1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. “12 gündür rapor bekliyoruz, ölse kim hesap verecek?
“12 gündür rapor bekliyoruz, ölse kim hesap verecek?

“12 gündür rapor bekliyoruz, ölse kim hesap verecek?

Batı Nil Virüsü ile mücadele eden 69 yaşındaki Kasım Aktaş’ın ailesi isyan etti

A+A-

“Bu adam 3 gün Mağusa Hastanesi’ne gidiyor ve teşhis konulamıyor. Mağusa Acil Servisi’ndeki doktor daha BNV virüsünün ne olduğunu bilmiyordu, “böyle bir hastalık mı var” diye soruyor. Babama teşhis özel hastanede konuluyor ve Lefkoşa Hastanesi’ne sevk ediliyor. O gün ne Sağlık Bakanlığı’nın ne de hiçbir doktorun BNV virüsünden haberi yoktu”

“Sağlık Bakanı bu virüsle ilgili gerekli önlemlerin alındığını söylüyor. Her türlü hastanenin bu koşullara uygun olduğunu söylüyor. Pekala, benim babam ilk Mağusa Hastanesi’ne gittiğinde teşhisi neden konulmadı? 36 saat kaybını niye yaşadık?”

“Bu hastalıkta ne kadar geç kalırsanız, tahribatı o kadar yüksek oluyor. 12 gündür Türkiye’den rapor gelmedi. Tahliller neden burada yapılmıyor. Bu hasta şimdi ölse bunun hesabını kim verecek”

Didem MENTEŞ

Topcuköy’de sakin Kasım Aktaş yaklaşık 15 gündür Batı Nil Virüsü (BNV) ile mücadele ediyor. Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde yoğun bakımda tedavi gören Aktaş için acil kan aranırken, Aktaş ailesi babalarına ‘geç teşhis’ konulduğunu gerekçesiyle isyan etti.

İki hafta önce Mağusa Hastanesi’ne yüksek ateş, tansiyon, iştahsızlık, kas ağrısı ve kusma şikayetiyle giden Kasım Aktaş’a bir iğne yapıp evine gönderildiğini savunan ailesi, hastanın 3 gün boyunca hastaneye gelip gittiğini ancak teşhis konulamadığı için rahatsızlığının arttığını ileri sürüldü.

Sağlık Bakanlığı’nın o güne dek BNV virüsünden bihaber olduğunu iddia eden aile yakınları, hastaya ilk teşhisin özel bir hastane tarafından konulduğunu ardından Lefkoşa Devlet Hastanesi’ne sevk edildiğini söyledi.

YENİDÜZEN’e konuşan Kasım Aktaş’ın damadı Muharrem Akman, kayınpederi Kasım Aktaş’ın 3 gün boyunca yaşadığı zaman kaybının hayatını etkileyebileceğini ileri sürerek, BNV virüsü için Türkiye’den gelecek olan en önemli raporun hala daha gelmemesine de tepki gösterdi,  “bu tahliller neden burada yapılmıyor. Bu hasta şimdi ölse bunun hesabını kim verecek” dedi.

AB kan aranıyor

Öte yandan Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nden edinilen bilgide Kasım Aktaş için acil AB rh pozitif (+) kana ihtiyaç olduğu belirtilirken, bunun tedavi içerisinde uygulanan sıradan bir prosedürdür olduğu, ‘korkulacak bir durum’ olmadığı kaydedildi.

Yapılan duyuruda, Aktaş için kan verebileceklerin detaylı bilgi için 0533 843 06 99 numaralı telefondan Mehmet Aktaş’a ulaşabilecekleri belirtildi.

 


“Mağusa Hastanesi’nde 3 gün boyunca teşhis konulmadı”

Muharrem Akman yaşananları şöyle anlattı: “Doktorlar babama Batı Nil Virüsü teşhisi koydu. Babam yatalı 13- 14 gün oldu. Ancak babama ilk müdahalelerde teşhis konulamamıştı. Biraz zaman kaybı oldu. BNV virüsü teşhisi geç konuldu. Babam ilk olarak Mağusa Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde yüksek ateş, tansiyon, iştahsızlık, kas ile sinir ağrısı ve kusma şikayetiyle gitti. Bu evrede bilinç kaybı da başladı. Hastanede sadece ateşini ve tansiyonunu ölçtüler, dil altı hap verip, bir de iğne yapıp iki saat sonra taburcu ettiler. Babam ertesi gün yeniden acile gitti ve yine dil altı hap verip, gönderdiler.  Üçüncü gün ise babam kayınbiraderimin elinde bayılıp kalıyor. Yine Mağusa Hastanesi’ne gidiyor, saat 13:20’de hastaneye giriş yapıyorlar. Kayınbiraderime saat 16:00’ya kadar babamın durumuyla ilgili hiçbir bilgi verilmedi. İşin garip tarafı; o gün Mağusa Hastanesi Acil Servis doktoru izinli ve yerine sadece 1 hemşire bakıyordu. Başka doktor yoktu. Saat 13.20’de dahiliye uzmanlarını aramışlar, ben 16:00’da hastaneye gittiğimde doktor hala daha acile gelmemişti. Eşim ile birlikte acile girdiğimizde, babam sedyenin üzerine atılmış, camın yanında tek başına yatıyor. Yanına refakatçi kimseyi koymadılar. İşin garip tarafı Mağusa Hastanesi’nin güvenlik görevlileri, doktor olmuş! Güvenlik bana; ‘biz babanın tansiyonuna, ateşine baktık, biraz mamurlasın taburcu edeceğiz’ dedi. Sen güvenlik görevlisisin, bana ‘hastanı taburcu edeceğiz’ kelimesini kullanamazsın. O hastaya kötü bir şey olsa ve ben dava etsem, hastane bunun hesabını nasıl verecek? Günün sonunda bağrış çağrış, babamı 2’şer dakika görmeye başladık. Ancak o saate kadar adama bakan yok. Adam su ister, başı döner ilgilenen yok. Ondan sonra ben babamı alıp Mağusa Tıp Merkezi’ne götürmek istedim. Saat 16.10’da hastamı istemeye başladım, evrak hazırlayacaklar diye oyaladılar 19:00’da hastamı aldım. Özel hastaneye götürdük. Toplam 3 saat içinde tahlilleri yapıldı, virüs tespiti konuldu ve doktor Lefkoşa Hastanesi’nin nöroloji doktorunu arayıp durumu bildirdi  ve babamı Lefkoşa Devlet Hastanesi’ne sevk ettiler. Bizler Mağusa Hastanesi’ndeki ilgisizlikten ve duyarsızlıktan dolayı şikayetçiyiz”

“Sağlık Bakanlığı’nın ve doktorların BNV’den haberi yok”

“Babam da kalıcı bir hasar olursa bana kim hesap verecek” diye soran Akman, “Bu adam 3 gün Mağusa Hastanesi’ne gidiyor ve teşhis konulamıyor. Mağusa Acil Servisi’ndeki doktor daha BNV virüsünün ne olduğunu bilmiyordu, “böyle bir hastalık mı var” diye soruyor. Babamın durumundan sonra aynı vakaları Lefkoşa Hastanesi’ne gönderiyorlar. O gün ne Sağlık Bakanlığı’nın ne de hiçbir doktorun BNV virüsünden haberi yoktu. Bu ülkede insanların değeri yok mu? Bu hastalıkta ne kadar geç kalırsanız, tahribatı o kadar yüksek oluyor” şeklinde konuştu.

“Ne kadar kan toplandığını söylemiyorlar”

İki haftadır Kasım Aktaş’a kan aradıklarını anlatan Akman, şunları aktardı: “İki haftadır babama AB pozitif kan arıyoruz.  Kan Bankası’ndan isteğimiz zaman kan bulun da gelin denildi. Yani biz kan bulamazsak, bu adama kan verilemeyecek, ölecek miydi? Gezmediğimiz inşaat işçileri, askeri birlik kalmadı. Dipkarpaz’a 1 ünite kan için gittim. 50 üniteye kadar kan topladık. Kan Bankası’nı arayıp, ne kadar kan toplandığını sorduğumuz zaman ise geçiştiriyorlar, net cevap vermiyorlar”


“12 gündür rapor bekliyoruz”

Yaklaşık 12 gündür Türkiye’den önemli bir raporun gelmesini beklediklerini söyleyen Akman, isyan etti:  “6 tahlil verdim, on beş gündür daha 3 tane tahlil sonucu alabildik.  Beklediğimiz en önemli tahlil gelmedi. Omurilikten alınan bir sıvı Türkiye’ye gönderildi. Yaklaşık 12 gündür Türkiye’den rapor gelmedi. Kolan Hastanesi üzerinden bu rapor gelecek, her sorduğumuzda ilgilenildiği söylendi. Bu hasta şimdi ölse bunun hesabını kim verecek? Bu adama bir şey olsa, devlet hastanesi ‘bizim bünyemizde bu tahlili yapacak kurum yok, özel hastaneye gidin’ diyecek. Özel hastane de biz bu tahlili yapamıyoruz, Türkiye’ye gönderdik’ diyecek. Bir tahlili bile burada yapamıyoruz.  Sayın Bakan’a soruyorum; bu tahliller niye Türkiye’ye gidiyor? Burada bunu yapacak imkan yok muydu? Bakan, makam arabası Mercedes’e binene kadar, bu tahlilin yapılacağı tesisi oluştur da daha ucuz arabaya binsin. Size alınan makam arabalarıyla, buraya devasa bir sağlık merkezi yapılırdı”

“Bunun hesabını kim verecek?”

Sağlık Bakanı Ali Pilli’yi eleştiren Akman, “Sağlık Bakanı Ali Pilli, bu virüsle ilgili gerekli önlemlerin alındığını söylüyor. Her türlü hastanenin bu koşullara uygun olduğunu söylüyor. Pekala, benim babam ilk Mağusa Hastanesi’ne gittiğinde teşhisi neden konulmadı? 3 gün boyunca bu adam neden gidip geldi, 36 saat kaybını niye yaşadık?  Bunun hesabını kim verecek? Ben bu işin peşini bırakmayacağım” dedi.

“İlaçlama yapılmıyor”

Ötüken’de ikamet eden Muharrem Akman, İskele Belediyesi’nin sivrisinekler için ilaçlama yapmadığını da savundu. Akman, “BNV virüsü sivrisineklerden geçiyor. Belediyeler de bununla ilgili hiçbir önlem almadı. Bu olay yaşanmaya başlandı, kayınpederim hastalandı ve biz İskele Belediyesi’ne bu durumu bildirdik. Ancak bugüne dek belediyenin ilaçlama yaptığını görmedim. İlaçlamanın doğaya ve canlılara zarar verdiği söyleniyor ama ilaçlanmadığı zaman da insanlar zarar görüyor” dedi.

 

yeniduzen-satin-aliniz-20190730111627.jpg

 

Bu haber toplam 2711 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler