1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Yücel: “İnsan Ticaretiyle Mücadele Yasası şart”
Yücel:    “İnsan Ticaretiyle Mücadele Yasası şart”

Yücel: “İnsan Ticaretiyle Mücadele Yasası şart”

Konuyla ilgili en az 5 senelik dönemi kapsayan ulusal hareket planları hazırlanmasının gerekliliğine de değinen Yücel, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın İnsan Ticareti Raporu’nu YENİDÜZEN’e değerlendirdi

A+A-

Göç, Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi Direktörü Mine Yücel, Kuzey Kıbrıs’ta insan ticaretinin suç olduğuna dair bir madde olmadığına dikkat çekerek, CTP milletvekilleri Sıla Usar İncirli, Doğuş Derya ve Fazilet Özdenefe’nin Ceza Yasası’nda değişiklik önerisinin bu konuda olumlu bir adım olduğunu söyledi.

Yücel, “Bizim yasalarımızda insan ticaretinin suç olduğuna dair bir şey yok. Bu çok ciddi bir eksiklik, bu değişikliğin yapılması yani Ceza Yasası’na bir madde koymak yeterli değil, İnsan Ticaretiyle Mücadele Yasası adı altında ayrı bir yasa yapılması lazım” dedi.

Konuyla ilgili en az 5 senelik dönemi kapsayan ulusal hareket planları hazırlanmasının gerekliliğine de değinen Yücel, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın İnsan Ticareti Raporu’nu YENİDÜZEN’e değerlendirdi ve Kuzey Kıbrıs’ta insan ticareti konusunda yapılması gerekenlerin altını çizdi.

Yücel, “İnsan kaçakçılığı, insan ticareti, fuhuş farklı farklı şeyler. Bunların tümüyle ayrı ayrı mücadele etmek için farklı yasalar çıkarılması lazım. Ceza Yasası’nda ön görülen değişiklikte insan ticareti ve insan kaçakçılığı ayrı ayrı yer alacak. Bu konularda ayrı ayrı düzenlemeler, yasalar olmalı. Her birinin sosyal etkileri farklı. Biri organize suçların bir çeşidi, diğeri kendi ülkelerinden kaçmak zorunda kalan insanların ölümcül koşullarda bu ülkeye gelmesiyle ilgili başka bir sorun” diye konuştu.

 “Bizim insan ticaretiyle ilgili ilk raporumuz 2006’da çıktı. Gece kulüplerinde var olan sorunları ortaya koyduk, sonrasında mevsimlik işçiler ve yabancı öğrencilerle ilgili raporlarımız oldu. Bu raporlarda belirtilen insan hakları ihlalleri ve potansiyel insan ticareti vakaları da ABD Dışişleri’nin raporunda yer alıyor”

 

  • Soru: ABD Dışişleri Bakanlığı İnsan Ticareti Raporu Kuzey Kıbrıs’taki durumu bir kez daha gözler önüne serdi. Aslında siz yıllardır yaptığınız araştırmalarda bu konuları dile  getiriyorsunuz. Bu raporun anlamı nedir, yıllar içinde durumda değişiklik oldu mu?
  • Yücel: ABD Dışişleri Bakanlığı bu raporu yıllık olarak yayınlıyor. Son 5-6 yıldır da Kıbrıs’ın kuzeyi de “ayrı bir devlet olarak tanınsaydı” denerek değerlendirmeye alınıyor. Eskiden bu konularda tanınmamışlığın verdiği bir rahatlığımız vardı ama artık bu yok, Kıbrıs’ın kuzeyi de ayrıca değerlendiriliyor. Tier 1, 2 ve 3 diye üç klasman var. Tier 1 ülkeleri yapılması gerekenleri asgari düzeyde yapan, iyi niyetini göstermiş ve adım atmaya devam eden ülkelerdir. Tier 2 ülkeleri adımlar atmış, bilinçli, en azından sorunun varlığını kabul etmiş ama yeterli adım atmamış ülkelerdir. Tier 3 de sorunun varlığını bile kabullenmemiş ülkeler olarak insan ticareti konusunda en geri kalmış ülkelerdir. Maalesef Kıbrıs’ın kuzeyi değerlendirmeye alındığı günden itibaren tier 3 ülkesi noktasında ve bunda bir değişme yok çünkü bu konuda bir gelişme yok. Her sene raporda hâlâ bu konuda bir gelişme olmadığı, sorunu çözmek için hiçbir siyasi irade gözlemlenmediği belirtiliyor. Raporun içeriği ve dili giderek daha da keskinleşiyor ve genişliyor.
    Burada sivil topluma verdikleri önemi de belirtmek lazım. Bizim insan ticaretiyle ilgili ilk raporumuz 2006’da çıktı. Gece kulüplerinde varolan sorunları ortaya koyduk, sonrasında mevsimlik işçiler ve yabancı öğrencilerle ilgili raporlarımız oldu. Bu raporlarda belirtilen insan hakları ihlalleri ve potansiyel insan ticareti vakaları da ABD Dışişleri’nin raporunda yer alıyor. Yani ABD Dışişleri Bakanlığı bizim raporlarımızı alıyor, okuyor ve saygı duyuyor, ne derece yanlış uygulamalar olduğunu ortaya koyup devletimiz üzerine uluslararası baskı yaratıyor. Ancak devlet yetkililerimizin henüz bizim çalışmalarımızın farkında olmaması üzücüdür. Kendi devletim gözünün önünde yaptığımız çalışmalara değer vermiyor, farkında değil ama bazı durumlarda da okuyor, görüyor ve “sen bu çalışmayı kime sorup da yaptın, bizi dünyaya rezil ediyorsun” diye bir yaklaşımla da eleştirebiliyor. Bunlar olunca üzülüyoruz ama çalışmalarımıza devam ediyoruz.

 “Ceza Yasası’nda değişiklikler konusunda çok ciddi umutlarım var, değişiklik önerisi gerçekten çok olumlu bir adım.  Bizim yasalarımızda insan ticaretinin suç olduğuna dair bir şey yok. İnsan Ticaretiyle Mücadele Yasası adı altında ayrı bir yasa yapılması lazım”

 

“Ceza Yasası’nda değişiklikler konusunda çok ciddi umutlarım var”

  • Soru: ABD Dışişleri Bakanlığı’nın raporu Nisan 2017-Mart 2018 dönemini kapsıyor. Nisan ayında Gece Kulüpleri Çalıştayı yapıldı, Mayıs ayında da Ceza Yasası’nda ilk defa insan ticaretinin suç olmasını da içeren bir değişiklik önerisi meclise sunuldu ki raporda da insan ticaretinin bir cezası olmadığı da belirtiliyor. Bu iki adımı nasıl değerlendiriyorsunuz?
  • Yücel: Meclise sunulan değişiklikler konusunda çok ciddi umutlarım var. Milletvekillerimiz Sıla Usar İncirli, Doğuş Derya ve Fazilet Özdenefe’ye teşekkür etmek lazım, gerçekten çok olumlu bir adım attılar. Bizim yasalarımızda insan ticaretinin suç olduğuna dair birşey yok. Bu çok ciddi bir eksiklik, bu değişikliğin yapılması yani Ceza Yasası’na bir madde koymak yeterli değil, İnsan Ticaretiyle Mücadele Yasası adı altında ayrı bir yasa yapılması lazım. Dünyadaki örneklere baktığımızda bu sorunlar tek bir yasayla da çözülmüyor. Ulusal hareket planları denilen kapsamlı, en azından 5 senelik dönemi kapsayan planlar oluşturuluyor. İnsan ticaretini önlemede ivedilikle bu tarz bir planın hazırlanması gerekiyor. Çünkü bu mücadelenin yasal, uygulama, eğitim-farkındalık, hizmet boyutu var. Örneğin insan trafiği mağduru bir kadın tespit edildiğinde gece kulübünden çıkarılıp nereye konacak? ABD Dışişleri Bakanlığı’nın raporuna da yansıdı, kadın alınıp başka bir gece kulübünün sahibinin yanına veriliyor. Bu talihsiz bir durumdur. Çalışma izni o gece kulübünde çalışma üzerine yapılmış. Kadın yurtdışına gönderiliyor, başka yerde çalışmasına izin vermiyoruz. Demek ki çalışma izinlerinde de bir sorun var. Sadece Ceza Yasası’na bunun suç olduğunu yazmak yetmez. Suçsa mağdur olanı nasıl koruyacağımız da önemli. Hatta kadın ve aracılık yapan “menejer” ceza alıyor, genelde talep eden, hizmeti satın alana dava okunmuyor. Gri bir alan var. Raporda da bu konuya dikkat çekiliyor. Raporda donanımlı bir sığınma evi olması gerektiğine dikkat çekiliyor.


 “İnsan kaçakçılığı, insan ticareti, fuhuş farklı farklı şeyler. Bunların tümüyle ayrı ayrı mücadele etmek için farklı yasalar çıkarılması lazım. Ceza Yasası’nda ön görülen değişiklikte insan ticareti ve insan kaçakçılığı ayrı ayrı yer alacak. Bu konularda ayrı ayrı düzenlemeler, yasalar olmalı”


“Gece Kulüpleri Çalıştayı iyi niyetli, ancak sonuç kötü”

“Çalıştay yapmak iyi niyet olarak gözlemlenebilir ama...”

  • Soru: Bu konuda çalıştay yapılacak olması umut ışığı oldu, ilk defa bu konu masaya yatırıldı. Çalıştayın sonuç bildirgesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
  • Yücel: Böyle bir çalıştay yapmak iyi niyet olarak gözlemlenebilir ama çıkan sonuç beklenenin çok çok altında hatta tam tersi etki yapabilecek bir noktada.
    Çalıştayda gece kulüpleri hakkında üç bakan konuştu, İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, Çalışma Bakanı Zeki Çeler ve Sağlık Bakanı Filiz Besim benim söyleyeceklerimi söylediler. Bu bir ilk ve yetkililer sorunun varlığını kabul etti, durum tespitini yaptı. Bence Eğitim Bakanı’nın da orada olması gerekirdi çünkü üniversiteler de artık bu sorunun bir parçası. Günün sonunda çalıştayda herkesin “bu sorun” diye bahsettiği şey aslında insan ticareti değildi, fuhuştu. Sadece gece kulüpleri değil, insan ticaretiyle mücadeleyle ilgili bir çalıştay olsaydı, inşaat işçilerinin, mevsimlik işçilerin, üniversite öğrencilerinin de sömürüldüğü, ciddi insan hakları ihlallerinin olduğu bambaşka bir boyut ortaya çıkacaktı. Burada gece kulüplerine odaklanıldığında, bu çalıştay sanki onların nasıl yasal boyuta getirilebileceğine dair bir tartışmaya dönüştü ve çalıştay amaca hizmet etmedi. Çalıştay sonuç raporunun tespit kısmında insan ticaretinin devlet eliyle yapıldığı, üniversitelerin buna katkı koyduğu belirtildi. Hatta Eğitim Bakanlığı’ndan bir yetkiliden tepki geldi ve bu çalıştay raporundan üniversiteler kısmının çıkarılması ve özür dilenmesiyle ilgili gazetelerin birinde bir yorum okudum. Bence çok yanlış çünkü varolan durum tespitinin en azından bu raporda yer almış olması umut verici.    

“Seks işçisi kavramı biraz fazla ultra modern”

Çalıştay raporunun sonuç ve hedefler bölümündeki kısa vadeli hedeflerde Ceza Yasası’nda insan ticareti, insan kaçakçılığıyla ilgili tanımların yapılması hedef konulmuş, bu konuda Ceza Yasası’nda yapılması önerilen değişiklik bu hedefi tamamlıyor ancak suçun tanımının yapılması önemli ama yapılması gerekenler içinde çok küçük bir noktadır. Bizim kağıt üzerinde varolan ancak uygulanmayan birçok yasamız var, bu da öyle olmasın. Bir sonraki kısa vadeli hedeflerde konsomatrislerin seks işçisi olarak çalıştığından bahsediliyor, “ülkemizde seks işçileri var, bizler onları seviyoruz, onlara iyi bakıyoruz” havasında bir fantazi. Kadının yerinin bu denli ayaklar altında olduğu bir yerde her gün tecavüz haberleri duyuyoruz. Gece kulüplerinde olan, para verip o kadınlara tecavüz edenler olmasıdır. Seks işçiliği terimi son zamanlarda çok moda bir terim oldu. Seks işçisi kavramı biraz fazla ultra modern duruyor ülkemizdeki duruma göre. Çalıştay Alayköy’ün fazla ayak içinde kaldığı, şimdilik oradaki gece kulüplerini başka yere taşıma gibi öneriler var. Yani bu “gece kulüpleri şimdilik dursun, toplum da bu konuda duruşunu tekrar konuşsun, 10-20 sene de öyle gitsin, bu arada gece kulüplerini de üzmeyelim” çalıştayına dönüştü, en azından sonuç raporu bunu söylüyor. Devlet eliyle insan ticareti olduğunu söylüyoruz. Gece kulüplerinin geneleve dönüştürülmesi düşüncesi da çalıştay yani devlet raporuna yansıdı, o durumda da “devlet eliyle fuhuş” olacak. Anladığım kadarıyla devlet bu yöntemle fuhuşla mücadele etmiyor, fuhuşu yasallaştırmanın yolunu arıyor.

“Güneyde de birçok eksik var, biz çok çok daha gerilerdeyiz”

  • Soru: Güney de ABD Dışişleri Bakanlığı raporunda Tier 1 sınıfına konmuş. Güneyde durum nedir?
  • Yücel: Güneyde de birçok eksik var, uzun sure Tier 2 hatta Tier 2 izleme listesinde yer aldı. Uluslararası bir mahkeme Kıbrıs Cumhuriyeti’ni insan ticareti konusunda birşey yapmadığı için suçlu bulunca, devlet bu konunun üzerine gitme kararı verdi ve gereğini yaparak Tier 1 seviyesine çıktı. En başta söylediğim gibi tier 1 herşey tamam anlamına gelmiyor, Tier 1 ülkeleri yapılması gerekenleri asgari düzeyde yapan, iyi niyetini göstermiş ve adım atmaya devam eden ülkelerdir. Güney’deki uygulamada da birçok eksik olduğunu görüyoruz. Biz Tier 3 ülkesi olarak çok çok daha gerilerdeyiz.

“Gece kulüpleri seks hizmetinin vergisini ödemiş mi?”

  • Soru: Lefkoşa Belediyesi’nin Lefkoşa sınırlarındaki üç gece kulübüne işletme iznini yenilememiş olması ABD Dışişleri Raporu’nda olumlu olarak gösterilen tek konu oldu...
  • Yücel: Benim için yerel yönetimlerin sorumluluk alıp böyle bir adım atmış olması müthiş birşeydir, “kendi sınırlarımdaki gece kulüplerinin işletme iznini yenilemiyorum” demesi müthiş bir adımdır. LTB’yi sonuna kadar destekliyorum ve kutluyorum. Bence birçok belediyenin kendi sınırlarındaki gece kulüpleri için bu konuyu tekrar gözden geçirmesi gerekiyor. ABD Dışişleri Raporu’nda ayrıca devletin aldığı vergiye dikkat çekiliyor. Bu noktada devlete ciddi bir soru sormak gerekiyor, “gece kulüplerinde seks işçisi olduğunu not ediyorsunuz, demek ki seks işi yapılıyor yani seks geliri var ama eminim vergi beyanına seks geliri yansımıyor. Bunu geriye dönük resen mi alacaksınız? Bugüne kadar seks işçiliği yaptırdığı tespit edilen gece kulüpleri seks hizmetinin vergisini ödemiş mi? Devlet bunu talep etmeli.

“İnsan kaçakçılığı, insan ticareti, fuhuş farklı farklı şeyler”

  • Soru: Son olarak ne söylemek istersiniz?
  • Yücel: İnsan kaçakçılığı, insan ticareti, fuhuş farklı farklı şeyler. Bunların tümüyle ayrı ayrı mücadele etmek için farklı yasalar çıkarılması lazım. Ceza Yasası’nda ön görülen değişiklikte insan ticareti ve insan kaçakçılığı ayrı ayrı yer alacak. Bu konularda ayrı ayrı düzenlemeler, yasalar olmalı.

 

 

yeniduzen-satin-aliniz-620.jpg

Bu haber toplam 622 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler