“TARİHİ BÜTÇE  AÇIĞI”

“TARİHİ BÜTÇE  AÇIĞI”

Maliye eski Bakanı, akademisyen Birikim Özgür, pandemi koşullarının plansızlık ve öngörüsüzlükle birleştiğini, seçim kaygılarının da öne çıktığını belirerek, “tarihi bir bütçe açığı” oluşacağı uyarısını yaptı.

A+A-

Maliye eski Bakanı, akademisyen Birikim Özgür, pandemi koşullarının plansızlık ve öngörüsüzlükle birleştiğini, seçim kaygılarının da öne çıktığını belirerek, “tarihi bir bütçe açığı” oluşacağı uyarısını yaptı.

Seçimden sonra toplumu acı reçeteler bekleyeceği mesajını veren Özgür, rakamların bütçe açığının büyüklüğünü gösterdiğine işaret etti.

Birikim Özgür, YENİDÜZEN’in sorularını yanıtladı.

 

  • Maliye Bakanlığı her ay genel gelir – gider raporlarını İnternet sayfasında yayınlıyor. Bu raporlara baktığınız zaman nasıl yorumlarsınız?
  • Birikim Özgür: Bütçeler yıllık hazırlanır. En doğrusu gidişata bakıp yılsonu tahmini yapmaktır. Bir de gelirlerle giderlere birlikte bakmak gerekiyor. Bütçe sayılardan ibaret değil. Siyasetin de ekonominin de gidişatını doğrudan etkiliyor. Kendi kendine yeten bir sisteme veya daha güçlü ekonomiye bizi yakınlaştırıyor ya da uzaklaştırıyor. Raporları bu gözle yorumlamak lazım

“Yerel gelirlerle cari harcamaları karşılama hedefinden uzaklaşılıyor. Dış yardımlara bağımlılık artıyor. Sağlığa ve ekonomiye destek sağlanamıyor.”

  • En son  Ağustos 2020 bütçe gerçekleşmeleri yayınladı. Ne görüyorsunuz?
  •  B.Ö: Giderlerde olağandışı bir görüntü yok. Ancak gelirlerde dikkat çekici sıkıntılar var. Yerel gelirlerle cari harcamaları karşılama hedefinden uzaklaşılıyor. Dış yardımlara bağımlılık artıyor. Sağlığa ve ekonomiye destek sağlanamıyor.
    Her yıl bütçe hazırlanırken gelirler muhafazakâr bir yaklaşımla tahmin edilir ve yılsonunda gerçekleşen gelirler daha yüksek olur. 2019 yılı gelirleri bütçedeki gelir tahmininin % 22 üzerindeydi. Uzun yılların ardından ilk kez pandemi nedeniyle bu gidişat tersyüz oldu. Gerçekleşen gelirler bütçede tahmin edilen gelirlerin altında seyrediyor. Bu da tabi ki yerel bütçe açığının büyümesine yol açıyor.

8 ayda % 17 sapma

 “Gelirlerin % 57’si vergi geliridir. 8 ayda % 17 sapma var. Bu bir varsayım ama 8 aylık performans son 4 ayda aynen devam ederse vergi gelirlerinde 936 milyonluk bir kayıp yaşanabilir.”

 

  • Ağırlıklı olarak hangi gelir kalemlerinde yaşanıyor bu durum?
  •  B.Ö: Öncelikle vergi gelirlerine bakmak gerekir. Gelirlerin % 57’si vergi geliridir. 8 ayda % 17 sapma var. Bu bir varsayım ama 8 aylık performans son 4 ayda aynen devam ederse vergi gelirlerinde 936 milyonluk bir kayıp yaşanabilir.
    Fon payları, hizmet gelirleri, Merkez Bankası kâr payı, para cezaları gibi gelir kalemleri % 14’lük vergi dışı gelirler kapsamındadır. Mesela telefon, telgraf – teleks ücretlerinde sapma % 30’u aşıyor. Sabit görüntülü radar sistemi cezalarındaki sapma % 47. FİF gelirlerinde kayıp 100 milyonu aşabilir. Turizm teşvik fonu gelirlerinde de % 14’lük sapma görünüyor.
    Ercan Havaalanı özelleştirme gelirleri diğer gelirler başlığı altındadır. Bütçede bu kalem 200 milyon öngörülmüş fakat yılsonu itibariyle 111 milyona varan kayıplar olabilir. 

 

 “7,1 milyar olan yerel gelirlerde 900 milyon civarında kaybımız olabilir. 879 milyon yerel bütçe açığımız vardı. Yılsonunda yerel bütçe açığımızın 1,8 milyar civarında olabileceği görülüyor.”

  • 8 aylık performansı yılsonuna genellediğimizde nasıl bir tablo çıkıyor karşımıza?
  • B.Ö: 7,1 milyar olan yerel gelirlerde 900 milyon civarında kaybımız olabilir. 879 milyon yerel bütçe açığımız vardı. Yılsonunda yerel bütçe açığımızın 1,8 milyar civarında olabileceği görülüyor. Bu hesaba Merkez Bankası kâr payı bütçe fazlası da dâhildir.
     
  • Türkiye mi kapatacak bu açığı?
  •  B.Ö: Bu yıl Türkiye kamu maliyemize 1,25 milyar destek sunuyor. 66 milyonu hali hazırda kullanıldı. 90,6 milyonu ise “67/2005 Yasa Gereği Ödemeler” için. Geriye kalıyor 1.185 milyon. Tamamı kullandırılsa bile yine 617 milyon gibi bir açık kalıyor.

 “Plansızlık, öngörüsüzlük.”

  • Peki, bu yönetilebilir bir açık mı?
  • B.Ö: Sürdürülebilir açılma gerçekleşirse turizm ve yükseköğretimde olumlu bir seyir yaşanabilir. Plansızlık ve öngörüsüzlük devlete pahalıya mal oluyor. Birkaç hafta önce devlet turizmin kamu gelirlerine katkısı olmadığını iddia eden raporlar yayınladı. Bugünlerde de yüz yüze öğretim için gerekli kararlar zamanında alınamadığından esnafla üniversiteler karşı karşıya geldi. Atla arpayı dövüştürerek bu süreç yönetilemez. Toplumu kamu-özel çalışanları, sağlıkçılar-ekonomiciler, esnaf-üniversiteler diye kamplara bölerek değil ortak bir anlayışla süreç yönetilseydi ekonomi kilitlenmez, bütçe açığı bu denli büyümezdi.
     
  • Giderlerle ilgili bir şey yapılamaz mı?
  •  B.Ö: Maliye Bakanının Eylül ayında 13’üncü maaş müjdesi verdiği günlerden geçiyoruz. Belli ki Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili kaygılar ön planda. 2009 ve 2010’da benzer süreçleri yaşadık. Bol keseden taahhütlerde bulunuldu, seçimden sonra acı reçeteler dayatıldı. Her ne yapılacaksa şeffaf, açık, samimi, gerçekçi, paylaşımcı bir zeminde yapılmalı.
     
  • Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlarını beğenmeyip kamu maliyesine destek vermezse ne olur?
  •  B.Ö: Bu sorunun soruluyor olması dış yardımlarla gemiyi yüzdürmeye çalışmanın yanlışlığını gözler önüne seriyor. Eski siyaset ve eski normalimiz bizi bu duruma düşürüyor. Kendi ödediğimiz vergilerle sistemimizi idame ettiremediğimiz koşullarda demokrasi de büyük yara alıyor. Sorumsuzluk, iradesizlik, güvensizlik ve kararsızlıkla heba ettiğimiz zamanlar aleyhimize işliyor. Türkiye ile doğru zeminde sağlıklı diyalog şarttır. Bu zemin iç konularda bizim hazırlayacağımız gerçekçi bir orta vadeli program olabilir. Cumhurbaşkanı da hükümet de iyi ilişkilere sahip olmalı ki hem bütçe açığıyla mücadelede hem de yeniyi inşa etmede Türkiye’nin desteği yanımızda olsun. Seçimden sonra yumurta kırılırsa da kırılacak. Yumurta kırılmadan omlet yapılamaz zaten. Biz her şartta omlet yapmaya odaklanmalıyız. Marifet omlet yapmaktan kaçınmak değil kamu yararını gözeterek omleti yapabilmektir.

 

Bu haber toplam 2395 defa okunmuştur
Etiketler :