Editörün Notu

Editörün Notu

2020 yılı pek çok şeyin değişeceğinin habercisi oldu. Ağır aksak ilerleyen ne varsa, ya artık ilerlemeksizin tamamen aksayacağını ya da yok olup gideceğini fark etmeye başladık.

A+A-

 

2020 yılı pek çok şeyin değişeceğinin habercisi oldu. Ağır aksak ilerleyen ne varsa, ya artık ilerlemeksizin tamamen aksayacağını ya da yok olup gideceğini fark etmeye başladık.

Mesela, Kapalı Maraş üzerinden yeni ganimet hayalleri kuranların, ekonomik canlanmadan dem vuranların, öncelikle bu memlekette son 30-40 yılda kapanan fabrikaların, peşkeş çekilen arazilerin, hala sürüncemede kalan tarla-arazi sınırları tartışmalarının, kamuda yığılan personelin, salgın döneminde beş parasız inleyen özel sektörün; mecazen taş taş üstüne koyamazken, her köşe başına ve dahi dere yataklarına denetimsizce dikilen apartmanların, arkeolojik SİT alanlarına yapılan kolejlerin;  kendimize yetemeyecek duruma nasıl geldiğimizin, kendi kaynaklarımıza ne olduğunun; sömürmeye, sömürülmeye, tembelliğe, ganimete ve hazıryiyiciliğe nasıl alıştırıldığımızın vs. hesabını verebilmelerini beklerdik. Ama acilen “geleceğe yürümemiz” gerektiğinden, dönüp geçmişten bugüne neler olup bittiğini idrak etmekle, yüzleşmekle ve özeleştiri yapmakla kaybedecek vaktimiz yok! Ama bir ara, demokrasi ve özgür iradenin canına okuyup “cumhuriyet bayramı kutlama mesajları” yayınladıktan mesela beş yıl sonra ya da bir kandil akşamı alnımız secdeye, kelimiz takkeye, parmaklarımız viski bardağına, dudaklarımız puromuza vardıktan mesela on yıl sonra yahut patates tarlasına dönmüş, zerrece aydınlatılmadığı ve bakımı yapılmadığı için yüzlerce insanın ölümüne sebep olan “densiz” yollarımızda (yanlışlıkla aydınlatılan kısımlar için özür dileriz) birkaç bin kişi daha öldükten mesela on beş yıl sonra veya 46 yıldır işgal altında tuttuğumuz ve çoğunun sahiplerinin yeniden göremeden öldüğü (Kapalı) Maraş’ta dış mekân düğün fotoğrafları çektirip, piknikler yapıp, arabalarımızı cayırdattıktan ve her türlü uluslararası hukuku çiğneyerek TOKİ’nin müşfik betonlarını Konya Belediyesi’yle kol kola bu trajedinin üzerine boca ettikten mesela yirmi yıl sonra, bir ara yani, üç beş kelam edeceklerdir, elbette.

Tarih, bellektir. Kazanmanın onurundan bahsedemeyeceğiniz bir seçim süreci tamamlandı KKTC’de. Hepimiz buradaydık ve şahidiz. Orada ne varsa burada da olacağı vaat edildi. O halde, şimdi orada neler olduğuna iyi bakın. Daha iyi bakın.

Gaile’li günleriniz olsun.                    

Emel Kaya

Bu haber toplam 2414 defa okunmuştur
Gaile 475. sayısı

Gaile 475. sayısı