1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. “Uyuşturucuya arz yoksa, talep de olmaz”
“Uyuşturucuya arz yoksa, talep de olmaz”

“Uyuşturucuya arz yoksa, talep de olmaz”

Polis operasyonu ile ele geçirilen yüklü miktarda uyuşturucu, ‘gençlerde uyuşturucu kullanımı’nı yeniden gündeme taşıdı… YENİDÜZEN’e konuşan psikologlar ve yetkililer, madde bağımlılığında en önemli etki olarak “ailesel ve çevresel” faktörlere işaret etti

A+A-

Aygün Bahar ÖKMEN

Polis operasyonu ile ele geçirilen yüklü miktarda uyuşturucu, ‘gençlerde uyuşturucu kullanımı’nı yeniden gündeme taşıdı. YENİDÜZEN’e konuşan psikologlar ve yetkililer, madde bağımlılığında en önemli etki olarak “ailesel ve çevresel” faktörleri işaret etti.

YENİDÜZEN’e konuşan Yrd. Doç. Dr. Meryem Karaaziz, Psikolog Refika İnce ve Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu Başkanı Hasan Karaokçu, gençler arasında yaygınlaşan uyuşturucu kullanımını değerlendirdi, “ailesel ve çevresel” faktörlerin madde bağımlılığında etkili olduğu üzerinde hemfikir oldu. Meryem Karaaziz, halkın bilinçlendirilmesinin ve çocuk yaşta eğitimin öneminin altını çizerken, Refika İnce, ailelere ve yetkililere konuyla ilgili büyük görev düştüğünü ifade etti.

Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu Başkanı Hasan Karaokçu, arzın azaltılması ile talebin de azalabileceğini dile getirirken, salgının uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmasında etkili olduğu ifadelerine yer verdi.

 

Yrd. Doç. Dr. Meryem Karaaziz:

“Merak nedeni ile madde kullandığını bildiren çok fazla çocuk ve ergen var”

Yrd. Doç. Dr. Meryem Karaaziz, gençler arasında yaygınlaşan madde kullanımını stresle başa çıkma yöntemlerinin salgın nedeni ile kısıtlanmasına, ailesel ve çevresel faktörlere, halkın bilinçlendirilmemesine bağladı.

Özellikle pandemi dönemine değinen Karaaziz, bu dönemde gençlerin eve kapandıklarını ve kendilerini ifade edebilecekleri arkadaşlarından, iş yerlerinden ve okullarından uzak kaldıklarını belirterek, bu dönemde gençlerin stresle başa çıkma yöntemlerinin de değiştiğini dile getirdi. “Okulda arkadaşları ile konuşarak, okuldan veya işten sonra bir kahve içmeye giderek, belki bir akşam yemeğine çıkarak rahatlayan ve dertlerini paylaşan insanlar bunu yapamaz oldu” dedi. 

 

“Bir madde kullanımı diğerini getirir”

“Alkol en genel stresle başa çıkma yöntemi olarak görülür. Çünkü Hipokrat’ın da söylediği üzere alkol kaygı giderici özelliğe sahiptir. Salgın döneminde diğer baş etme yöntemlerinin kullanımının kısıtlanması, bunu da tetikledi” şeklinde konuştu. “Bir madde kullanımı diğerini getirir” diyen Karaaziz, ailenin tutumunun da bu noktada çok önemli olduğunu belirtti.

Karaaziz, “Alkolün yasal olması nedeniyle bu süreç çok daha kabul edilebilir bir noktaya geliyor ama alkolün sıkça kullanılması yani kötüye kullanım, alkolün aynı zamanda bir geçiş maddesi olduğunun sinyalini de veriyor” dedi. “Çok masum olarak başlayan bir süreç, çok daha zor süreçlerin başlangıcına sürükleyebiliyor gençleri” şeklinde konuştu.

 

“Halk bu konuda bilinçlendirilmiyor”

Karaaziz, “Alkol genellikle geçiş maddesidir. Anne babalar sigara ve alkol kullanımının çok sık olduğunu gözlemliyorsa bir süre sonra bunun madde kullanımına gidebileceğinin farkında olmalı” dedi. Yanlış bilgilendirmelerin, dezenformasyonun, ailede bazı şeylerin tabu olması nedeni ile konuşulmaması gibi sebeplerin de madde kullanımı başlangıcında tetikleyici rol oynadığını dile getirdi. “Halk bu konuda bilinçlendirilmiyor” diyen Karaaziz, “İnsanlar riskin farkında değil. Dolayısı ile küçük yaşta bu eğitimlerin verilmesi gerekir. Devlet politikaları oluşturulması gerekir” ifadelerini kullandı.

 

“Acı, stres ve kaygıdan uzaklaşmak için madde kullanımı”

Sigara içen bir gencin bir süre sonra ot kullanımına başlayabileceğini dile getiren Karaaziz, “Bağımlılık süreçlerine bakarsak bunlar geçiş maddesi görevini de görüyor” dedi. Psikolojik rahatsızlıklar yaşayan insanların da madde kullanımına yatkın olabileceğini ifade etti. “Stres, acı ve kaygı ile başa çıkmanın yöntemi madde kullanımı değildir ancak bunlardan uzaklaşmak isteyenler madde kullanımına yönelebiliyor” dedi. Ülkede çok sayıda depresyon ve anksiyete bozukluğu hastası olduğunu ve sayının ülkemizde de dünyada da giderek yükseldiğinin altını çizdi.

“Yapılan bilimsel çalışmalar özellikle gençler arasında merakın çok etkili olduğunu ortaya koydu. Merak nedeni ile madde kullandığını bildiren çok fazla çocuk ve ergen var” şeklinde konuşan Karaaziz, “Arkadaş çevresi, ailede kullanım olması (bu sigara ve alkol de olabilir) gibi şeylerin tamamı tetikleyici faktörler olarak karşımıza çıkıyor” dedi.


Psikolog Refika İnce:

“Aile ve çevresel faktörler madde kullanımında çok etkili”

Psikolog Refika İnce, gençlerde madde kullanımının artışını, aile içi iletişim sıkıntıları, çevresel faktörler ve devlet politikaları eksikliğine bağladı.

Ülkemizde ciddi bir veri toplama çalışması eksiği olduğuna değinen İnce, gençlerde madde bağımlılığı ile ilgili pek çalışma olmaması nedeni ile “Tam olarak nedenleri bilebilmemiz ve buna göre bir strateji belirlememiz mümkün değil” dedi.

İnce, “Biz ülkemizdeki nedenlerini bilmemekle birlikte, genel olarak ele alacak olursak, bu iş aslında çevresel faktörlerle, ebeveyn yaklaşımları ile doğrudan ilgilidir” şeklinde konuştu. “Küçük yaştan itibaren ebeveynlerin çocukları ile kurduğu iletişim, yakınlık, ilgi ve alaka, çocukta gelişen özgüven ve öz değer çocuğun özellikle ergenlik çağına girdiği zamanki davranışları az çok tahmin etmemize yardımcı olur” dedi. “Birinci nedeni bundan dolayı aile yaklaşımlarında aramalıyız” ifadelerini kullandı. “İkinci olarak, çocukların yalnızca ailenin değil bir ekolojik sistemin içinde büyür. Okul, sosyal aktiviteler, çevre, arkadaşlar…” diyen İnce “Bunların her biri çok önemli roller oynar” şeklinde konuştu.

Özellikle devlet okullarının güvensiz hale geldiğini vurgulayan İnce, “Çocukların derslere girmeme, dışarı kaçma potansiyeli çok yüksek. Fiziksel alan da buna çok müsait” dedi. “Aileler çocuklarını okula gönderiyor. Okulda olmadıklarını sonradan, bilgi giderse öğreniyor ama nereye gittiklerini bilemiyorlar” ifadelerini kullandı. “İnternet kafeler, bet ofisler… Bu gibi yerlere bu çocukların girmesi çok kolay aslında” dedi. “Çocuklar en çok bu ortamlarda zarar görüyor” şeklinde konuştu.

İnce, “Aile ile çocuk arasında doğru ve güzel bir iletişim var ise madde kullanımı nedeni olarak geriye diğer faktörler kalıyor” dedi. “Bu diğer faktörler için de birçok otoritenin birlikte çalışması gerekir. Ama bizim bu çalışmaları yürütebilecek bir veri bilgimiz ya da stratejimiz yok” ifadelerini kullandı. Devletin sağladığı doğru düzgün çalışan bir rehabilitasyon merkezi bulunmadığını dile getiren İnce, “Bence en büyük etkenler bunlardır” şeklinde konuştu.


Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu Başkanı Hasan Karaokçu:

“En büyük etken, arzın önlenmesi”

Hasan Karaokçu, uyuşturucu ile mücadelede en etkili etkenin arzın önlenmesi olduğunu dile getirdi. “Arzın önlenmesi konusunda komisyon olarak önleme çalışmalarında bireysel eğitimler, yasa çalışmaları gibi pek çok adım attık. Çünkü arzın yeterince önlenemediği yerde bir şekilde kullanım da yaygınlaşabiliyor” dedi.

Son yaptıkları araştırmalarda üniversite gençleri arasında %9 deneme oranı çıktığını ifade eden Karaokçu, “Bu bütün üniversiteleri kapsayan bir araştırmaydı” dedi. “Belki Avrupa seviyesine göre düşük bir rakam olabilir ama bize göre ciddi bir rakamdır” şeklinde konuştu.

“110 bin öğrenci olması, bu öğrencilerin geldikleri ülkelerde uyuşturucunun kullanımının daha serbest veya kolay olması gibi etkenler de mevcut” diyen Karaokçu, “Özellikle bazı noktalarda özendirici şekilde çalışmalar yapılması ve özellikle sosyal medya üzerinde etkili bir şekilde uyuşturucu kullanımının ön plana çıkarılması etkili oldu” ifadelerini kullandı.

Karaokçu, “Maalesef gençler uyuşturucu kullanımına özenebilmektedir” dedi. “Geçtiğimiz günlerde polisimizin yaptığı ve çok ciddi miktarda uyuşturucu ele geçirdiği bir operasyon yapıldı” diyen Karaokçu, “Aldığım bilgiye göre operasyonla ele geçirilen bu uyuşturucu iç piyasaya yönelikti. Dolayısı ile son yıllarda iç piyasaya yönelik gelen ve ele geçirilen en yüklü miktarda uyuşturucu olduğu söylenebilir” ifadelerini kullandı.

“Gençlerin, çocukların beyinlerini uyuşturucu ile dolduran şeyleri azaltırsak başarılı olabileceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu. Başvuran ailelerin internet bağımlılığı ve internet üzerinden uyuşturucuya özendirme konusunda şikâyetçi olduğunu belirtti.

Karaokçu, “Çocuklarımızı sanal düşmandan koruma projesi geliştirdik” dedi. “Bir gerçek var ki gençlerin bu özenti yayan arkadaş çevresi madde kullanımında çok etkili” diyen Karaokçu, salgının da madde kullanımının yaygınlaşmasında etkili olduğunu belirtti. “Salgın ve kapanma da madde kullanımını tetikleyen unsurlardan biri oldu bana göre. Pandemi genelde toplumu psikolojik olarak değişik yönlerden etkiledi. Bunu göz ardı etmemiz mümkün değil” şeklinde konuştu.

Bu haber toplam 1569 defa okunmuştur
Etiketler :