1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Erhürman: “Geniş tabanlı, teknokratların da olduğu seçim hükümeti önerisi ile geldik”
Türkiye’de Kürt sorununu çözmek “Devrimdir”

Türkiye’de Kürt sorununu çözmek “Devrimdir”

Referandumun 9. yıldönümünün değerlendirmesini yapan Talat, referandum tarihine kadar Kıbrıslı Türklerin dünyada çözüm istemeyen taraf olarak bilindiğini belirterek, referandumla birlikte Kıbrıslı Türklerin imajının değiştiğini anlattı.

A+A-


2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat katıldığı bir TV programında çeşitli konuları değerlendirdi.

Referandumun 9. yıldönümünün değerlendirmesini yapan Talat, referandum tarihine kadar Kıbrıslı Türklerin dünyada çözüm istemeyen taraf olarak bilindiğini belirterek, referandumla birlikte Kıbrıslı Türklerin imajının değiştiğini anlattı.
Referandumun ardından AB Konseyi ve Komisyonunun Yeşil Hat Tüzüğünü hazırlayıp geçirdiğini, izolasyonların kaldırılması için harekete geçtiklerini ve zaman içinde Mali Yardım Tüzüğünün geçirildiğini kaydeden Talat, bu sayede Kıbrıslı Türklerle AB arasındaki ilişkilerin geliştiğini söyledi. Doğrudan Ticaret Tüzüğünün ise o gün bu gündür gündemde beklediğini vurgulayan Talat, referandumla birlikte Kıbrıslı Türklerin saygınlığının arttığını ve neredeyse tüm dünyadan görüşme davetleri alındığını belirtti.
Talat aynı şekilde AİHM kararlarının Kıbrıslı Türklerin lehine dönüşmeye başladığını söyledi ve AİHM’in son dönemde aldığı bir karara da değinerek KKTC’deki söz konusu Yüksek Mahkeme kararının uluslararası hukuka uygun kabul edildiğine işaret etti.

NEDEN ÇÖZÜM OLMADI?
Hristofyas ve Talat döneminde çözümün neden gerçekleşmediği şeklindeki bir soruyu değerlendiren Talat, bunun birinci nedeninin Kıbrıs Rum tarafının çözüme hazır olmaması olduğunu ve bu çerçevede Hristofyas’ın çözüm istemeyen ortaklarına kendileri ile birlikte hareket edeceğine dair verdiği söz nedeniyle çözüme cesaret edemediğini ifade etti.
Talat, ikinci nedenin ise, zaman yetersizliği olduğunu kaydetti. Hristofyas’la sadece bir buçuk yıl masada olduğunu söyleyen Talat, zaman darlığının çözümün aleyhine işlediğini belirtti.

LİDERLİK ZAFİYETİ
Başka bir soru üzerine liderliğin önemli olduğunu kaydeden Talat, kendisinin o güne kadar seslendirilmeyen görüşleri dahi gündeme getirdiğini ve sağlanan mutabakatla bunları öneri olarak da masaya götürdüğünü söyleyerek, Kıbrıslı Rumların  bunu yapamaması bir yana, geçmişte Rum tarafınca kabul gören hususları bile kamuya açık bir şekilde kabul etmekten kaçındığını anlattı.

ANNAN PLANI TEK YANLI UYGULANABİLİR MİYDİ?
Referandumdan sonra Annan Planının tek yanlı uygulanması konusunda girişim yapıp yapmadığı yönündeki bir soruyu değerlendiren Talat, bu konuyu kamuoyunun önünde değil ama Türkiye ve Güvenlik Konseyi’nin veto yetkisi olan daimi iki üyesi, Amerika ve İngiltere yetkilileri ile görüştüğünü belirten Talat, söz konusu iki ülke temsilcilerinin bunun misilleme ve Güvenlik Konseyi’nin 1983 ve 84 kararlarından kurtulma manevrası olarak algılayacaklarını ve her şeyin tekrar ters döneceğini ve Türk tarafının takbih edilebileceğini söylediklerini kaydetti. Türkiye’nin ise meseleye pratik ve gerçekçi olarak baktığını, çözümsüz mülk ve nüfus hareketlerinin gerçekleştirilmesi durumunda büyük sıkıntılar doğacağı üzerinde durduklarını anlattı.

KAPILARDAN GEÇİŞLER
Sınırlardaki geçişleri değerlendiren Talat, son istatistiklere göre güneye geçen Kıbrıslı Türklerin, kuzeye geçen Rumlardan iki misli fazla olduğuna, nüfus da dikkate alınırsa oranın çok daha farklı olduğuna dikkat çekti ve Rumlarda hala ciddi bir çekince olduğunu söyledi. Talat, önce geçişlerin pasaportla olduğunu hatırlatarak, Kıbrıslı Rumların manevi sıkıntılarını aşmak için kendi dönemlerinde geçişleri kimlikle sağladıklarını ancak yine de söz konusu çekincenin kırılamadığını anlattı.

GÖRÜŞMELERİN BAŞLAMASI
Talat, krizin atlatılması halinde Anastasiades’in AKEL’in desteğini alabileceğini ve bu bağlamda umutlu olunabileceğini ifade etti.
Talat, arzusunun görüşmelerin başlaması olduğunu, Anastasiades’in seçildiği günlerde biraz zamana ihtiyacı olabileceğini söylediğini belirterek, ekonomik kriz nedeniyle bu zamanın uzayabileceğini söyledi.

TÜRKİYE’DEKİ GELİŞMELER
Türkiye’deki Kürt sorununun çözümü sürecini de değerlendiren Talat, Türk hükümetinin Kürt meselesini çözmek için yaptığı girişimleri büyük bir başarı olarak değerlendirdi ve “Bu bir devrimdir” dedi.

DOMİNO ETKİSİ
“Kürt sorununun çözülmesi halinde bunun Kıbrıs sorununun çözümüne de etkisi olur mu?” şeklindeki bir soruya karşılık Talat bunun domino etkisi yaratabileceğini söyledi ve Kürt sorununu çözmenin Kıbrıs sorunundan çok daha zor olduğuna dikkat çekti.

Bu haber toplam 1090 defa okunmuştur