1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. İşte KIB-TEK’in 2022 planı
İşte KIB-TEK’in 2022 planı

İşte KIB-TEK’in 2022 planı

Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hüdaoğlu, “Elektrik Enerjisi Üretim Senaryoları Raporu” ışığında aldıkları kararları YENİDÜZEN’e açıkladı

A+A-

Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hüdaoğlu, “Elektrik Enerjisi Üretim Senaryoları Raporu” ışığında aldıkları kararları YENİDÜZEN’e açıkladı ve ekledi: “Yaptığımız çalışma neticesinde önemli bir sonuç elde ettik, doğalgaza geçersek %40’a varan bir ucuzlama sağlayabiliriz, bu adımı attık”

Ödül AŞIK ÜLKER

Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hüdaoğlu, ucuz ve temiz enerji tüketilebilmesi için Kıb-Tek’in varlığının devam etmesinin şart olduğunu söyleyerek, “Eğer bu kurum varlığını sürdürmezse, özelleştirilirse, o zaman ucuz ve temiz enerji bulmak mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla kurumun varlığını sürdürerek yatırım yapmak şarttır. Daha verimli sistemlere geçip, daha temiz, daha ucuz enerji kullanacağız” diye konuştu.

6 ayı aşkın bir sürede hazırlanan “Elektrik Enerjisi Üretim Senaryoları Raporu” ışığında Kıb-Tek Yönetim Kurulu’nun aldığı kararları Yenidüzen’e açıklayan Hüdaoğlu, yapılan çalışma neticesinde doğalgaza geçerek %40’a varan bir ucuzlama sağlanabileceğini kaydetti.

 “2022’de LNG’ye geçecek şekilde adımlar atmaya karar verdik” diyen Hüdaoğlu, her senaryoda gerekli olduğu ortaya çıkan acil santral yatırımı ihtiyacının karşılanması için hem fuel oil hem de doğalgaz ile çalışan dual santrallerin Merkezi İhale Komisyonu vasıtasıyla açık usül yöntemiyle yerel olarak ihaleye çıkılacağını kaydetti. Hüdaoğlu, “En geç 26 Ocak’ta İhale Komisyonu’na göndereceğiz, büyük ihtimalle Şubat’ta ihaleye çıkılacak. Mart sonuna doğru sözleşme imzalamayı amaçlıyoruz ve santrallerin mümkünse yarısının bu yıl içinde, tamamının da bir yıl içinde kurulmasını ve devreye girmesini öngörüyoruz” diye konuştu.

Kıb-Tek Yönetim Kurulu üyeleri Asbaşkan Muharrem Saygılı, Yusuf Avcıoğlu, Ercan Hoşkara, Halil Akansel, Şevket Şenbülbül ve Emre Efendi ile Kıb-Tek Müdürü Ahmet Dargın ve Kıb-Tek Araştırma Geliştirmeden Sorumlu Müdür Muavini Kamil Direl’in de hazır bulunduğu röportaj sırasında Hüdaoğlu, ekip çalışmasının ve uyumunun önemine vurgu yaptı.

 

  • Soru: Geçmiş dönemle ilgili bazı usulsüzlükler olduğu ortaya çıkmıştı, fazla ödenen ek mesailer, tarife düzenlemesi yapılmadığı için oluşan gelir kaybı gibi... Yönetim Kurulu olarak Mart 2018’de göreve geldiniz. Bu süreçte Kıb-Tek temizlendi mi?
  • Hüdaoğlu: Biz temizlik çalışması göreviyle buraya gelmedik, bu görevi yapacak olan Başbakanlık Denetleme Kurulu, Sayıştaylık ve Maliye Teftiş Kurulu’dur. Biz onlara bütün belge ve bilgileri verdik. Ayrıca Yönetim Kurulu kararıyla Maliye Teftiş Kurulu’nu bütün belgeleri incelemeye davet ettik. Onlar kendilerine göre tespit yaptı, mahkemeye, polise, savcılığa verdi. Süreçler devam etmektedir. Ek mesaiyle ilgili suçlanan taraflar, Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun tespitlerine göre Yönetim Kurulu’nun aldığı karar doğrultusunda, faiziyle beraber aldıkları parayı iade ettiler. Diğer süreçler devam etmektedir.

“Tahsilat oranı %98”

  • Soru: Tahsil edilemeyen alacaklar konusu yıllardır gündeme gelir. Şu anda durum nedir? Örneğin elektrik faturalarını ödemeyen oteller var mıdır?
  • Hüdaoğlu: Tahsilat oranı %98’dir. Devlette gecikme vardır. Şu anda elektrik faturasını ödemeyen otel yoktur çünkü teşvik alabilmek için elektrik borçlarını ödemeleri gerekir. Yıllardır ödenmeyen elektrik borçlarıyla ilgili mahkeme süreçleri de devam etmektedir.
     
  • Soru: Şu anda Kıb-Tek’in mali yapısı nasıldır?
  • Hüdaoğlu: Çok iyidir. Dönem dönem borçlanma olabilir ama bu kurumu sarsacak boyutta olmaz sadece bütçenin %5-10’una denk gelir. Kurum 2016-2017’yi kârda geçirdi ama o kâr da yatırıma dönüştü yani kasada nakit para yoktu. Kurumun eskiden borç yükü de vardı, faiz de öderdi ama 2016 ve 2017’de bu olmadı. Kıb-Tek, 2018’de yaşanan ekonomik krizden dolayı bütün maliyeti vatandaşa yansıtamadı, yapması gereken zammı da kamuya yansıttı ancak kamu 90 gün vadeli ödeme yapıyor. Dolayısıyla kurumun o dönemde borçlanması gerekiyor ama toplam borçlanma kurumun yıllık bütçesinin %5-10’u oranındadır. Bu rakamlar kurumun rahatlıkla ödeyebileceği borç miktarlarıdır.

Zam mı indirim mi?

  • Soru: Nizamnameye göre vatandaşa yansıtılması gereken rakam Ocak ayına kadar yansıtılmadı yani zam yapılmadı. Bu yakın zamanda zam olacağı anlamına geliyor mu?
  • Hüdaoğlu: Nizamnameye göre en geç üç ayda bir düzenleme yapılır. Dövizin ve aynı zamanda yakıtın fırladığı dönemlerde bunu vatandaşa yansıtmadık çünkü bunu iki defa devlet üstlendi. Bu yakın zamanda zam demek değil, o resmi henüz daha görmedik. Önümüzdeki haftalarda bu netleşecek. Mevcut durumda Ocak ayında zam görünmüyor gibi... Bizim en son aldığımız yakıtın fiyatı aslında düşüktü ve bu da yakıt bedelini aşağıya çekiyordu ama AKSA’nın da yakıtını biz ödüyoruz. AKSA iki ayda bir yüksek miktarda yakıt alır ve aldığı dönemde de yakıtın fiyatı yüksekti, bu da yakıt bedelini yukarı çekiyor. Ocak ayı içinde hem biz, hem de AKSA yakıt alacak. Eğer döviz çok yükselmezse ve petrol fiyatları düşük seviyede olursa yakıt bedelinde düşüş olacak ama indirimin gündeme gelip gelmeyeceği nizamnameye göre yılda iki defa belirlenmesi gereken sabit değerlerin hesaplanmasından sonra ortaya çıkacak. Şubat başında ikisinin birbirini nasıl dengeleyeceğini göreceğiz, eğer yakıt bunu aşağı çekerse indirim olacak, sabit bedel yukarı çekerse artış olacak. İkisi birbirini dengelerse ne artış ne de indirim olacak. Ancak şunu da belirtmek isterim ki, Temmuz ayından beri artışları yapmış olsaydık şimdi de indirim yapacaktık.

“6 ayı aşkın bir süre çalışarak ‘Elektrik Enerjisi Üretim Senaryoları Raporu’ hazırladık”

 

“Tüm alternatifler incelendi, karşılaştırmalı olarak değerlendirildi”

  • Soru: Hem toplumun malı olan Kıb-Tek’i koruyup, hem de hesaplı elektrik sağlamak mümkün mü? Nasıl bir elektrik üretim modeli planlıyorsunuz?
  • Hüdaoğlu: 6 ayı aşkın bir süre çalışarak “Elektrik Enerjisi Üretim Senaryoları Raporu” hazırladık. Raporda olabilecek tüm alternatifler güneş enerjisi, doğalgaz, kombine çevrim gaz türbini, kablo ile elektrik, yoğunlaştırılmış güneş enerjisi ve depolama konuları incelendi ve karşılaştırmalı olarak değerlendirildi. Yaptığımız çalışma neticesinde önemli bir sonuç elde ettik, doğalgaza geçersek %40’a varan bir ucuzlama sağlayabiliriz.
    Alternatiflerden bir diğeri güneş enerjisidir ki bunu teknik nedenlerden dolayı şebekenin belli bir oranına kadar kullanabiliyoruz, dünyada da kabul edilen oran %20’dir ve bu oranı izinler bazında şu anda yakalamış durumdayız.

Kablo ile elektrik...

Kablo ile elektrik getirme konusuna gelince, Türkiye ile yapılan görüşmelerde gelecek olan kapasite için 400-800 MW gibi rakamlar konuşuluyordu. Bunun yatırım bedelinden dolayı bizde ucuzlama sağlamayacağını gördük ama bunun yerine 200 MW gibi daha düşük kapasiteli bir kablo yapılırsa onun %10-15 gibi bir ucuzlama sağlayabileceğini tespit ettik. Tabi bu noktada elektriği aldığımız yerin tarifesinin ucuz olduğu saatlerde elektrik alırsak ucuzlama sağlayacak.

Yoğunlaştırılmış güneş enerjisi alternatifi şu anda bizim elektrik üretim maliyetimizin üzerindedir yani bu da bize ucuzlama sağlamaz. Ancak depolamalı güneş enerjisi konusunda şartname hazırlığı yapılmaktadır, ihaleye çıkılıp uygun fiyat alınırsa uygulanacaktır.

“Filtrede atık katı olarak elinizde kalır”

Bunlar yanında bir alternatif de mevcutla devam edip sadece kapasite artırmaktır yani filtre takmaktır. Onun da bize ilk yatırım olarak 70 milyon dolar gibi bir maliyeti var, ayrıca yıllık 2.5 milyon dolar işletme bedeli var. Ancak filtrede atığı havaya vermezsiniz ama katı olarak elinizde kalır ve zehirli atık olduğu için de yurtdışına gönderilemez ve burada kalır. Tüm bunları değerlendirdiğimizde sistemi gaza geçip hem fiyatı düşürmek hem de atıktan kurtulmak en mantıklısıdır. Gazı temin edene kadar, tesis bitene kadar bizim elektrik üretiyor olmamız gerekir, o yüzden hem fuel oil hem de doğalgazla çalışabilen dual santralleri alacağız ki ek maliyet gerekmeden geçiş sürecinde onları kullanabilelim. Eskileri dönüştürmek için ek maliyet de olacak.

“2022’de LNG’ye geçecek şekilde adımlar atmaya karar verdik”

2022’de LNG’ye geçecek şekilde adımlar atmaya karar verdik. Şu anda pik değerimiz 340 MW’a çıktı ama santrallerin emniyetli şekilde istikrarlı çalışabileceği miktar 336 MW’tır, 4 MW da üstüne çıktık. İstikrarlı çalışmadan kasıt bir miktar boşta tutmak ve herhangi bir yerde arıza olunca karşılayabilmek ve sistemin çökmemesidir. Bu dönemlerde hem yedeğimiz yoktur, hem de pahalı üretim yapan buhar santrallerimiz vardır. Pik yükü karşılayabilmek yanında acilen yedek yaratmamız gerekiyor ve buhar santrallerini mümkün olduğunca devre dışı bıraktığımızda ortaya çıkacak tasarrufla geçiş döneminde kullanacağımız, hem fuel oil hem de LNG ile çalışan, dual santralleri almayı planlıyoruz. Şu anda en pratik ve daha ekonomik olan bu santralleri almaktır. 

 “2022’ye kadar fuel oil ile çalışacak santraller lazım. Bunun için de bu bahsettiğimiz dual santralleri alacağız. Bunlar 2022’ye kadar fuel oil ile çalışacak, 2022’de gaz ile çalışmaya başlayacak”

“AKSA ile sözleşme 2024 yılının ilk iki ayında devre dışı kalacak”

2022’ye kadar fuel oil ile çalışacak santraller lazım. Bunun için de bu bahsettiğimiz dual santralleri alacağız. Bunlar 2022’ye kadar fuel oil ile çalışacak, 2022’de gaz ile çalışmaya başlayacak. Diğerlerini de gaza döndüreceğiz. Mevcut buhar santrali de dönüştürülecek ve 2030 yılına kadar stratejik yedek olarak kullanılacak yani santrallerden biri devreden çıkarsa kullanılmak üzere hazır olacak. Bütün senaryolarda AKSA ile sözleşme 2024 yılının ilk iki ayında devre dışı kalacak ve Kıb-Tek üretmeye devam edecek. Kombine çevirim gaz türbini ile 2024 yılından itibaren şimdikine göre fiyatta %40 civarında bir düşüş olur çünkü LNG daha ucuzdur. Hem daha verimli santraldir hem de yakıtı daha ucuzdur. Bu güzel bir çaredir.

Tüm bunları yaparken, bu kurum devam edecekse kurumun hizmet kalitesini artırmak için başka standartları da oluşmak gerekiyor, örneğin senede 14 saatten fazla elektrik kesmeme gibi... Normal şartlar altında 14 saatten fazla elektrik kesilirse birşey yanlıştır demektir. Kolay görünmekle beraber bunu bir defa uygularsanız sonra gelenler de keyfi davranamaz.  Bu gibi standartlar ile özerkleşmeye doğru gitmeye çalışacağız. Bunu yapabilirsek gönül rahatlığıyla yönetim kurulunu devredeceğiz.

“Enterkonnekte konusunda politik bir sıkıntı var”

  • Soru: Enterkonnekte olma konusunda uluslararası bazı engeller çıkabileceğine dair iddialar bir dönem gündeme geldi. Türkiye’nin gözlemci olduğu, Avrupa Elektrik İletim Sistemi İşletmecileri Ağı’nın (ENTSO-E) bu bağlantıyı onaylamaması durumunda bunun gerçekleşemeyeceği de konuşuluyor...
  • Hüdaoğlu: Politik bir sıkıntı var. Rum tarafı ENTSO-E üyesidir, Türkiye gözlemci üyedir. Türkiye, Bulgaristan ve Yunanistan üzerinden Avrupa ile bağlantı içindedir. ENTSO-E kurallarına göre kendine bağlı olan bir ülke, kendine bağlı olmayan bir ülke ile bağlantı kuracaksa ENTSO-E’den izin almak zorundadır. Türkiye’nin bu konuda henüz izin alamadığına dair bir duyumumuz var.
     
  • Soru: Ekonomi ve Enerji Bakanı ile görüş ayrılığı olduğuna dair haberler de var. Son durum nedir? 
  • Hüdaoğlu: Olması gereken tartışmalar yapıldı ve bir noktaya varıldı. Kıb-Tek olarak yaptığımız veya yapmayı planladığımız her şey hükümet programında vardır. Şunu da vurgulamak isterim, bu kurum bütün projelerini kendi yapar.

“Her senaryoda gerekli olduğu ortaya çıkan, acil santral yatırımı ihtiyacı”

  • Soru: Bu aşamada elektrik üretimi konusunda nasıl bir yol izleyeceksiniz?
  • Hüdaoğlu: “Elektrik Enerjisi Üretim Senaryoları Raporu” ışığında yapılan değerledirmeler ve tespitler neticesinde 27 Aralık 2018’de Kıb-Tek Yönetim Kurulu kendi yetki ve sorumluluk alanı içerisinde bazı kararlar aldı. Bu kararlar şu anda santrallerde kullanılan yakıt olan fuel-oil yerine LNG yani sıvılaştırılmış doğalgaz kullanılmasının gerekli olduğu, değişimin gerçekleşmesi için başlatılan çalışmaların hızlandırılıp sonuçlandırılmasıdır. Belirlenen takvim doğrultusunda Merkezi İhale Komisyonu vasıtasıyla ihaleye çıkılacak, her senaryoda gerekli olduğu ortaya çıkan acil santral yatırımı ihtiyacının karşılanması için, en az iki yıl süre için fuel oil ile kısıtlı ve kısa vadeli dönemde üretimin endeksli olacağı gaza dayalı üretim modeline uygun olarak 64–80 MW gücünde çift yakıtlı, hem fuel oil hem de doğalgaz ile çalışabilen dual santrallerin, mümkünse 2019 yılı içerisinde en azından yarısının yetişebileceği şekilde Merkezi İhale Komisyonu vasıtasıyla açık usül yöntemiyle yerel olarak ihaleye çıkılmasıdır.

“Kombine Çevrim Gaz Türbini Santralı Senaryosu”

Üretim senaryolarından “Kombine Çevrim Gaz Türbini Santrali Senaryosu” nun da en verimli, optimum fiyata erişebilmeyi sağlayan, değişken koşullarda da kolaylıkla uygulanabilen senaryo olduğundan, uygulanması ve gerçekleştirilmesi hususunda 150 MW’lık santral için teknik şartname çalışmalarının sonuçlandırılması ve belirlenecek takvim doğrultusunda en geç Haziran 2022’de devrede olacak şekilde Merkezi İhale Komisyonu vasıtasıyla ihaleye çıkılması da karara bağlanmıştır.
Kararlardan bir diğeri de DAÜ ve KTMMOB ile yapılacak protokol neticesinde hazırlanacak stabilite çalışması ile belirlenecek Kıb-Tek şebekesine bağlanabilecek yenilenebilir enerji kaynaklarının miktarı sonrası güneş enerjisinin maksimum kullanılabilmesi ve enerji verimliliği konularında gerekli teknik, idari kararların alınması ve uygulanması, ayrıca depolama ve Dengelemeli Güneş Enerjisi Santralı için teknik şartname hazırlanması ve Yönetim Kurulu’na sunulmasıdır. Ayrıca yine yenilenebilir enerji santrallerinden olan CSP yani yoğunlaştırılmış güneş enerjisi gibi teknolojileri kullanan ve geliştirilmeye çalışılan santral modellerinin sürekli takip edilip, en uygun zamanda sisteme dahil edilmeleri, bunlar için gerekli arazilerin de bu aşamada rezerv olarak ayrılması için Ekonomi ve Enerji Bakanlığı üzerinden girişimler başlatılması yönünde de karar alındı.     
Yönetim Kurulu’nun görev yetki alanına giren konularda süratle kararlar verip uygulamaya konacak, yetki alanı dışındaki konularda ise ilgili kurumlarla birlikte gerekli kararlar alınması için çalışılacaktır.

Çoklu tarife...

Ayrıca çoklu tarife olarak bilinen uygulama yani puant saatlerde tüketimi düşürmek amacıyla hazırlanan yeni tarife sisteminin yer aldığı nizamnamenin Bakanlar Kurulu’na iletilmek üzere Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’na sunulması da aldığımız kararlar arasındadır.

  • Soru: İlk aşamada hayata geçecek olan 4 tane dual yakıt santralin alımı için yönetim kurulu  kararı var. Bu konuda ihaleye ne zaman çıkılacak?
  • Hüdaoğlu: 21 Ocak’a kadar görüş için internette kalacak ve en geç 26 Ocak’ta İhale Komisyonu’na göndereceğiz, büyük ihtimalle Şubat’ta ihaleye çıkılacak. Mart sonuna doğru sözleşme imzalamayı amaçlıyoruz ve santrallerin mümkün ise yarısının bu yıl içinde, tamamının  da bir yıl içinde kurulmasını ve devreye girmesini öngörüyoruz.

 “Eğer bu kurum varlığını sürdürmezse, özelleştirilirse, o zaman ucuz ve temiz enerji bulmak mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla kurumun varlığını sürdürerek yatırım yapmak şarttır”

“Eğer kurum özelleştirilirse, ucuz ve temiz enerji bulmak mümkün olmayacak”

  • Soru: Son olarak ne söylemek istersiniz?
  • Hüdaoğlu: Bu ülkede ucuz ve temiz enerji tüketilebilmesi için Kıb-Tek’in varlığının devam etmesi şarttır. Bugün “bizi özel havayollarına teslim ettiler” diye şikayetler var ya, eğer bu kurum varlığını sürdürmezse, özelleştirilirse, o zaman ucuz ve temiz enerji bulmak mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla kurumun varlığını sürdürerek yatırım yapmak şarttır. Daha verimli sistemlere geçip, daha temiz, daha ucuz enerji kullanacağız.

 

 

yeniduzen-satin-aliniz-20190107141307.jpg

 

 

Bu haber toplam 3731 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler