1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. “Temel Eğitim Program Geliştirme Projesi” (TEPGP) Hakkında: İlköğretim I. Sınıf ve IV. Sınıf Ders Kitapları İncelemesi Raporu (2017)
“Temel Eğitim Program Geliştirme Projesi” (TEPGP) Hakkında: İlköğretim I. Sınıf ve IV. Sınıf Ders Kitapları İncelemesi Raporu (2017)

“Temel Eğitim Program Geliştirme Projesi” (TEPGP) Hakkında: İlköğretim I. Sınıf ve IV. Sınıf Ders Kitapları İncelemesi Raporu (2017)

Öğretim programları ile ders kitapları tam bir uyum içerisinde değildir. Bu anlamda öğretim programları ile kitapların bu açıdan yeniden gözden geçirilmelidir.

A+A-

 

 

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası
Eğitim Komitesi adına
Burak Maviş & Süleyman Gelener

 

“Temel Eğitim Program Geliştirme Projesi” (TEPGP) adıyla yürütülmekte olan projede amaçlanan okul öncesinden ortaokul son sınıfa kadar olan tüm öğretim programlarının güncellenmesi ve ders materyallerinin geliştirilmesi olumlu bir girişimdir. Öğretim programlarını ve ders materyallerinin Kıbrıs’ta geliştirilmesi ve üretilmesi ve hatta basılması geç kalmış olsa da önemli bir karardır. Özgün materyaller üretmek için gerekli akademik ve entelektüel yeterlik, Kıbrıs’ta yaşayan eğitim emekçilerinde mevcuttur. Ancak 17/1986 sayılı KKTC Milli Eğitim Yasasının emrettiği  “Türkiye’deki özdeş eğitim kurumlarında uygulanmakta olan öğretim programları ile uyum”, ortaya çıkan ve çıkacak olan çalışmaların özgünlüğü ile ilgili soru işaretleri yaratmaktadır. Bir diğer soru işareti ise yazılan kitapların hangi yasa veya tüzüğe göre yazıldığıdır. Adanın kuzeyinde ders kitapları tüzüğü yoktur ve buna ihtiyaç olduğu açıktır. TC MEB ders kitapları ve eğitim araçları yönetmeliği tüzüğünü incelediğimizde; komisyonların oluşumunda, kitapların dizininde ve kitapların dilinde eksiklikler göze çarpmaktadır.

Ders kitaplarının, önemli olup olmadıklarına yönelik süregelen ciddi tartışmaya rağmen, bir ülkede belki Anayasayla birlikte “resmi söylemi” yansıtan temel unsurlardan biri olduğu literatürde tartışılmaktadır. Öğrenciler ve öğretmenler (ve eğitimin diğer paydaşları) okusalar da okumasalar da ders kitaplarının içeriğini ve mesajını bilirler. Kıbrıs’ta federal bir devlet oluşturmak için devam eden müzakereler göz önünde bulundurulduğunda Kıbrıslı Rum toplumu ile ilgili; özelde ise Kuzey Kıbrıs’ta çeşitli nedenlerle artış gösteren farklı toplumsal gruplar ile ilgili içerik ve verilen mesaj bu bağlamda önemlidir. Olası bir federal çözümde iki ana toplum arasındaki barışı, mevcut düzende ise farklı gruplar arasındaki barışı sadece siyasi kararlar ve yasal değişiklikler sağlamayacaktır. Kalıcı bir toplumsal barış, gruplar arasında eşitliğe inanan, çok kimlikli ve çoğulcu düşünebilen yurttaşlar yetiştirmekle mümkün olabilir. Programlar ve ders kitapları ise bu sürece önemli katkı koyabilecek araçlardır.

Ders kitaplarını incelerken geliştirdiğimiz tarama formatında insan hakları, yerel/evrensel/biz/ötekiler, demokrasi/laiklik, cinsiyet, anlam hatası ve çocuğa görelik gibi alanlardaki sorunları tespit etmeye çalışıldı. Bununla birlikte sosyal medya üzerinden soru-cevap yöntemi ve doğrudan görüşme yöntemi kullanarak ilkokul öğretmenlerinin ve öğretim görevlilerinin kitaplar ile ilgili görüşlerine başvurduk.  44 uygulayıcı öğretmene ders kitapları ile ilgili sorular sorduk. 21 tanesi kitaplar ile ilgili görüş bildirdi.  İki öğretim görevlisinden de bir tanesi kitaplar ile ilgili görüş belirtti.

Tarama formatını oluştururken temel aldığımız ‘Ders Kitaplarında İnsan Hakları I-II-III’ raporları Türkiye’de homojen bir ulus yaratma yolunda eğitime atfedilen merkezi rolün, bazı iyileşmeler olsa bile, devam ettiğini ifade etmektedir. Benzer bir gözlemi ilk baskısı yapılan kitaplara baktığımız zaman Kuzey Kıbrıs için de yapabiliriz. Eğer eğitim, güncel siyasal gelişmeler çerçevesinde vatandaş yetiştirme sürecinin bir parçasıysa, bu ders kitaplarıyla Kıbrıs’ta federal bir çözüme katkı yapacak, barış kültürünü ve çoğulculuğu benimsemiş, yerel değerlerin ve tarihin bilincinde olan ama evrensel değerleri özümsemiş vatandaşlar yetiştirme amacına ulaşmak çok da mümkün değildir. Altını çizmemiz gereken bir diğer konu ise, bir ders kitabının nitelikli olmasının gerekliliklerinden olan görsellerin kalite ve içerikle örtüşme sorununun bazı kitaplarda kabul edilebilir sınırların çok üzerinde olmasıdır. Telif hakkı ödenmemiş birçok görselin kullanılması ise etik olarak değerlendirilmelidir.

Felsefi akımlar, eğitim felsefeleri, psikolojik yaklaşımlar, disiplinler arası yaklaşım, içerik düzenlenirken kullanılan yaklaşımlar özenle seçilmelidir. Deneyimlerimiz pragmatizm akımının ilerlemecilik ve yeniden kurmacılık eğitim felsefesi üzerine temellenmiş davranışsal ve bilişsel psikolojik yaklaşımların, içeriklerin sarmal ve dersler arası bağın ise korelasyon desen yaklaşımına göre hazırlanması gerektiğini göstermektedir.  İlkokul dönemi çocuğunun konuları ve etkinlikleri parça parça ve birbirinden bağımsız olarak düzenleyip öğrenmesi güçtür.  Bu güçlüğü ortadan kaldıran korelasyon desen yaklaşımı ve sarmal eğitim programıdır.  Öğretmenlerle yapılan görüşmelerde ve okul ziyaretlerinde öğretmenler hayat bilgisi dersinin mihver olmaktan çıkarıldığı, derslerin içeriğinin uyuşmadığı ve düzenlemelerin bu yaklaşımlara göre yapılması gerektiği üzerinde fikir birliği sağlamıştır.

Öğrenci merkezli program tasarımları ve bireysel hızı öne çıkarak aktiviteler daha sık kullanılabilir. Hümanist değerlere de önem verilebilir. Somut işlemler döneminde olan çocuklar için daha kesin bilgiler içeren pozitivizmin (olguculuk) tüm kitaplara yaygınlaştırılması bilimsellik açısından yerinde olacaktır. Yerellik,  yakından uzağa ilkesi, çocuğa görelik ilkesi, yaparak yaşayarak öğrenme ilkesi ile ilgili okuma parçaları ve aktivitelere daha fazla yer ayrılmalı, toplumsal özgürlük, haklar ve eşitlik ile ilgili düşünme becerisi geliştirecek veriler sunmaya dikkat edilmesi önemli bir gelişme olacaktır.

Öğretim programları ile ders kitapları tam bir uyum içerisinde değildir. Bu anlamda öğretim programları ile kitapların bu açıdan yeniden gözden geçirilmelidir. Ders dışı etkinlikleri kapsayan, okulların gönüllülük esasına dayandırarak kendi amaçları doğrultusunda uyguladıkları örtük öğretim program için kitaplar içerisinde yönlendirme yapılması,  zamanın doğru kullanımı açısından olumlu olacaktır.

Kitaplar içerisinde redaksiyon eksikliği göze çarpmaktadır. Hatalı kelimelerin yanında, yazım kuralları ile ilgili olarak da hatalar vardır. Küçük sınıflar için puntoların küçük olması ve sorular ile okuma parçalarının uzunluğu öğrenciler açısından zorluk yaratmaktadır. Eğitim programlarının ve ders kitaplarının tanıtımı ve hizmet içi eğitimlerinin zamanında ve birden fazla olması bir diğer önemli taleptir.  Özel gereksinimli bireylerin eğitimi de dikkate alınarak öğretim programları hazırlanabilir.

Eğitim programları ve kitaplar içerisinde insan hakları, yerel/evrensel/biz/ötekiler, demokrasi/laiklik, cinsiyet, anlam hatası ve çocuğa görelik ile ilgili tespitler dışında ‘görmezden gelme’ veya ötekileştirme algısı mevcuttur. Örneğin Kıbrıslı Rumlar, lgbtq bireyler, engelli bireyler, din ve vicdan özgürlüğü sahip bireylerden eşit bir şekilde bahsedilmemektedir.

Kitaplar içerisinde ‘resmi söylem’ ve gizil milliyetçilikle ilgili ifadeler ve görseller ile sıkça karşılaşılmaktadır. İfadelerin daha az kullanılması çoğulculuk anlayışını da yerleştirecektir. Örneğin Atatürk’ün sözleri ile ilgili konu ile alakalı veya alakasız birçok özdeyiş, resmi günler ile ilgili şiirler veya okuma parçaları, bayrak figürleri, liderler ile ilgili resim ve öyküler, bölünmüş ada haritaları vb.

Yarışmacı sınavlardan sıyrılarak insani değerleri ve çocuğun eğilimini ortaya çıkaran ölçme değerlendirme yöntemleri, kitaplar ve programlar içerisinde daha fazla ön plana çıkarılabilir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlığın programlar içerisinde yer alması artık bir gerekliliktir. Eğitimi salt akademik bilgi veya okul içerisinde tasarlamak yerine, çocuğun çevresi ve okul sonrası gelişimi de tasarlanabilir. Programlar içerisine boşluklar yaratarak çocuğun ihtiyaçlarına göre etkinlikler ve projeler üretilmesi toplumsal gelişime de katkı koyabilir.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası olarak bu çalışmayı yaparken kendi birikimlerimizin yanında, Türkiye’de yapılan “Ders Kitaplarında İnsan Hakları Projesi” isimli çalışmanın verilerinden ve tarama sonuçlarından kaynak olarak yararlanılmıştır.  Bu rapor hazırlanırken ilkokul 1. Sınıf Türkçe 1/2/ etkinlik kitabı, Matematik 1/2/3, Müzik, Hayat Bilgisi 1/2; İlkokul 4. Sınıf Türkçe 1/2, Müzik, Sosyal Bilgiler, Din Kültür ve Ahlak Bilgisi, Fen ve Teknoloji Bilgisi 1/2, Matematik 1/2/3, Beden Eğitimi, Sağlık ve Spor Bilgisi kitapları taranmıştır.  "Bu çalışma Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası tarafından, Temel Eğitim Program Geliştirme Projesi'ne katkı koymak ve bu çerçevede yapılan çalışmaları ileriye taşımak amacıyla hazırlanmıştır."

 

İlkokul 4. sınıf ders kitapları ile ilgili bir öğretmenin* görüşleri

Hazırlanan 4. sınıf kitapları ve buna paralel değiştirilen program ile ilk kez kitap ve program uyumluluğunu yakalamış bulunmaktayız. Geçmişte sadece sosyal bilgiler, Türkçe ve matematik kitapları programımızla uyumlu olup, TC’den gelen fen ve teknoloji dersi ile matematik ders kitapları ise programımızla uyum gösterememekteydi. Bu durum da biz öğretmenleri MEB’in okullara yolladığı kitapları kullanmak yerine ülkemizde piyasaya sürülen dershanelerin kaynak kitaplarını takip etmeye itmekteydi. Bu kaynaklar okullarda sürekli fotokopi çekilerek veya şartların iyi olması halinde de öğrencilere aldırılarak dersler işlenmekteydi. Hazırlanan kitaplar ve düzenlenen yeni programlarla bu durum büyük ölçüde ortadan kalktı.                          

Yeni kitaplarımız “yerel” olup tamamen bize ait olması bakımından da önem taşımaktadır. Eskiden sadece 2 ders için (Sosyal, Türkçe) bu durum geçerliyken bu yıl 4. sınıf kitaplarının tümü için bunu söylemek mümkündür.           

Hazırlanan kitapların özellikle yazı karakteri bakımından genel olarak ilkokul kitabı görünümünden uzak olduğunu düşünmekteyim. İlkokul 1. sınıfta öğrencilere “dik temel yazı” karakterleri öğretilir. İlerleyen yaşlarda da yapılan güzel yazı çalışmalarıyla öğrenilen bu yazı karakteri desteklenir. Öğretmenler de aynı yazı karakteri ile çalışma yapraklarını hazırlamaya özen gösterir. Ancak kitapların genel olarak yazı fontlarına bakıldığında ortaokul lise izlenimi vermektedir. Bu açıdan çocuk kitabı veya ilkokul kitabı görüntüsünden uzak olduğunu düşünmekteyim.

Hazırlanan kitaplar ve programın pilot olarak uygulanmaması, denenmemesi, bir anda yeni kitapların kullanılmaya başlanması sonucunda bugün doğal olarak kitaplar içerisinde yanlış sorulara, yanlış bilgilere rastlamak mümkündür. Bu hataların bizlerden alınacak geri dönütlerle ilerleyen yıllarda düzeltileceğine inanmaktayım.

Sosyal bilgiler kitabı incelendiğinde kitapta her bir konuya ilişkin bilgilerin sayfalara yayılarak uzun uzadıya açıklandığı görülmektedir. Elbette ki kaynak olarak kullanılacak kitap öğrencilere bilgiler sunacaktır ancak bu durum 4. sınıf öğrencilerin dikkat süresi dikkate alınacak şekilde özet bilgiler olması gerekmektedir. Bazı sayfaların neredeyse baştan sona yazıyla kaplı olması ve buna ek olarak konuya giriş etkinliklerinin de okuyup anlamaya dayalı metin şeklinde olması kitabın sınıf içerisinde etkili kullanımını engellemektedir.  Ayrıca kitapta kullanılan yer yer soyut kavramlara ve ifadelere yer verildiği görülmektedir. Bunlar da henüz birçoğunun soyut işlem dönemine geçmemiş 4. sınıf çocuklarının düzeyinin üzerindedir. (Sayfa 62 : .....Demokrasinin yaşama geçildiği aile ortamında çocuk özgüven, özsaygı duyguları gelişmiş iç denetimle, birleşik, girişimci, özgür,  kararları kendi kendine verebilen sorumlu kişiler olarak yetişir.......anne baba güdümünde onlara bağımlı onlarsız olmayan edilgen kişilikli çocuklar olarak yetişirler.) (sayfa 64:.....unutulmaması gereken bir konu vardır ki o da çocuğun kimlik gelişimidir)

Sosyal bilgiler kitabında aile ünitesinde aile kavramı klasik anlayışın ötesinde oldukça geniş çapta ele alınmış, bu hassas konu anne, baba ve çocuktan oluşan en küçük birim tanımının ötesinde annesi babası olmayan, boşanmış aile yapılarına da değinerek farklı aile türlerini de kapsayıcı bir anlayışta ele almıştır. Aile kavramının böylesine geniş ve kapsayıcı alması oldukça önemlidir. Bu noktada kitabın önemli bir eksikliği kapatmış olduğunu düşünmekteyim. Yine aile ünitesinde yer alan aile bütçesi ile ilgili konuda (sayfa 54 – 55) genel olarak kadın ve erkeğin eşitliği, kadın ve erkeğin aile bütçesine katkı koyabileceği ihtiyaç halinde her ikisinin çalışabileceği; akşam yemek, temizlik gibi ev işlerinin ortaklaşa yaptıkları anlatılarak kadın erkek arasındaki eşitlik vurgulanırken hemen altında (sayfa 55) kadının çalışması ve çalışmamasının getirebileceği zorluklar ve kolaylık adlı bir etkinlik yer almaktadır. Bu etkinliğin öncesinde bahsedilen ve kazandırılmaya çalışılan cinsiyetler arasındaki eşitliği bozduğunu, ev temizliğinin yemek yapmanın çocuk bakmanın aslında ortaklaşa olmadığı ve kadının sorumluluğuymuş gibi algılatıldığını düşünmekteyim. Bu etkinliğin anlatılanlarla örtüşmediğine inanmaktayım.

Fen ve teknoloji programına bakıldığında TC’den gelen kitapların aksine konu kapsamının temel bilgileri içerecek şekilde, detaya inmeden, basit düzeyde olduğu görülmektedir. Geçmişte biz öğretmenlerin ayrıntılar içinde boğulduğu neredeyse konuları yetiştirememe telaşına kapıldığı zamanlardan sonra bu yeni program ile konu kapsamının temel bilgi ve becerilerle sınırlandırılması ile sağlıklı bir şekilde sıkışmadan ve telaşa kapılmadan zamanında konuları tamamlayabilecek duruma gelindiğine inanmaktayım. Fen kitaplarını da sınıfta etkili bir şekilde yararlanabilecek şekilde resimlendirilip, uygulanabilir etkinlikler içerdiğini düşünmekteyim.

k1-013.jpg

Yeniden düzenlenen matematik kitaplarının da oldukça kullanışlı olduğunu düşünmekteyim. Programımıza uygun olarak tasarlanan kitapta genel olarak konu anlatımlarının ardından alıştırma ve bölüm sonunda çalışmaları bulunmaktadır. Bu çalışmalar ile öğrenilenler tekrar edilebilmektedir. Ayrıca eksik bilgileri tamamlama, mantıksız olanı bulma çalışmalarıyla da öğrencilerin sorgulama, akıl yürütme becerilerini geliştirilerek matematiksel bakış açısı kazandırılmaktadır. Geçmişte TC’den gelen MEB tarafından bizlere sunulan kaynak kitapların içeriğinin bizim programımızla uyumlu olmamasına bağlı olarak kullanamayıp ikinci bir kaynak aldırma veya öğrenilenlere uygun olarak her gün fotokopi çekme ihtiyacı doğmaktayken, kitabımız sayesinde bu ihtiyaçlar neredeyse ortadan kalkmıştır. Ayrıca geçmişte oldukça yoğun olan matematik programı daraltılarak bazı konular kısaltılmış (Örneğin doğal sayılar konusu), bazı konular ise tamamen programdan çıkarılmış (geometrik kavramlar, arasında kadar problemleri gibi) olduğu görülmektedir. Bu durum programı biraz da olsa rahatlatması bakımından sevindiricidir. Matematikte konuların birbirinin ön koşul öğrenmelerini oluşturduğu dikkate alındığında kitap içeriğinde yer alan konuların sıralanışı ile ilgili olarak sıkıntıların olduğunu düşünmekteyim. Örneğin ilk iki kitapta konular doğal sayılar- toplama – çıkarma – açılar – çarpma – paralar – bölme – zaman – geometrik şekiller – geometrik cisimler olarak sıralanmıştır. Paralar konusu çarpma ve bölme yapmayı, ondalık sayıları bilmeyi gerektiren bir konudur. Buna göre bu konuya geçmeden önce öğrencilerin dört işleme ve ondalık sayılara hakim olması gerekir.  Buna göre bölme konusundan ve ondalık sayılardan önce paralar konusuna geçilmesinin doğru bir sıra olmadığını düşünmekteyim.

Yeni Türkçe kitabımızda yer alan parçalar okuma ve yazmanın yanı sıra dinleme ve konuşma ya da dayandırılarak ilk kez bir dil eğitiminde esas alınan okuma yazma dinleme ve konuşma olan dört temel becerinin de geliştirilmesi üzerine odaklanılması önemli bir yeniliktir.  Ülkemizde eğitim öğretim süresinin ilk yarıyılında özellikle kasım ve aralık aylarında neredeyse her hafta hatırlanması gereken önemli bir gün veya hafta bulunmaktadır. Geçmiş yıllarda bu önemli gün ve haftalar Türkçe kitabımızda yer alan ilgili parçalarla desteklenirdi. Önemli gün ve haftalar için törenler düzenlendiği tarihlerde bu parçalar işlenerek düzenlenen törenin anlam ve önemi sınıf içerisinde tartışılır, parçanın etkinlikleri ile bu tarihlerin önemi öğrenilirdi.  Bu hem eğitim öğretim zamanından tasarruf sağlardı. Çünkü öğretmen ders ile önemli günü birleştirir bu sayede yapılacak tören için dersten ayrı bir zaman yaratmak zorunda kalmazdı.  Ayrıca çocuklar bu önemli gün ve haftaları sınıf içinde işleyip yapılan törenle tekrarlayınca tarih akıllarında daha çok kalır ve yapılan törenler ile ilgili olarak öğrencilerin daha bilinçli olmalarını sağlardı.  Önemli günlerin yanı sıra fen ve sosyal bilgiler ders programlarıyla uyumlu olacak şekilde parçalar da kitapta yer alırdı böylece dersler arasındaki bu bağlantılar ile Türkçe dersinde fen veya sosyal konuları tekrar edilerek zamandan tasarruf sağlanmaktaydı. Hazırlanan kitaplarımızda ise bu duruma dikkat edilmediği görülmektedir. Kitap içerisinde yer alan parçalara bakıldığında dersler arasında ilişkilerin kurulmadığı, önemli gün ve haftalara ait parçaların ise serbest olarak yer aldığı yani ilgili haftada işlenecek esas parçalardan ayrı olarak isteğe bağlı okunup geçilebilecek ikinci bir parça olduğu görülmektedir. Bu durumun sınırlı olan eğitim zamanının etkili ve verimli kullanımını engellediğini düşünmekteyim. Türkçe dersi kapsamında yer alan dilbilgisi dersi için geçmişte ayrı bir kitabımız bulunmaktaydı. Bu kitapta her konudan sonra yer alan çalışma soruları oldukça öğreticiydi. Yeni programla düzenlenen Türkçe kitabımız içerisine dilbilgisi konuları sıkıştırılarak kısa çalışmalara yer verilmiştir. Dilbilgisi dersi oldukça soyut bir ders olup öğrenciler tarafından pekiştirilebilmesi akılda kalabilmesi için bol bol alıştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bakımdan dilbilgisi dersinin geçmişte ayrı bir kitapken yapılan düzenlemeyle Türkçe kitabı içerisine sıkıştırılarak yer verilmesi oldukça yetersizdir. Bu durum biz öğretmenleri yeni bir kaynak arayışına itmiştir.

*Çağın Bardak – Paşaköy Eşref Bitlis İlkokulu 4.sınıf öğretmeni

k2-011.jpg

Öğretim Üyesinin* Ders Kitapları ile ilgili görüşleri

Ders kitaplarının yanında öğretim programları da incelenmelidir. Yeni hazırlanan öğretim programları tek bir akıma dayanmak yerine birden çok akıma dayanarak hazırlanmıştır. Eğitim programları bir akım ve bir eğitim felsefesine göre hazırlanmalıdır. Mesela pragmatizm akımı ile ilerlemecilik eğitim felsefesi birlikte ele alınabilir. Bununla birlikte psikolojik yaklaşımlar akımı ve felsefi yaklaşımı desteklemelidir. Hayat Bilgisi dersi sadece Almanya ve Türkiye’de uygulanmaktadır. Diğer ülkelerde beşeri ve sosyal olmak üzere konular şekillenmiştir. Yeni öğretim programında hayat bilgisi kitapları Gestalt psikolojisine göre hazırlanmıştır. Gestalt psikolojisinin ana prensibi zihnin kendi kendisini algıladığı şeylerde bir bütün görmeye organize etmesidir. Örneğin mevsimler konusunun bir bütün olarak ele alınması. Ders kitapları sarmal eğitim programı ile hazırlanmalı, dersler ve konular arasında korelasyon olmalıdır. Piaget’in bilişsel yaklaşımları esas alınmalıdır.

* Yrd. Doç.Dr. Kemal Batman- Atatürk Öğretmen Akademisi


Kaynakça:

1- KTÖS Eğitim Politikaları 2017

2- http://www.havadiskibris.com/hayat-bilgisi-kitabinda-kadin-cinsiyet-rolu-hayret/

3- http://www.havadiskibris.com/eski-anlayisa-mahkum-hayat-bilgisi-kitabi/

4- http://www.havadiskibris.com/ders-kitabinda-kimlik-karti-skandali/

5- İlkokul 1. Sınıf Türkçe kitabı 1/

6- İlkokul 1. Sınıf Türkçe kitabı 2/

7- İlkokul 1. Sınıf Türkçe etkinlik kitabı,

8- İlkokul 1. Sınıf Matematik kitabı 1/

9- İlkokul 1. Sınıf Matematik kitabı 2/

10- İlkokul 1. Sınıf Matematik kitabı 3,

11- İlkokul 1. Sınıf Müzik kitabı,

12-  İlkokul 1. Sınıf Hayat Bilgisi kitabı 1

13- İlkokul 1. Sınıf Hayat Bilgisi kitabı 2

14- İlkokul 4. Sınıf Türkçe kitabı 1/

15- İlkokul 4. Sınıf Türkçe kitabı 2,

16- İlkokul 4. Sınıf Müzik kitabı,

17- İlkokul 4. Sınıf Sosyal Bilgiler kitabı,

18- İlkokul 4. Sınıf Din Kültür ve Ahlak Bilgisi kitabı,

19- İlkokul 4. Sınıf Türkçe kitabı 1/

20- İlkokul 4. Sınıf Türkçe kitabı 2,

21- İlkokul 4. Sınıf Matematik kitabı 1  /

22- İlkokul 4. Sınıf Matematik kitabı 2/

23- İlkokul 4. Sınıf Matematik kitabı 3,

24- İlkokul 4. Sınıf Beden Eğitimi, Sağlık ve Spor Bilgisi kitabı

25- http://talimterbiye.mebnet.net/Kitaplar/2016-2017/ilkokul/2016index.htm

26- http://talimterbiye.mebnet.net/Ogretim%20Programlari/2016-2017/16-17ogretimprogramlari.html

27- http://www.kpsskonu.com/egitim-bilimleri/program-gelistirme/

28- http://www.havadiskibris.com/dersler-arasi-iliski-kopartildi-ezber-diriltildi/

29- http://tarihvakfi.org.tr/ProjeDetay/derskitaplarindainsanhaklariiiiprojesi/1

Editörün Notu: Raporun tamamına http://ktos.org/ders-kitaplari-incelemesi-raporu/ linkinden ulaşabilirsiniz

Bu haber toplam 2686 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Gaile 421. Sayısı

Gaile 421. Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler