1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. “Yasalar uygulanmıyor, çalışanların sesi duyulmuyor”
“Yasalar uygulanmıyor, çalışanların sesi duyulmuyor”

“Yasalar uygulanmıyor, çalışanların sesi duyulmuyor”

Kıbrıs Türk Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası, uzun süredir çalışanların yaşadığı kronik sorunların çözümü için ilgili makamlarla diyalog kurmaya çalıştıklarını ancak taleplerin karşılıksız bırakıldığını söyledi.

A+A-

Kıbrıs Türk Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası, uzun süredir çalışanların yaşadığı kronik sorunların çözümü için ilgili makamlarla diyalog kurmaya çalıştıklarını ancak taleplerin karşılıksız bırakıldığını söyledi.

Sendika, çalışanların temel haklarının ve yasal başvurularının görmezden gelindiğini, kurumun geleceğini ilgilendiren kararların ise liyakat yerine farklı kriterlerle şekillendirildiğini belirtti.

Sendika tarafından yapılan açıklamada, kamuoyuyla paylaşılmak istenen konunun yalnızca teknik eksiklikler veya günlük çalışma sorunları olmadığı belirtilerek, asıl meselenin çalışanların sesini duymayan, sorunları çözmeyen ve yürürlükteki yasalara dahi uymayan bir yönetim anlayışının giderek normalleşmesi olduğu ifade edildi.

Açıklamada, çalışanların uzun süredir dile getirdiği sorunlara rağmen gerekli adımların atılmadığı savunulurken, kurumun işleyişi ve geleceğine ilişkin karar alma süreçlerinde şeffaflık ve liyakat ilkelerinin göz ardı edildiği iddia edildi. Sendika, yaşanan sorunların çözümü için yetkilileri sorumluluk almaya ve yasal çerçevede hareket etmeye çağırdı.

Açıklama şöyle:

Sendikamız tarafından servis uygulamasıyla ilgili olarak yapılan resmi başvurular ve sonrasında gönderilen hatırlatma yazıları, İyi İdare Yasası'nın açık hükümlerine rağmen cevapsız bırakılmıştır. Özellikle altını çizmek isteriz ki mesele yalnızca bir ulaşım hakkı meselesi değildir. Mesele, devletin yürürlükte bulunan yasalarının idari makamlar tarafından çiğnenmesidir.
İyi İdare Yasası, kamu kurumlarının vatandaşlara ve çalışanlara belirli süreler içerisinde yazılı cevap vermesini zorunlu kılmaktadır. Buna rağmen sendikamızın yaptığı başvurulara bugün itibarıyla hiçbir yanıt verilmemiştir. Devletin kendi çıkardığı yasaya yine devlet kurumlarının uymadığı idari bir kaos noktasına gelmiş bulunmaktayız. Çalışanlardan mevzuata ve kurallara eksiksiz uymalarını bekleyen idarenin, konu kendi yükümlülüklerine geldiğinde aynı hassasiyeti göstermemesi kabul edilemez.

SERVİS UYGULAMASINDAKİ ADALETSİZLİK AÇIKÇA ORTADADIR

Ercan Havalimanı'nda görev yapan personel için yıllardır sürdürülen servis uygulaması ciddi bir eşitsizlik yaratmaktadır. Bugün yalnızca Lefkoşa bölgesinden Ercan Havalimanı'na servis hizmeti sağlanırken; Gazimağusa, İskele, Girne ve Güzelyurt bölgelerinde yaşayan çalışanlar bu hizmetten mahrum bırakılmaktadır. Aynı kurumda çalışan, aynı vardiyaları paylaşan ve aynı hayati sorumlulukları taşıyan personel arasında yaratılan bu ayrımcılığın objektif gerekçesi bugüne kadar açıklanamamıştır.
Daha da dikkat çekici olan nokta şudur: Ercan Havalimanı ile Lefkoşa aynı ilçe sınırları içerisindedir. Çalışanların haklı olarak sorduğu soru nettir: Yasaya rağmen Lefkoşa’da bulunan Ulaştırma Bakanlığı’ndan servis sağlanırken, Lefkoşa bölgesinde ikamet edenlerin ayrıcalığı nedir? Bu adaletsiz uygulamanın hangi kriterlere göre sürdürüldüğü kamuoyuna açıklanmalıdır.

ÇALIŞMA ORTAMI GÜN GEÇTİKÇE KÖTÜLEŞİYOR

Çalışanların günlük yaşamını ve sağlığını doğrudan etkileyen birçok sorun uzun süredir çözümsüz bırakılmıştır. Personelin kullandığı bürosit koltuklarının büyük bölümü kırılmış ve deforme olmuştur. Unutulmamalıdır ki burası 24 saat kesintisiz hizmet veren bir kuruluştur. Büro ekipmanlarının yıpranma hızının iki kat fazla olduğu bu birimde, koltuklar adeta birer "sarf malzemesi" niteliğindedir. Çalışanların omurga, boyun ve bel sağlığını tehdit eden bu durum defalarca bildirilmesine rağmen hiçbir adım atılmamıştır.Bunlara ek olarak  Çalışma alanlarındaki kapılar, pencere sistemleri ve tuvaletler uzun süredir bakımsızdır. Arızalı olduğu için tamir edilmek yerine kilitlenen tuvaletler, kırık tuvalet kapakları ve bakımsız çalışma alanları çalışanların her gün karşı karşıya kaldığı acı gerçeklerdir.
Kamuoyuna büyük vizyonlarla ve “akıllı bina” olarak tanıtılan yapı, ne yazık ki gerekli bakım ve ilgi gösterilmediği için hızla bir viraneye dönüşmekte, çürümeye terk edilmektedir.

KÜÇÜK SORUNLARI ÇÖZEMEYENLER BÜYÜK SORUNLARI NASIL ÇÖZECEK?

Bir kurumda kırılmış bir tuvalet kapağının değiştirilmesi, arızalı bir kapının tamir edilmesi veya sağlık açısından risk oluşturan bir çalışma koltuğunun yenilenmesi gibi en basit ihtiyaçlar dahi aylarca çözülemiyorsa, çalışanlar bu yönetimin kurumun daha büyük ve stratejik sorunlarını çözebileceğine nasıl güven duyacaktır? Bu tablo, münferit eksikliklerden çok daha fazlasını; sorunları çözmek yerine erteleyen, talepleri cevaplamak yerine görmezden gelen köhne bir idari anlayışı göstermektedir.
Sendikamız bugüne kadar her zaman diyalog yolunu tercih etmiştir. Sorunların çözümü amacıyla yaklaşık iki hafta önce Sayın Ulaştırma Bakanı ile bir nezaket görüşmesi gerçekleştirmek üzere resmi randevu talebinde bulunulmuştur. Aradan geçen 2 haftaya  rağmen tarafımıza nezaketen de olsa bir dönüş yapılmamıştır. Çalışanların seçilmiş temsilcileriyle görüşmeye dahi zaman ayırmayan bir anlayışın, sorunları çözme konusundaki samimiyeti kamuoyunun takdirindedir.
Bir başka önemli konu ise,
Daha önceki basın açıklamalarımızda da etraflıca yer verdiğimiz üzere; Sivil Havacılık Dairesi Müdürü kadrosu için aranan İngilizce yeterlilik şartının, gelen tüm haklı tepkilere rağmen B2 seviyesinden B1 seviyesine düşürülmesi yönünde kapalı kapılar ardında girişimler olduğu görülmektedir.
Bu girişim son derece düşündürücü ve tehlikelidir. Sivil havacılık sektörü, uluslararası kuralların mutlak olarak geçerli olduğu, yabancı otoritelerle saniyeler içinde iletişim kurulmasını gerektiren ve ülkeyi dış dünyada temsil eden en kritik alandır. Böyle bir kurumun en üst yöneticisinde aranacak yabancı dil yeterliliğinin düşürülmesi kurumsal bir gelişme değil, açık bir gerilemedir. Yasalar şahıslara göre terzi usulü değiştirilemez. Doğru olan, yasalarda öngörülen yüksek niteliklere sahip liyakatli kişilerin bu görevlere atanmasıdır.

Bu haber toplam 576 defa okunmuştur