
"Çocukların ihmalden veya zalimlikten katledilmediği, güven içinde yaşayıp büyüyebildiği, barış içeren bir dünya hayal ediyorum"
Portre / Rüya Özkaya -Siyasi Bilimler Doktora Öğrencisi
Muhabir: Sonay Demirpençe
Kendimi tek kelime ile tanımlayacak olsam… ‘Mücadeleci’ olarak tanımlardım. Hayatın getirdiği farklı sınavlara, zorluklara ve yeniliklere karşı mücadeleci ruhumuzu kaybetmememiz gerektiğine inananlardanım.
Şu an yaptığım işi yapmasaydım... Sahne sanatlarıyla ilgilenmek isterdim.
Benim gündemimi en fazla meşgul eden… Kıbrıs’ta refah içinde yaşayabilmek ve güzel bir gelecek için verdiğimiz uğraşlar, daha iyiye götürebileceğimize inandığım sosyal ve kurumsal düzenimiz için yapabileceklerimiz…
Kayıtsız kalamadığım şey… Haksızlık, ayrımcılık ve empatiden yoksun yaklaşımlar.
En büyük pişmanlığım… ‘Yapamayabilirim, beğenmeyebilirim’ düşüncesiyle denemediğim yenilikler.
En büyük sevincim… Sevdiklerimle geçirdiğim kıymetli zaman…
Hayatımın dönüm noktası… Sevdiğim insanların bu dünyadan göçtüğü zamanlar... Hayatın ne kadar kısa, paylaşımlarımızın ne kadar değerli olduğu bilincine daha çok varmaya başladım.
Beni en çok etkileyen yazar… Diğer kitaplarını okuma fırsatını henüz bulamamış olsam da ‘Güzel Dost’ kitabı ile kalbimi çalan Guy de Maupassant son zamanlardaki favori yazarım oldu. İnsan hırslarını, açlıklarını ve bencilliklerini çok güzel anlatan bir kitaptı. Kesinlikle tavsiye ederim.
Başucumdaki kitap... Gabriel García Márquez’in ‘Yüzyıllık Yalnızlık’ kitabı.
En keyif aldığım müzik.. 80ler ve 2000ler müzikleri benim için vazgeçilmezdir
En son izlediğim film… ‘Wild Tales’ adlı bir Arjantin filmi.
Kendim için son aldığım şey… Lizbon’dan bir hatıra kartpostalı
Dolabımdaki en gereksiz şey… Çok eskimiş olan ama hatırası var diye atmaya kıyamadığım kıyafetler
Benim için alınabilecek en güzel hediye… Büyük veya küçük fark etmez, gerçekten kalpten gelen tüm hediyeler beni çok mutlu eder
Kendimle ilgili değiştirmek istediğim şey… FOMO’m (Fear of Missing Out) – Yani bir şeyleri kaçırma korkum
Kendimde beğendiğim özellik… İhtiyaç duyulduğunda etrafımdakilere ve kendime değerimizi hatırlatabilmek
Olmasa da olur… Savaşlar ve zalimlik
Olmazsa olmaz… Öz sevgi ve öz saygı barındırabilmek, ama bir o kadar da gelişmeye açık olabilmek….
En iyi yaptığım yemek…Bana göre lazanya, ama niçin bilmem, yabancı arkadaşlarım yıllardır kısır tarifime bayıldıklarını söylerler
Hayalimdeki dünya… Çocukların ihmalden veya zalimlikten katledilmediği, güven içinde yaşayıp büyüyebildiği, barış içeren bir dünya
Aşk benim için… değeri bilinmeden yaşanan veya yaşatılan bir şey değil, onurlandırılması gereken bir deneyimdir.
Onunla çok tanışmayı isterdim… Ben doğmadan önce vefat eden Erol dedem
Görmek istediğim yer… Güney Kore
Mutlaka yapmak istediğim.. Kıbrıs’ta barışa katkı koymak
Son olarak söylemek istediklerim… Hepimizin hayatında karanlık dönemler olmuştur veya olacaktır. Bazen insan o dönem hiç geçmeyecekmiş gibi hissedip, hayata karşı umudunu bile yitirebilir. Böyle zamanlarda bana yardımcı olan bir söz vardır: “Bazen karanlığın içindeyken gömüldüğünüzü düşünürsünüz, ama aslında ekilmişsinizdir…” – Christine Caine

























