
Mürüde Çelikağ: KKTC’de Kara Yollarının Yapımı, Bakım-Onarımı ve Trafik Durumu
Güvenli trafik, yalnızca iyi sürücüler değil, güvenli bir sistem de gerektirir. Güvenli sistem ise standart, planlama, eğitim ve etkin denetim üzerine kurulur.
Prof.Dr. Mürüde Çelikağ*
[email protected]
KKTC’de Kara Yollarının Yapımı, Bakım-Onarımı ve Trafik Durumu
Giriş
Yol yapımı ve onarımı her ülkede ciddi kamu kaynağı gerektiren, yapım esnasında ülke trafik akışını ve güvenliğini olumsuz etkileyebilen bir süreçtir. Yol yapımı ilk aşaması ihtiyacı karşılayacak güzergâh seçimiyle başlar, detay tasarım aşaması ile devam eder. Yerleşim alanlarında yapılan tek/çift şerit yollar ve şehirler arası yapılan tek veya çift şerit yolların farklı standartları, tasarım, yapım ve bakım-onarım aşamaları vardır. Bu aşamalar çalışanların verimliliği, yolu kullanacak araçların ve yayaların nasıl yönlendirileceği konularında ciddi bir planlama gerektirir. Bu planlama içinde yer alan önemli bir kalem de başta çalışanlar olmak üzere yol yapımı aşamasında o bölgeyi kullanacak sürücü ve yayaların sağlığını korumak ve güvenliğini sağlamak olmalıdır. Diğer yandan bu tür projeler için ekonomik analiz ve bütçelendirme şarttır.
Yollar, yaya ve araçların farklı noktalar arasında ulaşımını sağlarken, yapılaşmış bölgelerde hane halkının günlük yaşamını olumsuz etkilemeyecek, güvensiz ortam yaratmayacak, çevre, ses kirliliği oluşturmayacak şekilde planlanmalıdır.
Yol tasarım ve yapım aşamaları, kamu kurumları yanında ilgili meslek örgütleri, sivil toplum örgütleri ve bölge halkının da katılımını gerektirir. Böylece hem doğru çözümlere ulaşılır ve hem de katılımcılık anlayışıyla daha geniş kitlenin onayladığı bir proje ortaya çıkar.
Yol yapımında kullanılan malzemeler önemli bir kalemdir. İnşaat malzemeleri sürekli çeşitlendirilmekte, kalite artırılırken geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı da artmaktadır. Gelişmiş ülkelerde kullanılan teknoloji ve malzemelerin bizim çevremizle uyumluluğu, hava koşullarımıza dayanıklılığı ve ülkede bulunan araçların kullanımına uygunluğu araştırılıp oluşturulan standartları karşılarsa kullanılmalıdır. Ülkemizde çok sayıda üniversitede ilgili bölümlerde araştırma geliştirme yapılmaktadır. Ülke ihtiyaçları doğrultusunda ilgili dalda çalışan uzman akademisyenlerden yol yapım aşaması öncesinde ve yapım sürecinde faydalanılmalıdır. Üniversitelerin asli görevleri olan öğretim ve araştırma yanında toplum hizmeti de bulunmaktadır. Üniversitelerde yapılan araştırma geliştirme olabildiğince ülke ihtiyaçlarına yönelik yapılmalı ve bu çalışmalara devlet desteği sağlanmalıdır. Bu ülkemizde yetersizdir ve bir bütünün parçaları şeklinde organize edilmemiştir.
Geri dönüşümün çok önemli olduğu bu zamanda KKTC’de kullanım süresi bitmiş yolların malzemesi ne kadarı geri dönüştürülebiliyor veya tekrar kullanılabiliyor? Yollarda kullanılan malzemelerde geri dönüştürülmüş malzeme var mı? Bir ada ülkesinde yaşıyoruz ve çevre tahribatına yol açmadan kullanabileceğimiz doğal kaynaklarımız kısıtlı. Bu konuda çalışmalar yapılıyor mu? Maalesef tüm bu sorulara yanıt ya hayır veya yapılanların yetersiz olduğudur. Bu AR-GE çalışmalarının bir kaynaktan organize bir şekilde yapılması ve bir bütünün parçalarını oluşturması gerekmektedir. Böylece tamamlandığı zaman hedeflenen sonuçlara ulaşabilecektir. Yol yapım ve onarımına bu genel girişi yaptıktan sonra ülkemizde bu aşamalarda neler yapıldığına özet olarak bakalım.
Yeni Yol Yapım Çalışmaları
KKTC’de yapılmış, özellikle şehirler arası veya köyler arası yolların büyük bir kısmı Türkiye Cumhuriyeti’ndeki (TC) mühendisler tarafından tasarlanmakta ve hatta yapım ihalelerini de TC’den müteahhit firmalar almaktadır. Yerel firmalar şehirler arası yol yapımında zaman zaman taşeron olarak hizmet verebilmekte, şehiriçi yol yapım ve onarımlarda ve parselasyon projelerinde etkin rol almaktadırlar. TC’de yollar sağdan akan trafik sistemine göre yapılmaktadır, KKTC’de ise soldan akan trafik sistemi vardır. Bu nedenle yapılan yollarda, özellikle çemberlerde ve virajlarda, zaman zaman tasarımda sıkıntılar gözlemlenmekte ve kullanım esnasında da hissedilmektedir. Bugüne kadar meydana gelen trafik çarpışması, yaralanmalı trafik olayı veya ölümcül trafik faciasına hız, hatalı tasarım, eksik levhalama veya yetersiz denetim gibi etkenlerin rol oynadığına ilişkin bulgular varsa, olay bütünüyle tesadüfi olamaz; ancak nedensellik değerlendirmesinin resmi inceleme ve güvenilir verilerle desteklenmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan çift şerit yollarda ara bölgeye bariyer yerleştirilmemesi, yol kenarlarının, özellikle virajlarda bariyerlerle korunmaması sürücülere risk oluşturmaktadır. Yol yapım aşamasında standartlara uygun şekilde bariyerler konmalı, üzerlerine fosforlu ve uygun renkli yansıtıcılar takılmalı, yol ayrımı kedi gözü ile desteklenmeli, yol çizgileri doğru renkte, şekilde ve kolay silinemeyecek malzemeyle yapılmalıdır. Öte yandan yol boyunca ve özellikle viraj, kavşak ve döner çember bölgelerinde standartlara uygun uyarıcı levha yerleştirilmelidir. Çember ve kavşaklarda aydınlatma olması sürücülerin daha güvenli sürüş yapmasına yardımcı olacaktır. Güneş enerjisinden faydalanılarak bu tür aydınlatmalar kolayca yapılabilir.
Soldan akan trafik sistemine sahip ülkemiz Birleşik Krallık gibi soldan akan trafik sistemine sahip ülkelerin yol geometrisi, kavşak tasarımı, işaretleme ve trafik yönetimi standartlarından yararlanabilir. Bununla birlikte, bu standartların KKTC’de doğrudan uygulanmasından önce yerel trafik yapısı, yol koşulları, mevzuat ve kullanım alışkanlıkları bakımından değerlendirilmesi gerekir. Yol boyunca sürücüleri bilgilendirme ve yönlendirme için konulan trafik işaret ve levhalar mesafe, yükseklik, renk, şekil ve yazı olarak standartlara uygun olmalıdır. Ülkemizde kullanılan işaret ve levhaların standartlara uygun yapılmadığı, sürücüleri yeterli mesafede uyarmadığı, renklerinin solduğu ve okunamadığı, yüksekliklerinin yanlış olması nedeniyle döner çember ve kavşaklarda görüşü engellediği gözlemlenmektedir. Örnek: Ercan havaalanında gelen ve giden yolcu bölgesini işaret eden iki levha küçük boyutta olup yol ayrımına konmuştur ve sürücüleri çok geç yönlendirmektedir. Bu ve benzer birçok örnek KKTC yollarında mevcuttur. Yapılan yanlış uygulamalar denetim eksikliği nedeniyle tespit edilip düzeltilmemektedir. Sistem oluşturulsa vatandaş da aktif şekilde bu konuları ilgili kurumlara bildirebilir ve gerekli düzeltmeler yapılabilir.
Yol Bakım ve Onarım Çalışmaları
Yol bakım ve onarımı düzenli olarak yapılmalıdır. KKTC’de şehirler arası yollarda kazaya neden olabilecek boyutlarda delikler, asfalt parçalanması ve çökmesi yaygındır. Delikler veya boyutu küçük olan alanların ülkemizde kullanılan tamir metotlarının yetersiz kalması sonucunda delikler tekrar açılmakta ve hatta büyümektedir. Bunların oluşma nedenleri arasında
- yollarda su tahliyesinin yetersiz olması,
- yolu kullanan araçların denetim eksikliği sonucu yol yük tasarımının çok üstünde yük taşıması,
- yol zemininde deformasyonlar veya yapımı esnasında farklı malzemelerden oluşturulan katmanlarda oluşan yetersizlikler
- yol tasarımında dikkate alınan araç türleri dışında araçların ülkeye ithali ve yollarda kullanımı
KKTC’de kapsamlı planlama eksikliği önemli bir sorundur. Yol çalışmalarının olduğu bölgede sürücü ve yayaların güvenliği için etraflı bilgi ve yönlendirmeler doğru yer ve zamanda yapılmalıdır. Çalışma bölgesinden geçen yayalar bir iş aracı ile temas etmemeli, yapılan kazılardan güvenli uzaklıkta olmalıdır. 2008 yılından bu yana ülkemizde uygulamada olan İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası (İSG Yasası) vardır. Bu yasanın uygulaması denetim eksikliği nedeniyle yetersizdir. Devletin kendi kurumlarında bu yasayı uygulayarak topluma doğru örnek olması gerekirken kamu çalışma alanlarında, şantiye ve projelerinde de İSG Yasası uygulamaları yetersizdir. Yol tadilat/onarım bölgelerinde oluşan riskler planlama ve İSG Yasasının yetersiz uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Örnek: yapımı devam eden İskele-Boğaz mevcut anayolunun çift şerit yola döndürülmesi çalışmaları. Uzun bir süredir aralıklarla yapılan çalışmalarda bazen gün içinde değişen yönlendirme ihtiyaçları ve sürücüleri riskli bölgeden ayıran düzenlemelerde ciddi eksiklikler vardır. Bunlar gerekli mercilere bildirildiği halde önlem alınmamıştır.
Ülkemizde yolların düzenli bakım ve onarımı yapılmazken, bu eksikliklerden kaynaklı sürücü hataları da en ağır şekilde cezalandırılmaktadır. Çok basit görünen bir yol orta çizgisinin yanlış yerde olması veya silinmesi yolu kullanan sürücülerin kaza yapmasına neden olabilir. Bu nedenle de yol bakım/onarımı ve standartlara uygun işaretlemelerin yapılması önemlidir.
Bu koşullar sürücü hatası riskini ve bir hatanın ağır sonuçlara dönüşme ihtimalini artırabilir. Yol güvenliği yalnız sürücünün sorumluluğuna bırakılamaz; güvenli sistemi kurmak ve denetlemek kamunun temel sorumluluklarından biridir. KKTC’de yollar ve İSG konularında denetim yapması gereken iki bakanlık, Bayındırlık ve Ulaştırma, Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanlıklarıdır.
KKTC’de Trafik, Sürücü ve Yaya Davranışları
Yakın zamanda yapılan incelemelerde şoför okullarındaki sürücü eğitmenlerinin sürüş konusunda bilgi yetersizliği olduğu ortaya çıkmıştır. Eskiden tek şerit olan yollar son yıllarda özellikle şehirler arası çift şerit bölünmüş yollara evrilmiştir. Alt ve üst geçitler mevcuttur ve sürücüler bu yolları kullanım konusunda yeterli derecede eğitim almamıştır. Bunlar KKTC’de her geçen yıl düşen sürücü kalitesine etki eden nedenler arasındadır. Trafik ve sürücü eğitimleri ve kullanılan basılı malzemelerin revize edilmesi, gerekli durumlarda sürücü eğitmenleri ve sürücülerin yenileme eğitiminden geçmeleri yarar sağlayabilir. Yayalar kaldırım kullanımı, yol geçişleri, bisiklet yolları, vb konularda bilinçlendirilmeli, yaya geçitlerinde dikkatli ve güvenli bir şekilde yolu geçmelidirler.
Polis Hız Kontrolu, Genel Denetimi Ve Trafik Kamera Sistemleri
Her gün yolların çeşitli bölgelerinde ve farklı saatlerde polis denetimleri yapılmaktadır. Bu yol ve ülke güvenliği için önemlidir. Fakat yol sürat limitinin en düşük olduğu bu noktalarda polisin taşınabilir radar ile hız kontrolü yapması çok verimli ve caydırıcı sonuçlar getirmez. Nedeni ise o noktaya gelene kadar sürücülerin yol boyunca karşılaştığı ve polisin görmesi/cezalandırması gereken çok sayıda tehlikeli olumsuzluk yerine sürüş limitinin az miktar üzerinde olduğu için cezalandırılmaları polise olan güveni sarsar.
Trafik kamera sistemi güvenli sürüş ve kurallara uyulmasını sağlamak için kullanılan bir yöntemdir. Tehlikeli ve süratli araç kullananlar trafik kamera sistemlerinin olmadığı yerlerde ve polis bekleme noktaları dışındaki yollarda kuralları ihlal etmeye devam ederler. Esas olan sürücülerin risklerle ilgili bilinçlendirilmesi ve denetleme yapılmayan yollarda da kurallara uymalarını sağlamaktır.
Güveni sarsan diğer bir konu trafikte hatalı olan sürücülerin kişisel veya siyasi bağlantıları veya unvanları nedeniyle ceza almamalarıdır. Bu adaletin herkes için ayni olmadığının göstergesidir, toplum vicdanını yaralar ve ahlaki değerleri zayıflatır.
Dijital Denetim Yaklaşımı
Polisin hız dahil birçok denetimi araçları durdurmadan dijital olarak yapabilme yetisi olmalıdır. Buna bağlı oluşacak cezaları da yine internet üzerinden sürücülere gönderebilmelidir. Polis araç kayıt plakasından sigorta, seyrüsefer, ehliyet, muayene vb bilgilere erişebilmelidir. Polis denetimleri ciddi bir kamu kaynağı gerektirdiğinden alternatif yaklaşımlar kullanılmalıdır.
Her yıl gerek polis denetimlerinde ve gerekse ilgili daire istatistiksel verilerinde çok sayıda aracın muayene ve seyrüsefer yenileme yapmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumun direk olarak kişilere ceza olarak tebliğ edilmesi ve kısa sürede ödeme sağlanması gerekirken zaman zaman af çıkarılmakta veya ödeme kolaylıkları getirilmektedir. Bu kurallara uyan vatandaşların adalet duygusunun zedelenmesi, kamu kurumlarına duyulan güvene ve kurallara gönüllü uyumu olumsuz etkileyebilir. Bu durumun toplumsal davranışlar üzerindeki etkisi ayrıca araştırılmalı; doğrudan nedensellik kurulmadan, olası bir risk ve güven sorunu olarak değerlendirilmelidir.
Sonuç
Yol yapımı, bakım ve onarımı konusundan yola çıkarak bunun doğru yapılmaması sonucunda topluma olası olumsuz yansımalarını, trafikte sürücüler ve yayaların kuralsız davranışlarının neden olabileceği ciddi sonuçları, adaletin herkese eşit olmaması durumunun toplumda oluşturacağı güven sorununu irdeledik.
Güvenli trafik, yalnızca iyi sürücüler değil, güvenli bir sistem de gerektirir. Güvenli sistem ise standart, planlama, eğitim ve etkin denetim üzerine kurulur.
* TDP, Parti Meclisi Üyesi,
BEng, MPhil, PhD (Yapı Mühendisi)
Chartered Engineer, FICE-UK, Eur Ing - FEANI, AM ASCE


























