1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. "Sınavın yapılmaması seçimle doğrudan bağlantılı"
"Sınavın yapılmaması seçimle doğrudan bağlantılı"

"Sınavın yapılmaması seçimle doğrudan bağlantılı"

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) geçici öğretmen alımlarının liyakatin kriter olarak alındığı bir şekilde yapılmadığını, nepotizmin en bariz uygulandığı alan olarak kendini gösterdiğini savundu.

A+A-

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) geçici öğretmen alımlarının liyakatin kriter olarak alındığı bir şekilde yapılmadığını, nepotizmin en bariz uygulandığı alan olarak kendini gösterdiğini savundu.

KTOEÖS Genel Sekreteri Selma Eylem, Kamu Hizmeti Komisyonu’nun Ocak ayında yapılacağını açıkladığı öğretmenlik sınavlarının bugün yapılmamasının, önümüzdeki günlerde yapılacak seçimle doğrudan bağlantılı görüldüğünü kaydetti.

Sendika bu sabah KTOEÖS Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyerek, “geçici öğretmen sınavlarının yapılmamasını ve bu sınavların yapılmamasıyla ilgili protesto içerikli paylaşımları polisin Bilişim Suçları Yasası’na göre suç sayarak ifade almak istemesini” eleştirdi.

Eylem, sınavların yapılmaması dolayısıyla konunun protesto edilerek halkın bilgisine getirilmesi amacıyla Sendikanın hazırladığı görsellerden birini paylaşan ve yorum yapan KTOEÖS Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Değirmencioğlu’nun, KHK’dan bir personel tarafından polise şikâyet edildiğini ve Değirmencioğlu’nun üç kez polis tarafından aranarak ifadesinin alınmak istendiğini kaydetti.

Bunun düşünce ve ifade özgürlüklerine aykırı olduğunu ve yeni Bilişim Yasası’nda bu temel özgürlükleri ihlal edebilecek düzenlemeler bulunduğunu söyleyen Eylem, mobeselerle, düşünce ve ifade özgürlüğümüzü tehdit altına alacak, siyasi iktidarın savunucusu polis devleti yaratacak yasalar yapılarak toplumun sindirilmeye, susturulmaya, baskı altına alınmaya çalışıldığı görüşünü belirtti.

Eylem şöyle devam etti:
“Buna izin vermeyecek, özgürlükler bağlamında sakıncalar içeren bu yasaya karşı yapılacak her türlü mücadeleye destek vereceğiz.

Yönetim kurulu üyemiz torpile karşı çıktığı için cezalandırılmak istenmiş, polise şikâyet edilmiş, ancak dün akşam şikâyet geri çekilmiştir. Sendikamız, haksızlığın karşısında, adaletin yanında olmaya, mücadele vermeye devam edecektir. Yönetim Kurulu üyemizin paylaşımını bugün hepimiz paylaşacağız. Tüm üyelerimize ve halkımıza da paylaşması için çağrıda bulunuyoruz. Bizden de şikayetçi olsunlar, polisi peşimize salsınlar, buradayız, yarın da burada olacağız, hepimizin gelip ifadesini alsınlar.

Buna rağmen bizler, seçim yasaklarından önce öğretmenlik sınavlarının yapılması ve böylelikle kimsenin hakkı yenmeden, partisel kimliğine bakılmaksızın adil bir şekilde öğretmen alımının yapılmasını talep etmeye, bu yönde mücadele etmeye devam edeceğiz, yıldıramayacaklar.” 

 

Değirmencioğlu: "Halkı susturmak ve sindirmek isteyenler çok yanlış yolda"

Eylem’in konuşmasının ardından Kemal Değirmencioğlu da süreç içerisinde yaşadıklarını anlatarak, söz konusu KHK çalışanının polise yaptığı şikâyeti dün itibarıyla geri çektiğini belirtti.

Değirmencioğlu, despot, eleştiriyi ortadan kaldıran, halkı susturmak ve sindirmek isteyenlerin çok yanlış yolda olduklarını ve hem bir vatandaş hem de KTOEÖS Yönetim Kurulu üyesi olarak bunun karşısında olacağını vurguladı.

 

Polili: "Özel hayatın gizliliğiyle bağdaşan bir durum yok"

Sendikanın Avukatı Öncel Polili de Kamu Hizmeti Komisyonu’nun bu hareketinin diğer tüm faaliyetlerini de şüpheli hale getirdiğini kaydederek, yeni bilişim yasasında bir suçun soruşturulması için Değirmencioğlu’nun telefonuna el konulabileceğini, içindeki verilerin polis arşivine kaydedilebileceğini ve bu verilerin yok edilmesinin herhangi bir zaman sınırlamasına bağlı olmamasından dolayı sonsuza kadar polis arşivlerinde durabileceğini bunun da “özel hayatın gizliliğiyle” hiç bağdaşan bir durum olmadığını söyledi.

Bilişim Suçları Yasası’na göre, dava açıldıktan 3 ay sonrasında telefonun iade edilebileceğinin belirtildiğini kaydeden Polili, KKTC şartlarındaki dava açılana kadar geçecek sürede, Değirmencioğlu’nun telefonuna belki 5 yıl el konulmuş olacağını ve 5 yıl sonra o telefonun hiçbir değeri kalmayacağını aktardı.

Polili, Anayasa’ya göre basın araçlarına el konulamayacağını, fakat söz konusu yasaya göre telefonun da bir basın aracı olarak kabul edilerek bir suç işlendiği iddiasıyla bir basın mensubunun telefonuna el konulabileceğini belirtti ve buna benzer birçok sıkıntının yeni yasada mevcut olduğunun altını çizdi.

Sendika, yarın sabah saat 10.00’da KHK önünde eylemde olacağını açıklayarak, atanmayı bekleyen tüm öğretmenleri eyleme katılma çağrısında bulundu.

Bu haber toplam 767 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler