1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. "Niyet, yargılanan bazı isimlerin fotoğraflanmamasıdır, sansürdür"
"Niyet, yargılanan bazı isimlerin fotoğraflanmamasıdır, sansürdür"

"Niyet, yargılanan bazı isimlerin fotoğraflanmamasıdır, sansürdür"

Basın Emekçileri Sendikası, gazetecilik faaliyetlerinin hapis cezasıyla cezalandırılmasına olanak tanıyan Ceza Muhakemeleri Usul Yasası'nın 23B maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.

A+A-

Basın Emekçileri Sendikası, gazetecilik faaliyetlerinin hapis cezasıyla cezalandırılmasına olanak tanıyan Ceza Muhakemeleri Usul Yasası'nın 23B maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.

BASIN-SEN'e Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB), DEV-İŞ, KTÖS, KTOEÖS ve KTAMS destek verdi.

Başvuru öncesi sendika başkanı ve temsilcileri ile bazı üyeler ve örgüt avukatları mahkeme önünde toplandı, basına açıklamalarda bulundu.

Yapılan açıklamalarda, ilgili maddenin geri çekilmesi, unutulma hakkına yönelik bir çalışma yapılması talep edildi; esas niyetin, yargılanan bazı kamusal figürlerin isimlerinin ve fotoğraflarının yayımlanmaması, sansürlenmesi olduğu ifade edildi.

 

BASIN-SEN Başkanı Ali Kişmir:

“Bağımsız yargımız hükümete gereken dersi verecektir”

Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir, Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’ndaki 23B maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuracaklarını açıkladı.

Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü konusunda uzun süredir mücadele verdiklerini söyleyen Kişmir, hükümetin basının ve toplumun sesini kısmaya yönelik girişimlerde bulunduğunu ifade etti. Bu anlayışın toplumu susturma isteğinden vazgeçmediğini belirten Kişmir, yakın coğrafyadaki örneklerin de kendilerine model alındığını söyledi.

23B maddesiyle gazeteciliğin suç kapsamına alınmaya çalışıldığını ve gazetecilerin mesleklerini yapmasını engelleyecek bir adım atıldığını dile getiren Kişmir, söz konusu düzenlemeyi Meclis komitesinde uzun süre tartıştıklarını kaydetti.

Maddenin komiteden oy birliğiyle geçmesini “skandal” olarak nitelendiren Kişmir, son ana kadar hükümet yetkililerinin kendileriyle pazarlık yapmak istediğini belirterek Basın-Sen olarak maddenin tamamen geri çekilmesini talep ettiklerini ifade etti.

Süreç boyunca duruşlarını değiştirmediklerini belirten Kişmir, daha önce açıkladıkları gibi 23B maddesini Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacaklarını söyledi.

“Hükümet bir yerde ders almalıdır” diyen Kişmir, bağımsız yargıya güvendiklerini belirterek, “Anayasa Mahkemesi’ne 23B maddesinin iptali için başvurumuzu yapacağız. Bağımsız yargımızın bu dersi vereceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Kişmir, gazeteciler olarak meslektaşlarıyla birlikte bu tür kararlara karşı mücadele etmeyi sürdüreceklerini de vurguladı.

2-546.jpg


KTGB Başkanı Ayşemden Akın:

"Toplumun haber alma hakkına saldırı yapılıyor"

KTGB Başkanı Ayşemden Akın ise etik değerlerle gazetecilik yapmanın tüm gazetecilerin görevi olduğunu ancak bu düzenlemenin şimdiden oto sansüre sebebiyet verdiğini belirtti.

Akın, garabet bir maddeyle karşı karşıya olunduğunu ifade ederek, oto sansüre kesinlikle karşı olduklarını söyledi.

Akın, topluma büyük bir sorumluluk düştüğünü, yasa maddesi ike toplumun haber alma hakkına saldırı yapıldığını belirtti.

Maddenin geri çekilmesini talep eden Akın, adli muhabirlerin sırf bir haber yaptığı için 4 asgari ücret para cezasına çarptırılmasının, aslında hapis cezasıyla aynı kapıya çıktığını, zira gazete sahiplerinin bu parayı ödemekten kaçınabileceğini belirtti.

1-568.jpg

Avukat Cansu Nazlı:

"Fotoğraf ve isim paylaşmanın masumiyet karinesiyle hiçbir ilgisi yoktur"

BASIN-SEN adına mahkemeye başvuran Avukat Cansu Nazlı ise yaptığı açıklamada, "Hem biz hukukçular olarak hem de bu süreçte temsil ettiğimiz basın örgütleri ve gazetecilerin masumiyet karinesinin korumasına dair hiçbir çekincesi yoktur" dedi.

Nazlı, "Hepimizin ortak şekilde sahip çıktığı bir ilkedir. Ancak bu madde masumiyet karinesini koruyan bir madde değildir" şeklinde konuştu.

Nazlı, "Yasa maddesine baktığımızda burada yargılanmaktan olan ve mahkum olmamış bir kişinin açık ismini ve fotoğrafını paylaşmanın masumiyet karinesi ihlali olduğu iddiası mevcut.

Kamuya mal olmuş bir şahsın yargılanmasını haberleştiren bir gazetecinin masumiyet karinesine uygun şekilde yazması suç sayılırken fotoğraf ve isim yayınlanmadan masumiyet karinesini ihlal eden haberler suç teşkil etmiyor. Fotoğraf ve isim paylaşmanın masumiyet karinesiyle hiçbir ilgisi yoktur" dedi.

3-410.jpg

Avukat Öncel Polili:

“Unutulma hakkı düzenlenmiyor, gazetecilere yönelik yasa getiriliyor”

Avukat Öncel Polili, dünyada “unutulma hakkı”nın kabul gören bir hak olduğunu ve bu konuda birçok ülkede yasal düzenlemeler bulunduğunu belirterek, benzer bir düzenlemenin neden yapılmadığını sorguladı.

Unutulma hakkına ilişkin bir yasal düzenleme yerine, masumiyet karinesinin ihlal edilebileceği gerekçesiyle gazetecileri hedef alan bir yasa hazırlandığını söyleyen Polili, bu yaklaşımı eleştirdi.

Polili, “Dünyada kabul edilen unutulma hakkı vardır ve bununla ilgili yasal düzenlemeler bulunmaktadır. Neden bununla ilgili bir yasal düzenleme yapılmıyor da, ‘masumiyet karinesi ihlal edilir’ denilerek gazeteciler üzerinde böyle bir yasa yapılıyor?” sorusunu sordu.

4-306.jpg

Bu haber toplam 427 defa okunmuştur