1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Savaş, ekonomik kriz ve pahalılık…
Savaş, ekonomik kriz ve pahalılık…

Savaş, ekonomik kriz ve pahalılık…

Tüm dünyanın gözü önünde yaşanan Rusya- Ukrayna’daki sıcak gelişmeler, yeni bir insanlık dramı ve küresel krizin de kapısını araladı, gözler ülkedeki gelişmelere çevrildi…

A+A-

Fehime ALASYA

Tüm dünyanın gözü önünde yaşanan Rusya- Ukrayna’daki sıcak gelişmeler, yeni bir insanlık dramı ve küresel krizin de kapısını araladı, gözler ülkedeki gelişmelere çevrildi.

Küresel olarak tüm dünyanın etkileneceği sıcak gelişmelerden, ülkemizin de ‘ekonomik kriz’ ve ‘pahalılık’ anlamında olumsuz etkileneceği ifade edildi.

Konuyla ilgili YENİDÜZEN’e konuşan Siyaset bilimci, Araştırmacı ve Ekonomistler, Rusya- Ukrayna’daki savaştan en çok etkilenecek ülkelerin başında Türkiye olduğunu belirtti. Buna bağlı olarak ülkemizde de ‘ekonomik kriz’ ve ‘pahalılık’ olarak olumsuz etkileneceği görüşünü paylaştı.  

Türkiye’nin birçok alanda Rusya ve Ukrayna ile işbirliğinin olduğunu anlatan siyaset bilimciler, Türkiye’nin bu konuda nasıl bir tavır alacağı, hangi, tarafta duracağının çok önemli olduğuna vurgu yaptı.

İki ülke arasındaki krizin detaylarına da değinen siyaset bilimciler, 3. Dünya savaşı riskinin doğabileceği çok hassas bir durum içerisinde olunduğunu anlattı.

Türk Lirası’ndaki değer kaybının dün itibariyle hız kazandığına işaret eden Ekonomistler ise bu savaşın ülkemize yansımasının ‘pahalılık’ olacağını belirtti. Ticari alanda Türkiye üzerinden ciddi kayıpların doğabileceğini işaret eden Ekonomistler, akaryakıt, doğal gaz, buğday, arpa ve benzeri tarımsal ürünlerde yokluk veya pahalılık gibi sıkıntıların yaşanabileceğine değindi.

Rusya- Ukrayna’daki gelişmeler ülke gündeminde: Üst düzey toplantı yapıldı

Çeşitli ülkeler birer birer yurttaşlarını Ukrayna'dan çekmeye başlarken, Kıbrıs’ın kuzeyinden de  ilk açıklama Eğitim Bakanlığı tarafından yapıldı. Eğitim Bakanı Çavuşoğlu, Ukrayna’daki Kıbrıslı Türk öğrenci ile iletişime geçildiğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı gün içinde yaptığı açıklamayla, Ukrayna’da bulunan KKTC Vatandaşları için duyuruda bulundu, güvenlikleri için tedbir almalarını tavsiye etti.

Rusya- Ukrayna’daki sıcak gelişmelerle ilgili ülkede yaşanan bir diğer gelişme ise dün saat 14.00’te yapılması planlanan Bakanlar Kurulu toplantısının Cumhurbaşkanlığı’ndaki Üst Koordinasyon Kurulu’nun olağanüstü toplantısıyla yaşandı.

Cumhurbaşkanlığı’nda yapılan toplantının ‘Ukrayna-Rusya gerginliği ve krizin artması nedeniyle yapıldığı ifade edildi.

 

EKONOMİSTLER NE DEDİ?

Ekonomist Erdal Güryay:

“Bu savaşların etkisi bize direkt veya indirekt pahalılık olarak yansır”

Türk Lirası’ndaki değer kaybının dün sabah itibariyle hız aldığını ifade eden Ekonomist Erdal Güryay, ülkede tarımsal ürünlerin fiyatının artabileceğine dikkat çekti.

Görüş ve düşüncelerini YENİDÜZEN ile paylaşan Güryay, özetle şunları dile getirdi:

“Türkiye’nin iki komşu ülkeyle de ciddi ilişkileri var. Türkiye’ye gelen turistlerin büyük çoğunluğu Rusya’dan, TC’de ciddi Rus yatırımları var. TC’nin de bu savaşa dahil olması durumunda ciddi ambargolarla karşılaşabilir. Bu gelişmeler kısa mı sürer yoksa ciddi bir soruna mı dönüşür, kısa sürerse toparlanmamız da kısa olur.

Bu savaşların yansıması bize direkt veya indirekt pahalılık olarak gelir. Türkiye üzerinden ciddi kayıplarımız olabilir.

Ülkeye buğdayın büyük kısmı Rusya’dan geliyor ve bu konuda sıkıntı yaşanabilir. Savaştan sonra fiyatlar artabilir. TC’nin bu konuda nasıl bir tavır alacağı, hangi, tarafta duracağı çok önemli. Birkaç gün sonra bunlar daha da netleşecektir.”

 

Ekonomist Mehmet Saydam:

“Akaryakıt, doğal gaz ve tarımsal ürünlerde ciddi bir sıkıntı yaşanacaktır”

Siyaset yoluyla çözülmesi gereken bir olayın en çok korkulan senaryoya dönüştüğünü anlatan Ekonomist Mehmet Saydam, yaşananların küresel ekonomik krize neden olabileceğini anlattı.

Rusya ve Ukrayna üzerinden dünyaya dağılan çeşitli ürünlerde ciddi bir pahalılık yaşanacağını kaydeden Saydam, küresel olan bu ekonomik sıkıntılardan ülkemizin de ‘pahalılık ve döviz krizi’ ile etkileneceğini dile getirdi.

Saydam, özetle şunlara değindi: “Her şeyden önce bunun sonlanması insanlık adına talebimiz. Ham petrol ve doğal gazın en büyük üreticileri olan ve dünyaya çeşitli gıda ürünlerini dağıtan bu iki ülkenin içinde olduğu durum elbet küresel etki gösterecektir. Akaryakıt, doğal gaz, buğday, arpa ve benzeri tarımsal ürünlerde ciddi bir sıkıntı yaşanması söz konusu olacaktır. Ülkemize de gelen ve Ukrayna çıkışlı ürünler vardır. Bu ülkemizde de başta bu girdileri olumsuz etkileyecektir. Ardından ileri vadede yaz sezonu ve turizmi büyük riske sokacaktır. Dövizdeki hızlı yükseliş, ardından faiz değişimleri, yakın gelecekte dövizin yukarıya çıkmasına neden olacak. Bu da ülkemizde pahalılık anlamına geliyor. TL’nin de çok ciddi değer kaybı demek oluyor.”

 

SİYASET BİLİMCİLER NE DEDİ?

DAÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sözen:

“3. Dünya savaşı riskinin doğabileceği, çok hassas bir durum”

3. Dünya savaşı riskinin doğabileceği, çok hassas bir durum içerisinde olunduğunu anlatan DAÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sözen, Rusya-Ukrayna gelişmelerinden dolayı en çok etkilenecek olan ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğini anlattı.

Yaşanan gelişmelerin kısa vadede Kıbrıs meselesini, çok fazla etkilemeyeceğini anlatan Sözen, tüm uluslararası toplumun önemli aktörlerinin, enerjisini Ukrayna’ya harcayacağı görüşünü paylaştı.

Rusya-Ukrayna gelişmelerinden ülkenin etkileme durumunu değerlendiren Sözen, şöyle devam etti:  “Kısa sürede bizi doğrudan etkileyecek bir taraf göremiyorum. Tüm uluslararası toplumun önemli aktörleri, enerjisini Ukrayna’ya harcayacaktır. Kısa vadede bizi çok fazla etkileyeceğini düşünmüyorum. Fakat Türkiye büyük bölgesel denklemde daha çok batıya doğru bir tavır alacak mı yoksa daha ortada bir tavır mı alacak bu durum o zaman bizi daha yakından etkileyecektir. Batının yanında bir tutum sergilerse, Ukrayna konusu yatışınca Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusu da yeniden gündeme gelebilir.”

 

“…3. Dünya savaşı riskini doğurabilir. Bu denli hassas bir durum içerisindeyiz”

Açıklamasında Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmelere detaylarıyla yer veren Sözen, şunları dile getirdi:

“Şu anda Rusya’nın Ukrayna’da yaptığı Uluslararası hukuka aykırıdır. Bağımsız egemen bir devlete saldırıyorsunuz. Bu ne savunulabilir ne de meşrulaştırılabilir. Bununla beraber, Rusya da durup dururken Ukrayna’ya saldırmadı; bunun gerekçelerini de iyice anlamalıyız. Bu yaşananların arkasında soğuk savaş sonunda Sovyetler Birliği çöktüğü zaman eski Sovyetler Birliği devlet başkanı Mihail Gorbaçov’a verilen bazı sözler vardı. Eski Rusya devlet başkanı Boris Yeltsin’e de bu sözler batı tarafından verilmişti. Bu sözler Nato’nun doğuya doğru genişlemeyeceği yönündeydi. Bu nedenle soğuk savaştan sonra Batı ve Rusya arasında uzun süre ciddi problemler yaşanmadı, ciddi tansiyon yükselişi olmadı. Ama tam tersine Batı veya batının içindeki Nato bu sözlere uymayarak 1990’larda ilk önce Rusya’nın eski yörüngesinde olan Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan’ı içine aldı, bununla kalmayıp ardından üç Baltık ülkesini de Nato’ya aldı. Tüm bunlarda da Rusya çok ses çıkarmadı. Ancak işler 2007 yılında değişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 2007 Münih Güvenlik Konferansı’nda batıya ilk uyarısını yapmıştı. Putin, “Siz verdiğiniz sözleri tutmuyorsunuz, bu günden itibaren tavrımız farklı olacak” demişti. Bu tarihten sonra özellikle NATO’nun bazı planlarını engellemek için Rusya arazide de bazı adımlar atmıştı. 2008’de de bu uyarısının ciddiyetini göstermek için Rusya Gürcistan’a girdi ve Güney Osetya ve Akbazya’yı kontrolüne alıp ayrı devlet olarak tanıdı.

Uzun yıllar Ukrayna’yı batıya bağlamak için yapılan planları gören Rusya, bu konuda da 2014 yılında Ukrayna bölgesi olan Kırım’ı işgal edip Rusya’ya bağladı. Ukrayna’nın doğusundaki Donbas isimli bölgeye askeri yardımda bulundu. Rus yanlısı siyasi figürlerin kontrolü ele almasını sağladı. Ukrayna’ya yapılan bu savaş veya saldırı yeni değil, 2014’te başladı. Yani fiili olarak bu saldırı uzun süredir zaten vardı, dün başlamadı. Bu saldırıların tüm Ukrayna’nın işgali şeklinde olabileceğini düşünmüyorum. Bu bir çılgınlık olur. Bu askeri kontrolün daha çok Ukrayna’nın doğu bölgesinde kalacağını sanıyorum. Burada batının nasıl bir tepki vereceği çok ama çok önemlidir. Batının da bu gelişmelerde kabahati var.

Batı, Putin’i yatıştırıp uzun vadede Ukrayna’yı kendine bağlamasını seyredebilir veya Rusya’ya askeri bir reaksiyon gösterirse 3. Dünya savaşı riskini doğurabilir. Bu denli hassas bir durum içerisindeyiz.”

 

“Türkiye, en çok zorlanacak ülkelerin başında”

En çok etkilenecek olan ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğini de anlatan Sözen, Türkiye’nin bir yandan NATO üyesi olan bir ülke, bir yandan ise Ukrayna ve Rusya ile çok ciddi yakın ilişkileri bulunan bir ülke olduğunu anlattı.

Rusya ile ticari ve güvenlik ilişkileri olan Türkiye’nin, bu durumdan en çok zorlanacak ülkelerin başında geldiğinin altını çizen Sözen, “Türkiye’nin buradaki tavrı çok önemli ama mevcut ilişkileri bu konuda çok katı bir tutum almasını zorlamaktadır. Bu nedenle çok dengeli davranmak zorunda kalacaktır.” şeklinde konuştu.

 

Siyaset Bilimci ve Akademisyen Doç. Dr. Bilge Azgın:

“Yaşanacak olan yeni gelişmeler durumun gidişatını belirleyebilir”

Siyaset Bilimci ve Akademisyen Doç. Dr. Bilge Azgın, Rusya-Ukrayna gelişmeleri nedeniyle hem oradaki tüm bölgelerin hem de tüm dünyanın büyük çalkantılara gebe olduğunu ifade etti.

“Amerika ne yapacak, Suriye’deki gibi izleyecek mi yoksa dahil olacak mı bu durumu etkileyecek” diyen Azgın, yaşanacak olan yeni gelişmelerin durumun gidişatını belirleyeceğini anlattı.

Söz konusu sıcak gelişmelerin ülkemizi de ‘döviz, doğal gaz krizi’ olarak etkileyeceği görüşünü paylaşan Azgın, Türkiye’nin bu durumda nasıl rol alacağının da bu gidişatı etkileyeceğini kaydetti. Azgın, “Türkiye gereğinden fazla rol almaya çalışırsa bu durumdan TC ekonomisi daha da kötü etkilenecektir. Bu bağlamda ülkede döviz ve pahalılık bizi olumsuz etkileyebilir.” dedi.

yd-destek-gorseli-347.jpg

Bu haber toplam 2707 defa okunmuştur