1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Nitelikli et ithaline onay var, başvuru yok
Pandeminin kadınları

Pandeminin kadınları

Bazen çocuklarına, çoğu zaman kendilerine ayırdıkları zamandan ödün veriyorlar… Pandemideki sağlık çalışanı hemşireler 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nde yaşadıklarını YENİDÜZEN’e anlattı.

A+A-

Fehime ALASYA

8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nde hem çalışan kadın hem de pandeminin ön saflarında yer alan bireyler olarak görev yapan üç hemşire… Mesleğine yıllarını vermiş ama böylesi bir mücadele ile ilk kez karşılaşan, yeri geldiğinde çocuğundan yeri geldiğinde kendinden feragat eden sağlık çalışanları YENİDÜZEN’e konuştu.

10 gündür 2 oğlunu görmediğini anlatan Pandemi Hemşirelerinden Fatma Köse, 3 ve 8 yaşlarında iki çocuklarını bu süreçte kucaklayıp sevmekten korkan Hemşire Özlem Yakar Dayanıklı, hem kadın olarak hem de çalışan bireyler olarak neler yaşadığını anlattı. Hemşirelik mesleğinde 25 yılı geride bırakan Pandemi Hastanesi Başhemşiresi Fethiye Karakış ise bu süreci bir an önce normale çevirmek için herkesin üstüne düşeni yapması gerektiğine değindi.

Hemşireler, salgın koşullarında toplumun da özveri ile hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti.

Çoğu zaman ailesinden uzak kalan sağlıkçılar, bu zor günlerin üstesinden ‘maske-mesafe-hijyen’ kuralına uyarak gelinebileceğini belirtti.

 

Pandemi Hemşirelerinden Fatma Köse:

“10 gündür iki oğlumu görmedim”     

16 yıldır hemşirelik yapan Fatma Köse, 15 ve 8 yaşlarındaki iki oğlunu 10 gündür köydeki akrabalarına bıraktı. Kimi zaman korktuğu için kimi zaman ise bir kadın, bir anne olarak yoğunlukta onlara yeteri kadar zaman ayıramadığı için…

Eşi de polis olan ve kendisi gibi vardiya çalışan Köse, iki çocuğuna yetişmekte zorlandığı, onlarla yeteri kadar ilgilenemediği için köydeki ailesinin yanına götürdüğünü, 10 gündür de görmediğini anlattı.

“Hem mesleki zorluklar hem kadın olmanın zorlukları kimi zaman çok ağır” diyen Köse, sorumluluklarının sadece işe gitmekle sınırlı olmadığını, evde de ailesine karşı sorumluluklarının olduğunu anlatıyor. “Evde işimiz, yemeğimiz, çocukların ödevleri, her şey bizi bekliyor. İş saatlerimiz de çok yoğun olduğu zaman yetişmekte zorlanıyoruz.” diyor… 

Çocuklarını köyden almaya gitmezden önce PCR testi yaptırıp sonucunu almayı beklediğini anlatan Köse, “Çocuklarımı almaya gideceğim, aile büyüklerimiz var, onları tehlikeye atmamak için testimi yaptırıyorum.” diyerek korkularını paylaşıyor.

 

Çok titiz çalışıyorlar…

Her işin bir zorluğu olduğunu ifade eden Köse, çok titiz çalıştıklarını işaret ediyor. Pandemi Hastanesi’nde üzerini değişerek göreve başlayıp görevi yine üzerlerini değişerek bitirdiklerini anlatan Köse, “Eve gider gitmez ilk işimiz doğrudan duş almak oluyor. Duş almadan çocuklara seslenmiyoruz bile.  Haftada veya 15 günde bir de PCR yaptırıyoruz.” diyor.

 

“Ben günlerdir, haftalardır kendi ailemi görmedim”

Her koşulda mesleğini severek yaptığını dile getiren Köse, vatandaşlardan da duyarlı olmalarını istedi, “Biz çocuklarımızdan dahi fedakarlık yaparken halk da duyarlı olmalı” dedi.

Köse; “Biz bırakın komşuyu, ailemize bile gitmiyoruz. Ben günlerdir, haftalardır kendi ailemi görmedim, çocuklarımı da ailemin yanına yolluyorum. Bu nedenle vatandaşlarımız da duyarlı olsun, meske-mesafe-hijyen kuralına uysun. Tek ihtiyacımız olan bu. Biz her koşulda görevimizin başındayız.” şeklinde konuştu.

 

“Kimsesi yoktu, bizi çok etkiledi…”

Çok etkilendiği bir anısını da anlatan Köse şöyle devam ediyor;

“Geçenlerde bir hastamız geldi, iki çocuğu vardı ve eşi ölmüştü, kendisi de buranın yabancısıydı, bu hastamızdan çok etkilendik. Kimsesi yoktu…”

 

Pandemi Hemşiresi Özlem Yakar Dayanıklı:

“Tedirginiz ama alıştık”

Hemşirelik mesleğinde 13. yılını geride bırakan Özlem Yakar Dayanıklı, eve gittiği zaman çocuklarını  kucaklayıp sevmeye korktuğunu, önce hemen banyoya girdiğini, hem evde hem de hastanede çok titiz çalıştıklarını ifade ediyor.

“Zaten eve gitmeden de hastanedeki odamızda üzerimizi değişiyoruz. Tedirginiz ama alıştık.” diyor…

Pandemi sürecinde kadın olmanın da ayrıca zorlukları bulunduğuna değinen Dayanıklı, bu zorlukları bir şekilde üstesinden geldiklerini anlatıyor…

3 ve 8 yaşlarında iki çocuğu olduğunu anlatan Dayanıklı, gönüllü olarak yaklaşık bir yıldır pandemide çalıştıklarını belirtti, salgının ilk günlerinde hakim olan korkunun yerini bilinçlenmenin aldığını ifade etti. “İlk başta çok tedirgindik, daha sonra bazı şeyleri öğrendikçe korkumuzu yendik, daha bilinçli olduk. Temkinliydik ama artık alıştık, korkmuyoruz” dedi.

Vakaların arttığı günlerde eve gidemedikleri günler olduğunu, çok yoğun nöbetlerle çalıştıklarını ifade eden Dayanıklı, personel sayısının artmasıyla çalışma rutinlerinin de rahatladığını kaydetti.

 

Pandemi Hastanesi Başhemşiresi Fethiye Karakış:

“Bu süreci bir an önce normale çevirmeliyiz”

Türkiye’de Sağlık Ateşesi olan ve birkaç ay önce burada görevli olarak atanan Pandemi Hastanesi Başhemşiresi Fethiye Karakış ise hastanedeki eksikliklerin hızlıca giderildiğini, personel eksikliği şu an yaşamadıklarını ifade etti.

26 yıllık hemşire Fethiye Karakış, tüm halkın temkinli olması gerektiğini, korunması gerektiğini belirterek, “Halk da kendine dikkat etmeli, bu süreci bir an önce normale çevirmeliyiz” dedi.

145760259-3984327368268072-6767494058284936634-o-007.jpg

Bu haber toplam 1152 defa okunmuştur