
“Karanlık gece aydınlatılsın!”
Arda Erkan’ın şüpheli ölümü üzerinden 11 yıl geçerken, ailesinin adalet arayışı sürüyor. Evlatlarının ölüm yıl dönümünde YENİDÜZEN’e konuşan anne ve baba, ‘karanlık gecenin aydınlanmasını’ bekliyor.
Recep DAL
Bugün 7 Temmuz 2026, günlerden Salı; Arda Erkan tam 11 yıl önce, bugün olduğu gibi yine bir Salı gününde daha 26 yaşındayken hayattan kopartıldı. Arda Erkan’ın ölümüne ilişkin yürütülen hukuk mücadelesi kritik bir aşamaya geldi.
Ailenin talebiyle Türkiye’de adli tıp uzmanı olan bir profesör bilirkişi tarafından hazırlanan otopsi raporu mütalaası ve 27 Haziran 2018’de tamamlanan Adli Ölüm Tahkikatı’nda ortaya konan bulgular, Erkan’ın ölümünün “şüpheli” olduğuna işaret ediyor.
Öte yandan aile tarafından 2019’da açılan hukuk davasında, polis tahkikatındaki ihmaller ve olay gecesine ilişkin çelişkiler mahkeme huzurunda yeniden mercek altına alınıyor.
11 yıldır adalet arayışını sürdüren Erkan ailesi, Arda’nın ölümünün bir “Sentetik Cannabinoit’e bağlı solunum yetmezliği” olarak kapatılamayacağını vurguluyor. Lefkoşa Mezarlığı’nda oğullarının kabri başında YENİDÜZEN’e konuşan aile, “karanlık gecenin aydınlatılmasını”, “şüphelerin giderilmesini” ve “hakikatin ortaya çıkmasını” isterken, bu yılın sonuna kadar davada önemli bir sonuca ulaşılmasını bekliyor.
Baba Mustafa Erkan, “Oğlumuz daha 26 yaşındayken aramızdan trajik bir şekilde ayrıldı. Aradan 11 yıl geçti, oğlumun ölümüyle ilgili şüpheler hala devam ediyor” diyerek, ilk polis soruşturmasının önyargıyla yürütüldüğüne dikkat çekti. “Türkiye’de hazırlanan ikinci otopsi raporunda Arda’nın boynunun sıkıldığı ve vücudundaki darp izleri açıkça tespit edilmiştir” diyen Erkan, “Biz en başından beri üstüne basa basa söylüyoruz; Arda’nın ölümü şüphelidir. Oğlumuzun ölümüne başkaları sebep oldu” ifadelerini kullandı.
Anne Gülseren Erkan ise “Bize göre Arda’nın öldüğü gece çok karanlık bir geceydi. Biz bu karanlık gecenin çözülmesini istiyoruz” sözleriyle adalet taleplerini yineledi. “Oğlumun ölümüyle ilgili ciddi şüpheler olmasa 11 yıldır mahkemelerde koşturmazdık. Evimizden fazla mahkemelerde zaman geçiriyoruz” diyen Erkan, tek beklentilerinin “mahkemenin hakikati gün yüzüne çıkaracak bir karar üretmesi” olduğunu vurguladı.
‘Yas değil mücadele’ vurgusu
Arda Erkan’ın ailesi, evlatlarının ölümünün 11’inci yıl dönümünde YENİDÜZEN’e konuştu; yıllardır süren hukuk mücadelesini, bitmeyen acılarını ve adalet arayışlarını anlattı. Lefkoşa Mezarlığı’nda Arda’nın kabri başında yapılan röportajda baba Mustafa Erkan ile anne Gülseren Erkan, oğullarının ölümüne ilişkin şüphelerin hâlâ sürdüğünü vurgulayarak, “Karanlık gecenin çözülmesini ve her şeyin açığa çıkmasını istiyoruz” mesajını verdi.
Arda Erkan’ın babası Mustafa Erkan:
“Arda’nın ölümüne ilişkin soruşturma etkin ve usulüne uygun yürütülmedi”
Arda Erkan’ın babası Mustafa Erkan, oğullarını henüz 26 yaşındayken trajik bir şekilde kaybettiklerini hatırlatarak, aradan geçen 11 yıla rağmen olayın üzerindeki soru işaretlerinin kalkmadığına dikkat çekti.
“Oğlumuz daha 26 yaşındayken aramızdan trajik bir şekilde ayrıldı. Aradan 11 yıl geçti, oğlumun ölümüyle ilgili şüpheler hala devam ediyor. Aralanamamış sır perdeleri bugüne kadar geldi” diyen Mustafa Erkan, bu yaşananlardan tüm ailelerin bir ders çıkartması gerektiğini düşündüklerini belirtti.
Oğlunu “çok zeki, akıllı ve mülayim” biri olarak anlatan Mustafa Erkan, “Çevresi tarafından sevilen, karşısındakini kırmamak için elinden gelen yardımı yapan biriydi” sözleriyle Arda’nın karakterini anlattı.
Oğlunun kötü niyetli insanların çevresinde bulunması nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Erkan, “Arda sadece fiziksel olarak aramızdan ayrıldı. Kendisi bizimle ve hep kalbimizde yaşıyor” dedi.
Mustafa Erkan, başlattıkları hukuk mücadelesinin ilk yıllarda yavaş ilerlediğini ancak bu yıl sürecin hızlandığını kaydederek, erken zamanda bir sonuca ulaşmayı umut ettiklerini dile getirdi. İlk polis soruşturmasının ‘’önyargılı yürütüldüğünü, etkin ve usulüne uygun yürütülmediği" belirten Erkan, bu nedenle sonuca ulaşılamadığını kaydetti.
Ailenin talebiyle Türkiye’de hazırlanan ikinci otopsi raporuna işaret eden Erkan, “Arda’nın boynunun sıkıldığı ve vücudundaki darp izleri açıkça tespit edilmiştir. Biz en başından beri üstüne basa basa söylüyoruz. Arda’nın ölümü şüphelidir. Oğlumuzun hayatını kaybetmesine başkaları sebep olmuştur” ifadelerini kullandı.
Arda Erkan’ın annesi Gülseren Erkan:
“11 yıldır bitmeyen bir acının içinde yaşıyoruz”
Anne Gülseren Erkan da oğlunun zeki ve başarılı bir eğitim hayatı olduğunu, çocukluğundan beri sevilen ve çevresi tarafından iyi olarak anılan, saygılı ve sevgi dolu biri olduğunu belirterek, “Arda’nın çevresinden kime sorarsanız sorun, bunu söyleyecektir” dedi.
Gülseren Erkan, oğlunun yaşadığı o trajik olayı ve o geceyi ‘’karanlık bir gece” olarak tanımladı. “Biz neyin ne olduğunu çok iyi biliyoruz ve bunun ispatlanması için uğraşıyoruz” diyen anne Erkan, oğullarının ölümüyle ilgili ciddi şüpheler olmasa 11 yıldır mahkemelerde olmayacaklarını söyledi.
“Neredeyse evimizden fazla mahkemelerde zaman geçiriyoruz” sözleriyle sürecin aile üzerindeki etkisini anlatan Gülseren Erkan, 2019 yılının Nisan ayında açılan davanın hâlâ sürdüğünü hatırlattı. Beklediklerinden çok daha uzun süren yargı sürecinde bu yılın Mart ayında nihayet duruşma safhasına geçildiğini belirten Erkan, Haziran ayına kadar oldukça sık yapılan duruşmaların adli tatilin ardından davanın Eylül ayı sonunda devam edeceğini, yıl sonu gelmeden de duruşmaların bitmesini ümit ettiğini dile getirdi.
Gülseren Erkan, 2018 yılında sonuçlanan Adli Ölüm Tahkikatı (AÖT) kararının da son derece önemli olduğuna dikkat çekti. AÖT’nin, ölümün nasıl gerçekleştiğini çözmek için yürütülen bir süreç olduğunu hatırlatan Erkan, Arda’nın dosyasında ciddi şüphe ve soru işaretlerinin bu süreçte ortaya konduğunu ifade etti.
Erkan, 2019 yılında açtıkları hukuk davasının da buradan çıkan sonuca dayandığını belirterek, ikinci kez başka bir Adli Tıp Otopsi Uzmanı ve bilirkişinin de bu mahkemede aynı yönde şahadet verdiğine vurgu yaptı.
11 yıldır bitmeyen bir acının içinde yaşadıklarını anlatan anne Erkan, “Aklımıza sürekli o karanlık gece geliyor. Bu acıyla yaşamak kolay olmuyor. Yaşanılan şeyleri unutabilmek mümkün değil” dedi. Mahkemeye her gittiklerinde yaşananların hafızalarında yeniden canlandığını söyleyen Erkan, bu sürecin aile için son derece sarsıcı ve derinden yaralayıcı olduğunu vurguladı.
Olayın geçmişi
Arda Erkan’ın cansız bedeni 7 Temmuz 2015 tarihinde Lefkoşa-Göçmenköy bölgesinde arabası içinde bulunmuştu. İlk etapta “uyuşturucuya bağlı ölüm” olarak kamuoyuna yansıyan olay, ailenin ve kamuoyunun ısrarlı takibiyle daha derin bir boyut kazanmıştı. Vücudundaki darp izleri, boğaza bası ve olay yerindeki çelişkili ifadeler, ölümün “Sentetik Cannabinoit’e bağlı solunum yetmezliği” vakası olmadığı yönündeki şüpheleri artırmıştı.
Ailenin Türkiye’den temin ettiği ikinci otopsi raporu ile bilirkişi görüşleri, dosyanın seyrini değiştirdi. İki yıl süren Adli Ölüm Tahkikatı davası 27 Haziran 2018 tarihinde Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde karara bağlandı. Mahkeme, ilk otopsi yerine Türkiye’den getirilen ikinci rapora itibar etti ve Arda Erkan’ın ölümünün şüpheli olduğuna hükmetti. O dönemin Kıdemli Yargıcı tarafından okunan kararda Arda’nın ölümüne başkalarının sebebiyet vermiş olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğuna dikkat çekmişti.
Hukuk mücadelesi sürüyor
Erkan ailesinin 2019 yılında “ihmal” ve “ölüme sebebiyet verme” gerekçeleriyle açtığı hukuk davası da sürüyor. 10 Nisan 2019’da dosyalanan ve tebligat süreçleri tamamlanan dava, 3 Mart 2026’da esastan görüşülmeye başladı. Davada Polis Genel Müdürlüğü, tahkikat memuru, adli tıp uzmanı ve olayla bağlantılı olduğu düşünülen altı kişi davalı konumunda bulunuyor. Dokuz davalının yer aldığı duruşmada ilk olarak Arda Erkan’ın annesi, babası ve aile tarafından bilirkişi olarak getirtilen yeni bir bilirkişi olarak Adli Tıp Uzmanı şahadeti dinlendi.
Davacı taraf olan ailenin, olayla ilgili tahkikatın "etkin ve usulüne uygun yürütülmediği" gerekçesiyle dava ettiği PGM ve polis tahkikat memuru; davalı ve davacı avukatlar tarafından İstintak (çapraz sorgu) sürecine tabi tutuldu. Adli tatil öncesine denk gelen bu duruşmalara yaklaşık üç aylık aranın ardından 22 Eylül'de kaldığı yerden devam edilecek.
Arda’nın adı kıte surf etkinliğiyle yaşatılıyor
Erkan ailesi ve Arda’nın arkadaşları, onun çok sevdiği kite surf sporu üzerinden anısını yaşatmaya devam ediyor. Her yıl düzenlenen geleneksel Kite Surf Etkinliği, “Başka Ardalar Ölmesin” sloganıyla hem Arda’nın anısını yaşatmayı hem de toplumsal farkındalık yaratmayı hedefliyor.
Bugüne kadar 11 kez gerçekleştirilen ve bu yıl 12’ncisi yapılacak organizasyonda kite surf gösterileri, yarışmalar ve çeşitli aktiviteler yer alıyor. Etkinliğin temel hedefi ise gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durarak spora yönelmesine katkı sağlamak.
“Cinnet Mevsimi” belgeseliyle farkındalık mesajı
Arda Erkan için ailesi tarafından 2016 yılında çekilen “Cinnet Mevsimi” isimli belgesel de mücadelenin önemli parçalarından biri oldu. Gazeteci-yönetmen Elvan Levent imzası taşıyan yapım, 2018 yılından itibaren kamuoyuyla buluşmaya başladı ve yıllar içinde okullarda, üniversitelerde ve sivil toplum etkinliklerinde gösterildi.
Arda Erkan’ın yaşam öyküsünü ve yaşadığı trajik süreci anlatan belgesel, gençleri uyuşturucunun tehlikelerine karşı bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Yapımda Arda’nın hayatından kesitler, ailesinin yaşadıkları ve uyuşturucunun bireyler ile toplum üzerindeki yıkıcı etkileri ele alınıyor. Aile için büyük önem taşıyan bu çalışma, “Başka Arda’lar ölmesin” çağrısının bir parçası olarak toplumsal hafızada yerini koruyor. Aile bu belgeselin bir ders niteliğini taşıdığını ve herkesin izlemesini temenni ettiklerini dile getiriyor.
-Belgeselin izlenebileceği bağlantı: ARDA Erkan Belgeseli _ Cinnet Mevsimi
-İzleme linki: https://youtu.be/648FvZ8cq04


























