
Trafikte İletişim ve Psikoloji: Direksiyonda Davranış Değişirse, Hayatlar Değişir
Doğuş Engin yazdı: Trafikte İletişim ve Psikoloji: Direksiyonda Davranış Değişirse, Hayatlar Değişir
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde neredeyse her gün yeni bir trafik kazası haberi duyuyoruz. Her kayıp, bir ailenin dağılan geleceği ve toplumun içinden silinmeyen bir acıdır. Bu nedenle kazaları “şanssızlık” veya “dikkatsizlik” kelimeleriyle açıklamak artık mümkün değildir. Trafik, insan psikolojisinin en görünür hâle geldiği bir sahnedir; direksiyon başında verdiğimiz her tepki, iç dünyamızın yol üzerindeki yansımasıdır.
KKTC’de artan kazaların ardında yalnızca teknik hatalar değil; iletişim eksikliği, duygu yönetimindeki zayıflıklar ve sürücülerin davranış kalıpları yer alır. Sinyal vermek sadece bir ışık yakmak değil, trafikte kullanılan en temel iletişim biçimidir. Yaya geçidinde durmak bir zorunluluktan öte, toplumsal saygının göstergesidir. Korna ise öfke aracı değil, uyarı dilidir. Bu dil bozulduğunda yanlış anlamalar, agresif tepkiler ve riskli manevralar kaçınılmaz hâle gelir.
Bilimsel veriler de bu durumu desteklemektedir. Klauer ve arkadaşları (2014) araç kullanırken telefonla ilgilenmenin kaza riskini 2,5 kat artırdığını göstermiştir. Moore ve Dahlen (2020) ise sürüş sırasındaki öfke ve saldırganlığın iletişimi bozarak riskli davranışları artırdığını ortaya koymuştur.
Egosantrik sürüşte ise sürücüler diğer araçların davranışlarını kişisel algılar; bu da çatışma, tartışma ve kontrolsüz tepkilere yol açabilir.
Tüm bu nedenlerle trafik yalnızca “araç kullanmak” değil; iletişim, farkındalık ve duygu yönetimi becerisidir.
⭐ SAĞLIKLI TRAFİK İLETİŞİMİ İÇİN 10 TEMEL MADDE
1. Niyetini zamanında bildir.
Erken verilen sinyal, diğer sürücülere hazırlık süresi tanır ve akışı güvenli hâle getirir.
2. Göz teması kurarak anlaşmayı netleştir.
WHO (2023) verilerine göre kısa bir göz teması bile yanlış anlaşılmaları büyük ölçüde azaltır.
3. Duygularını yönetmeden güvenli sürüş olmaz.
Öfke, acele ve rekabet duyguları iletişimi bozar; sürücü önce kendi duygu durumunu fark etmelidir.
4. Trafikte “ben” değil “biz” düşün.
Bir sürücünün doğru davranışı, çevresindeki herkesin güvenliğini olumlu yönde etkiler.
5. Empati kur; aracın içindeki insanı unutma.
OECD (2024) verileri, empati becerisi gelişmiş sürücülerin daha az riskli manevra yaptığını göstermektedir.
6. Takip mesafesini koru; güvenli alan iletişimin temelidir.
Yakın takip, karşıdaki sürücüde baskı yaratır ve duygu regülasyonunu bozar.
7. Kornayı doğru ve ölçülü kullan.
Kısa korna uyarıdır; uzun ve sert korna saldırı olarak yorumlanır ve gerginliği artırır.
8. Belirsiz durumlarda beden dilini kullan.
El işareti, baş selamı veya hafif bir göz teması sürücüler arası iletişimi anında güçlendirir.
9. Yavaşlamayı bir iletişim stratejisi olarak gör.
Sakin bir yavaşlama, diğer sürücülere “kontrol bende, güvendeyiz” mesajı verir.
10. Zihnini trafikte tut; dikkatini bölme.
Telefon, tartışma veya zihinsel meşguliyet, kazaların en belirgin nedenlerinden biridir (Klauer et al., 2014).
⭐ Sonuç
Trafik, bir ülkenin kültürünü ve toplumun olgunluk düzeyini yansıtan bir aynadır.
Direksiyon başındaki davranışımız yalnızca kendi yolculuğumuzu değil, toplumun güvenlik kültürünü de belirler.
Ve en önemlisi:
Direksiyonda yalnız değiliz. Karşımızdaki bir far değil; geri döndürülemeyecek bir insan hayatıdır.
⭐ Kaynakça (APA 7)
Klauer, S. G., Dingus, T. A., Neale, V. L., Sudweeks, J. D., & Ramsey, D. J. (2014).
Distracted driving and risk of road crashes among novice and experienced drivers.
New England Journal of Medicine, 370(1), 54–62.
Moore, M., & Dahlen, E. R. (2020).
Driving anger, aggressive driving, and communication behaviors: A meta-analytic review.
Journal of Safety Research, 72, 157–168.
OECD/ITF. (2024).
IRTAD Road Safety Annual Report 2024. OECD Publishing.
World Health Organization. (2023).
Global Status Report on Road Safety 2023. WHO Press.


















