1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bin Bir Gece…
Bin Bir Gece…

Bin Bir Gece…

Bin bir gece gibisin… Bazen hüzün dolu, bazen şehvet dolu, Bazen keyifli, bazen uzak, Ne kadar saklamaya çalışsan bile, İçindeki sevgiye susamış çocuğu, Ne kadar belli etmesen bile, Gözlerindeki burukluğu görebiliyorum.

A+A-

Bin bir gece gibisin…

Bazen hüzün dolu, bazen şehvet dolu,

Bazen keyifli, bazen uzak,

Ne kadar saklamaya çalışsan bile,

İçindeki sevgiye susamış çocuğu,

Ne kadar belli etmesen bile,

Gözlerindeki burukluğu görebiliyorum.

Ama bin bir gece gibisin demiştim sana biraz önce,

Karanlık…

Her ne kadar seni tutmaya çalışsam bile,

Her ne kadar seni sevmeye çabalasam bile,

Yapamıyorum,

Sanki sana değersem, ellerim yanacak,

Sanki seni öpersem, dudaklarım kavrulacak…

Sana hiç dokunmadım,

Seni hiç öpmedim.

Bu az zamanda bile, yüzünün gece kısmını gördüm.

Kocaman bir hayat,

Yaşadığımız,

Yaşanılan,

Öylesine engin ve geniş ki,

Pandora’nın Kutusu gibi,

Öylesine katı ve soğuk ki,

İçine girmeden bile üşürsün.

Demiştim, bin bir gece gibisin.

Ürkütücü,

Ve soğuk…

Ben hep mutlu ve huzurlu olmuşumdur,

Gece vakitlerinde,

Gözlerim, ruhum, duygularım dinlenmiştir,

Sessizlikte ve karanlıkta…

Gün ışığında sana bakan kem gözler yok,

Her şey kendince ve olduğu gibi…

Sanılanın aksine, gizler ve sırlar karanlıkta daha zor saklanır,

Neden diye sorarsan Güzel Okurum?

Yüreğin ve içindeki masumiyetin bunu hep hissettiğindendir…

Güneşin üzerine vurduğu her şeyi,

Görmesen bile,

Gönül ve kalp gözünle görürsün.

Bedenime her gün bakmıyorum,

Ama nerede hangi doğum lekesi var, biliyorum,

Nerede hangi yaranın dikiş izleri var biliyorum.

Sen de biliyorsun, kendi bedenindeki en ufak noktaları…

Gündüz vaktinin bendeki ehemmiyeti bu işte…

Bin bir gündüz yok,

Olamaz da,

Sadece bin bir gece var,

İçersinde türlü sırları barındıran,

Kendine has bir tılsımı olan,

Seni kendine çeken büyüsü…

Çabalarsın karanlıkta görmek için,

Zahmet edersin sevgilinin sana hiç bakmayacak olan gözlerinde bir bakışı yakalamaya,

Masumiyet çağındaki çocuklar gibi…

Bin bir gece gibisin,

Baktıkça sonunu göremediğin bir renk,

Düşündükçe ne olacağını bilemediğin bir aldanış,

Her şeyin var olduğu bir yaşamda,

Sevgisizce yaşanılır mı?

O zaman her şeyin olduğu bir yaşam diyemeyiz buna, değil mi?

Cevabını bildiğimiz sorular bunlar,

Ve bizler de her seferinde yine aynı şekilde bu soruları sorar dururuz…

Dokunmaktan değil korkum,

Sevmekten değil,

Korkum beni sevmendir,

Bin bir gece belki de sadece sen değilsin…

 

Bundan ötesi yok,

Devamı olmayan,

Yarım bırakılmış görüntüsü verilen,

Şiirsel tatla sizi baş başa bırakıyorum,

Belki de hepimizin içinde bin bir geceyi andıran yüzler vardır.

Ve yarım kalmış gibi görünün bu şiirin devamını da Sevgili Okurlarıma bırakıyorum…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1384 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler