1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Mecliste 13 saatlik mesai
Mecliste 13 saatlik mesai

Mecliste 13 saatlik mesai

Yaklaşık 13 saat süren Meclis Genel Kurulu'nun bugünkü toplantısında Cumhurbaşkanlığı, Cumhuriyet Meclisi ve Başbakanlık bütçeleri görüşüldü.

A+A-

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi.

ANGOLEMLİ: “AKINCI’NIN ÇÖZÜM YANLISI VE SAMİMİ OLDUĞU GÖRÜLDÜ”

TDP milletvekili Hüseyin Angolemli bütçe üzerine söz aldı.

Hüseyin Angolemli, Crans-Montana’nın Kıbrıslı Türklerin önünü açtığını kaydederek, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın yapıcı tavrıyla dünya tarafından barıştan yana bir lider olarak tanındığını belirtti, “Sayın Akıncı’nın şahsiyetinde Kıbrıs Türk tarafının çözüm yanlısı ve samimi olduğu görüldü” dedi.

Angolemli, 2004 referandumuna ezici bir çoğunlukla “evet” diyen Kıbrıslı Türklerin o dönemde de dünyada önemli bir farkındalık yarattığını söyledi.

Dünyanın Kıbrıs konusunda buradaki hükümetleri değil, Meclis’i ve Cumhurbaşkanlığı’nı dikkate aldığını belirten Angolemli, Akıncı’nın yeniden Meclis’e davet edilmesini, bir oturumda Kıbrıs sorununda gelinen aşamasının değerlendirmesini istedi.

Angolemli, halkın istemediği hiçbir anlaşmaya “evet” demeyeceğini de belirtti.

Angolemli,  “Masaya oturmak zorundayız. Masa kurulmalıdır” diye konuştu.

DENKTAŞ: “RUM TARAFININ AB’YE GİRİŞİ ÇÖZÜMÜ HIZLANDIRACAK VAADİNDE BULUNULDU AMA ÖYLE OLMADI”

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, KKTC’nin ilanından sonra Meclis’ten yayımlanan bildiride KKTC’nin kurulmasının iki kesimli, iki toplumlu bir çözüme engel olmayacağının ifade edildiğini hatırlattı.

Kıbrıs Rum tarafının AB’ye çözüm olmadan girdiğini anımsatan Denktaş, o dönem AB’ye girişin çözümü hızlandırılacağı vaadinde bulunulduğunu ancak durumun öyle olmadığını belirtti.

NAMİ

Denktaş’ın ardından kürsüye gelen Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami, Cumhurbaşkanlığı’na ağır eleştiriler getirildiğini belirterek, bunu Cumhurbaşkanı’nın bulunduğu ortamda yapmanın daha doğru olacağını söyledi.

Müzakerelerde harita verme konusu sanki Akıncı’nın kendi kendine attığı bir adımmış gibi lanse edildiğini belirten Nami, sanki müzakerelerde güç paylaşımı, yönetim, mülkiyet, ekonomi hiç konuşulmamış da toprak konusunda tavizler verilmiş gibi bir hava yaratıldığını kaydetti.

Özdil Nami, haritanın sunulacağının daha önce açıklandığını, bunun hangi gün yapılacağının da önceden kamuoyuna ilan edildiğini belirterek “bizim bu konudan bilgimiz yoktu” ifadelerinin bu noktada dayanaksız olduğunu dile getirdi.

Bu konuyla ilgili tutanakların Meclis’e de gönderildiğini söyleyen Nami, “Meclis bilgilendirilmedi” söylemlerinin de gerçekleri yansıtmadığını anlattı.

“YENİ BİR METODOLOJİYE İHTİYAÇ OLDUĞU GÖRÜLDÜ… KÜÇÜMSENMEMELİ”

Tüm dünyanın müzakerelerin artık eskisi gibi devam edemeyeceği konusunda hemfikir bir noktaya geldiğini, yeni bir metodolojiye ihtiyaç olduğunu gördüğünü dile getiren Nami, dünyayı bu noktaya getirmenin kolay bir iş olmadığını, verilen mücadelenin küçümsenmemesi gerektiğini belirtti.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Nami, bundan sonra buna uygun bir yaklaşımla hareket etmek gerektiğini dile getirerek, “Çocuklarımızın geleceğini kurtarabilecek bir noktaya ulaştık” diyerek “hiçbir şey elde etmedik, birbirimizi anlamayız” söylemlerinin doğru olmadığını kaydetti.

Süreçle ilgili bilgi veren Nami, Türkiye’yle müzakere edilmeden hiçbir adım atılmadığını da ifade etti.

Nami, dünyanın Kıbrıs konusuyla ilgili yaklaşımından ötürü Türkiye’yi tebrik ettiğini kaydetti.

Önceki dönemlerde yapılan yurt dışı temaslarına değinen Nami, süreci zorlamanın ve çözüm iradesi göstermenin önemini vurguladı.

“Eğer Rum liderliği sürekli hayır derse ve makul noktaya gelmezse biz ne yapalım yine de çözümü zorlayalım mı?” sorusu üzerine “Evet” cevabını veren Özdil Nami, bu konudaki çözüm iradesini yurt dışındaki temaslara taşımak ve izolasyon ve ambargoların kaldırılması için çalışma yürütmek gerektiğini belirtti.

Kıbrıs Türk tarafının Annan Planı’na evet dedikten sonra bazı uluslararası kuruluşlarda devlet statüsüne yükseltildiğine işaret eden Nami, halkın iradesini dünyaya yansıtmanın önemine vurgu yaptı.

Nami, kazanılan zeminden geriye düşmeden hareket etmek gerektiğini söyledi, müzakerelerin ne zaman başlayıp ne zaman biteceğine dair ilgili net bir takvime ihtiyaç olduğunu kaydetti.

TÖRE

Meclis Başkan Yardımcısı, UBP Milletvekili Zorlu Töre de Kıbrıslı Rumların niyetinin yeni bir isimle de olsa Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kendi egemenliklerine almak olduğunu söyledi.

“Siz bize masal okuyorsunuz” diyen Töre, Kıbrıs konusunda defalarca zirve yapıldığını, konferans yapıldığını hepsinin sonuçsuz kaldığını dile getirdi.

Töre, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın “Montana’da kimsenin figüranı olmadık” dediğini, bu şekilde Türkiye’ye gönderme yaptığını söyledi.

“ARTIK KKTC ZAMANIDIR”

“Artık KKTC zamanıdır” diyen Töre, iki kesimli, iki toplumlu federasyon düşüncesinin son bulması gerektiğini savundu.

Tanınma için kararlılığa ihtiyaç olduğunu dile getiren Töre, bu konuda alınması gereken önlemler olduğunu vurguladı.

Töre konuşmasında, mücadele yıllarından da bahsetti.

Zorlu Töre, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın müzakerelerle ilgili kendilerini bilgilendirmediğini söyledi.

Zorlu Töre, milletvekillerini ve bakanları verdikleri milletvekili yeminine uymaya çağırarak, “Gelin KKTC’ye sahip çıkın, tuttuğunuz makamlar KKTC makamıdır” şeklinde konuştu.

ARIKLI

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, ilk olarak sabahki konuşmasında televizyon yayınının kesildiğini dile getirerek Meclis Başkanı’ndan bu konuyla ilgili gerekeni yapmasını istedi.

Bunun bir arızadan kaynaklanıp kaynaklanmadığını soran Arıklı, kesinti sansürden kaynaklanıyorsa tepkisinin sert olacağını kaydetti.

Arıklı’yı yerinden yanıtlayan Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay ise Meclis’te sansürün söz konusu olmadığını belirtti.

Kesinti sırasında söylediklerini tekrarlayan Arıklı, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı sevdiklerini, saygı duyduklarını ancak Cumhurbaşkanı’nın belirli bir hizibin, siyasi partinin ideolojinin değil, tüm ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin harita konusunda herhangi bir onayı olmadığını savunan Arıklı, “Bırakın Türkiye’yi KKTC hükümeti ve Meclisi’nin bile bundan haberi olmadı” dedi.

Özdil Nami’yi kamuoyu karşısına çıkmadığı için “Suskun prens” olarak tanımladığını söyleyen Arıklı, Nami’nin bugün yaptığı açıklamaların tutarsız olduğunu savundu.

Arıklı konuşmasında Azerbaycan uçuşlarıyla ilgili bildiklerini de paylaştı.

Kıbrıs meselesinin Türkiye Cumhuriyeti’nin milli meselesi olduğunu dile getiren Arıklı, öte yandan Türkiye’deki farklı hükümetlerin olaya farklı yaklaşımları olabileceğini kaydetti.

ERHÜRMAN

Başbakan Tufan Erhürman da Arıklı’nın BRT yayının kesilmesi konusundaki ifadeleri üzerine BRT Müdürü’nü aradığını, kendisine verilen bilginin ana kumandadaki sigortadaki kesinti nedeniyle kesinti yaşandığı yönünde olduğunu açıkladı. Erhürman, BRT Müdürü’nün de yarın Arıklı’yı arayarak gerekli bilgiyi vereceğini söyledi.

Erhürman, geçmişte kendi konuşmaları sırasında da birçok kez kesinti yaşandığını, kendilerine kimsenin bu şekilde bilgi vermediğini de belirtti.

Erhürman bu cevabı, Arıklı’nın “tepkimiz sert olur” sözleri sonucu değil, devletin ciddiyeti dolayısıyla verdiğini anlattı.

Başbakan Tufan Erhürman, Töre’nin yemin konusundaki ifadelerine değinerek “Töre bize yemin dersi vermeye kalktı, kendisini hassaten bundan vazgeçmeye çağırırız yoksa bu seferki tepkimiz sert olacak” dedi.

Erhürman, Töre’nin yemininde uymadığı noktalar olduğunu kaydederek bir daha olursa hangi maddelere uymadığıyla ilgili ayrıntılı yanıt vereceğini dile getirdi.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanlığı bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi.

Meclis Genel Kurulu’nda bugün ikinci olarak Cumhuriyet Meclisi bütçesi görüşülmeye başlandı.

 

MECLİS BÜTÇESİNE OY BİRLİĞİ

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda 28 milyon 770 bin 400 TL’lik Cumhuriyet Meclisi bütçesi oy birliğiyle kabul edildi.

TATAR: “TAHRİKLERDEN UZAK DURMAK GEREK”

Cumhuriyet Meclisi bütçesi görüşülürken ilk sözü alan UBP Milletvekili Ersin Tatar, Meclis’teki tüm vekilleri sağduyuya davet etti ve tartışmadan uzak durulması gerektiğini belirtti.

“Herkes düşündüğünü söyleyebilir” diyen Tatar, tahriklerden uzak durmak gerektiğini dile getirdi.

Tatar, Meclis personeliyle ilgili bazı talepler sıraladı.

Meclis’in yapması gereken çok sayıda yasa olduğunu kaydeden Tatar, Meclis altyapısında büyük eksiklikler bulunduğunu belirterek bu konudaki çalışmaların devam ettirilmesi gerektiğini ifade etti.

Komitelerde ciddi yoğunluk olduğunu dile getiren Tatar, Meclis bünyesinde Hukuk Komitesi kurulması konusunda daha önce atılan adımların hangi noktada olduğunu sordu.

ÇAVUŞOĞLU: “HUKUKÇU VE DANIŞMANA İHTİYAÇ VAR”

UBP Milletvekili Nazım Çavuşoğlu, Meclis Başkanlığı’nın oldukça önemli bir kurum olduğunu belirterek yasama mekanı olan Meclis’in performansına değindi.

Komitelerde çok sayıda hukukçuya ve danışmana ihtiyaç olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, Meclis performansının Meclis personeliyle ilişkili olduğunu dile getirdi.

Komitelerin hukukçu ve raportörlere uyan günlerde çalışma yapmak durumunda olduğunu anlatan Çavuşoğlu, Meclis çalışmalarının bu nedenle yaşanan sıkışıklıklardan etkilendiğini kaydetti.

Meclis’te ciddi bir hukukçu ihtiyacı olduğuna değinen Çavuşoğlu, Meclis’in çalışma koşullarına yapılacak yatırımın ülkeye yatırım anlamına geldiğini belirtti.

Çavuşoğlu, Meclis bütçesine olumlu oy vereceklerini de açıkladı.

TAÇOY: “MECLİS BİNASI YERİNDE KALMALI, EKSİKLER GİDERİLMELİ”

UBP Milletvekili Hasan Taçoy da konuşmasında, yolluk bütçesinin artmasını olumlu karşıladığını belirterek, milletvekillerinin yurt dışı temaslarının önemli olduğunu kaydetti.

Meclis’in yerinin değişmesi konusundaki tartışmaya işaret ederek Meclis’in olduğu yerde kalması gerektiğini dile getiren Taçoy, Meclis altyapısı ve personeliyle ilgili eksikliklerin giderilmesi gerektiğini kaydetti.

E-devlet çalışmaları kapsamında Meclis’te gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini dile getiren Taçoy, bunun için ihtiyaç duyulan altyapının sağlanması için atılabilecek adımlar olduğunu anlattı.

Milletvekillerinin verimliliğinin artabilmesi için yeterli çalışmayı ve araştırmayı yapabilecekleri ortamın sağlanabilmesi gerektiğini anlatan Taçoy, dünyanın her yerinden milletvekillerinin danışmanları ve yardımcıları bulunduğunu kaydetti.

Hasan Taçoy, hükümetin, DAÜ akademik personeline siyaset yasağının kaldırılması kararıyla ilgili bilgi istedi.

Meclis’te geçici, KTHY’den ve ETİ’den gelen dahil tüm personelin görev ve sorumluluklarının belirlenmesi gerektiğini dile getirdi.

OĞUZ: “GEÇİCİLER KADROLANMALI”

UBP Milletvekili Dursun Oğuz da konuşmasında önceki dönemde geçici personelin kadrolanması için hazırlanan yasanın en kısa sürede sonuçlandırılmasını istedi.

AMCAOĞLU: “GEÇİCİLERLE İLGİLİ SÜREÇ SONUÇLANMALI”

UBP Milletvekili Olgun Amcaoğlu da geçicilerin kadrolanması konusuna siyasi kaygılarla bakılmamasını istedi.

Yasanın hazırlanması süreciyle ilgili bilgi veren Amcaoğlu, Meclis’in görevini yaparak yasayla ilgili süreci sonuçlandırmasını talep etti.

Amcaoğlu, Hukuk Komisyonu’nun hayata geçirilmesi için gerekli hassasiyetin gösterilmesini de istedi.

ULUÇAY: “DIŞ İLİŞKİLER DAHA DA ETKİNLEŞECEK”

Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay, Cumhuriyet Meclisi’nin önceki dönemdeki faaliyetlerini sıraladı.

Sibel Siber’in başkanlığı döneminde Meclis salonunun yenilendiğini, İdari İşler Komitesi çalışma odasının tadil edildiğini, Meclis web sayfasının yenilendiğini dile getiren Uluçay, yapılan diğer faaliyetleri aktardı.

Uluçay, Arıklı’nın Meclis TV’deki kesintiyle ilgili sorusuna cevaben, “Meclis’te bugüne kadar sansür uygulanmamıştır. Bugünden sonra da uygulanmayacaktır” dedi.

Bütçe görüşmelerinde Meclis’in temposunun komitenin temposuyla paralel bir seyir arz ettiğini dile getiren Uluçay, 2018 bütçesini hızlı şekilde tamamlamak için ortaya konan takvime işaret etti.

Yeni dönemde yasama faaliyetlerinin etkinleştirilmesini öngördüklerini anlatan Uluçay, Meclis’in dış ilişkilerinin daha da etkinleşmesine önem verdiklerini kaydetti.

Uluçay, personelin görev ve yetkilerinin belirlenmesi konusu, Hukuk Komisyonu ve geçicilerin kadrolamasını öngören yasayla ilgili çalışma yürüteceklerini de söyledi.

DENKTAŞ: “ÖRTÜLÜ ÖDENEĞİN NEREDE KULLANILDIĞI AÇIKLANAMAZ, TARTIŞMAKTAN VAZGEÇİN”

Son konuşmayı yapan Maliye Bakanı Serdar Denktaş ise Meclis’te seyirci bölümüyle Genel Kurul salonunu ayıran cam panonun renginin koyulaştırılmasını ve alçaltılmasını istedi.

Denktaş, ayrıca bütçe görüşmeleri için yeni bir sistem kurulmasını, sabah belirli bir saate kadar herkesin konuşma yapmasını ardından belirli bir saatte oylama yapılmasını, böylece çok geç saatlere kadar görüşmenin sürmemesini önerdi.

Denktaş, Cumhurbaşkanlığı bütçesinde yer alan örtülü ödeneğin Maliye Bakanlığı’nın kontrolü altında olduğunu ancak nerede kullanıldığının açıklanamayacağını söyledi.

Örtülü ödeneğin tartışılmasının doğru olmadığını anlatan Denktaş, özellikle Cumhurbaşkanlığı örtülü ödeneğinin tartışılmasından vazgeçilmesini istedi.

Konuşmaların ardından Cumhuriyet Meclisi bütçesi oy birliğiyle kabul edildi ve Başbakanlık bütçesinin görüşülmesine geçildi.

BAŞBAKANLIK BÜTÇESİ OY ÇOKLUĞUYLA KABUL EDİLDİ

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda 139 milyon 230 bin 400 TL’lik Başbakanlık bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi.

Yaklaşık 13 saat süren Meclis Genel Kurulu'nun bugünkü toplantısında Cumhurbaşkanlığı, Cumhuriyet Meclisi ve Başbakanlık bütçeleri görüşüldü.

ÖZTÜRK: "ÖRTÜLÜ ÖDENEK UYUŞTURUCUYLA MÜCADELEYE HARCANSIN"

Başbakanlık bütçesiyle ilgili ilk sözü UBP Milletvekili Yasemin Öztürk aldı. Uyuşturucuyla mücadele konusuna değinen Öztürk, gençlerin uyuşturucu kullanımını önlemek için adımlar atılmasını istedi.

Öztürk, uyuşturucuyla mücadele bağlamında her okula bir polis tahsis edilmesini önerdi.

Uyuşturucu kullanan çocukların rehabilitasyon merkezlerine tedavi edilmesi gerektiğini dile getiren Öztürk, örtülü ödenek kullanmayacağını söyleyen bakanları bu tutarı uyuşturucuyla mücadeleye harcamaya çağırdı.

ÇAVUŞOĞLU: "ŞEFFAF YÖNETİM BEKLİYORUZ"

UBP Milletvekili Nazım Çavuşoğlu, hükümeti yönetmenin “her babayiğidin harcı olmadığını” söyledi.

“Haysiyet bir gruba bahşedilmiş değil” diyen Çavuşoğlu, “Siz hükümete geldiniz diye bir önceki hükümete hırsızlık yapmış, usulsüzlük yapmış gözüyle bakamazsınız” şeklinde konuştu.

Bütçe geçtikten sonra, hükümete gelmeden önce yapılan söylemlere uygun hareket edilmesi gerektiğini dile getiren Çavuşoğlu, devletin şeffaf bir şekilde yönetilmesini beklediğini kaydetti.

Bakanlar Kurulu kararlarına işaret eden Çavuşoğlu, Başbakanlık'ın internet sayfasında Bakanlar Kurulu kararlarının açıklanmadığını kaydetti.

Kendi dönemlerinde ifade edilmeyen, yabancılara ev satın alma izni verilmesi gibi icraatların bu dönemde haber yapıldığını dile getiren Çavuşoğlu, YDP Milletvekili Bertan Zaroğlu’nun vatandaşlığının iptali konusuna da değindi.

Zaroğlu’nun vatandaşlığının iptal edilmediğini, bu noktada “Zaroğlu’nun dosyasına baktık usulüne uygundur” denerek özür dilenmesi gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, bu yapılmazsa amacın tamamen algı çalışması olduğunun akla geleceğini kaydetti.

Lefkoşa’da bir arazinin yurt yapılması için kiralandığı, oradaki vatandaşların eylem yaptığı haberi üzerine ilgili bakanın konuyu araştıracağını açıkladığını kaydeden Çavuşoğlu, bu konuda bilgi istedi.

"MERCEDESLERİ MANŞETLERE TAŞIYANLAR ŞİMDİ..."

“Bize karşı yapılan algı operasyonlarını şiddetle reddederiz” diyen Çavuşoğlu, “Mercedesleri manşetlere taşıyanlar şimdi manşetleri Mercedeslerde okuyor” sözlerini kullandı.

Hükümetin vatandaşlık politikasının ne olacağını merak ettiğini dile getiren Çavuşoğlu kendi döneminde yapılan vatandaşlık çalışmalarına değindi.

Çavuşoğlu, hükümetin yasaların geçirilmesi için neler yapacağını sordu.

Son yapılan sayımda vatandaşa adrese dayalı sayıma geçileceği sözünün verildiğini ve o günden bu yana bunun için çalışmalar yapıldığını dile getiren Çavuşoğlu, insanların eve kapatılarak sayılmasının çağdaşlık kriterlerine aykırı olduğunu, bu konuda gereğinin yapılması gerektiğini anlattı.

Çavuşoğlu, DAÜ’deki siyaset yasağının kaldırılmasıyla ilgili düzenlemenin genele yayılması gerektiğini kaydetti.

Yurt dışındaki vatandaşların seçme seçilme haklarıyla ilgili açılım yapılmasını önerdiğini ancak bunun reddedildiğini dile getiren Çavuşoğlu, Seçim ve Halkoylaması Yasası'nın değiştirilmesiyle ilgili süreç hakkında bilgi istedi.

Çavuşoğlu, Yenierenköy Belediyesi’yle ilgili hangi çalışmaların yapılacağını da sordu.

ARIKLI: "MANEVİ KALKINMAYA ÖNEM VERİLMELİ"

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, Başbakanlık bütçesi içinde Gençlik Dairesi ile Spor Dairesi'ne ayrılan ödeneklerin yetersiz olduğu görüşünü dile getirdi.

Uyuşturucunun ülke gençliği açısından önemli risk unsuru olduğunu anlatan Arıklı, evlenme ve boşanma rakamlarına da değindi.

“Ne yaptık da sosyal hayatımız bu kadar çöküntüye girdi?” diye soran Arıklı “manevi kalkınma” konusuna önem verilmesi gerektiğini belirtti.

Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Dışı Koordinasyon Ofisi’yle ilgili sürece değinen Arıklı, bu Ofis’in gençler için imkan oluşturabileceğini belirtti.

Hükümetin aile kurumuyla ilgili çalışma yapması gerektiğini belirten Arıklı, KKTC’de şükretme duygusunun kaybedildiğini, muazzam bir toplumsal tatminsizlik içine düşüldüğünü, emek sarf etmeden kazanmanın yollarının arandığını kaydetti.

Arıklı, meseleye eğitimden başlanması gerektiğini söyledi.

GÜNDÜZ: "MÜŞAVİRLER HİÇ ÇALIŞMAMIŞ GİBİ ALGI VAR"

UBP Milletvekili Menteş Gündüz, Başbakanlık bütçesinin yeterli olmadığını kaydetti.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Yasası'nın tüzüklerinin hazırlanamadığını bu nedenle teşkilatın oluşturulamadığını belirten Gündüz, bunun acilen hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu’nun çalışmalarına değinen Menteş Gündüz, uyuşturucu konusunda denetime önem verilmesi gerektiğini anlattı.

Gündüz, bu işlerin yapılması için teknolojiden de yardım alınabileceğini kaydederek gerekli adımların atılmasını istedi.

“Hükümetler, devletler halkı için vardır” diyen Gündüz, müşavirlik konusunun topluma hizmet veren üst düzey yöneticilerini huzursuz ettiğini belirtti.

Toplumların gelişirken değiştiğini bu nedenle değişiklikler yapılabileceğini kaydeden Gündüz, öte yandan son zamanlarda sanki bu insanlar hiç görev yapmamış gibi bir algı yaratıldığını belirtti.

“Bizim amacımız bu insanların özlük haklarını kaldırmak ve toplumun ruhunu mu rahatlatmaktır? Yoksa bu insanların nasıl çalıştırılacağı mıdır?” diye konuşan Gündüz, hükümetin bir yandan hukukun üstünlüğünden bahsederken diğer yandan bu konudaki yasal düzenlemelerle haksızlık yarattığını söyledi. Gündüz, yasaların geriye işlememesi kuralına da işaret etti.

Menteş Gündüz, üst kademe yöneticiliğiyle ilgili yasada karşı çıktığı ve çelişkili bulduğu bölümlere değinerek yasa tekniklerinde ince detayların önemli olduğunu anlattı.

Bu yasa geçtikten sonra hiçbir şekilde nitelikli elemanların bu görevleri yapmayacağını anlatan Gündüz, çıkacak yasaların güven telkin etmesinin önemine değindi.

AMCAOĞLU: "KURUMSAL HAFIZA YİTİRİLİYOR"

Daha sonra konuşan UBP milletvekili Olgun Amcaoğlu, Başbakan Tufan Erhürman’ın sabahki konuşmasını eleştirdi. Geçmiş dönemdeki icraatlardan bahseden Amcaoğlu, o dönem yapılan icraatlar sonucu turist rakamlarında büyük artış yaşadığını, eğitim sektörünün de önemli gelişme kaydettiğini belirtti.

Amcaoğlu, 2019-2021 Ekonomik Protokolü'nün Teknik Komite başkanlığının neden Maliye Bakanlığı’na aktarıldığını merak ettiğini kaydetti.

Bakanlıkların ve bağlı dairelerin her hükümet döneminde değiştiğini bunun kamusal hafızanın yitirilmesine neden olduğunu kaydeden Amcaoğlu, Bakanlıkların Kuruluş Görev ve Çalışma Esasları Yasa Tasarısı'nın hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Toplumun gerçekten icraat yapıldığını görmeye ihtiyacı olduğunu dile getiren Amcaoğlu, kimsenin onuru ve gururuyla oynanmamasını istedi.

"NEDEN İNSANLARI EVE KAPATARAK SAYIM YAPILACAK?"

Amcaoğlu, birkaç aylık bir çalışmayla elektronik sayım için yapılan projeyi tamamlamak yerine neden insanları eve kapatarak ve 5,5 milyon TL harcayarak nüfus sayımı yapılacağını sordu.

Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu’nun geçmiş dönemde yaptığı çalışmalara değinen Amcaoğlu, komisyonun daireye dönüştürülmesi için yapılması gerekenler olduğunu belirtti.

Medya destekleme programı konusunda önceki dönemde yapılan icraatlara da değinen Amcaoğlu, bu konuda atılacak adımların da takipçisi olacaklarını söyledi.

Amcaoğlu konuşmasının devamında önceki hükümet döneminde yapılan icraatların detaylarını verdi.

TATAR: "BET OFİSLER BÜYÜK ZARAR VERİYOR... SIKI DENETİM"

UBP Milletvekili Ersin Tatar konuşmasına bet ofislere değinerek başladı. Bet ofislerinin insanlara büyük zarar verdiğini anlatan Tatar bu konuda hükümete önemli görev düştüğünü kaydetti.

“Ben kapatılsın demiyorum sonuçta bunun kaçağı vardır yeraltı vardır” diyen Tatar, isteğinin sıkı bir denetim olduğunu vurguladı.

Hükümet programından bölümler okuyan Tatar, programda yer alan icraatların yerine getirilmesinde Başbakanlık'ın önemli rolü olduğunu anlattı.

Seçim ve Halkoylaması Yasası’nın mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini kaydeden Tatar, müşavirlik konusunda düzenlemeler yapılırken hak ve hukuka önem verilmesini istedi.

Ersin Tatar, nüfus sayımı için önemli miktarda para harcanacağını ve insanların eve kapatılacağını ifade ederek bunun ne kadar gerekli olduğunu sordu.

Tatar, Başbakan olarak Tufan Erhürman’a önemli görevler düştüğünü kaydetti.

Tufan Erhürman’ın Zorlu Töre’yle ilgili sözlerini eleştiren Tatar “Kürsü bizimdir” dedi.

ATUN: "SÖZLER TUTULMALI"

UBP Milletvekili Sunat Atun konuşmasında, hükümeti oluşturan partilerin seçilmeden önce verdiği sözleri tutması gerektiğini dile getirdi.

“Göç Yasası” olarak adlandırılan yasa hakkında verilen sözlerin tutulmasını beklediğini kaydeden Atun, hükümeti oluşturan partilerin bu konudaki düşüncelerini merak ettiğini belirtti.

Sunat Atun, seçim öncesi Tufan Erhürman’ın Serdar Denktaş’a “yetti bu halkın senden çektiği” dediğini dile getirerek şu an koalisyonu oluşturan ve daha önce ayrışım içinde olan partilerin siyasetinde bir değişiklik olup olmadığını sordu.

Ekonomik Program’a değinen Atun, görevlerinin denetim olduğunu ve bu görevlerini yerine getireceklerini kaydetti.

Atun, hükümetin belirgin bir politika ve bu doğrultuda ortaya konmuş hedefleri olmadığını savundu.

TAÇOY: "HEPİMİZ MÜŞAVİRLİĞE KARŞIYIZ"

UBP Milletvekili Hasan Taçoy, müşavirlikler konusuna değinerek, “Hepimiz bu müesseseye karşıyız” dedi.

Öte yandan bu kişilere haksızlık yapıldığını kaydeden Taçoy, “Kendilerine görev verdik de yapmadılar mı?” diye sordu.

Taçoy, yolsuzluk dosyalarıyla ilgili gereğinin yapılmasını talep etti.

Çiftlik Bank konusuna da değinen Taçoy, bu konuda herhangi bir icraat yapılıp yapılmadığını sordu.

Taçoy, uyuşturucuyla mücadele kapsamında rehabilitasyon merkezi kurulması gerektiğini dile getirdi.

Başka üniversite izni verilmemesi gerektiğini anlatan Taçoy, yükseköğrenimde kaliteyi artırmanın önemli olduğunu kaydetti.

ERHÜRMAN: "BAKANLAR KURULU KARARLARI YENİDEN İNTERNET SİTESİNDE"

Konuşmacıları yanıtlayan Başbakan Tufan Erhürman,  Bakanlar Kurulu kararlarının internette bulunamadığı eleştirisine cevaben, 19 aylık Özgürgün Başbakanlığı döneminde Bakanlar Kurulu kararlarının  internet sitesine yüklenmediğini, kendilerinin göreve gelmesiyle kararların tekrar yüklenmeye başlandığını kaydetti.

İPTAL EDİLECEK KARARLAR

Anayasaya göre Bakanlar Kurulu kararlarının yürürlüğe girmesi için Resmi Gazete’de yayımlanması gerektiğini ancak göreve geldiğinde Resmi Gazete’de yayınlanmaması kaydıyla alınan kararlar bulduğunu, bunları tekrar Bakanlar Kurulu’na götürerek iptal edeceklerini belirtti.

Erhürman “Bu kadar ciddiyetsiz bir şey olamaz” dedi.

Çavuşoğlu’nun Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’ndan bahsettiğini, kurulun Özgürgün döneminde bir gün bile çalıştırılmadığını söyleyen Erhürman, bu hükümetin Bakanının bu şekilde açıklamalar yapmasını eleştirdi.

Erhürman, kurumların bu şekilde yıpratıldığını kaydetti.

Şaibe yaratıyorsunuz ifadelerine cevaben kimseye karşı şaibe yaratmadığını, aksine fazla hassas davrandığını söyleyen Erhürman, aslında ceza davalarının hükümlerinde ismi geçen ama halen milletvekili olan kişilerin adını zikretmediğini kaydetti.

Yargı ile Savcılığın aynı şey olmadığını, yargıyı yıpratma diye bir şeyin söz konusu olmadığını kaydeden Erhürman, Başsavcılığın suç unsuru yoktur diyerek dosyaları kapatma yetkisi olduğunu anlattı.

“Başbakan'ın Başsavcı'ya emir verme yetkisi yoktur” diyen Erhürman hukuka aykırı her konuda gereğini yapacağını belirtti.

Devlet Piyangoları hakkında bir Sayıştay raporunu okuyan ve rapora göre bilet olmadan ikramiye ödemesi yapıldığını kaydeden Erhürman, eline gelen her belgeyi paylaşmaya devam edeceğini söyledi.

Denetimli serbestlik yasası kapsamında yapılması gereken testlerin aylarca yapılmadığını hatırlatan Erhürman, AMATEM’in kurulması için önceki hükümet döneminde hiçbir çalışma yapılmadığını dile getirdi.

TRAFİKTE UYUŞTURUCU KONTROLÜ

Polisin alkol kontrolü gibi trafikte uyuşturucu kontrolü yapması için çalışma başlattıklarını söyleyen Erhürman, bütçe açılınca hızla bu çalışmaların yapılması için çalıştıklarını dile getirdi.

Erhürman 19 ay hükümet görevinde bulunmuş bir partinin 45 günlük dönemle ilgili eleştiri yapmasının anlaşılır olmadığını belirtti.

Nüfus sayımı konusuna da değinen Erhürman, vatandaşın önemli kısmının mevcut sayım rakamlarına güvenmediğini, ayrıca gerekli planlamalar için doğru nüfus sayısına ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

4 BET OFİSİNE İNCELEME ZİYARETİ

Cumartesi günü 4 ayrı şirkete ait bet ofisini ziyaret ettiğini dile getiren Erhürman, buralarda incelemelerde bulunduğunu, bet ofislerden alınan kuponlarla dışarıda kumar oynanabildiğini; ayrıca internet üzerinden de kumar oynanabileceğini öğrendiğini kaydetti.

Bet ofislerini kapatma konusunun sık sık gündeme geldiğini, öte yandan bu konunun doğru şekilde ele alınması gerektiğini dile getiren Erhürman, kumar bağımlılığı ile ilgili çalışma başlattığını dile getirdi.

DENKTAŞ'IN OĞLUNUN YATIRIMLARI

Denktaş’ın oğlunun yatırımları konusunda yapılan konuşmalara da değinen Erhürman, şikayetçilerle sabah Meclis'te görüştüklerini, Serdar Denktaş’ın bu konunun araştırılmasına engel olmak bir yana “Çağırın konuşun” dediğini belirtti.

İSKELE'DE ÜNİVERSİTE

İskele’de bir üniversite açma vizyonları olduğunu kaydeden Erhürman, bu konuda girişimlerin başlatıldığını dile getirdi.

Erhürman, Yenierenköy Belediyesi'ndeki sorunlarla ilgili 7 ay boyunca adım atmayanların 40 günlük hükümete “ne yapacaksanız acele edin” demesini eleştirdi.

"TDK'DAKİ ADI YALAN"

“Hükümetin Kıbrıs konusunda ortak vizyonu yoktur gibi bir laf ağzımdan çıkmadı” diyen Erhürman, "Ben bunu söylemedim dediğim halde hayır dedin diyorsa bunun TDK’daki adı yalandır" şeklinde konuştu.

Erhürman, Taçoy’un “Vakıflar İdaresi neyi peşkeş çekiyor merak ettim ulaşacağım merci de yok” sözlerine cevaben yetkili makamın Başbakanlık olduğunu dile getirdi.

YÖDAK’ın eksikliklerinin tamamlanması için çalışma başlattıklarını anlatan Erhürman, YÖDAK’ın faaliyet gösterebilecek bir kurum haline getirilmesi için girişimlere başladıklarını açıkladı.

ATUN: "POLİTİKA NOKSANLIĞI"

UBP milletvekili Sunat Atun yeniden söz alarak Yenierenköy Belediyesi’yle ilgili konunun çok eskiden geldiğini kaydederek öte yandan geçen dönemki Maliye Bakanı’nın şu anda da Maliye Bakanı olduğunu belirtti.

Atun, hükümetin politika muğlaklığı değil politika noksanlığı içinde olduğunu söyledi.

Konuşmaların ardından Başbakanlık bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi.

Meclis Genel Kurulu yarın Hukuk Dairesi (Başsavcılık), Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı bütçeleri görüşülecek. Toplantı saat 10.00'da başlayacak.

 

 

 

Bu haber toplam 1087 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler