1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Bayrak Kuartet ve 22.Bölük
Bayrak Kuartet ve 22.Bölük

Bayrak Kuartet ve 22.Bölük

Bayrak Kuartet ve 22.Bölük

A+A-

Yazı Dizisi 8

Erdinç Gündüz

1966 yılı ortalarında,  Bayrak Kuartet için, Mücahitler Gazinosu’ndaki çalışmalar ve Bayrak Radyosu’ndaki kayıt işleri  (ve program) yoktu artık.  Ama müzik çalışmaları ağır aksak da olsa devam ediyordu.  En önemli sorun ‘çalışma yeri’ sorunuydu.  Çalışmalar,  sıkıntılar içinde ama azimle devam ederken 22. Bölük Komutanlığı,  gruba tam destek verme kararı aldı.  Zaten, ben ve Süleyman dışındaki grup elemanlarının tümü 22.Bölük Mücahidiydi.

Bölük Komutanı Özer Asım’ın emriyle,  gruba önce,  özel bir çalışma yeri verildi.   Gülok olarak bilinen binanın bodrum katında kocaman bir yerdi.  Grup elemanlarından başka herkesin girmesinin yasak olan özel bir yer.  Neyimiz varsa oraya yerleştirmiştik.  Fırsat buldukça toplanır, repertuarımızı genişletmeye çalışırdık.  Grubun en yakınlarından biri olan Hasan Zilci,  duvarlara grup elemanlarının gölge-profillerini bile yapmış, asmıştı.

Çalışma yerinden sonra,  yine Bölük Komutanı’nın direktifiyle, Bölük Lokali’nde  özel bir sahne yapıldı.  Hemen ardından da ‘Bölük  Özel Eğlence Geceleri’ düzenlenmeye başlandı. Bazı özel geceler dışında ayda en az bir kez düzenlenen eğlence geceleri çok hareketli ve coşkulu  geçiyordu.  ‘Bayrak Kuartet’ ve 22. Bölük özdeşleşmiş gibiydi.

Not: Grup repertuarında, Türkçe ve İngilizce şarkılar yanında  Rumca şarkılar da vardı.  Bu şarkıları Ersel seslendiriyordu ve çok beğeniliyordu.  İlginçtir, bir Mücahit Lokali olduğu halde, Rumca şarkılara itiraz eden hiç kimse yoktu ve olmamıştı.

**************************************************************************

YOKLUKLAR İÇİNDE MÜZİK

1962 yılından, The Lightnings grubundan kalma, dört girişli küçücük bir amplifierımız vardı.  Uzun süre, üç gitar ve bir mikrofonu bu amfi üzerine takarak çalıp, söyledik.  Türk mahallesine Rum ambargosu nedeniyle, diğer birçok şey olduğu gibi,  müzik aletleri ve müzikle ilgili her türlü elektronik cihazın da girmesi yasaktı.  Bırakın elektronik cihazları, gitar veya gitar teli bile yoktu.

Kırmızı, küçücük amfimizden sonra kullandığımız  ilk amfi,  Bayrak Radyosu’ndan Fuat Beyar abimizin kendi elleriyle imal ettiği bir  ‘amplifier’ ve ona bağlanan bir hoparlör oldu.  Daha sonra,  bize arada sırada kaçak olarak gitar teli getiren, BM’ye bağlı Finli subaylardan birini,  bir de gitar amplifier’ı getirmesi için ikna etmiştik. 20 watt gücünde,  dört girişli Selmer marka bir amplifier bir de gitar  getirdi.  Parasını oradan buradan borçlanarak vermiştik.  Artık çok daha profesyonel (!) bir amplifier’a ve üç elektro gitara sahiptik. Dünyalar bizim olmuştu.

PASLI TELLERE DÜĞÜM

Nereden bulduğumuzu hiç hatırlamadığım bir mikrofonumuz vardı.  Geloso markaydı. Galiba Bayrak Radyosu’nda işe yaramayanlardan biriydi. Onunla idare ediyorduk. En büyük sıkıntılarımızdan biri de gitar teli sıkıntısıydı.  Hiçbir zaman yedek telimiz olmamıştı.  Eskiyen ve paslanan teller nedeniyle, çalarken,  parmaklarımızın parçalandığı da çok olurdu.  Tel koptuğu zaman ise, pense ile tele düğüm atarak  durumu idare etmeye çalıştığımız veya eksik telle durumu idare etmeye çalıştığımız  günler de çok olmuştu.

Repertuarımızı genişletmek için parça çıkarmamız ise bir başka ‘olay’dı.  Plağı defalarca çalar kulaklarımıza iyice yerleştirmeye çalışır, daha sonra da  parçanın akorlarını çıkarmaya,  sololarını orijinaline  benzetmek için çırpınırdık.

Şarkı sözlerini de aynı yöntemle toparlardık. Defalarca dinler, sözleri (anladığımız kadarıyla) yazmaya çalışır ezberlerdik. Türkçe parçalarda ‘sözleri yazma’ pek sorun olmazdı. Ama İngilizce şarkılarda büyük sorun yaşar, anladığımız kadarıyla yazmak zorunda kalırdık. Yanlış anlayıp öyle yazdığımız için,  ezberleyip,  yıllarca yanlış sözcüklerle söylediğimiz şarkılar bile vardı.

 

Bu haber toplam 1024 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 282. Sayısı

Adres Kıbrıs 282. Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler