1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Atan: “Bu kaçıncı kadın cinayeti, bu kaçıncı şiddet vakası”
Atan: “Bu kaçıncı kadın cinayeti, bu kaçıncı şiddet vakası”

Atan: “Bu kaçıncı kadın cinayeti, bu kaçıncı şiddet vakası”

Kamu Görevlileri Sendikası (Kamu-Sen) Başkanı Metin Atan, ülkede kadına yönelik şiddetin artık görmezden gelinemeyecek boyutlara ulaştığını belirterek, “Bu kaçıncı kadın cinayeti, bu kaçıncı şiddet vakası” dedi.

A+A-

Kamu Görevlileri Sendikası (Kamu-Sen) Başkanı Metin Atan, ülkede kadına yönelik şiddetin artık görmezden gelinemeyecek boyutlara ulaştığını belirterek, “Bu kaçıncı kadın cinayeti, bu kaçıncı şiddet vakası” dedi.

Atan, yazılı açıklamasında, “Daha kaç kadının yaşamını kaybetmesi gerekiyor ki, bu ülkede kadınların güvenliği gerçek anlamda bir devlet politikası haline gelsin?” diye sordu, hükümete ve ilgili kurumlara eleştirilerde bulundu.

Hayatını kaybeden Saliha Özkol’a rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileyen Atan, yaşanan her yeni şiddet vakasının mevcut koruma ve denetim mekanizmalarının ne denli yetersiz kaldığını bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi.

Her olaydan sonra sistemin hangi noktada aksadığının tartışıldığını belirten Atan, “Ancak önemli olan, bu eksikliklerin bir sonraki olay yaşanmadan giderilmesidir. Şiddetin önlenmesine yönelik denetim, takip ve koruma mekanizmaları kağıt üzerinde değil, sahada ve zamanında işlemelidir” dedi.

Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde devletin doğrudan sorumluluğu bulunduğunu kaydeden Atan, koruma ve önleme mekanizmalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

 

“Devletin görevi olaydan sonra değil, olaydan önce başlar”

Atılması gereken adımların bir kadının hayatını kaybettikten sonra başlamaması gerektiğini ifade eden Atan, “Devletin görevi cinayetin ardından faili yakalamaktan ibaret değildir. Asıl sorumluluk, bir kadının yaşamı elinden alınmadan önce şiddet riskini görmek, gerekli tedbirleri almak ve korumayı etkin biçimde sağlamaktır.” ifadelerini kullandı.

Bir şiddet vakası ortaya çıktığında “hangi kurumun ne yaptığı, riskin nasıl değerlendirildiği, koruma sürecinin nasıl işletildiği ve kurumlar arasındaki bilgi akışının neden zamanında sağlanamadığının” sorgulanması gerektiğini kaydeden Atan, kadınları korumakla görevli tüm birimler arasında hızlı, bağlayıcı ve sonuç üreten bir işleyiş kurulmadıkça alınan kararların caydırıcılığından söz edilemeyeceğini belirtti.

“Kadınların yaşam hakkı istatistik değildir. Her kaybettiğimiz kadın, devletin ve toplumun önüne konulan ağır bir sorumluluktur.” ifadelerine yer veren Atan, hükümetin kadınların güvenliğini sağlayacak kalıcı ve etkili politikaları hayata geçirmek zorunda olduğunu ifade etti.

Bu haber toplam 787 defa okunmuştur