
Milyonlarca Euro’luk zarar: Bunun hesabını kim verecek?
KIB-TEK'in en yeni üretim ünitesi olan 8 numaralı makinenin, ihalesiz şekilde verilen bakım süreci sonrası tamir edilemeyecek şekilde arızalanması ve kamunun 10 milyon Euro’ya yakın zarara uğratılmasıyla ilgili 6 yıldır soruşturma başlatılmadı.
Ertuğrul SENOVA
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun (KIB-TEK) en yeni üretim ünitesi olan 8 numaralı makinenin, ihalesiz şekilde verilen bakım süreci sonrası tamir edilemeyecek şekilde arızalanması ve kamunun 10 milyon Euro’ya yakın zarara uğratılmasıyla ilgili 6 yıldır soruşturma başlatılmadı.
Çalışır durumdaki cihazın ‘rutin’ bakım zamanı geldi. Ancak dönemin hükümeti ve hükümet tarafından atanan KIB-TEK Yönetim Kurulu, ihaleye çıkmak yerine bu bakımı ‘adrese teslim’ şekilde yaptırtmaya karar verdi.
Ağustos 2020’de, ihalesiz şekilde “bakım” işi Mep Power Projects isimli yerel bir şirkete verildi.
Ancak şirket, ‘işi aldıktan sonra’ bakımı yapamayacağını fark etti. Bunun üzerine Türkiye merkezli K Power isimli bir firmadan taşeron hizmet almaya karar verdi.
İki ayda tamamlanması gereken bakım süreci 11 ay sürdü ve makine bakım sonrasında çalışamaz halde çıktı.
Bakımı fiilen yapan K Power’ın AKSA’nın santrallerinin bakımını da üstlenen şirket olduğu ortaya çıktı.
Öte yandan ihalesiz şekilde işi alan Mep Power ise 10 ayın sonunda kapatıldı, ortadan kayboldu.
Bu süreçle ilgili ne dönemin KIB-TEK yönetimi ne de hükümet soruşturma başlattı, sorumlulardan 10 milyon Euro’luk zararla ilgili herhangi bir talepte bulunulmadı.
Konunun uzmanları; makine mühendisleri ve elektrik kurumu çalışanları, toplamda 5 ünitenin ya bakımsızlıktan, ya hatalı ‘bakımdan’ ya da kötü yakıttan dolayı arızalandığını, bu durumun sistematik ve bilinçli bir ‘sabotaj’ olduğunu söylüyor…
Uzmanlara göre amaç net: “KIB-TEK’in üretim kapasitesi bilinçli şekilde düşürülsün, AKSA’ya alan açılsın.”
‘Çürüme’ süreci resmi belgelerle anlatıldı
2020 yılından bu yana KIB-TEK ve Teknecik Elektrik Santrali’nde yaşanan ve sendikalar tarafından “çürüme” olarak tanımlanan süreç, dün bir kez daha kamuoyunun gündemine taşındı.
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN) ile Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (KTMMOB), AKSA ile imzalanan garantili alım sözleşmelerine ilişkin yaptığı sunumda, 8 numaralı makinenin bozulma süreci teknik ve idari boyutlarıyla resmi evraklara dayanarak aktarıldı.
Sunumu Cumhuriyetçi Türk Partisi’nden bazı milletvekilleri ile çeşitli siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri izledi.
KTMMOB Başkanı Seran Aysal:
“Kurumlar cansız varlıklardır, sorumlular yönetenlerdir”
Sunumun başında konuşan KTMMOB Başkanı Seran Aysal, “Hataları kurumlar yapmaz. Kurumlar cansız varlıklardır. Sorumlular yönetenlerdir. Yönetenlerin değişmesi noktasında irade ortaya koymalıyız” vurgusu yaptı.
TÜRK-SEN Başkanı Arslan Bıçaklı:
“AKSA’ya teslim olmamalıyız”
KIB-TEK’te örgütlü TÜRK-SEN’in başkanı Arslan Bıçaklı ise yaptığı konuşmada, 2019 yılında Hükümet ile “KIB-TEK’e 3 ay içerisinde 60 MW yatırım yapılacağı” yönünde protokol imzaladıklarını ancak verilen sözün hiçbir şekilde gerçekleşmediğini vurguladı.
Bıçaklı, “AKSA’ya teslim olunmaması” yönünde çağrı yaptı, Kıbrıs’ın kuzeyindeki enerjinin bu denli pahalı olmasının başında AKSA ve KIB-TEK’in içini boşaltmaya çalışan kötü yönetim olduğuna vurgu yaptı.
EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu:
“KIB-TEK bilerek küçültüldü, AKSA büyütüldü”
EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu, AKSA’nın bu ülkeye geliş sürecine ilişkin birinci elden yaşadığı bir olayı anlatarak, Kalecik 3 sözleşmesi kapsamında getirilen makinelerin durumuna dikkat çekti.
Tuğcu, 1999 model, Gana’dan sökülerek getirilen ve modifiye edilmiş makinelerin test sürecinde dahi KIB-TEK denetiminin dışlandığını, ilk testte makineyle bağlantının kesildiğini aktardı.
Kazancı Holding yöneticileriyle yapılan görüşmelere de değinen Tuğcu, protokol maddelerinin uygulanması halinde şirketin zarar edeceğinin söylendiğini, buna karşılık “Bu sadece kapıyı aralamak içindir, içeri girdikten sonra gerisi gelecek” yanıtının verildiğini aktardı:
“AKSA bu ülkeye nasıl geldi? Birinci ağızdan yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum. 2024 yılında imzalanan Kalecik 3 sözleşmesi kapsamında sözleşme gereği, 2 adet makine getirtildi. Ben bu cihazları görmek istediğimi söyledim. Bir arkadaşıma ulaştım. 20 yıl önce AKSA’da çalışan bir mühendis idi kendisi. Güldü, tamam dedi. Özellikle bakmam gereken noktaları sıraladı. İlk olarak makinenin kaç yaşında olduğuna bak dedi. Üzerinde üretim yılı yazıyor. İkincisi, testler yapılırken, KIB-TEK çalışanı vardiya amirinin test odasında bulunması gerekiyor, kontrol merkezinden testi sürekli takip etmelisiniz dedi. Üçüncü olarak da santralin emre amade çalıştığının tespitinin tamam olması gerektiğini söyledi. Cihaz geldi ve AKSA’nın Kalecik’teki trafo merkezine gittim. İlk olarak cihazın 1999 model olduğunu gözlemlerimle gördüm. Modifeye edilmişti, Gana’dan sökülerek bize getirilmişti. İlk testinde 24 saat kesintisiz enerji üretmesi gerekiyordu Sabah saat 07.00’de kalktım ve kontrol merkezine gittim. Teknisyen arkadaşlar, makineyle iletişimin kesildiğini söyledi. Kalecik’te bağlantıyı kesmişler… Kazancı yönetimindeki AKSA Kıbrıs’a geleceği zaman, bu sözünü ettiğim arkadaş da masadaydı. Protokolü okumuş ve Kazancı’ya ‘bu maddeleri gerçekleştirirsek zarar edeceksiniz’ demiş. Kazancı da gülüp, ‘bu sadece kapıyı aralamak içindir, içeriye girdikten sonra gerisi gelecek’ yanıtını vermiş…”
“AKSA kamulaştırılsın!”
Tuğcu’ya göre AKSA geldikten sonra KIB-TEK bilerek üretimden koparıldı, yatırım yapılmadığı için makineler kırılmaya başladı.
Tuğcu çözüm olarak üç başlık sıraladı:
- AKSA’nın kamulaştırılması
- Özerk ve uzmanlarca yönetilen bir KIB-TEK
- Kabloyla elektrik iddiasının gerçekçi biçimde tartışılması
Kabloyla elektriğin, siyasi çözüm olmadan mümkün olmadığını belirten Tuğcu, Avrupa Elektrik Dağıtım Ağı’nın bu talebe resmen “hayır” yanıtı verdiğini hatırlattı.
Makine Mühendisleri Odası Başkanı Ayer Yarkıner:
“Rutin bakıma verilen makine, bozuk geldi”
Makine Mühendisleri Odası Başkanı Ayer Yarkıner, “kabloyla elektrik” söylemini “safsata ve balon” olarak nitelendirdi.
Yarkıner, 8 numaralı makinenin KIB-TEK’in en yeni ve en güçlü üretim ünitesi olduğunu, buna rağmen bakım işinin santral bakımı konusunda ehliyeti olmayan, hükümete ve yönetime yakın bir firmaya ihalesiz şekilde verildiğini anlattı:
“8 numaralı makine, KIB-TEK’in en yeni makinesidir. Bu makinenin rutin bakımları, ihalesiz şekilde 30 Ağustos 2020 tarihinde Mep Power Projects isimli bir firmaya veriliyor. Bu firma ile kurum arasında sözleşme imzalanıyor. Bu firma kimdir? Santral bakımı konusunda ehli olmayan bir firma. Kime yakın? Hükümete, KIB-TEK Yönetim Kurulu’na, Genel Müdüre…
Şirketle yapılan anlaşma ortada yok. Teminat belli değil. 2 ayda bitmesi gereken iş, 11 ayda bitiyor. Ve makine sıkışıyor, ardından da kırılıyor. Bozuluyor! Yöneticilerin, bu şirkete “makineyi hizmete elverişli hale getir” demesi gerekiyordu. Demiyorlar! KIB-TEK’in depolarından parçalar alıyorlar, sözde tamir ediyorlar. Bu cihaz 10 milyon Euro. Bu cihaz tamir edilemez şekilde kırıldı. Hiçbir zaman elverişli hale getirilemeyecek. Çalışamaz, mümkün değil. Bu makine bakımdan sonra kırıldı.
İki ayda bitmesi gereken iş 11 ay sürdü. Makine sıkıştı, ardından kırıldı. 10 milyon Euro’luk bir cihazdan söz ediyoruz. Tamir edilemez şekilde bozuldu. Bir daha asla çalışamaz.”
Yarkıner’e göre süreç açık bir sabotaj: “En yeni makineden başlayarak, KIB-TEK’in performansını düşürmek için bozdular. Sabotaj budur.”

“AKSA’nın eksik üretimi nedeniyle güneyden 9 milyon Dolarlık elektrik alındı”
AKSA’nın üretimi eksik ya da fazla yapsa da kazandığını vurgulayan Yarkıner, AKSA’nın eksik üretimine rağmen hiçbir yaptırım uygulanmadığını, buna karşın Teknecik’e yakıt sağlayan şirkete dava açıldığını hatırlattı:
“AKSA elektriği eksik üretse de fazla üretse de para kazanıyor. Resmi verilere göre 2022 yılında 50 milyon KW/saat eksik üretim yaptı. Aynı süreçte, Teknecik’e yakıt tedarik eden Sideral isimli şirket tedarikte sıkıntı yaşadı, eksik üretim yaşandı, güneyden elektrik alındı. Bu kapsamda bu şirkete dava açtılar. Ama AKSA’ya hiçbir dava açılmadı. AKSA’nın eksik üretim döneminde 9 milyon dolarlık güneyden elektrik alındı.”
Bakım işi AKSA’nın bakımını yapan şirkete devredildi; Mep Power kısa sürede kapatıldı
YENİDÜZEN’in ulaştığı bilgilere göre, bakım işini ihalesiz alan Mep Power Projects, işi Türkiye merkezli K Power isimli şirkete devretti.
K Power’ın AKSA’nın bakım işlerini de yürüttüğü, çalışanlarının çeşitli dönemlerde AKSA’nın Kalecik santralinde görev yaptığı ifade ediliyor.
Mep Power Projects’in bakım süreci boyunca yaklaşık 10 ay faaliyet gösterdiği, ardından şirketin kapatıldığı bilgisine ulaşıldı.



















