
“Okullara her gün baskı genelgeleri gönderiliyor”
KTÖS Başkanı Mustafa Bayboıra, Eğitim Bakanlığı’nın uygulamalarına sert tepki göstererek öğretmenler üzerinde baskı kurulduğuna, okullara gönderilen genelgelerle sürecin yönlendirildiğine ve eğitimde keyfi uygulamaların arttığına dikkat çekti.
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Başkanı Mustafa Baybora, yaptığı yazılı açıklamada Eğitim Bakanlığı’nın son dönemdeki uygulamalarını sert sözlerle eleştirerek, hükümetin ve bakanlığın “yasa, hukuk ve etik dışı” bir anlayışla hareket ettiğine dikkat çekti.
“Toplumsal meşruiyetini yitirmiş bir hükümet”
Baybora, açıklamasında, “Yasa, hukuk, etik tanımayan ve toplumsal meşruiyetini yitirmiş bir hükümetin Eğitim Bakanı olan Nazım Çavuşoğlu, tam da bu anlayışa yakışır biçimde hareket etmektedir” ifadelerini kullandı. Ülkede on binlerce insanın sokaklara çıkarak hükümete demokratik tepki gösterdiğini hatırlatan Baybora, buna karşın hükümetin Meclis’e “darbe niteliğinde” adımlar attığına ve ülkeyi yasa gücünde kararnamelerle yönetmeye çalıştığına vurgu yaptı.
Eğitim Bakanlığı’nın da benzer bir yaklaşım sergilediğine dikkat çeken Baybora, eğitimin “yasa, hukuk ve etik dışı genelgelerle” yönetilmeye çalışıldığına işaret etti.
“Okullara her gün baskı genelgeleri gönderiliyor”
Açıklamasında, İlköğretim Dairesi Müdürü Hakkı Başarı imzasıyla okullara gönderilen genelgelere değinen Baybora, bu yazıların grevleri kırmayı ve öğretmenleri baskı altına almayı amaçladığını vurguladı.
Baybora, “Okullarda grevleri kırmak ve öğretmenleri baskı altına almak amacıyla genelgeler her gün okullara gönderilmektedir” ifadeleriyle, son olarak yıllardır sabah saatlerinde yapılan atletizm yarışmalarının ani bir kararla öğleden sonraya alındığına dikkat çekti. Bu değişikliğin, toplumsal hareketliliğin yoğun olduğu bir dönemde yapılmasına da işaret etti.
“Okul yöneticilerine tehditkâr baskı”
Eğitim Ortak Hizmetler Dairesi Müdürü Gökmen Davutoğlu’nun da görev tanımının dışına çıktığına değinen Baybora, Davutoğlu’nun okulları arayarak yöneticiler üzerinde baskı kurduğuna ve katılım sağlanması için “tehditkâr bir dil” kullandığına vurgu yaptı.
MEDDYK’e eleştiri: “Baskı unsuruna dönüştü”
Milli Eğitim Denetleme, Değerlendirme ve Yönlendirme Kurulu’nun (MEDDYK) da eleştiren Baybora, kurulun asli görevinin eğitimi geliştirmek olduğunu hatırlattı. Baybora, kurulun şeffaflık, açıklık ve bilimsellik ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi gerekirken, “adeta bakanlığın bir baskı unsuru gibi davrandığına” dikkat çekti.
“Öğretmenler angarya çalışmaya zorlanıyor”
Baybora, okul saatleri dışında yapılan uygulamalarla öğretmenlerin angarya çalışmaya zorlandığına ve cezalandırma yoluna gidildiğine dikkat çekerek, bu durumun okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler arasında gerilim yarattığına vurgu yaptı.
Atletizm yarışmalarının özellikle Salı, Çarşamba ve Cuma günleri öğleden sonraya alınmasının tesadüf olmadığına dikkat çeken Baybora, bu durumun devlet okulları üzerinde baskı kurmanın yanı sıra özel okullara ayrıcalık sağlama amacı taşıdığına vurgu yaptı. Pazartesi ve Perşembe günleri okulların 15.30’a kadar açık olduğuna da işaret etti.
“Susmayacağız”
Açıklamasının sonunda hükümet ve bakanlığa yönelik eleştirilerini sürdüren Baybora, “Bu zihniyet artık çökmüştür. Hükümetin halk nezdinde, Eğitim Bakanlığı’nın ise öğretmenler nezdinde zerre itibarı kalmamıştır” ifadelerini kullandı.
Baybora, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Bu baskıcı, keyfi ve dayatmacı anlayışa boyun eğmeyeceğiz. Eğitimi siyasi hesapların aracı haline getiren, öğretmeni itibarsızlaştırmaya çalışan ve toplumsal iradeyi yok sayan bu zihniyet karşısında susmayacağız.”



















