
“Bozuk ilacı almayan görevli sürgün edildi”
KİEF ve KTAMS Başkanı Güven Bengihan, Genel Ecza Deposu’na teslim edilmek istenen kanser, nöroloji ve şeker ilaçlarında soğuk zincirin kırıldığını ve buz akülerinin tamamen çözüldüğünü belgeleyen 28 yıllık depo sorumlusunun, bozuk ilaçları teslim almayı r
Recep DAL
KİEF ve KTAMS Başkanı Güven Bengihan, YENİDÜZEN’e yaptığı özel açıklamalarda İlaç ve Eczacılık Dairesi’nde yaşanan skandal olayla ilgili, “Hiçbir şey halk sağlığından önemli değil. Bakan Dinçyürek’in önceliği halk sağlığı değildir” dedi.
Soğuk zincir gerektiren bazı ilaçların uygun koşullarda teslim edilmediğini vurgulayan Bengihan, “Bahse konu ilaçların uygun soğuk zincir koşullarında taşındığına dair herhangi bir emareye rastlanmadı. Yani soğuk zincir kırılmıştır” ifadelerini kullandı. Bengihan, tüm baskılara rağmen ilaçları teslim almayan depo personelinin ise sonrasında cezalandırıldığını vurguladı.
“Depo sorumlusunun görev yerinin değiştirilmesi sadece ona değil halka kesilmiş bir cezadır” diyen Bengihan, Genel Ecza Deposu’nda şu anda “büyük kaos” yaşandığına dikkat çekti. Bengihan, “Halk sağlığı diye bir şey umurlarında değil. Tek umurunda olan koltuğunu korumak ve şirketlere her türlü kolaylığı sağlamaktır” diye konuştu.
Okullardaki temizlik işlerini üstlenen taşeron şirketin sahibinin hademelere Başbakan Ünal Üstel’e oy vermeleri yönünde telkinde bulunduğunu videoya da Bengihan, “Nasıl bir ülke dizayn ettikleri ve nasıl bir kamu yönetimi anlayışına sahip oldukları bu videoyla deşifre olmuştur” açıklamasında bulundu.
Üstel Hükümeti döneminde “bütün kurumların geriye gittiğini” vurgulan Bengihan, “Yarattıkları çürümüşlük ülkenin tüm kurumlarına işlemiştir. Daha fazla zarar görmeden bu zihniyetten kurtulmamız gerekiyor” dedi. Bengihan, 6 Aralık seçimlerine işaret ederek, “Halkımız bu çürümüş zihniyete ve ülkeyi karanlığa sürükleyenlere 6 Aralık seçimlerinde gereken cevap verilecektir” ifadelerini kullandı.
Partizanca istihdamları da eleştiren Bengihan, 2026 yılı içerisinde 9’u geçici, 38’i sözleşmeli olmak üzere 47 kişinin istihdam edildiğini belirterek, “Seçim yasakları girmeden bu rakam daha da artacak. İşe alacağız diye söz verdikleri 100’lerce kişi var. Giderayak kamu maliyesini bir o kadar daha borç batağına sokacaklar” diye konuştu.
“Halk sağlığı zerre umurlarında değil”
Kıbrıs İşçi ve Emekçi Sendikaları Federasyonu (KİEF) ve Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan, YENİDÜZEN’e yaptığı özel açıklamalarda İlaç ve Eczacılık Dairesi’nde yaşanan skandal olaydan taşeron şirketlere, partizanca istihdamlardan hükümetin kamu yönetimi anlayışına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
KİEF ve KTAMS Başkanı Bengihan, ilk olarak İlaç ve Eczacılık Dairesi’nde yaşanan skandalla ilgili konuştu. Genel Ecza Deposu’na seslim edilmek istenen bazı kanser, nöroloji ve şeker ilaçlarında soğuk zincirin kırıldığını kaydeden Bengihan, olayla ilgili detayları anlattı.
Bengihan’ın aktardığına göre, söz konusu ilaçlar arasında 25, 37.5 ve 50 miligramlık Risperdal Consta ile 2 miligramlık Leukeran marka ilaçlar bulunuyordu. Ülkeye getirilen ilaçlar, ilk etapta daire bünyesinde çalışan depo görevlileri tarafından kontrol edildi.
Kontroller sırasında 2-8 derece sıcaklık arasında muhafaza edilmesi gereken ilaçların uygun sıcaklık koşullarında bulunmadığının tespit edildiğini belirten Bengihan, kutuların taban kısmında bulunan buz akülerinin tamamen çözülmüş ve sıcak olduğunun gözlemlendiğini söyledi.
Bengihan, “Özetle bahse konu ilaçların uygun soğuk zincir koşullarında taşındığına dair herhangi bir emareye rastlanmadı. Yani soğuk zincir kırılmıştır” dedi.
Yaşananlarla ilgili Sağlık Bakanlığı’na yazı gönderildiğini belirten Bengihan, yazıda ilaçların 26 Haziran Cuma günü yurtdışından geldiğinin, hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle Ercan Havalimanı’nda kabul edilmediğinin ve sevkiyatın 29 Haziran Pazartesi gününe bırakıldığının belirtildiğini aktardı.
Bengihan, söz konusu yazıda ayrıca, Ercan Havalimanı’ndaki operasyonel uygulamalardan kaynaklanan gecikmenin ilgili Genel Ecza Deposu’nun sorumluluğunda olmadığının, soğuk zincirin sevkiyat süresince eksiksiz şekilde korunmasının ve ürünlerin uygun koşullarda teslim edilmesinin tamamen tedarikçi firma ile sevkiyatı gerçekleştiren şirketin sorumluluğunda olduğunun açıkça bildirildiğini ifade etti.
Kutusunda bulunması gereken sıcaklık kayıt cihazının da kutularda yer almadığını belirten Bengihan, bu nedenle ilaçların uygun sıcaklık koşullarında muhafaza edilip edilmediğinin doğrulanmasının mümkün olmadığını söyledi.
“Depo personeline baskı yapıldı”
Tüm bunlara rağmen ilgili şirketin ilaçların Genel Ecza Deposu’na teslim edilmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirten Bengihan, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek’ten talimat alan İlaç ve Eczacılık Dairesi Müdürü Özlem Keskinoğlu’nun da depo personelinin ilaçları teslim alması için baskı yaptığını vurguladı.
Bengihan, depo çalışanlarının ise soğuk zincirin korunamadığı yönündeki tespitleri ve ilaçların hastalara uygulanması halinde halk sağlığını tehlikeye düşürecek riskleri dikkate alarak, tüm baskılara rağmen ilaçları teslim almadığını söyledi.
Skandalın en dikkat çekici kısmına değinen Bengihan, yaşananlardan sonra Bakan Dinçyürek’in 28 yıldır hizmet veren ve depoda sorumlu olarak görev yapan KTAMS üyesi personelin görev yerini değiştirdiğini açıkladı.
“Yani halk sağlığını tehlikeye atan bu adıma engel olmak isteyen personelimiz cezalandırıldı” diyen Bengihan, “Teşekkür ve takdir edilmesi gereken bu davranışın Bakan Dinçyürek nazarında hiçbir önemi yokmuş” ifadelerini kullandı.
“Sağlık Bakanı Dinçyürek için önemli olan şey şirketleri mutlu etmek”
Bengihan, Dinçyürek’i de hedef alarak, “Dinçyürek için önemli olan şey şirketleri mutlu etmek ve belli başlı firmalarla iyi geçinmektir. Halk sağlığı zerre umurunda değil. Tek umurunda olan koltuğunu korumak ve şirketlere her türlü kolaylığı sağlamaktır” diye konuştu.
Depo sorumlusunun görev yerinin değiştirilmesini yalnızca ilgili personele değil, halka da kesilmiş bir ceza olarak değerlendiren Bengihan, şu anda Genel Ecza Deposu’nda büyük kaos yaşandığını ve işlerin düzenli ve sağlıklı şekilde ilerleyemediğini kaydetti.
“Tüm personeller bu haksız tutumdan ve depoda yaşanan kaostan dolayı rahatsızlık duyuyor” diyen Bengihan, İlaç ve Eczacılık Dairesi Müdürü Özlem Keskinoğlu’nun da ilgili personelin görev yerinin değiştirilmesiyle işlerin aksadığını kabul ettiğini, ancak bunun Bakan Dinçyürek’in talimatı olması nedeniyle müdahale edemeyeceğini söylediğini vurguladı.
“Dinçyürek derhal istifa etmelidir”
Bengihan, “İşte Ünal Üstel Hükümeti ve bakanlarının halk sağlığına gösterdiği duyarlılık budur. Halk sağlığı diye bir şey umurlarında değil” açıklamasında bulundu.
Yaşananları “büyük bir skandal” olarak nitelendiren Bengihan, “Hiçbir şey halk sağlığından önemli değil. Bakan Dinçyürek’in önceliği halk sağlığı değildir. Derhal istifa etmelidir. Bu despot tutumu karşılıksız kalamayacaktır” dedi.
“Nasıl bir kamu yönetimi anlayışına sahip oldukları yayımlanan videoyla deşifre oldu”
Bengihan’ın gündeme getirdiği bir diğer konu ise okullardaki temizlik işlerini üstlenen taşeron şirketin sahibinin, hademelere Başbakan Ünal Üstel’e oy vermeleri yönünde telkinde bulunduğu video oldu.
Konuyla ilgili sosyal medyaya sızan görüntülere değinen Bengihan, “Nasıl bir ülke dizayn ettikleri ve nasıl bir kamu yönetimi anlayışına sahip oldukları bu videoyla deşifre olmuştur” ifadelerini kullandı.
Bengihan, hükümeti taşeron şirketleri kullanarak oy kazanmaya çalışmakla suçlayarak, “Çürümüş sistemin ve bugün yaşanan karanlık günlerin sebebi olan hükümet, taşeron şirketleri kullanarak oy kazanmaya çalışıyor” diye konuştu.
“Ünal Üstel o koltukta oturmayı zerre hak etmiyor”
“Bu video dünyanın başka yerinde patlasaydı, o ülkedeki başbakanın istifa edip gitmesi gerekirdi” diyen Bengihan, kamudaki istihdamların taşeron şirketlere nasıl peşkeş çekildiğinin ortaya çıktığına dikkat çekti.
Bengihan, “Ünal Üstel o koltuklarda oturmayı zerre hak etmiyor” dedi.
Üstel Hükümeti’nin görevde olduğu 4 yıl boyunca bütün kurumların geriye gittiğini belirten Bengihan, “Yarattıkları çürümüşlük ülkenin tüm kurumlarına işlemiştir. Daha fazla zarar görmeden bu zihniyetten kurtulmamız gerekiyor” açıklamasında bulundu.
Ekonomik sıkıntıların düzeltilebileceğini belirten Bengihan, “Ekonomik sıkıntıları düzeltmek, belli tedbirler alarak ve gelirleri artırarak mümkündür. Fakat ahlaki ve sosyal çürümenin ülkede yarattığı zararı düzeltmemiz kolay olmayacak” dedi.
“Bize önümüzdeki günlerde çok büyük görevler düşüyor” diyen Bengihan, açıklamasında 6 Aralık seçimlerine de değinerek, “Halkımız bu çürümüş zihniyete ve ülkeyi karanlığa sürükleyenlere 6 Aralık seçimlerinde gereken cevap verilecektir. Yaşattıklarının hesabı sorulacaktır” ifadelerini kullandı.
“47 kişi istihdam edildi, rakam daha da artacak”
Bengihan, hükümetin geçici ve sözleşmeli istihdamlarla seçimlerde oylarını artıracağını düşündüğünü vurguladı.
“Partizanca istihdamların ilgili partilere oy kazandırmak yerine oy kaybettirdiği geçmiş seçim süreçlerinde kanıtlanmıştır” diyen Bengihan, merhum Başbakanlardan İrsen Küçük’ü örnek gösterdi.
Bengihan, “Hatırlanacağı üzere o da seçim sürecinde geçici ve sözleşmeli istihdamlara yönelmişti, seçimlerde bir genel başkan olarak sandıktan dahi çıkamadı” ifadelerini kullandı.
“200 kişi mutlu edeceğim diye 20 bin kişi mutsuz ediyorlar. Bunun yansımalarını sandıkta göreceğiz” diyen Bengihan, Üstel Hükümeti’nin kamu kaynaklarını “kendi akraba ve yakınlarına peşkeş çekmek” amacıyla partizanca istihdamlara yöneldiğine dikkat çekti.
Bengihan, 2026 yılı içerisinde şimdiye kadar 9’u geçici, 38’i sözleşmeli olmak üzere toplam 47 kişinin istihdam edildiğini belirterek, seçim yasakları başlamadan önce bu rakamın daha da artacağını belirtti.
“İşe alacağız diye söz verdikleri 100’lerce kişi var” diyen Bengihan, “Giderayak kamu maliyesini bir o kadar daha borç batağına sokacaklar” diye konuştu.

























