1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ‘Barut fıçısı’ bir ada
‘Barut fıçısı’ bir ada

‘Barut fıçısı’ bir ada

Deniz üssündeki feci patlama Kıbrıs adasının nasıl bir ‘barut fıçısı’ üzerinde oturmakta olduğunu trajik biçimde anımsattı bize... Rumca yaylanan gazeteler “1974’ten sonra en büyük kayıp” yorumları yaparken haksız değiller...

A+A-


 

Deniz üssündeki feci patlama Kıbrıs adasının nasıl bir ‘barut fıçısı’ üzerinde oturmakta olduğunu trajik biçimde anımsattı bize...
Rumca yaylanan gazeteler “1974’ten sonra en büyük kayıp” yorumları yaparken haksız değiller...
Savaş çıkmış gibiydi üssün hali...
Sanki uçaklar bomba yağdırmıştı gökten...
Ağır silahlar top ateşiyle dövmüş gibiydi bölgeyi...
İnsanlığın ürettiği silahlar bir kez daha insanları öldürmüş, yaralamıştı.
11 Temmuz tarihi, Kıbrıs tarihine bir başka ‘acı gün’ olarak not düşüldü.
Ve bir kez daha anlaşıldı ki, silahların öldürmesi, yok etmesi için illa kullanılmaları gerekmiyor!..
Bir kaza...
Bir yangın...
Bir ihmal...
Bir dalgınlık...
Alın size ölümler, sakat kalan bedenler, yanmış cesetler, mahvolmuş yaşamlar, acılar...
**
Kıbrıs adası bir ‘barut fıçısı’dır.
10 bin kilometre-kareden küçük bu toprak parçası üzerinde ne kadar silah vardır acaba, bilen var mı?
Türk tarafında...
Rum tarafında...
Ara bölgede...
İngiliz üslerinde...
Kaç tank konuşlandırılıyor acaba Kıbrıs’ta?
Top sayısı kaçtır?
Piyade tüfekleri, mermiler, el bombaları, mayınlar ne kadardır?
Klasik silahlar dışında silah ve mühimmat var mıdır acaba Kıbrıs’ta?
Yani nükleer...
Kimyasal...
Biyolojik...
‘Toplu öldürme’ silahları yani!..
‘Yok ediciler’den var mıdır bu adada?
Zaman zaman getirildiği oluyor mu bu silahların Kıbrıs’a?
‘Kritik aşamalar’da mesela...
Körfez savaşlarında da, Kuzey Afrika ülkelerindeki son ayaklanmalarda da İngiliz üsleri alarmda ve operasyondaydı.
Defalarca iddiası çıktı, hep yalanlandı nükleer, biyolojik, kimyasal silah getirildiği...
Gerçekten ‘yalan’ mı?
Yoksa ‘yalan’ olan ‘yalanlama’ mı?
**
Güney’deki bir deniz üssüne çıktı piyango...
Ama başka üslere de çıkabilirdi pekala!..
Sahi, kaç ‘askeri üs’ var adada?
Alaylar, tümenler, kolordular...
Ne kadar askeri birlik konuşlanıyor, ‘güvenlik’ adına ülkemizde?
‘Soğuk savaş’ döneminde milliyetçi duygulara kapıldık, birbirimize düşman olduk.
Savaştık.
Öldük, öldürdük.
‘Korunma’ ihtiyacımız için silah üstüne silah satın aldık.
Afrodit’in aşk adasını patlamaya hazır bir bombaya çevirdik!..
11 Temmuz 2011 Pazartesi sabahı patlayan İran menşeli konteynerler değildi sadece...
Afrodit’in adasıydı patlayan...
Aşk yerine ölüm, mutluluk yerine keder getirdi bize...
Toprağa ekilen tohum oydu çünkü...
**
Bu adayı bir türlü ‘pay edemeyen’ Kıbrıslılar, bazı soruları sormak zorunda artık...
Yoksa bu ‘barut fıçısı’ patlamaya devam edecek.
Her anlamda üstelik!..

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 977 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler