1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. 3 SORU / 3 CEVAP
3 SORU / 3 CEVAP

3 SORU / 3 CEVAP

Milletvekillerine sorduk: Hükümetin performansını nasıl yorumluyorsunuz?

A+A-

1. Ülkedeki gerginlik ve Türkiye-KKTC ilişkileri bizi nereye götürecek?

2. Cumhurbaşkanlığı seçiminde nasıl bir yaklaşım izlenmeli?

3. Hükümetin performansını nasıl yorumluyorsunuz?

 

Toplumcu Demokrasi Partisi Milletvekili Zeki Çeler:

"Hep böyle iğrenç, insanları bölücü sözler kullanıyor sağ görüşlü siyasetçiler"

 

“Hükümet, dörtlü koalisyon hükümetinden kalan projeleri devam ettiriyor”

 

1. Siyasiler, bir şekilde tekrar görüşüp samimiyet kurarak aradaki soğukluğu düzeltebilir. Ancak bu olayı bu noktaya getirenler, özellikle Akıncı’nın sözlerini manipüle edenler iki kere düşünmelidir. Çünkü seksen milyonu Kıbrıs Türk toplumunun üzerine küfrettirmek, çok zor düzelecek bir şeydir. Burada esas zararı halk görüyor. Zaten Kıbrıs Türk halkına karşı ciddi bir önyargı ve manipülasyon vardı, rencide edici şeyler yine konuşuluyordu, ama sosyal medyanın da aracılığı ile tüm bunların dozu arttı ve daha ciddi bir hale geldi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti siyasilerinin, sırf cumhurbaşkanlığı seçimi uğruna, Akıncı’yı kötülemek için, diğer seçimde yaptıkları karalamalardan vazgeçmeleri gerekir. Aksine, birbirini seven, tarihini gerçekçi bir şekilde anlayan toplumlar için çalışılmalıdır. 1974’ten önce de biz mücadele verdik, Osmanlı bizi İngilizlere kiraladığında da… O zamandan beri kimliğimizi korumaya çalışıyoruz. Biz kimliğimizi korumayı başardık ve başarmaya da devam edeceğiz.

2. Cumhurbaşkanımız Akıncı, hiçbir zaman toplumu bölerek ve kışkırtmalarla siyaset yapmamıştır. Aksine, bütünleyici, kucaklayıcı ve birleştirici olmaya çalışmıştır. Ancak rakiplerimiz geçtiğimiz dönem seçimlerinde bile kışkırtıcıydı. Özellikle sola karşı, ‘Türkiye’den gelenleri gemilere bindirip gönderecekler’ demişlerdi. Ancak Akıncı, ilk kez KKTC yurttaşlığı olan herkesin, olası federasyonda Kıbrıs kimliğine sahip olması için Rum tarafı ile görüştü, bunu onlara kabul ettirerek bir söz aldı. Hep böyle iğrenç, insanları bölücü sözler kullanıyor sağ görüşlü siyasetçiler ve belli ki yine deneyecekler bunu…
 

3. Hükümet, dörtlü koalisyon hükümetinden kalan projeleri devam ettiriyor. Şu anda bir bakarsanız, zamanında ‘yapıyoruz, çalışmanın şu noktasındayız’ dediğimiz her şey yavaş yavaş hayat bulmaya başladı. Yani kendilerinin yeni ürettiği hiçbir şey göremiyorum. Var olanı devam ettiriyorlar. Bunun yanı sıra, Cumhurbaşkanlığına odaklanacaklarını düşünüyorum. Dörtlü koalisyonun bozulmasının sebebi ortaya çıkıyor. UBP-HP koalisyonu, cumhurbaşkanlığı seçimleri için, hükümet kurarken verdikleri sözlerine uymayacağa benziyor. Ciddi bir istikrarsızlık ve kaos bekliyor bizi, görünen odur.



Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Özdil Nami:

“Hükümet, ekonomiyi aldıkları noktadan daha iyiye götürecek somut bir adım atmadı”


“Cumhurbaşkanlığına aday olacak kişilerin, Kıbrıs müzakerelerini nasıl gerçekleştireceğini halka net olarak anlatması gerekiyor”

1- Türkiye ile KKTC arasında gerginlik yaşandığını söylemek yanlış olur, çünkü yaşanan, bazı makamların sosyal medya aracılığı ile karşılıklı olumsuz bir şekilde havadan söylemlerde bulunmasıdır. Bunun genele yayıldığını düşünmüyorum. Ancak hangi sebeple olursa olsun, karşılıklı saygı ve itinalı davranmak gerekir. Makamların bu doğrultuda açıklamada bulunmaları daha doğrudur. Bu, özellikle Kıbrıslı Türkler için son derece önemli. Türkiye ile tarihsel bağlar olduğu gibi, ekonomi ve güvenliği sağlamada, hatta Kıbrıs Sorununun çözümü için sağlıklı ve olumlu ilişkiler gerekir. Ancak bu, hiçbir makama diğerine karşı dikkatsiz açıklamada bulunma hakkını vermez. Umarım yaşananlardan ders alınır ve karşılıklı, hoş olmayan söylevlerin tekrar edilmesine sebebiyet verilmez.

2- Cumhurbaşkanlığı makamının en önemli görevi, Kıbrıs müzakerelerini olumlu sonuçlandırmak ve halkı statükodan kurtararak dünyayla birleştirmektir. Bu süreçte, cumhurbaşkanlığına aday olacak kişilerin, bunu nasıl hayata geçireceklerini halka net olarak anlatması gerekiyor. Aday olacakların, Kıbrıslı Rumları çözüme yanaştıracak ne gibi bir politika uygulayacağını, bunu BM ve AB ülkelerini nasıl yanlarına çekeceklerini, bunu yaparken Türkiye ile uyumunu nasıl koruyacaklarını şeffafça ortaya koyması gerekiyor. Bütün süreçte yaşananlarda sonra gelinen noktada yeni bir şeylerin söylenmesi gerekiyor. Ancak bu az önce bahsettiğim gibi, dünyanın da anlayıp destekleyeceği nitelikte olmalıdır ki aksi takdirde ana hedefimiz olan Kıbrıs Türk halkını dünya ile birleştirmeye ulaşamayız.

3- Hükümet büyük iddialarla göreve geldi. Özellikle vurguladıkları, Türkiye’den KKTC’ye olan mali katkıların arttırılacağı ve ekonominin canlanacağıydı. Türkiye, protokol görüşmelerini beklenen şekilde yaptı ve beklenen rakamlar yansıtıldı. En büyük sözünü yerine getirmemiş bir hükümetle karşı karşıyayız. Diğer taraftan, reform niteliğinde bir yasa tasarısı meclise gelmedi. Burada da tatmin edici bir nokta yok. Geçmiş hükümetlerin hazırlayıp bitme noktasına getirdiği önemli şeyler vardı, bunlardan biri de enerji yatırımları ile ilgili uluslararası ihale süreci, komisyona gönderilmişti. Ancak şu anda bu yönde herhangi bir adım atılmadı. Tarım sektörünün uzun süredir beklediği çağdaş bir hal yasa tasarısı geçtiğimiz hükümette, paydaşlarla çalışılarak bitirilmişti, ama Bakanlar Kurulu bu tasarıyı ele alıp meclise göndermedi. Türkiye ile KKTC’nin ekonomisini olası bir krizde korumaya yönelik olan taleplerimiz de değerlendirilmedi. Hükümet, ekonomiyi aldıkları noktadan daha iyiye götürecek somut bir adım atmadı. Genel olarak baktığımızda dış politikada asla kabul görülmeyeceği bilinen ‘iki devlet’ formülünü ortaya attılar ve başarısızlığı ilk günden garantiye almış oldular. İç politikada ise, ekonomi için tatmin edici bir çözüm önerisi de yok. Bu anlayışla, şu anda halkımızın içinde bulunduğu sıkıntılara çözüm sağlayacak gibi görünmüyorlar. Bu nedenle Kıbrıs Türk halkı için yapılan tüm anketler, karamsarlığı gösteriyor. Umarım önümüzdeki dönemde sorunlara gerçek anlamda cevap verebilecek somut projelerle gelirler. CTP’nin ana muhalefet olarak görevi atılan doğru adımları desteklemek, yanlışların ise karşısında durmaktır.

Bu haber toplam 779 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler