
AP raporu: Türkiye, Kıbrıslı Türklere “alan tanımalı”
Avrupa Parlamentosu’nun son yıllık raporunda Türkiye’ye, Kıbrıslı Türk toplumunun kendi siyasi yolunu belirleyebilmesi için “gerekli alanı tanıması” çağrısı yapıldı.
Avrupa Parlamentosu’nun son yıllık raporunda Türkiye’ye, Kıbrıslı Türk toplumunun kendi siyasi yolunu belirleyebilmesi için “gerekli alanı tanıması” çağrısı yapıldı. Raporda ayrıca ifade özgürlüğü, ara bölgedeki gelişmeler ve Kıbrıs sorununun çözüm sürecine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelere yer verildi.
Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi’nde (AFET) 44 kabul, 10 ret ve 17 çekimser oyla kabul edilen raporda, Türkiye’de demokratik standartlardaki gerileme ve muhalefete yönelik baskılar nedeniyle üyelik sürecinin yeniden başlatılması için bir gerekçe görülmediği belirtildi. Raportör Nacho Sanchez Amor ise buna rağmen dış politika ve güvenlik alanlarında iş birliği için fırsat penceresi bulunduğunu söyledi.
Raporda Kıbrıs’a ilişkin bölümde, Türkiye’nin Kıbrıslı Türk toplumunun “adanın meşru bir topluluğu” olarak rolünü yerine getirmesine olanak sağlaması gerektiği vurgulandı. Avrupa Komisyonu’na da Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasını kolaylaştırmak amacıyla Kıbrıslı Türk toplumuyla temaslarını artırma çağrısı yapıldı.
Ayrıca taraflara daha “cesur bir yaklaşım” sergileme çağrısı yapılan raporda, çözüm sonrasında Avrupa Birliği müktesebatının tüm adada uygulanması gerektiği ifade edildi.
Raporda, Kıbrıs’ın kuzeyinde ifade ve basın özgürlüğüne yönelik kısıtlamalara ilişkin endişeler de yer aldı. Hükümetin gündemindeki “dezenformasyon yasası”nın muğlak ifadeler içerdiği ve kötüye kullanılabileceği uyarısı yapıldı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in çözüm müzakerelerini yeniden başlatmaya yönelik adımlarının memnuniyetle karşılandığı belirtilirken, Avrupa Komisyonu’na Kıbrıs sorunu için yeni bir özel temsilci ataması çağrısında bulunuldu. Raporda, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın seçilmesinin müzakerelerin yeniden başlaması için umut yarattığı da kaydedildi.
Türkiye’nin rolüne ilişkin olarak ise raporda, ara bölgenin statüsüne ve United Nations Peacekeeping Force in Cyprus’in yetkisine saygı gösterilmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye’den tek taraflı adımlarını durdurması ve geri çekmesi istenirken, ara bölgede çiftçilere yönelik taciz iddialarına da değinildi.
Raporda ayrıca, Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti, Birleşik Krallık ve BM’ye ara bölgenin mümkün olduğunca askerden arındırılması için somut adımlar atma çağrısı yapıldı. 2023 yılında Pile’de yol yapımına ilişkin varılan uzlaşının uygulanmasının sağlanması da talep edildi.
Daha geniş çerçevede ise Türkiye’ye Kıbrıs’taki askerlerini çekmesi ve adanın kalıcı bölünmesini derinleştirecek tek taraflı adımlardan kaçınması çağrısı yapılan raporda, demografik yapıyı değiştiren uygulamalar eleştirildi.
Raporda ayrıca, Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyindeki yapının statüsünü yükseltmeye yönelik girişimleri kınanırken, Maraş’ın 1974 öncesi sakinleri dışında yerleşime açılmasına yönelik adımlar da sert şekilde eleştirildi. Bu tür girişimlerin “trajediyi istismar ettiği” ve bölge sakinlerinin haklarını ihlal ettiği vurgulandı.




















