1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Elde yok, avuçta yok!
Elde yok, avuçta yok!

Elde yok, avuçta yok!

Hem esnaf, hem de işçiler konuştu: İş yapmak da zor, geçinmek de. ‘Maaş artışı yetmez, asıl sorun pahalılık’

A+A-

Ardı arkası kesilmeyen zamlar ve Türk Lirası’nın olağanüstü değersizleşmesi karşısında emekçinin kazancı günden güne eriyor, ‘iş yapmak’ da zora giriyor.

“Asgari ücrete artış yapılsın ama zamlar devam ederse, yapılan artış bir anlam ifade etmeyecek.”

Küçük esnaf: “Geçen yıla kıyasla işlerimiz yüzde 50-60’lara kadar düştü. Özel sektör ayakta durmakta zorlanıyor. Özel sektöre destek verilmelidir.”

 İşçiler “Arabamızı çalıştıramaz, markete gidemez olduk. Borçlanarak geçiniyoruz. Yapılan bu zamlara artık bir yerde dur denilmesi lazım”

 

Hüseyin ÖZBARIŞCI

Ardı arkası kesilmeyen zamlar ve Türk Lirası’nın değer kaybetmeye devam etmesi karşısında emekçinin kazancı günden güne eriyor, ‘iş yapmak’ da zora giriyor. YENİDÜZEN’e konuşan küçük esnaf ve emekçiler, yapılan zamların alım gücünü iyice düşürdüğüne dikkat çekti, “Asgari ücrete artış yapılsın ama zamlar devam ederse, yapılan artış bir anlam ifade etmeyecek” dedi.

YENİDÜZEN, son günlerde gündeme gelen asgari ücrete yapılması beklenen artışı hem esnafa, hem de emekçiyle sordu, her iki kesim de asgari ücrete yapılacak olan artışın korunması ve zamlar karşısında eriyip gitmemesi gerektiğine dikkat çekti.

YENİDÜZEN’e değerlendirmelerde bulunan küçük esnaf, halkın alım gücünün iyice düşmesi karşısında eskisi gibi iş yapamadıklarını söyledi, bu noktada özel sektöre devlet desteğinin şart olduğunu dile getirdi.

Düşüncelerini aktaran emekçiler ise, kazançlarının yapılan zamlar karşısında eriyip gittiğini belirterek, “Markete gidip günlük temel ihtiyaçlarımızı bile alamayacak durumdayız” dedi.

Asgari ücretin artışı gündemde

Ülkemizde yaşanan ekonomik dar boğaz ve hayat pahalılığı nedeniyle yeni asgari ücretin tespit edilmesi gündeme gelirken, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun önümüzdeki süreç içerisinde toplanması bekleniyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında asgari ücretin 8 bin TL veya 8 bin 500 TL’ye ulaşabileceğini belirtirken, komisyonda işçi kesimi temsil eden Hür-İş Federasyonu Başkanı Ahmet Serdaroğlu, söz konusu rakamın açlık sınırının altında olduğunu savunarak, bu rakamları kabul etmeyeceklerini açıklamıştı.

 


İşveren-Esnaf ne dedi?

esnaf-004.jpg

Osman Berber: “Şu anda hiçbir esnaf bu miktarları karşılayamayacak durumdadır”

“Benim yanımda bir süredir biri çalışmıyor. Ben kendi işimi kendim yapıyorum. Bugün asgari ücretin 8 ya da 8 bin 500 TL olacağı konuşuluyor ancak bu sadece bu miktarla bitmiyor. Günün sonunda işveren çalışanının hem sigorta, hem de ihtiyat sandığını yatırmak zorunda kalıyor. Yani bu miktar 10-12 bin TL’ye kadar yükselebiliyor. Şu anda hiçbir esnaf bu miktarları karşılayamayacak durumdadır. Ben şu anda yanımda birini çalıştırsam 10 bin TL onun maaşı olacak, benim de bir evim, çocuklarım var. Ben bir küçük esnafım, benim de bir evim, çocuklarım var. Bu da demek oluyor ki benim dükkânıma günlük olarak 1000 TL’nin üzerinde bir kazancı olması lazım ki, hem kendimi, hem de çalışanımı geçindirebileyim. Günün sonunda işler de düştü. Yanımda işçi çalıştıramadığım için ben akşam 8’e kadar çalışıyorum. Ben artık bu işten vazgeçmeyi düşünüyorum.”

Edagül Türker Oral: “Bu zamlar, birçok işyerinin kapanmasına, birçok kişinin de işsiz kalmasına neden olacak.

Bu şartlarda asgari ücret minimum 8 bin TL olmalı. Ancak bu sistem öyle bir sistem ki, asgari ücret bugün 8 bin TL olsa Türk Lirası’nın yaşadığı değer kaybı ve yapılan zamlar nedeniyle bu artış pek bir anlam ifade etmeyecek. Bu zamların bir yerde durması gerekiyor artık ancak bu durum Türkiye’deki demokratik yapıyla alakalı bir durum. Yabancı yatırımcılar ülkede yatırım yapmadığı ve dışa bağımlı ülke olunduğu için bu zamlar yapılıyor. Biz süngerimizi Kayseri’den alıyoruz, ancak Kayseri’deki firma da o süngerin hammaddesini gidip Almanya’dan alıyor. Bu da haliyle hem üreticiye, hem de tüketiciye yansıyor. Bu fabrika 30 yıldan beri ayaktadır. Biz listemizi yılda 1 kere yenilerken, bu yıl şu anda kadar 4 kez yeniledik. Özel sektörün kendisini geliştirmesi ve ayakta durabilmesi için hibeler verilmeli. Çünkü yapılan bu zamlar, birçok işyerinin kapanmasına, birçok kişinin de işsiz kalmasına neden olacak.”

Ayer Basri: “İki tarafı kirli bir değnek var ve bize ‘Bir ucunu tutunuz’ diyorlar”

“Bu noktada hem esnaf, hem de emekçi mağdur durumdadır. Asgari ücreti belirleniyor ama esnaflara bir sormak lazım ödeyebilir mi, ödeyemez mi diye… Şu anda fiyatlar 4-5 katına kadar yükseldi, işler düştü. O yüzden ben dükkânımda herhangi bir işçi çalıştırmıyorum, kendim çalışıyorum. Bu ülkede esnafın sesini duyan da yok, sözümüzü dinleyen de yok. Öyle bir şey ki zanaatkâr bir insanı asgari ücretle çalıştırmak da olmuyor. Çünkü asgari ücret bugün bir çırağa verilir. İki tarafı kirli bir değnek var ve bize ‘Bir ucunu tut’ diyorlar. Geçen yıla kıyasla işlerimiz yüzde 50-60’lara kadar düştü. İnsanlar da haklı, asgari ücret alan bir kişi temel ihtiyaçlarının giderini düşünür ilk etapta arabasını tamir etmeyi daha geri plana atar. Kredi çekip arabasını tamir eden insan var. Sadece parça fiyatlarını bile müşterilere söyleyemeye utanıyorum artık. Çünkü biliyorum ki, insanlar bu miktarları veremeyecek noktadadır.”

Sedat Demirok: “Bugüne kadar hiç görmesek de özel sektöre destek artık şart”

“Ekonomik dar boğazdan geçiyoruz ve her şeye zam yapılıyor. Yaşanan hayat pahalılığı karşısında hepimiz zamların altında eziliyoruz. Asgari ücretin 8 bin veya 8 bin TL olacağı konuşuluyor ama zamlar yapılmaya ve Türk Lirası daha da değer kaybetmeye devam ederse bu da yeterli olmayacak. Bu ekonomik dar boğaz devam ettik sürece birçok esnaf yanındaki çalışanı ödeyemeyecek ve günün sonunda ülkede işsizlik de artacak. Bugüne kadar hiç görmesek de özel sektöre destek artık şart. Özel sektör ayakta durmakta zorlanıyor. Atılacak olan adım, herkesi mutlu etmeli.”

Savaş Kara: “Pandemiden çıktık, toparlanmaya çalışıyoruz ancak veresiye iş yapıyoruz”

“Asgari ücretin yükselmesiyle birçok esnaf ya yanında çalışanını ödeyemeyecek pozisyona gelecek, ya da yanında çalışan kişiyi ödeyebilmek için yaptığı işin maliyetini yükseltmek durumunda kalacak. İnsanlarımız hayat pahalılığı karşısında eziliyor. Devlet acilen bu duruma bir çare üretmeli. Geçen yıl pandemi nedeniyle işlerimiz oldukça düşmüştü. Bu yıl pandemiden kurtulduk biraz toparlanmaya başladık ancak veresiye iş yapıyoruz. İnsanlar, bizi erteliyor, biz parçacıları erteliyoruz. Günün sonunda hepimiz batıp gideceğiz. Ben, küçük bir esnafım kendi yağımla, kendi ciğerimi kavurmaya çalışıyorum ama çok zor.”

 


 

Emekçiler ne dedi?

isci-003.jpg

Mehmet Ali Parlak: “Markete gidip günlük temel ihtiyaçlarımızı bile alamayacak durumdayız”

“Yapılan bu zamlar ve oluşan bu hayat pahalılığı sonrasında şu anda asgari ücret brüt 12 bin TL olmalı. Bu kadar yükseleceğini sanmıyorum ama şu da bir gerçek ki, bir markete gidip günlük temel ihtiyaçlarımızı bile alamayacak durumdayız. 4-5 ay öncesine kadar yine zamlar vardı ama bu derecede değildi. Artık sosyal hayatımızdan, lüksümüzden kıstık ancak yine de geçinemiyoruz. Asgari ücrete artış yapılsa da, zamlar yine yapılmaya devam etse de bir şey değişmeyecek.”

Ursu Marian: “Zamlar devam ederse, asgari ücrete yapılan artış bir anlam ifade etmeyecek”

“6 ay önce asgari ücrete bir artış yapılmıştı ancak zamlar yapılan bu artışı değersiz kıldı. İnsanların alım gücü iyice düştü çünkü hayat pahalı. İnsanların alım gücünü yapılan zamlar aşağıya çekiyor. Asgari ücrete artış bile yapılacak olsa, zamlar devam ederse yine bir anlam ifade etmeyecek. O yüzden zamları durdurmak lazım.”

Abdullah Ayrenk: “İnsanlar maaşının yarısını sadece benzine verirse nasıl geçinecek?”

“Maaşımız Euro’ya endekslenmesi lazım. Seçim öncesi bunu Tufan Erhürman ve ekibi dile getirmiş, bende bu yüzden desteklemiştim. Bence bu, büyük bir çalışmadır.  Çünkü bizim aldığımız maaş hiçbir şekilde dövizi karşılayamaz. İnsanlar geçmişte dövizle ev aldı ve bu insanlar şu anda borcunu ödeyemez durumdadır. Evin kirası veya fiyatı yükselmedi aslında, TL değer kaybettiği için ödememiz gereken miktar yükseliyor. Zamlar yapılıyor, TL değer kaybediyor ancak emekçinin kazancı ona yetmiyor. Bugün asgari ücretle kaldığı bölgede çalışmayıp da başka bölgede çalışan bir kişinin maaşının yarısı sadece benzine gidiyor. Bu insanlar maaşının yarısını sadece benzine verirse nasıl geçinecek?”

Arslan Durbayev: “Asgari ücretin 8 bin TL civarı olması hayat pahalılığı karşısında yine yeterli olmayacak” 

“Asgari ücret ne kadar yükselirse yükselsin, zamlar yapılmaya devam ettiği sürece kazancımız bu zamlar karşısında erimeye devam edecek. Arabamızı çalıştırmaz, markete gidemez olduk. Bir markete gittiğimiz zaman iki poşeti dolduracak kadar ürün almamıza rağmen 600-700 TL para verip marketten çıkıyoruz. Bu şartlarda geçinmek çok zor. Bu zamlar artık bir yerde durmalı. Borçlanarak geçiniyoruz. Asgari ücretin 8 bin TL civarı olması konuşuluyor ancak bu hayat pahalılığı karşısında yine yeterli olmayacak.” 

Merdan Astanov: “Artış yine olsun ama her şeye zam yapılmasın”

“Şu anda asgari ücrete 8 bin 500 TL olması konuşuluyor ama eğer bu zamlar yapılmaya devam edip, hayat pahalılığı daha da artacaksa yapılan bu artışın bir anlamı olmayacak. O yüzden yapılan bu zamlara artık bir yerde dur denilmesi lazım. Artış yine olsun ama her şeye zam yapılmasın. Halkın alım gücü oldukça düştü. Herkes mağdur, herkes zor durumda, geçinemiyoruz.”

 

 

yd-destek-gorseli-2-738.jpg

 

Bu haber toplam 979 defa okunmuştur