
“Artık miadınız doldu”
KAMU-SEN Başkanı Metin Atan YENİDÜZEN’e konuştu, “Bu ülkede liyakat, donanım, adalet kalmadı” diyerek UBP-YDP-DP hükümetine seslendi...
Serap ŞAHİN
Kıbrıs Türk Kamu Görevliler Sendikası (KAMU-SEN) Başkanı Metin Atan YENİDÜZEN’e konuştu, kamuda yetkili beş sendikanın “yolsuzluğa, yoksulluğa ve yok oluşa hayır” sloganıyla başlattığı eylemlerin büyüyerek süreceğini söyledi. UBP-YDP-DP Hükümetinin ülkeye ve halka artık hizmet veremediğini vurgulayan Atan, hükümetin istifasını istediklerini, eylemlerin yalnızca sendikal taleplerle sınırlı olmadığını, toplumsal sorumluluk anlayışıyla yürütüldüğünü kaydetti.
Atan, asgari ücretin hayat pahalılığı oranının altında belirlenmesine tepki göstererek, 21.66’lık hayat pahalılığı oranının doğrudan asgari ücrete yansıtılmamasını eleştirdi ve bu durumu “Ali Cengiz oyunu” olarak niteledi. Denetimsizliğin ülkede yoksulluğu derinleştirdiğine dikkat çeken Atan, fiyatlar nedeniyle insanların güneye yöneldiğini, bunun temel nedeninin denetimsizlik olduğunu söyledi.
Kamuda işe gitmeden maaş alanlar, liyakat sorunu ve siyasi atamalar konularına da değinen Atan, “Üyem dahi olsa işe gelmeyeni savunmam” diyerek bu konuda net bir tavır ortaya koydu. Kamu kurumlarının istihdam yetersizliği, donanım ve liyakat eksikliği nedeniyle işlevsiz hale geldiğini ifade eden Atan, özelleştirmeye ilkesel olarak karşı olmadıklarını ancak “peşkeş” anlayışıyla yapılan uygulamalara itiraz ettiklerini dile getirdi.
Vergi dilimleri ve matrahların güncellenmesini “olmazsa olmaz” olarak tanımlayan Atan, bu düzenlemenin 120 bin kişiyi doğrudan etkilediğini söyledi. Kamuoyuna “sendikalara güven” çağrısı yapan Atan, hükümete yönelik olarak ise “miadınız doldu, bu halka verecek bir şeyiniz kalmadı” ifadelerini kullandı ve yolsuzluk, usulsüzlük iddiaları ile denetim eksikliğine karşı özellikle Maliye Bakanlığı’nı açık şekilde uyardı.
“Bu hükümetin istifasını istiyoruz”
KAMU-SEN Başkanı Metin Atan, kamuda yetkili beş sendika olan Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (KAMUSEN), Kamu İşçileri Sendikası (KAMU-İŞ), Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) ve Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın (KTOEÖS) başlattığı eylemlerin büyüyerek devam edeceğini belirtti. Atan, UBP-YDP-DP hükümetinin “yoksulluk, yolsuzluk, peşkeş” başlıklarında ülkeye hizmet veremez hale geldiğini vurguladı. Atan, “Biz halkımıza da düşünerek, bu hükümetin artık vatandaşına, halkına hizmet veremeyeceğini bilerek istifasını istiyoruz” dedi.
Eylemlerin artacağını söyleyen Atan, sendikaların bu süreçte “toplumsal görevleri” olduğunu vurguladı.
“21 Ocak’ta da Arıklı'ya gideceğiz”
Eylem takvimine ilişkin de konuşan Atan, “21 Ocak’ta da Arıklı'ya gideceğiz, orada eylem ateşi yakılacak” dedi. Sürecin yalnız sendikalarla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Atan, dernekler ve sivil toplum örgütlerinin katılımına açık olduklarını ancak eylem çizgisinin kamuda yetkili beş sendikanın alacağı kararlar doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini söyledi. Atan, farklı kesimlerle birlikte yeni eylem biçimleri üzerinde çalıştıklarını da dile getirdi.
“Ana muhalefetin de biraz kımıldanması lazım”
Atan, ana muhalefete yönelik eleştirisini de dile getirerek, “Siz içeride ‘erken seçim, erken seçim’ diye feryat ederseniz bunun bir bedeli olacak… Sadece erken seçim diyerek bazı şeylere katkı koymazsanız, özellikle bu konularda sınıfta kalırsınız” diye konuştu. Meclis içinde “seçime gitmemiz lazım” demenin yeterli olmayacağını savunan Atan, “Bazı yaptırımlar sizin de yapmanız gerekiyor… Onun için ana muhalefet partisinin de biraz kımıldanması lazım” ifadelerini kullandı.
Asgari ücretin hayat pahalılığı oranının altında belirlenmesine ilişkin soruyu yanıtlayan Atan, asgari
ücretin, kamuda uygulanan hayat pahalılığı oranıyla aynı şekilde sektöre de yansıtılması gerektiğini söyledi. “Hayat pahalılığı 21.66 değil mi? Niye 18.39 veriliyor” sorusunu soran Atan, süreci “Ali Cengiz oyunu” olarak nitelendirdi.
“Başkanlık sistemi gelmesi lazım”
Atan, fiyatlar ve alım gücü üzerinden de değerlendirme yaparak, “Bu ülkede artık ekonomi güneye kayıyor. Herkes kendi cebinin ekonomisine bakıyor” dedi. Sorunun temel başlıklarından birinin denetimsizlik olduğunu kaydeden Atan, “Denetimsizliğin olması da bize çok ağır bir fatura olarak yansıyor” ifadelerini kullandı. Asgari ücretin belirlenme yöntemine de itiraz eden Atan, işveren-işçi-devlet masasının tek başına belirleyici olmaması gerektiğini söyledi ve bunun yasayla düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.
Atan, Başbakan’ın Meclis’te dile getirdiği ‘Çok alana az, az alana çok’ önerisine ilişkin ise “Başbakan'ın meclisteki önerisini tebrik ediyorum” dedi.
Metin Atan “Sistem değişmediği sürece, gelen de aynı olacak, giden de aynı olacak” dedi ve “Başkanlık sistemi gelmesi lazım” diye konuştu.
“Liyakat yok”
Kamu kurumlarında işe gitmeden maaş alanlarla ilgili soru üzerine Atan, geçmişte Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı bir kurumda üç kişinin ismini açıkladığını, bir ismi yanlış söylediği için özür dilediğini hatırlattı. Kamuda benzer durumların bulunduğunu söyleyen Atan, “Üyem dahi olsa işe gelmeyen, geç gelen, erken ayrılan. Kesinlikle ben savunmam. Savunmayacağım da” dedi. Atan, “Bu kişiler 100’e yakındır.” diyerek araştırıldığını belirtti ve “İhbar varsa bize de yapabilirler” ifadelerini kullandı.
Kamuda liyakat tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde Atan, “Kamuda şu an yerle bir” dedi. İstihdam süreçlerinde sınav ve münhal mekanizmalarının etkisizleştiğini savunan Atan, “İki dudak arasında, ‘sen bizim adamsın’ şeklinde istihdam yapılıyor. Liyakat yok” ifadelerini kullandı. Atan, “Bu ülkede donanım, liyakat ve adalet şart” diyerek, kamu dairelerindeki verimin artırılması için bu başlıkların temel olduğunu söyledi.
“Şeffaflık istiyoruz, hesap verebilirlik olsun”
Hangi kamu kurumlarında sorunlar olduğu sorusuna yanıt veren Atan, “Esas işlerin başı istihdam yetersizliğidir” dedi. Posta Dairesi, Karayolları, Vergi Dairesi ve Sosyal Sigortalar gibi kurumlarda ekipman ve personel sıkıntılarına işaret eden Atan, “Baktığın zaman bütün kurumlar batmış durumda. Siyasiler kurumların içine girdiği sürece batmaya devam edecekler” ifadelerini kullandı. Binboğa ve SÜTEK üzerinden örnek veren Atan, “Adamı müdür olarak atıyorlar ama adam işten anlamıyor” dedi.
Özelleştirmeye ilişkin görüşünü de paylaşan Atan, “Ben özelleştirmeye karşı değilim. Doğru özelleştirme yapılırsa istihdam yaratılır, devlete katkıdır” dedi “Kurumlarımızı bir, bir, peşkeş çekiyoruz” ifadesini kullandı. “Şeffaflık istiyoruz. Hesap verebilirlik olsun” diyen Atan, vergi dilimleri ve matrahların güncellenmesi talebini de aktardı ve “Bu ayın sonunda dilim ve matrahların güncellenmesini istiyoruz. Olmazsa olmazımız. Çünkü 120 bin kişiyi de etkiliyor” dedi.
“Yolsuzluk, usulsüzlük yapanlar hala daha görevlerinde”
Atan, “Kamuoyuna; bize, sendikalarımıza güvensinler. Ne popülizm ne siyaset bizim umurumuzda değil. Kamuoyu bize destek olmalı, köstek değil” çağrısında bulundu. Hükümete yönelik çağrıda da bulunan Atan, “Artık miadınız doldu. Artık bu halka, vereceğiniz hiçbir şeyiniz kalmadı” ifadesini kullandı. “Yolsuzluk, usulsüzlük yapanlar hala daha görevlerinde duruyor” diyen Atan, “Bu hükümetin artık ömrü bu kadar” diye konuştu.
Atan, Kıbrıs’ın kuzeyinde son dönemde artan galeri kurşunlama olaylarına da işaret ederek “Buradan Maliye Bakanlığı'nı uyarıyorum, denetim yapsınlar. Her 10 metrede bir oto galeri var.” Dedi.


















