1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Öğretmen Akademisi’ni Kapat(tır)mayın
Öğretmen Akademisi’ni Kapat(tır)mayın

Öğretmen Akademisi’ni Kapat(tır)mayın

Bir insanın niyetinin ne olduğunu nasıl anlarız? Konuşmuyorsa, açıklama yapmıyorsa, davranışlarına bakarız. Elinde bıçak olan birinin niyeti nedir? Acaba elma mı soyacak, yoksa adam mı öldürecek!? Bıçaklı elini havaya kaldırıp birinin üzerine yürüyorsa

A+A-

Bir insanın niyetinin ne olduğunu nasıl anlarız?

Konuşmuyorsa, açıklama yapmıyorsa, davranışlarına bakarız.

Elinde bıçak olan birinin niyeti nedir? Acaba elma mı soyacak, yoksa adam mı öldürecek!?

Bıçaklı elini havaya kaldırıp birinin üzerine yürüyorsa, anlarız ki adam öldürecek. Yok eğer buzdolabını açıp bir elma alırsa, anlarız ki beslenmek, gelişmek için elma yiyecek.

Bazen de gelecek eleştirilerden, tepkilerden korkulduğundan ya da yapılanın doğruluğundan emin olunmadığından niyeti gizlemek için farklı davranışlar sergilenir. Gülücükler, umutlar dağıtılır, “olabilir...” anlamında açıklamalar yapılır, samimi gibi görünerek, şirinlikle niyet gizlenmeye çalışılır.

Ancak davranışlarımız, ne kadar da samimi görünmeye çalışsak, niyetimizi gizlemeye yeterli olmayabilir.

Atatürk Öğretmen Akademisi’nin geleceği hakkında Eğitim Bakanlığı’nın ve hükümetin niyeti nedir? Yaptığı ya da yapmadığı davranışlar nelerdir? Tutarlı mı, uyumlu mu?

“Gözlerin, dişlerin ve ak gerdanınla / Ne şirin komşumuzdun sen Fahriye abla” (Dranas) mealinden şirin ve sempatik tavırlarla “görüşeceğiz, değerlendireceğiz, “öğrenci alınabilir da, alınmayabilir da...” şeklinde açıklamalar yapılmaktadır... Ancak bunlar niyeti gizlemeye yeterli olmamaktadır.

Bakanlığın söylediklerinden çok, yaptıklarına ve yapmadıklarına bakmak gerekmektedir. Birincisi Akademinin işlevini ortadan kaldırmaya yönelik dışta yaptıkları, ikincisi ise Akademide yapmadıklarıdır.

İlk önce KKTC’deki üniversitelere Okul Öncesi Öğretmenliği bölümlerine KKTC vatandaşı öğrencilerin alınmasına izin verildi. Ardından sınıf öğretmenliği bölümlerine de öğrenci alınması için izin verildi. Üniversiteler burs sıralama sınavı yapıyorlar, üniversiteye giriş sınavı değil. Oysa bu öğrenciler daha önce ÖSS sınavlarıyla bu bölümlere girebiliyorlardı. Bu kararlarla öğrenciler sınavsız olarak özel üniversitelere kanalize edildi.

Öte yandan Akademide boşalan bölüm başkanlıklarına atama yapılmadı, hala boş.

Akademide bu yıl pedagoji sertifika programı açılmadı. Her yıl yaklaşık 100-150 öğrencinin katıldığı programa, bu yıl öğrenci alınmadı. Akademi bu porogramlardan her yıl 500-750 bin TL gelir elde ediyordu.

Akademide pedagoji sertifikası programı niye açılmadı? Öğretmen var, bina var, sınıf var, öğrenci var... ama program açılmadı. Neden?

Akademi’ye alınacak öğrenci sayısı ve sınav tarihleri Temmuz ayında açıklanırdı. Hala açıklanmadı... Buna yasa gereği Akademi ve Eğitim Bakanlığı istişare ederek karar verirdi. Bakanlar Kurulu’na götürülmez, kararlar orada alınmazdı.

Tüm bunlardan; yaptıklarından ve yapmadıklarından Bakanlığın, Öğretmen Akademisi’yle ilgili niyetinin bozuk olduğunu anlıyoruz.  

Eğer niyet iyi olsaydı; bölüm başkanları zamanında atanır, pedagoji sertifikası programı açılır, alınacak öğrenci sayısı ve giriş sınavlarının tarihleri zamanında açıklanırdı... Eğer geliştirme niyetinde olunsaydı; Akademi hizmetiçi eğitim merkezine dönüştürülür, akademik personelden program geliştirme, ders kitabı yazım ve ölçme değerlendirme çalışmalarında yararlanılırdı. Yurt içi veya dışından hocalar getirilerek konferanslar verilir, eğitim sorunlarının tartışılacağı paneller düzenlenir, vizyon çalışmaları yapılırdı...  

Oysa şimdi perente alınıyor; Akademi’ye öğrenci alınmayarak uygulamadan giderek kapatmak için... Şeytan çarşısı oldu içleri; nasıl kulpunu bulur da kapatırım diye...

Kıbrıs Türkü’nün gururu 74 yıllık bir kurum böyle sallanıyor siyasilerin elinde. Köyün, kentin gelişmesinde, kalkınmasında, Kıbrıs Türkü’nün var olma mücadelesinde “Kıbrıs Türk öğretmeni”ni yetiştiren bir kurum, böyle heba edilmek isteniyor siyasete...

Zamanın dili tutuldu sanki... Tarihe bir bakabilsek böyle bir kurumun toplumsal gelişmedeki işlevini görebileceğiz. KTHY’i kapatarak kollarımızı kestiler, Akademi’yi kapatarak da başımızı kesmek istiyorlar.

Öğretmen örgütlerinin yapısını değiştirmek, öğretmen yetiştirmede özelleştirme, bütçede tasaruf gibi amaçlarla kapatılmak istenmektedir. Ancak en önemlisi Bakanlığın açıkladığı gibi öğretmen fazlası yok, eksikliği vardır. Bu eksiklik önümüzdeki dönemlerde nüfus artışı, nakiller, terfiler, emeklilik gibi nedenlerle artma eğilimine girecektir. Özellikle 1990 yılında Öğretmen Koleji’nden 187, 1991 yılında ise 150’ye yakın öğretmen mezun edilmişti. Bu dönem 5-6 yıl sonra emeklilik hakkı elde ederek, gittikçe daha fazla sayıda öğretmen emekli olacaktır. Doğacak olan açık, zamanında öğrenci alınmazsa nasıl kapatılacaktır?

Öğretmen açığı artma eğilimine girerken neden bakanlık öğrenci almak istememektedir?

Akademi’de yaşanan bu durum ve Kamu Hizmeti Konisyonu’nda boşalan bir üyeliğe atama yapılmamasıyla öğretmenlik sınavlarının yapılamayacak olması birlikte ele alındığında bu yıl daha fazla sayıda geçici statüde öğretmen alınacağı anlaşılmaktadır.

Geçici öğretmenler daha önce sınavla alınıyordu ancak o da kaldırıldı. Yerine ne getirildi? Saçın güzel, kaşın güzel, rengin de bize uyar... Gel seni öğretmen yapalım. Partizanlık getirildi. Öğretmenlik mesleki yeterliği var mı? Arayan, soran yok... Niteliğe bakan yok... Oxford’dan da mezun olsan, rengin uymazsa öğretmen olamazsın. Bu uygulamalarla kaybeden çocuklarımız olmaz mı? Toplum olmaz mı? İyiler, nitelikliler dışarda, partililer öğretmen... Önemli olan iktidar, gerisi yalan...

Hükümet, tüm bu uygulamalarla kendisine seçim öncesi partizanca istihdam alanı yaratmak istemektedir. Verdikleri sözleri, çocuklarımızın geleceğini çalarak tutacaklar..

Eğitim, bilimsellik, nitelik, adillik... kimin omurunda!... Kimin?

 Bugün Bakanlar Kurulu Akademi’nin geleceğini konuşacak. Yetmiş yıllık tarihi kurumun geleceği on kişinin dudakları arasından çıkacak sözlere bağlandı. Umarım öğrenci alımına gidilerek, Akademi’nin geliştirilmesi kararı çıkar. Umarım!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1111 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler