1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. "Alınan kararların gevşetilmesi oldukça riskli"
"Alınan kararların gevşetilmesi oldukça riskli"

"Alınan kararların gevşetilmesi oldukça riskli"

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, hükümete “Hastane ve sağlık sistemi hazır hale getirilmeden alınan tedbirlerin gevşetilmesi kararı oldukça riskli” diyerek seslendi. 

A+A-

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, hükümete “Hastane ve sağlık sistemi hazır hale getirilmeden alınan tedbirlerin gevşetilmesi kararı oldukça riskli” diyerek seslendi. 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Koruyucu Hekimlik ve Halk Sağlığı Sorumlusu Dr. Emre Y. Vudalı, , “Pandemi hastanesi bile kararlaştırılamamışken toplumsal olarak aldığımız önlemleri gevşetmenin doğru olmadığı kanaatindeyiz” vurgusunda bulundu.

“Bu hastalık toplumun yüzde 67’sinin bağışıklanmasıyla durma noktasına gelebilir. Bağışıklanma kişinin enfeksiyon geçirmesi veya aşı olmasıyla gerçekleşir. Aşının onaylanması ve yaygın kullanılmasının en az bir yıl alabileceği bildirildi” diyen Vudalı, “Toplumumuzun bağışıklanması hedefi uzak” değerlendirmesinde bulundu.
“Toplumsal ve bireysel olarak aldığımız önlemler bize iki şey kazandırır” diyen Vudalı, önlemlerin sağlık sistemi üzerindeki baskıyı azaltmaya ve sağlık sisteminin kapasitesini artırıp salgına karşı hazırlıklı olmaya katkı sağlayacağına dikkat çekti.

Emre Vudalı, “Hastanelerin izolasyon oda kapasitesi, normal yatak kapasitesi, yoğun bakım yatak kapasitesi artırılmalı, kişisel koruyucu ekipmanlar yeterli sayıda tutulmalı, tedavide kullanılan ve yeni bilgiler ışığında güncellenmiş ilaçlar sağlanmalı, mekanik ventilatör ve oksijenizasyon altyapısı hazırlıkları yapılmalı” uyarılarını yineledi.

Sağlık Bakanlığı’nın sürveyans stratejisi oluşturması, yeterli PCR tanı kapasitesi sağlaması, vaka araştırma ekibi ve temas takibi ekibi oluşturması gerektiğini vurgulayan Vudalı, “Hastalığı takip edebilmek ve yayılımını kontrol altında tutabilmek için bunlar elzemdir” dedi.
Vudalı’nın açıklaması şöyle:

“COVID-19 enfeksiyonu tüm dünyada hızla yayılmaya devam etmektedir. Bu enfeksiyon etkin aşının bulunmaması halinde popülasyon koruma eşiğine (population protection threshold; hastalığın yayılmaması için gereken toplumdaki bağışıklık yüzdesidir) gelene kadar yayılmaya devam edecektir. Mevcut bilgiler ile COVID-19 ‘un R0 (Herhangi bir hastalık için, duyarlı bir toplumda, bir kişinin ortalama kaç kişiyi hasta edeceği değerdir) değeri yaklaşık 3 olarak kabul edilmektedir. Bu da demek oluyor ki bir COVID-19 hastası hastalığı süresince ortalama 3 kişiyi hasta edecektir. Bir hastalığın R0 değeri ne kadar yüksek ise popülasyon koruma eşiği de bir o kadar yüksektir. Popülasyon koruma eşiği, hastalığın yayılmaması için gereken toplumdaki bağışıklık yüzdesidir. COVID-19 hastalığının R0 değerini 3 olarak kabul edersek popülasyon koruma eşiği %67’dir. Kısacası bu hastalık ancak toplumun %67’sinin bağışıklanması ile önemli ölçüde durma noktasına gelebilecektir. Bir kişinin bir hastalığa karşı bağışıklanması ise sadece doğal aktif enfeksiyon geçirmesi veya aşı ile olabilmektedir. EMA (Avrupa İlaç Ajansı), COVID 19 için bir aşının onaylanmasının ve yaygın kullanıma sunulmasının en az bir yıl alabileceğini bildirmiştir.
Bu bilgiler ışığında Kuzey Kıbrıs’taki hasta sayısına bakıldığı zaman toplumun bağışıklanması için hedeften çok uzakta olduğumuz görülmektedir. Günümüzde toplumsal ve bireysel olarak aldığımız önlemler bize iki şey kazandırmaktadır:Bir tanesi sağlık sistemi üzerindeki baskıyı azaltmak,

ikincisi ise sağlık sistemimizin kapasitesini artırıp bu salgına karşı hazırlıklı olabilmektir.

Yapılabilecek hazırlıklar ise hastanelerimizin izolasyon oda kapasitesinin artırılması, normal yatak kapasitesinin artırılması, yoğun bakım yatak kapasitesinin artırılması, kişisel koruyucu ekipman (KKE) sayısının yeterli sayıda tutulması, Tedavide kullanılan ve yeni bilgiler ışığında güncellenmiş ilaçların sağlanması, mekanik ventilatör ve oksijenizasyon altyapısının hazırlanması olarak sıralayabiliriz. Sağlık Bakanlığı altında yapılabilecekler ise, Sürveyans stratejisinin oluşturulması,

Yeterli PCR tanı kapasitesinin sağlanması, Vaka araştırma ekibi ve temas takibi ekibi oluşturulması, hastalığı takip edebilmek ve yayılımını kontrol altında tutabilmek için elzemdir. Günümüzde pandemi hastanesi bile kararlaştırılamamışken toplumsal olarak aldığımız önlemleri gevşetmenin doğru olmadığı kanaatindeyiz. Toplumun tüm kesimleri olarak büyük bir fedakarlıkla kazandığımız bu zamanı, sağlık sistemini ve pandemi hastanelerimizi hazır hale getirebilmek için değerlendirmemiz gerektiği yönündeki önerimizi yineliyoruz. Hastane ve sağlık sistemi hazır hale getirilmeden alınan tedbirlerin gevşetilmesi kararını oldukça riskli bulduğumuzu vurgulamak isteriz.”

Bu haber toplam 1178 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler