
"Ülkedeki doğal alanlar son 40 yılın en ciddi tehdidiyle karşı karşıya"
Kıbrıs Sulak Alan Topluluğu, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, ülkedeki doğal alanların son 40 yılın en ciddi tehditleriyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Kıbrıs Sulak Alan Topluluğu, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, ülkedeki doğal alanların son 40 yılın en ciddi tehditleriyle karşı karşıya olduğunu belirterek, çevrenin korunmasına yönelik daha güçlü adımlar atılması çağrısında bulundu.
Topluluk, 1986 yılından bu yana farklı sivil toplum örgütleri, eğitim kurumları ve çevre etkinlikleri aracılığıyla doğa koruma konusunda çalışmalar yürüttüklerini hatırlatarak, çevre bilincinin geliştirilmesi için uzun yıllardır kaynak ürettiklerini, eğitim faaliyetleri düzenlediklerini ve kamuoyunu bilgilendirdiklerini ifade etti.
Açıklamada, ülkedeki sulak alanlar, ormanlar, sahiller ve özel çevre koruma bölgelerinin bugüne kadar görülmemiş ölçüde baskı altında olduğu vurgulandı. Doğal alanların bir yandan yapılaşma ve çeşitli müdahalelerle karşı karşıya kaldığı belirtilirken, korunabilmiş alanların ise başıboş kedi ve köpekler, istilacı yabancı bitkiler, mikroplastik kirliliği ve bilinçsiz insan faaliyetleri nedeniyle tehdit altında bulunduğu kaydedildi.
Çevre örgütleri, uzmanlar, eğitimciler, öğrenciler, yerel yönetimler ve gönüllülerin çevre konusunda yoğun çaba gösterdiğine dikkat çekilen açıklamada, bu çalışmaların etkisini azaltan uygulamaların sürmesinin endişe verici olduğu ifade edildi.
Doğal çevrenin korunmasının yalnızca kurumların değil, ülkede yaşayan her bireyin sorumluluğu olduğuna işaret edilen açıklamada, bilgi, sevgi, gönüllülük ve sorumluluk anlayışının toplumun tüm kesimlerinde yaygınlaşması gerektiği belirtildi.
Kıbrıs’ın küresel ölçekte küçük bir coğrafya olmasına rağmen göçmen kuşlar, balıklar ve kelebekler açısından önemli bir konuma sahip olduğuna dikkat çekilen açıklamada, doğa koruma çalışmalarının uluslararası ölçekte de değer taşıdığı vurgulandı.
Kıbrıs Sulak Alan Topluluğu, gelecek Dünya Çevre Günlerinde doğal alanların daha iyi korunduğunun, çevre mevzuatının güçlendirildiğinin, denetimlerin artırıldığının ve çevre kurallarına uyumun yaygınlaştığının konuşulmasını temenni ederek, “2026 Dünya Çevre Günü son kötü çevre günümüz olsun” çağrısında bulundu.























