1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. ‘Evde uyuşturucu satışı’: 6 zanlı
Çelebi: “İstediğiniz şey için, ne olursa olun savaşın”

Çelebi: “İstediğiniz şey için, ne olursa olun savaşın”

“Hedefler hep vardır. Önemli olan onları gerçeğe dönüştürecek azim, hırs ve istek olmasıdır. İstediğiniz şey için, ne olursa olun savaşın. Çünkü savaşmadan hiçbir başarı değerli olmaz.”

A+A-

Serkan SOYALAN

Ülkemizi yurt dışında temsil eden ve başarılarıyla göğsümüzü kabartan sporcumuz Merve Çelebi ile yaşamından, spora uzanan bir söyleşi gerçekleştirdik. Başarının çok çalışmaktan ve hayallerin peşinden koşmaktan geldiğini söyleyen Çelebi, “İstediğiniz şey için, ne olursa olsun savaşın” mesajını verdi.

Spor hayatınızı yurt dışında da sürdüren bir sporcu olarak deneyimlerinize dayanarak sormak istiyorum. Ülkemiz sporu dünyanın neresinde?

Ülkemiz sporu bence dünyada yok gibi bir şey. Kötü olan taraf yetenek açısından çoğu ülkede olmayan yeteneklerimiz var, ama bunları başarıya, fırsata çeviren çok az sporcu var. Maalesef bu da ülkemizdeki spora olan bakış açısından dolayı. Tüm dünyada spor bir meslek olarak görülüyorken spor yapmak için teşvik ediliyorken, bizde spor hobi olarak yapılıp, bir çocuk sporu çok severse eğer bırakma noktasına geliyor. Evet ülkemizde çok başarılı sporcularımız da var ama bu sayı çok az bence. Bu başarılı sporcular da tüm fedakarlığı, tüm zor şartları yaşayıp bırakma noktasına kadar gelip bırakmayan, direnen kişilerdir. Ben de bu kişiler arasındayım.

Hedefler


Başarılarla dolu sporculuk kariyeriniz bizleri gururlandırıyor. Önünüzdeki hedefleriniz nelerdir?

Şu an salon, plaj ve kar voleybolu olarak yoğun bir tempoda devam ediyorum. Salonda iki yıldır formasını taşıdığım Lefke Avrupa Üniversitesi ile geçen yıl tüm kupaları alarak şampiyon olmuştuk. Bu yıl da hedefim salonda şampiyonluk. Kar voleybolunda geçen yıl altın madalyayı defalarca elimizden kaçırıp bronz ve gümüş madalya ile Avrupa Şampiyonası’nı kapatmıştım. Bu yıl hedef Avrupa Şampiyonluğu. Plajda ise geçen yıl tüm turnuvalarda şampiyon bitirip sezonu çok güzel kapattım. Bu yıl zorlu bir Tokyo Olimpiyatları elemesi var. Hedef her zamanki gibi, her kulvarda şampiyonluk.
 

Dışa açılamayan sporumuzun önündeki engelleri nasıl kaldırabiliriz?

Dışa açılamayan sporumuzun önündeki engelleri sadece konuşarak kaldıramayız maalesef. Herkes bu engellerden şikayetçi ama kimse bunu değiştirmek için uğraşmıyor. Maalesef bir bahane bulmuşuz, adını da “ambargo” koymuşuz. Başımız her sıkıştığı zaman “ülkemizde zaten ambargo var, olmaz” deyip üstünü kapatıyoruz. Bunu düzeltmek için en başa, yani altyapıya gitmemiz gerek. Sonra altyapıdan iyi sporcu çıkaracak antrenör yetiştirmemiz gerek. Bunlar için seminerler, kurslar düzenlememiz gerek. Sporun başındakiler sporcuyu yurt dışına göndermek için çalışma yapması gerek. Sporcunun sporu bırakması için değil. Yani tek bir fikir olması gerek. O da ne kadar başarılı sporcu yetiştirebiliriz mantığı ile. Aksi takdirde ülkemizde dışa açılan sporcu sayısı şimdiki gibi 10 parmağımızı geçmeyecek.

Altyapı olarak diğer ülkelerden çok öndeyiz. Bence çok yetenekli sporcularımız var. Ama bu çocukları doğru yönde yönetecek, doğru spor kulüpleri ve doğru bilinçli antrenörler çok az. O yüzden bu yetenekli sporcular, belli bir yaşa geldikten sonra ya yeteneği ile birlikte gelişemiyor, ya bilinçsiz antrenman yapılıyor, ya da hedefsizleştiriliyor. Sporcuyu düşünen antrenör, maalesef ülkemizde çok az ama bu işi hakkı ile bilinçli yapan kişiler de var. O yüzden onların büyük emekleri ile de çok az sporcu tam anlamıyla gelişip ülkemizi temsil edebiliyor.


Spora başladığınız yaşlardaki hayalleriniz nelerdi? Onlara ulaştınız mı?

Ben spora ilk başladığım zamandan beridir, kendime hep bir hedef koymuştum ve “nasıl daha iyi olabilirim?” sorusunu soruyordum. Her zaman yurt dışında oynamak istemişimdir. Ülkemi temsil etmeyi başarı getirmeyi hedeflemiştim. Spora yeni başladığım zaman bunları insanlara söylediğimde verilen tepki hep şimdiki düşünce ile aynıydı “bunlar bir hayal” ve “yapılması çok zor şeyler” derlerdi. Kimsenin inancı yoktu. Çünkü bunun için uğraşan ve destek gören çok az kişi vardı. Ama “ben pes etmeyeceğim” dedim ve önüme çıkan tüm zorlukları adım adım aşmaya çalıştım. Şu an sporculuk hayalimin ortasındayım. Ülkemi yurt dışında temsil ediyorum.

“Başarı emek ister”
 

Ülkemizde voleybola yeni başlayan sporcuların idolüsünüz. Bu genç arkadaşlara ne gibi önerilerde bulunmak istiyorsunuz?

Profesyonel sporculuk kariyerimin yanında, aynı zamanda bir Beden Eğitimi Öğretmeni ve voleybol antrenörüyüm. Bu sorumluluklara çok erken yaşta başladım. Şu an aktif ve çok yoğun spor yapıyorum. Bunun yanına öğretmenlik ve antrenörlük beni biraz zorluyor ama bunları yapmamın nedeni artık daha fazla hayalleri olan sporcunun, benim gibi desteksiz, zorluk çekmemesi için. Küçük yaşta onların hedeflerine destek olmak için. Ve bunu yapabilen, hayallerini gerçekleştiren birinin yanlarında olması, onlara en güzel motive kaynağı bence. Zaten başarılı bir sporcu olmak her ülkede başlı başına zor. Başarı emek ister, fedakarlık ister. Ama bu bizim ülkemize gelince iki kat daha zor oluyor. O yüzden nerede yaşarsan yaşa, bence istedikten sonra yapılamayacak şey yoktur. Şu an spor yapan ve hedefi olan çocuklar için de söyleyeceğim o ki, kendilerine inansınlar. Çünkü etraflarında onlara yapamayacağını söyleyen çok kişi olacak. Sadece inanıp çalışsınlar, sonrası geliyor zaten.
 

Ülkemizin bir spor politikası var mı?

Ülkemizde bir spor politikası olsaydı, şu an bu durumda olmazdık zaten. Umarım ileride olacaktır. Bizim gibi düşünenler arttığı sürece de bu ülkenin de bir spor politikası olacaktır.
 

Okuyucularımıza son olarak neler söylemek istersiniz?

Bu güzel röportaj için size çok teşekkür ederim. Son olarak söylemek istediğim, hedefler hep vardır. Önemli olan onları gerçeğe dönüştürecek azim, hırs ve istek olmasıdır. İstediğiniz şey için, ne olursa olun savaşın. Çünkü savaşmadan hiçbir başarı değerli olmaz.

Bu haber toplam 1406 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Adres Kıbrıs 461 Sayısı ISSN 2672-7560

Adres Kıbrıs 461 Sayısı ISSN 2672-7560