1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Seven Flamenco’nun birleştirdiği Kıbrıslı kadınlar
Seven Flamenco’nun birleştirdiği Kıbrıslı kadınlar

Seven Flamenco’nun birleştirdiği Kıbrıslı kadınlar

Adanın kuzey ve güneyinden kadınlar flamenkonun tutkusu ile kendilerini ifade ederek büyük bir aile gibi birlikteliklerini sahneye yansıtıyorlar.

A+A-

Murat OBENLER

Seven Flamenco’nun 2026 yapımı Círculo flamenco temalı kareografisinin Satiriko Tiyatrosu’nda yer alan gösterisi sonrasında dans artisti-eğitmen, merkezin kurucu ortağı- sanat yönetmeni-kareografı Maradee de Guzman ,onun yol arkadaşı ve stratejik yönetmen-uygulayıcı yapımcısı Mags Yap ve Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan dansçılar Melike Kalkan ile Elvan Yılmazata ve Kıbrıs’ın güneyinde yaşayan Myrto Nicolaidou ile Anna Damaskinou ile sohbet ettik.

 

“Flamenko beni seçti. Bu tutkulu, derin, kültürel yolculuk son 20 yıl hayatımdadır”

Öncelikle neden Flamenkoyu seçtiğinizi ve nasıl başladığınızı öğrenerek sohbetimize başlamayı arzu ediyorum.

Maradee de Guzman: Benden çok Flamenko beni buldu/seçti. Benim bale geçmişim var, flamenko hayatıma çok sonraları girdi. 20 yıldır flamenko ile ilgileniyorum. Benim yaşamımda derin bir duygusal/manevi bir yolculuktur. Tutkuyla dolu bir dönem diyebilirim. Birçok ülkede yaşadım ama son 20 yıldır nefes aldığım her günde flamenko hayatımdadır. Flamenko çok özeldir. Bu dansın kadınsı olduğunu düşünüyorum. Tutkunun ifade biçimi olması kadın için daha da önemlidir. Flamenko kadını güçlendirir. Flamenko ile kendi gerçekliğimi buldum ve o yolda yürüyorum. Bunu başka insanlarla da paylaşmak benim öncelikli görevlerimden birisidir. Bu yüzden flamenko öğretmeni/eğitmeni oldum. Ben ABD’de doğdum ve büyüdüm. İspanya’da flamenko geleneğinin önemli ailelerinden birisi olan ve ciddi bir mirasa sahip temsilcilerinden olan, 50 yıldır flamenko yapan ve dünyadan farklı milletlerden kişiye flamenkoyu öğreten Clara Ramona’nın dans mentörlüğünde flamenkoyu öğrendim.  İlk olarak ülkem Nepal’de bir dans okulu kurdum ve ülkemdeki ilk jenerasyon flamenko okullarından birisi oldum. İstanbul’da da öğretmenlik yaptım.

Geleneksel flamenko çok organik ve kültürel bir danstır. Aldığınız eğitim kadar dışa yansıttığınız tecrübe de önemlidir, kültürel bir altyapısı da vardır. Flamenko duyguların dışa vurumudur. 

circulo-flamenco-1.jpg

“Flamenkonun özü hiçbir zaman kaybolmuyor ama dansçıya kendi stilinde, metoduyla, kendi ortamında ifade etme özgürlüğü tanır”

Flamenkoyu doğduğu topraklarda yapmak ile dünyanın farklı bir coğrafyasında yapmak arasında bir teknik, hissiyat, tutku veya sahiplenme olarak farklılıklar var mıdır?
De Guzman: Flamenko çok geniş bir yelpazeye sahiptir. Birçok farklı tipte düşünce okulu mevcuttur. Klasik-geleneksel,Hippano, Roman temelli, teknik temelli, çağdaş flamenko gibi. Her bölge/öğretmen bu dansın özünü alıp kendilerine göre uyguluyorlar. Flamenkonun özü hiçbir zaman kaybolmuyor ama flamenko dansçıya kendini kendi stilinde, metoduyla, kendi ortamında ifade etme özgürlüğü tanır. Flamenko İspanya’da doğdu ama dili evrenseldir. Dünyanın herhangi bir yerinde flamenko yapabilirsiniz ve flamenko bir danstan fazlası olarak içinde yoğun kültürel öğeleri barındıran çok özel bir ifade biçimidir.

 

“Flamenko dansçısı aynı zamanda evrensel bir kültürün temsilcisidir”
“Bizim için kara kutu gibi olan bu adada flamenko ile var olmayı başardık”

Barcelona Flamenco Ballet kareografı ve baş dansçısı David Gutierrez Molina ile yaptığımız röportajda flamenkonun UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası listesine eklendiğini belirtmişti. Böylece her flamenko dansçısı bu evrensel dilin birer temsilcisi oluyor değil mi?

De Guzman: Kesinlikle öyle oluyor. Flamenko dansçısı aynı zamanda evrensel bir kültürün temsilcisidir de. 2010 yılından itibaren her 16 Kasım’da Dünya Flamenko Günü etkinliklerle kutlanır.
Mags Yap: Ben de flamenkoyu seçmedim, o benim hayatıma girdi çünkü Maradee’nin en yakın arkadaşıyım. İspanya’da yaşarken haftada bir sınıfla başladığımız hikaye 16 sınıfa kadar büyüdü. İletişim Yönetimi eğitimi vermek yanında Maradee’nin flamenko yolculuğunda hep yanında oldum. Maradee orada(Nepal) yaşadığımız yerde flamenkoyu insanlara yayarak bir öncü oldu. Kıbrıs bizim hayatımıza 2012’de girdi. Bir diş kliniğinde beklerken rastgele önüme bir gezi dergisi çıktı ve orada Kıbrıs da vardı. İlk kez Kıbrıs ismini duygum ve internetten bakınca ilk intiba olumlu olduğu için radarıma girdi. Adanın bölünmüş olması gözlerimi yaşarttı. Tarihini okurken ağladığımı hatırlıyorum. Hayatımın geri kalanını geçireceğin güçlü bir nedene ihtiyacım vardı ve o sebebi Kıbrıs’ta bulabileceğime inandım. 2019’da adaya geldik ve bizim için bir kara kutu gibi olan bu adada flamenko ile var olmayı başardık. Lefkoşa’da gezinirken evimizin yanında bir flamenko stüdyosu gördük ve oraya girdik.

De Guzman: Hocalık yapmakla ilgili o dönem bende bir soğukluk oluşmuştu ama Kıbrıs’a gelince yeniden ayaklarıma güç geldi, ruhuma tutku ve heyecan yeniden doldu, nefesim açıldı ve Flamenko dersi vermekle ilgili teklifi kabul ettim. Orada bir süre dersler verdikten sonra da Seven Flamenco adlı kendi stüdyomuzu açtık.

Yap: Maradee 7-8 sınıfa ders veriyordu. Biz kendi alanımız olsun dedik ve bu önemli adımı atarak 2019’da Seven Flamenco’yu kurduk. Bu mekana ise Eylül 2025’te taşındık.

img-7473.jpg

Covid dönemini Kıbrıs’ta nasıl geçirdiniz?

De Guzman: Flamenko okulları da kapalıydı ama bizler profesyonel eğitmenler/danışman olarak aynı zamanda Amerikan şirketi olan Gallup’ta da çalışıyoruz ve şirketlere online eğitimler veriyoruz. O dönemde de online eğitimlerimiz sürdü ve hayatı dengede tuttuk. Flamenko bir danstan fazlası olduğu için bir kültürel değerler bütünüdür de. O dönemde de topluluğu cesaretlendirmek, bir arada tutmak ve yeniden dansla buluşturmak için hazır halde tutmaya çalıştık. Flamenko bizleri birleştirici bir araçtır ama burada daha fazlası da vardır.

 

“Genelde sadece sanat yaparak hayatını sürdürmek çok zor”

O zaman Kıbrıs’ta bir flamenko dansçısı veya hocası olarak tek başına flamenko yaparak hayatını kazanması konusunda şartlar daha olgunlaşmamış mı demek oluyor?
De Guzman: Kesinlikle öyle. Genelde sadece sanat yaparak hayatını sürdürmek çok zor. Eğer gerekli alyapılar, destek mekanizmaları, olgunlaşmış bir topluluk vb. yoksa flamenkoyu da tam zamanlı yapmak imkansızdır. Biz de Kıbrıs’ta flamenko deneyiminin, imkanlarının yükseltilmesi için yoğun çalışmalar yapıyoruz ve okulların varlığı, verdikleri eğitimler ile bir şekilde flamenko ortamı ve topluluğu gelişiyor. Bizden önce gelen hocalar da bu konuya öncülük ettiler. Kıbrısta flamenkonun geçmişi 20 yıl öncesine gider. Adada birçok Latin dansları da yapılan okullar vardır. Flamenko oralarda çok yapılamaz çünkü flamenko kolay bir dans değildir. Önce hissedeceksin, sonra öğreneceksin, sabırla ve kendini bu dansa adayarak kişilikli şekilde devam edeceksin ve kendini geliştireceksin.

circulo-flamenco-2.jpg

“Flamenkoda kadınların fazlalığı gerçektir çünkü kadın daha azimli ve dayanıklıdır”

Flamenkoda hep bir kadın ağırlığı veya yoğunluğu olduğunu gözlemliyorum. Bunun bilimsel veya sosyolojik nedenleri var mıdır?
De Guzman: Erkek dansçılar da vardır ama kadınların fazlalığı da gerçektir çünkü kadınlar daha azimli ve dayanıklıdır. Flamenko daha olgun kişilerin katılımıyla oluşur.


“Burası bir hazine gibi ve siz o hazineye zamanla sahip oluyorsunuz”

Flamenko derinlikli, komplike bir ifade biçimidir ve flamenko ile ilgilenen kişilerin de daha sanatsal, kültürel dertleri ve hedefleri olduğunu düşünüyorum. Bu dansçılar olarak sizler için de böyle midir? Sizler neden flamenkoyu seçtiniz?

De Guzman: Kesinlikle flamenko çok katmanlı, komplike bir ifade biçimidir. Evet dışardan çok tutkulu ve egzotik görünür ama sınıfa gelince çokça dayanıklılık (duygusal ve mental), kararlılık, sabırlı olma, disiplin ve ritim duygusu gerektirir. Herkes farklı sebeplerden dolayı derse gelir ama kalıcı olmak kolay değildir ve sürekliliği sağlayanlar gerçekten bu saydığım yetenek ve becerileri kazanan arkadaşlar olurlar. Herkes içerde kalamaz.

Melike Kalkan: 3 yıldır bu dansı yapıyorum. Bu dansın tekniklerini öğreneyim diye katılmadım, flamenkonun tutkusunu, hissiyatını ve toplam heyecanı hissetmek için katıldım. Bu heyecanı her çalışmada her sosyal gecede her gösteride topluluk olarak yaratıyoruz. Birlikte kahve içerken bile bu heyecanı birbirimizle paylaşıyoruz. Dayanıklılık flamenkonun disiplinlerinden birisi ve biz de bunu başardığımıza inanıyorum.

Myrto Nicolaidou: İspanyolca öğretmeniyim. Daha önce Latin dansları yaptım. Andalucia’da İspanyolca öğretmenliği okuduktan sonra Kıbrıs’a döndüğümde İspanyol kültürüne yakınlığımı sürdürme arzusundaydım ve flamenko sınıfına yazıldım. Seven Flamenko çok nezaketli insanların buluştuğu bir yer ve bu dansın yapısını öğrenmekten öte buradaki ortam çok arkadaşça, paylaşımlı ve yoğun dayanışma ile ilerliyor. Herkesin kişisel etkileşimi ile de toplam bir deneyim ve ilerleme sağlanıyor. Benim ikinci ailem oldu diyebilirim. Flamenko aynı zamanda bir araya gelmektir.

Anna Damaskinou: Kültürel (çoğunlukla müzik) festivallerde yapımcılık ve iletişim departmanında çeşitli işler yapıyorum. Gençliğimde Hip-Hop ve R&B danslarını yaptım. Flamenko müziğini çok seviyorum. Kendisi de dans eden arkadaşım Marina bana burayı önerdi. 5 yıldır flamenko ile ilgileniyorum. Burada teknikleri öğrenme yanında her geçen zaman daha da yakınlaşıyoruz, arkadaşlığımız ilerliyor ve olgun bir topluluk olarak bunu hem sahneye hem de dışarıya yansıtıyoruz. Burası içinde büyük ve değerli bir hediye saklayan bir hazine gibi ve siz o hazineye zamanla sahip oluyorsunuz. Vücudunuzun, ruhunuzun ihtiyaçlarını görerek öğrenme sürecinde çeşitli zorluklara da göğüs gererek disiplinli çalışarak bunları aşmayı öğreniyorsunuz.

Elvan Yılmazata: Adanın kuzeyindeki AB projelerinde çalışıyorum. Anna ile benzer şekilde müziği çok seviyorum ve iki yıl önce Salamis’teki bir konser sırasında Melike ile tanıştım ve Vicdan arkadaşımla bana flamenkoya gelmez misiniz? dediğinde birkaç ay direndikten sonra derslere katıldım. Mağusa’da yaşadığım için Lefkoşa’nın güneyindeki dersler katılmak benim için büyük mücadelelerle oldu ama ısrarla gelmeyi sürdürdüm çünkü Seven Flamenko benim için bir aile gibi çalışmak, bir topluluğun parçası olmak ve güvenli bir alanda hareket etmek demektir. Kendimi burada çok iyi hissediyorum, meditasyon etkisi de var. Benim için flamenko bir meydan okuma da oldu, sahnede olmak güven duygunu besliyor, birlikte bir şeyleri başarıyorsunuz ve alkışlar geliyor.
De Guzman: Biz ona Flamenko Terapi diyoruz.

img-7464.jpg

“Flamenko Çemberi” temamız birliği de sembolize ediyor ve kırmızı yuvarlak nokta ile bunu postere yansıttık”

Artık Seven Flamenco’nun 2026 yapımı Círculo flamenco projesine gelebiliriz.

De Guzman: Yılın başında gruplara ve dansçı potansiyelimize bakarak her grubun vizyonunu, kişiliğini ve potansiyelini yansıtacak müzikler seçtik ve kareografiler hazırladık. Bir yapboz parçaları gibi yıl içinde bu bulmacayı tamamladık. Yapıyı inşa ederken farklı sınırları aşmak zorundaydık. Kostümler, sahne malzemeleri (yelpaze, baston, şal), müzisyenler hep bu kareografinin parçalarıydı ve güzel bir yolculuk oldu. Tabi her yıl bir tema/başlık ile şovumuzu sunuyoruz.
Yap: Bizlerin kimliğini, yapısını, ruhunu yansıtacak bir tema aradık ve “Flamenko Çemberi” adını bulduk. Bu aynı zamanda birliği de sembolize ediyor ve kırmızı yuvarlak nokta ile bunu postere yansıttık.

 

Gösteride hangi parçayı/dansı kendinize daha yakın hissettiniz?

Yılmazata: Farruca diyorum çünkü kareografisini çok beğendim, kostümler çok güzeldi ve hareket ritmi de tam bana göreydi.
Damaskinou: Maradee’nin solo performanslarını hayranlıkla izledim. Benim için de Solea Por Bulerias.
Nicolaidou: Benim için en etkileyici olan Maradee’nin kırmızı elbisesi ile solo yaptığı La Alegria idi.
Kalkan: Her bir dansı ayrı ayrı çok beğeniyorum. 
Yap: Ben ekipte tüm şovu gören tek kişiyim ve her bir dans için tüm dansçılarla gurur duyuyorum. Ama Maradee’nin sahnede tek başına yaptığı dans başka özel bir yerde durur benim için.
 

“Herkesin burada kendini rahatça ifade etme özgürlüğü ile birlikte daha da büyüyoruz ve bir çemberin parçaları haline geliyoruz”

“Burası bizi birleştiren ortak bir ifade alanıdır”

Bu çember başka milletlerden insanlar yanında Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar’ı da birleştiriyor. Bunu nasıl başarıyorsunuz?

De Guzman: Flamenkonun birleştirici bir gücü vardır. Mıknatıs gibi sizi çekebilir. Burada farklı toplumlardan kişiler var ve kendilerini rahatça ifade etmek özgürlükleri vardır. Bu ifade ile birlikte daha büyüyoruz ve bir çemberin parçaları haline geliyoruz. Flamenko kolay bir dans değildir ve herkes buraya kendi yolculuğunu, kişiliğini, heyecanını, tutkusunu getirir ve burada bir tutku etrafında birleşerek “biz” olur.

Kalkan: Burada çok şey öğreniyoruz. Kültürel deneyimleri öğreniyoruz ve bir parçası oluyoruz. Buraya her geldiğimde bir şey öğreniyorum ve bu benim hayatım için de çok değerlidir. Karşılıklı da çok şeyler öğreniyoruz. Burası bizi birleştiren ortak bir ifade alanıdır.

 

Bu topluluk dersler dışında da sosyal faaliyetler yapıyor mu? (Topluca bir gülümseme oldu)

Yap: Stratejik yönetici olarak buna ben cevap vereyim. Birçok sosyal, kültürel, gastronomik etkinlik  yapıyoruz. Yemekli partileri çok seviyoruz, birlikte film izliyoruz, doğum günlerimizi kutluyoruz. Kursların olmadığı 2 ayda da birbirimizi özlediğimiz için yine etkinlik organizasyonları yapıyoruz.

 

“UNDP’ye iki toplumlu bir flamenko projesi için fonlama başvurusu yaptık”

Bir de iki toplumlu bir proje başvurusu gibi yeni bir heyecanınız olduğunu işittim. Biraz detay alabilir miyiz?

Yılmazata: UNDP Kültür için Teknik Komitesi’nde değerlendirilecek olan iki toplumlu bir flamenko projesi için fonlama başvurusu yaptık. Temmuz ayın sonunda bunun kararı verilecek ve biri kuzeyde biri de güneyde iki gösteri de yapılması hedefleniyor. İlk kez böyle bir başvuru yaptık ve çok heyecanlıyız.

 

Seven Flamenco’ya katılım, kayıt nasıl olur? Katılımda belli şartlar var mıdır?

De Guzman: Her yaştan kişiye açığız, fiziksel yeterliliği olan herkese açıktır, her ekonomik sınıftan kişi katılabilir(pahalı bir etkinlik değildir).  Seven Flamenco’nun eğitimleri İspanya’daki önemli okullardan olan Escuela de Flamenco de Andalucia tarafından da tasdik edilmektedir. Bizi facebook ve instagramdan takip edebilirsiniz. 

Bu haber toplam 356 defa okunmuştur