
“Güvenli toplum, daha fazla insanın tabanca taşıdığı toplum değildir”
Hukukçu Aslı Murat, Başbakan Ünal Üstel’in güvenlik politikalarına ilişkin açıklamalarını eleştirerek, suçları aydınlatmanın polisin başarısı, suçun ortaya çıkmasını önleyecek sistemi kurmanın ise hükümetin sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Hukukçu Aslı Murat, Başbakan Ünal Üstel’in BRT’de güvenlik politikalarına ilişkin yaptığı açıklamaları değerlendirdi. Murat, suçların aydınlatılmasının polisin başarısı olduğunu ancak suçun ortaya çıkmasını önleyecek sistemi kurmanın hükümetin sorumluluğunda bulunduğunu vurguladı.
Başbakan Üstel’in polis teşkilatının personel sayısının artırıldığını, araç filosunun genişletildiğini ve modern cihazlar alındığını söylediğini aktaran Murat, bu adımların önemli olduğunu ancak polisin personel ihtiyacının neden arttığının da tartışılması gerektiğini belirtti.
Murat, nüfusun, kayıt dışılığın, trafik olaylarının ve adli vakaların artmasının polisin iş yükünü ciddi biçimde ağırlaştırdığına işaret ederek, tüm zorluklara rağmen suçların yüksek oranda aydınlatılmasının polis mensuplarının emeği olduğunu kaydetti.
“Suçu önleyecek sistemi kurmak hükümetin sorumluluğudur”
Murat, “Suçları aydınlatmak polisin başarısıdır, suçun ortaya çıkmasını önleyecek sistemi kurmak ise hükümetin sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.
Üstel’in kendi hükümetleri döneminde suçların azaldığı yönündeki açıklamasına da değinen Murat, Yüksek Mahkeme verilerine göre Ağır Ceza Mahkemelerinde dosyalanan dava sayısının 2023’te 669 iken 2025’te 960’a çıktığını, bunun iki yılda yaklaşık yüzde 44’lük artış anlamına geldiğini belirtti.
Polise intikal eden suçlarla Ağır Ceza Mahkemelerinde dosyalanan davaların aynı şeyi ölçmediğinin altını çizen Murat, hükümetin yalnızca toplam suç sayısını açıklayarak suçların azaldığı sonucuna varamayacağını ifade etti.
Murat, suçların türü ve ağırlığının yanı sıra silah kullanımı, organize suç bağlantıları ve mağdur sayılarının da kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini kaydetti.
“Suç oranları yarıştırılmaz”
Başbakan Üstel’in Kıbrıs Cumhuriyeti ile yaptığı suç oranı karşılaştırmasını da değerlendiren Murat, karşılaştırmada aynı suç tanımlarının ve kayıt yöntemlerinin kullanılıp kullanılmadığının, aynı dönemlerin karşılaştırılıp karşılaştırılmadığının açıklanması gerektiğini belirtti.
Üstel’in Kuzey’in nüfusunu 500 bin olarak ifade etmesine de değinen Murat, bu rakamın hangi güncel ve denetlenebilir veriye dayandığını sordu.
Murat, “Güney’de suç oranının daha yüksek olduğunu söylemek, kuzeyde yaşayan insanların güvenlik kaygısına yanıt değildir. Suç oranları yarıştırılmaz, suçun nedenleri araştırılır ve suçu önleyecek politikalar geliştirilir” dedi.
Karşılaştırmanın yönteminin ve ham verilerinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini ifade eden Murat, “Yöntemi ve ham verileri açıklanmayan böyle bir karşılaştırma bilimsel bir tespit değil, siyasi bir savunmadır” ifadelerini kullandı.
“Güvenli toplum, daha fazla insanın tabanca taşıdığı toplum değildir”
Üstel’in tabanca izinlerine ilişkin açıklamalarını da eleştiren Murat, tabanca izinlerinin bir icraat gibi savunulmasını ve “yine yaparız” denilmesini kaygı verici bulduğunu söyledi.
Toplumun güvenliğini sağlamanın devletin görevi olduğunu vurgulayan Murat, “Güvenli toplum, daha fazla insanın tabanca taşıdığı değil, suça yol açan koşulların ortadan kaldırıldığı, ülkeye girişten ikamete kadar herkesin statüsünün takip edildiği ve hukukun etkili biçimde uygulandığı toplumdur” dedi.
“Mücahitlerin hatırası siyasi bir kalkan olarak kullanılamaz”
Güvenlik politikalarına yönelik eleştirilere “mücahitlerin kemikleri sızlar” şeklinde karşılık verilmesini de eleştiren Murat, güvenlik politikalarını sorgulamanın, kayıt dışılığın denetlenmesini istemenin ve bireysel silahlanmaya karşı çıkmanın memlekete karşı olmak anlamına gelmediğini vurguladı.
Murat, “‘Mücahitlerin hatırası’, hükümeti eleştiriden ve hesap vermekten koruyan siyasi bir kalkan olarak kullanılamaz” dedi.
Yurttaşların korkmadan soru sorabilmesi gerektiğini belirten Murat, yönetenlerin de hamasete başvurmadan, şeffaflıkla ve verilerle hesap vermesi gerektiğini ifade etti.

























