrıs'ın ilk başpiskoposu Aldobrandini-Orsini tarafından elden geçirilmiştir. Güney kapısının üst başındaki üç başpiskoposluk armasından birinde "Mitre" olarak bilinen bir piskopos başlığı bulunmaktadır. Bir zamanlar iki ayrı yeraltı tüneliyle St. Sophia ile St. Katherina Katedralleriyle bağlantılı olduğu tahmin edilmektedir.
Osmanlı döneminde adaya ilk Baş Kadı tayin edilen Kadı Menteş Efendi’nin (Menteşzade) ikametgâhı olarak düşünüldüğünden, zamanın Osmanlı-Türk mimarisine uygun olarak üst kısmına ikinci bir kat inşa edilmiştir. Uzun süre kadı konağı olarak kullanıldıktan sonra, Küçük Mehmet Paşa'nın Kıbrıs'a vali olarak atanması üzerine 1820’li yılların başlarında restore edilerek kısa bir süre Vali Konağı olarak kullanılmıştır. 1878-1924 yılları arasında İngiliz Yönetiminin ilk Genel Sekreteri'nin ikametgâhı olarak kullanılmış olabileceği öne sürülürken, bu dönemde ailesi olan bazı İngiliz memurlara ikametgah olarak kiralandığı bilgileri de edinilmektedir.1924 yılında Okul Komitesi'nin eline geçtikten sonra 1925-1979 yılları arasında sırasıyla Ayasofya (Müslüman) Kız İlkokulu, Kıbrıs Öğretmen Okulu, Selimiye İlkokulu, Maarif Anaokulu, Atatürk Ortaokulu ve Bayraktar Atatürk Ortaokulu olarak kullanılmıştır. 1979 yılında boşaltılıp restore edildikten sonra Kasım 1985 tarihinde K.T. Belediyeler Birliği’nin kullanımına verilmiştir.

Küçük Medrese Çeşmesi

İdadi sokağında bulunan çeşme, 1579/80 yılında Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan Küçük Medrese’nin avlusundaydı. Tamamen yıkılan medreseden günümüze gelen tek yapıdır. Güney nişindeki yazıtta 1244 H (1828) yılında Kıbrıs valisi Ali Ruhi Efendi tarafından yaptırıldığı kayıtlıdır.

Venedik Evi ve Taş Eserler Müzesi (Lapidary/Jeffery Müzesi)

  İtalyan etkilerini taşıyan bina XIV’inci yüzyılın ikinci yarısına tarihlenmekte olup sadece bir kısmı günümüze gelebilmiştir. St. Sophia Katedrali’nin doğu avlusuna inşa edilen binanın hacılar ile seyyahların misafir edildikleri bir mekan olarak kullanıldığı sanılmaktadır. İngiliz Sömürge döneminde Lefkoşa'nın değişik yerlerinde bulunan Ortaçağa ait mimari parçalar buraya taşınıp depolanmıştı. Daha sonra bu depo zamanın Antikalar Dairesi müdürü George Jeffery tarafından Taş Eserleri Müzesi'ne (Lapidary) dönüştürülür. 1897 yılında yıkılan Lüzinyan Kraliyet Sarayı kapı geçidinin üst başındaki gotik Flamboyant stilindeki anıtsal pencere ise müzenin gerisindeki avluya bakan kuzey duvarına yeniden inşa edilir.

Saçaklı Ev Kültür Sanat Merkezi 
   

Kütüphane Sokağında bulunmaktadır. Kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte, Ortaçağa ait tek katlı bir yapının kalıntılarından yararlanılarak Osmanlı döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir. Gerek plan, gerek yapım tekniği ve gerekse malzeme bakımından Osmanlı konut mimari özelliklerini taşımaktadır. Giriş kapısı üzerindeki 1932 tarihli kayıttan, konutun bu tarihte esaslı bir onarım geçirdiği anlaşılmaktadır. 1994-1996 yılları arasında restore edilen ve “Kültür ve Sanat Merkezi” olarak kullanılan binada çeşitli kültür-sanat etkinlikleri düzenlenmektedir.

İttik Dede Türbesi

   Kütüphane Sokağı köşesinde bulunan tek odalı küçük bir yapıdır. Şehit olanlara "yitirilmiş" anlamına gelen "ittik" dendiğinden türbeye bu ad verilmiştir. Alay Beyi Mehmet Ağa Türbesi ile İsmail Çavuş Türbesi adlarıyla da bilinmektedir. Rivayete göre İsmail Çavuş Mora yarımadasında doğmuş, Kıbrıs'ın fethine katılmış ve Lefkoşa'nın fethi sırasında bu noktada şehit düşmüştür.

II. Sultan Mahmut Kütüphanesi ve Büyük Medrese                               

Ayasofya Camisi’nin doğu kapısı karşısında bulunan bina, 1829 yılında Sultan II. Mahmut’un emriyle Kıbrıs valisi Ali Ruhi Efendi tarafından Klasik Osmanlı mimari tarzında inşa ettirilmiştir.  Bir sündürmeye açılan ve iki odalı olan yapının bir odası “kütüphane”, diğeri ise “kütüphaneci odası” olarak kullanılmaktaydı. Kütüphane odası duvarını Kıbrıslı Şair Müftü Hilmi Efendi'nin II. Sultan Mahmut’u öven ahşap üzerine yazılmış kasidesi çevrelemektedir.
Eskiden kütüphanenin kuzeyinde Büyük Medrese, Sultan Selim Medresesi ve Sultan Medresesi adlarıyla bilinen bir de medrese vardı. 1573 yılında Sultan Selim tarafından eğitim amacıyla kurulan ve Sultan Mahmud Kütüphanesi ile Selimiye külliyesinin bir parçası olarak hizmet veren bu medrese, 1930’lu yıllarda tamamen yıkılmıştır.
   
Mısırlı Han ve mahalledeki diğer hanlar

Selimiye Camisi yanında bulunan ve Mısırlızade ailesine ait olan hanın kesin yapım tarihi bilinmemektedir. Ancak Mehmet Kamil Paşa’nın Sadrazamlıktan uzaklaştırıldıktan sonra Kıbrıs’a geldiği 1913 tarihinde belli bir süre bu handa konakladığından, XIX. Yüzyılın sonlarında yapılmış olması olası görülmektedir. Şimdiki Bandabuliya’nın 1930-1932 yılları arasındaki inşaatı nedeniyle eski çarşının geçici olarak bu hana taşındığı bilgileri de edinilmektedir. Mahallede varlıklarını kısmen de olsa sürdürmelerine karşın haklarında yeterli bilgiye sahip olmadığımız Yeşil Gazino sokağında Ayandon(i) Hanı ve Eski Saray sokağında Dedezade Hanı da bulunmaktadır.

Deveciler Hanı ve Ethem Dede Türbesi

  Mehmet Bey Vakfı’na ait olduğu sanılan han Ayasofya Camisi'nin güneyinde bulunmaktadır. Yakın geçmişimizde nakliyat amacıyla kente gelen deve katarlarının en önemli durak yerlerinden biri olması itibarıyla hana bu ad verilmişti. Ayasofya (Selimiye) camisi yanında olduğundan “Ayasofya Hanı” adıyla da bilinmekteydi. Ortasında dörtgen planlı büyük bir su haznesi, etrafında su yalakları ve Kuzey-batısında ise alt katı hayvan ağılları, üst katı ise konaklama amacıyla kullanılan saçaklı bir ev bulunmaktaydı. 1965/66 yılında hayli yıkılmıştır. 1960 yılında handa bir kap içinde bakır sikkelerden oluşan bir define bulunmuş olup şimdilerde Lefkoşa Leventis Belediye Müzesinde sergilenmektedir. M.S 1081-1195 yılları arasına ait olan sikkelerin Kıbrıs valisi Isaac Comnenos’u devirmek için gönderilmiş olabileceği tahmininde bulunulmuştur. 
Bir zamanlar hanın batısındaki şimdiki geçidin olduğu yerde Ethem Dede'nin türbesi vardı. Ethem Dede’nin Osmanlıların 1571 yılında kente girdikten sonra gerçekleşen sokak çarpışmalarında burada şehit olduğuna inanılmaktadır. Yakın geçmişimizde kaybettikleri eşyalarını bulmak için Ethem Dede’ye  "Ethem Dede Ethem Dede, gömleğin keten Dede. Kaybettiğim (eşyayı) bulayım, sana yedi göbek atacayım" diye adakta bulunurlardı. Ethem Dede’ye böyle bir adakta bulunanların kaybettikleri eşyaları anında bulacaklarına şimdi bile inanılmaktadır.

Viktorya İslam İnas Sanayi Mektebi

Eski Saray Sokağında yer almaktadır. İngiltere kraliçesi Viktorya’nın 1901 yılında vefatı üzerine anısını yaşatmak amacıyla Kavanin Meclisi Türk üyelerinin ayni yıl içinde oy birliğiyle aldıkları bir kararla kızlar için rüştiye düzeyinde “Viktorya İslam İnas Sanayi Mektebi” oluşturulmuş ve şimdiki okul binası Evkaf ile varlıklı kişilerden toplanan bağışlarla 1902 yılında Bostancı Vakfı arazisine inşa edilmiştir. Okulun amacı, ilkokullara bayan öğretmen yetiştirmek, ev idaresiyle el becerilerine ağırlık vermek ve okuma-yazma öğretmekti. 1902-1910 yılları arasında faaliyetlerini ilkokulla ayni çatı altında sürdürmüştü. İlkokuldan ayrılıp tek başına tedrisatını sürdürdüğü 1910-1911 ders yılında öğrenci sayısı 21 kişiydi.
1928 yılı Kıbrıs’ın İngiliz İdaresine girişinin 50’inci yılı olduğundan, kraliçe Viktorya’nın ölüm günü olan 24 Mayıs’ta düzenlenen “İmparatorluk günü Jubile etkinlikleri” çerçevesinde okulun batı duvarına zamanın Kıbrıs Valisi Sir Ronald Stores tarafından mermer bir levha konmuştur. Levhadaki İngilizce kayıt aynen şöyle: “Laid by Sir Ronald Stores (K.T.C.M.G.C.B.E.) Governor of Cyprus 1928 Empire Day”.  Daha sonra bu bina 1960 yılına kadar Bayraktar Ortaokulu, 1964-1984 yılları arasında “Sinir ve Ruh Hastalıkları hastanesi” ve belli bir süre “Polis terzihanesi” olarak hizmet vermiştir. Şimdilerde Eski Eserler ve Müzeler Dairesi’nin kullanımında bulunmaktadır.

Bu haber toplam 1874 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 125. Sayısı

Adres Kıbrıs 125. Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler