1. YAZARLAR

  2. Uzm. Nilsu Atıcı

  3. Postpartum dönemde cinsellik
Uzm. Nilsu Atıcı

Uzm. Nilsu Atıcı

YENİDÜZEN PAZAR YAZILARI

Postpartum dönemde cinsellik

A+A-

Bir bebeğin dünyaya gelmesi, hayatın en büyük değişimlerinden biri. Bebeğin ihtiyaçları, uykusuz geceler, değişen beden, hormonlar ve yeni sorumluluklar derken postpartum dönem (doğum sonrası), birçok kişi için hem fiziksel hem de duygusal açıdan yoğun geçer. Bu yoğunluğun içerisinde çoğu zaman konuşulmayan bir konu var; cinsel yaşam. Doğumdan sonra cinsel yaşam rutininin bir süreliğine değişmesi oldukça olağan. Ancak bu değişim, cinselliğin tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Aksine, partnerlerin birbirlerine yeniden yakınlaşmayı öğrenmeleri gereken yeni bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor.

Toplumda doğum sonrası sıklıkla ’40 gün’ ifadesini duyuyoruz. Lohusalık dönemi olarak da bilinen bu süreç, bedenin toparlanması açısından önemli. Ancak cinsel ilişkiye başlamak için herkes açısından geçerli, kesin bir ‘40. gün’ kuralından söz etmek doğru değil. Doğum şekli, doğum sırasında yaşananlar, varsa dikiş veya kesi, kanama, ağrı, kişinin fiziksel ve ruhsal olarak kendini nasıl hissettiği gibi pek çok faktör bu süreyi değiştirebilir. Bu nedenle önemli olan, bedenin iyileşmesi ve kişinin kendisini cinsel yakınlaşma için hazır hissetmesidir. Üstelik cinsellik yalnızca cinsel birleşmeden ibaret değil. Sarılmak, öpmek, dokunmak, el ele tutuşmak, birbirine masaj yapmak veya sadece yan yana oturup yakınlık hissetmek de cinsel yaşamın ve partnerler arasındaki bağın önemli parçalarıdır. Dolayısıyla cinsel birleşme için biraz daha zamana ihtiyaç duyulsa dahi yakınlık kurmak için beklemek gerekmez.

Bazen ise istek vardır ama beden henüz eski rahatlığına kavuşmamıştır. Doğum sonrasında cinsel birleşme sırasında ağrı, yani disparoni, sık görülebilir. Hormonal değişikliklere bağlı olarak vajinal ıslanmanın azalması, birleşmeyi ağrılı hale getirebilir. Ağrı yaşandığında kişi bir sonraki yakınlaşmadan çekinebilir; kaygı ve gerginlik arttıkça uyarılma ve vajinal ıslanma daha da azalabilir. Böylece ağrı ve isteksizlik birbirini besleyen bir döngüye dönüşebilir. Bu dönemde acele etmemek oldukça önemli. Cinsel yakınlaşmaya daha fazla zaman ayırmak, yeterli uyarılmayı beklemek ve gerektiğinde kayganlaştırıcı kullanmak ağrının azalmasına yardımcı olabilir. Emzirme döneminde vajinal kuruluk daha belirgin olabileceğinden kayganlaştırıcılar özellikle faydalı olabilir. Ancak ağrının sürekli hale gelmesi, doğum kesisi veya dikiş bölgesinde hassasiyetin devam etmesi ya da kişinin cinsel yaşamının belirgin şekilde etkilenmesi durumunda bunu yalnızca “doğum sonrası normal” diyerek geçiştirmemek gerekir. Gerektiğinde bir kadın doğum uzmanından veya cinsel sağlık alanında çalışan bir uzmandan destek alınabilir. Bir de çoğu zaman gözden kaçan başka bir konu var: Doğum sonrasında partnerler arasındaki ilişki. Bebeğin gelişiyle birlikte partnerlerin yaşamında yeni roller ve sorumluluklar ortaya çıkıyor. Bazen bütün gün yalnızca bebeğin ihtiyaçları konuşuluyor ve partner olma hali farkında olmadan ikinci plana itiliyor. Oysa bu dönemde partnerlerin birbirlerine zaman ayırmaları oldukça önemli. Elbette bebeğin ihtiyaçları öncelikli. Fakat bebeğin uyuduğu kısa bir zamanda birlikte kahve içmek, sarılmak, birkaç dakika baş başa kalmak veya sadece birbirinin nasıl hissettiğini sormak ilişkiyi besleyebilir. Cinselliği konuşulabilir hale getirmek, beklentileri paylaşmak ve birbirine karşı anlayışlı olmak bu dönemi çok daha kolay hale getirebilir. Çünkü doğumdan sonra cinsel yaşamın hemen gebelik öncesindeki haline dönmemesi bir sorun ya da başarısızlık değildir. Bedenin toparlanması, hormonların dengelenmesi, yeni yaşam düzenine alışılması ve partnerlerin yeniden kendilerine ait bir alan oluşturması zaman alabilir.

Önemli olan cinselliği bir görev haline getirmemek, isteksizken kendini zorlamamak ve yaşanan değişimleri konuşmaktan çekinmemek. Cinsellik bir performans değil; yakınlık, haz, iletişim ve paylaşım alanıdır.

Doğum bir son değil, hayatın ve ilişkinin yeni bir döneminin başlangıcıdır. Bebeğe yer açarken partner olma haline de yer açmak gerekir. Çünkü bazen bir bebeğin doğumundan sonra yeniden keşfedilmesi gereken şey yalnızca ebeveynlik değil, birbirine nasıl yakın kalınacağıdır.

Bu yazı toplam 457 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar