1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Ekonomik özveri!.. 'Askeri harcamalar azaltılırsa iyi olmaz mı?'
Ekonomik özveri!.. Askeri harcamalar azaltılırsa iyi olmaz mı?

Ekonomik özveri!.. 'Askeri harcamalar azaltılırsa iyi olmaz mı?'

Dünyanın dört bir tarafında halk hareketleri ve ciddi tartışmalar yaşanıyor. Çünkü global kriz derinleştikçe her açıdan kaotik bir görünüm gerçekleşiyor. HALKTAN ÖZVERİ, AMA ESAS ÖZVERİ ASKERİ HARCAMALARIN AZALTILMASIDIR DA… Kıbrıs’ın gü

A+A-




Dünyanın dört bir tarafında halk hareketleri ve ciddi tartışmalar yaşanıyor. Çünkü global kriz derinleştikçe her açıdan kaotik bir görünüm gerçekleşiyor.

 

HALKTAN ÖZVERİ, AMA ESAS ÖZVERİ ASKERİ HARCAMALARIN AZALTILMASIDIR DA…

Kıbrıs’ın güneyinde PEO, SEK, PASİDİ sendikaları hükümetle prensipte anlaştı. Maaş ve ücretlerine, belli özlük haklarına dönük olarak emekçi örgütleri özveri yapmayı kabul ettiler. İşveren örgütleri de belli özveriler yapmayı benimsediler.

 Ancak çok ilginçtir güneydeki bu sendikal örgütler CTP’nin büyük ortak olduğu dönemde global krizin kuzeyi etkilemesi üzerine hükümetin, belli bazı tedbirler gündem getirdiği dönemde, kuzeydeki sendikalarla “neo -liberal politikalara karşı” mücadele etmek amaçlı ortak deklarasyonlar imzalamışlardı. CTPBG’nin o gün, bugün güneyde alınan tedbirlerin yarısı kadar almayı amaçladığı düzenlemelere karşı, ortak deklarasyonlar yapmışlardı. Şimdi bakın neler yaşıyoruz?

 

ASKERİ GÜÇ İNDİRİMİ VE ASKERİ HARCAMALARIN AZALTILMASI GÜNDEME GELMELİ…

Evet, bu kriz aşamasında kamu yükünü azaltmak gerekiyor. Ancak bu yalnızca insanların yaşam standartlarının düşürülmesi ve kamu kaynaklarının yağmalanması üzerinden olmamalıdır.

Hem kuzeyde, hem de güneyde yönetimler, hakim siyasi yapılar, hatta iktidar ve muhalefet hareketleri, sendikalar, iş veren örgütleri, aydınlar bir konuyu net olarak gündeme getirmelidir…

Bu da karşılıklı olarak askeri harcamaların azaltılması ve askeri güç indirimi meselesi ile global krize karşı adanın ortak tedbirleri olmalıdır..

Bugün kamunun ağır yükünden söz ediliyor. Bütçeler üzerinde, ekonomi üzerindeki baskılardan söz ediliyor. Bunlar doğru. Ama en büyük baskılardan biri de askeri harcamalar değil mi? Karşılıklı olarak çözümsüzlüğün sürmesi nedeni ile birbirine karşı konuşlanan ordular, silahlanmaları ve karşılıklı siyasi duruşu meşrulaştırmak için içte ve dışta yaptıkları harcamalar, kamu kaynakları ve giderleri üzerine en büyük yükü getirmiyor mu? Düşünün güney Kıbrıs bazı Büyükeliliklerini kriz nedeni ile kapatmaya karar vermiş. Düşünün yükü.

Bakın açıklamalara göre Türkiye, Yunanistan, Kuzey ve Güney Kıbrıs’ın askeri harcamaları Gayri Safi Milli Gelirlerinin ortalama %5- 6’sı kadardır. Bu büyük bir oran. Bütçe açığının totalda GSMH’nın %10 ile %6 arasında olduğu bu üç ülkede, bu askeri harcamalara ayrılan kaynaklar çok ama çoktur. Bu ekonomiye, Bütçe üzerine önemli bir baskıdır.

Emekçilerin alım gücünü azaltmak, esnafa, iş dünyasına, köylüye, en geniş kesimlere yeni vergiler getirmekle kamu kaynaklarını artırmak ve giderleri azaltmak gündemdedir. Bunları da tartışalım. Ama ya askeri harcamalar? Bunlar kamu kaynakları üzerinde yük değil mi?

Bunu azaltmak için de öncelikle demokrasi, çözüm ve barış politikasını gündemin başına almak gerekir. Hem kuzeyde, hem de güneyde.

CTPBG’nin iktidarın büyük ortağı olduğu dönemde; “neo- liberal” politikalara karşı mücadele etmek için ortak deklarasyon imzalayan Türk ve Rum sendikaları, şimdi bu “neo- liberal” politikaların tek tek kendilerini sıkıntıya soktuğu bu aşamada; neden bir araya gelip de karşılıklı olarak askeri güç indirimini ve askeri harcamaların azaltılmasını ve bir an önce çözüm sürecinin hızlanması konusunu ortak talep olarak ele almıyor? Aynı şekilde iki tarafın iş örgütleri hazır elektrik konusunda bir diyalogu el aldıkları ve sıkıntı içinde bir iş birliği geliştiğine göre, tüm Kıbrıs’ı ilgilendiren ekonomi konusunda neden daha geniş bir iş birliği yapılmasın?

 

GLOBAL KRİZE KARŞI EVRENSEL İŞ BİRLİĞİ ARANIRKEN KIBRIS’TA AYRI TEDBİR AKILCIL MI?

Global krize karşı Çin ve ABD’nin iş birliği arayışları olduğu bu dünyada, bu nasıl bir akıldır ki bir avuç Kıbrıs’ın kuzeyi ve güneyi ayrı ayrı global krizi göğüsleyebilecek? Bu aşamada, neden iş dünyası, emek dünyası, siyasi güçler bir diyalog geliştirmesin ve ortak yurdu bu felakete karşı, insan merkezli tedbirlerle global krizden en az etkilenecek bir noktaya getirme çalışması yapılmasın. Bu alanda ilk adımlardan bir de Askeri harcamaların azaltılması ve bu kaynakların ekonomi için kullanılması neden olmasın?

 Evet, global kriz şartlarında, askeri harcamaların azaltılması ve karşılıklı olarak askeri güç indirimini ivedilikle ele almak gerekir. Bu yalnız ekonomik kaynakları ele almak için değildir. Bu ayni zamanda ekim ayı öncesi bunu ele almak, ayni zamanda gazdı, çapraz oy, ya da dönüşümlü başkanlık sistemi, gibi kısır ve verimsiz tartışmalarla öldürülmek istenen görüşme sürecine de yapıcı bir etki yapar.

Evet, güneyin askeri harcamalarını azaltması, ekonomisine katkı sağlar. Kuzeyde askeri indirim, belli sayıdaki askerin geri çekilmesi, Türkiye’nin şikayet konusu olan Kuzeye dönük mali harcamalarının azalmasına katkı sağlar. Ayni zamanda bu adımlar kuzeyin ekonomisinin kısa sürede toparlanmasına dönük olarak gereken yatırım iklimine de psikolojik olumlu etki yaratır. Bu aynı zamanda kuzeyin toparlanması içinde Türkiye’ye kısa sürede ekstra mükellefiyetler de yaratmadan tasarruf ile ekonomik desteğe de döndürülebilinir..

 Bu gün İsrail’de yollarda yürüyen yüz binlerce İsrail vatandaşı, Filistin’le barış sürecinin gelişmesi ve askeri harcamalarının azalmasıyla, ekonomilerine dönük kaynaklarının gelişmesine ve bugünkü dert ve sıkıntılarının azalmasına bu gelişme katkı sağlamaz mı? Sağlar…

Evet, global krizin etkilerin azalması ve yıkıcı sonuçlarının toplumlara kaotik bir durum yaratmamasının en esaslı yolu; barış ve demokrasiden geçmektedir. Bunun için barış ve demokrasi için mücadele ve gelişme, artık iş ve aş ile özdeştir.

Hele, Kıbrıs’ta karşılıklı olarak; askeri harcamaların azaltılması ve askeri güç indiriminin Yunanistan ve Türkiye’ye sağlayacağı ek katkıları da düşünürsek, Ege’nin iki yakasında da askeri harcamaların azalmasına dönük gelişmelere yol açar, bunun ise üç ülkenin halklarına sağlayacağı katkıyı düşünün.

Günümüzde global kriz şartlarını aşmak için, yalnız ekonomik tedbirler yetmez. Askeri harcamaların azaltılmasına dönük, demokrasi ve barış siyasetlerini de gündemin başına almak ve global krize karşı adanın ortak aklını da harekete geçirmek gerekir. Evet, bunun öncüleri de iki tarafın barış ve çözümden yana olan sol ve liberal demokratik güçleri olmalıdır. CTPBG aklı harekete geçirmelidir…

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1133 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler