1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Akıncı: İlk adım atıldı
“Pandemi ekibi yalnız! İşi bırakma noktasına geldik”

“Pandemi ekibi yalnız! İşi bırakma noktasına geldik”

Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Klinik Şefi Dr. Mustafa Akansoy, pandemide çalışan doktorların yalnız bırakıldığını söyledi, bu şekilde devam ederse ekibin iş bırakma noktasına geleceğini ifade etti.

A+A-

Ödül AŞIK ÜLKER

Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Klinik Şefi Dr. Mustafa Akansoy, pandemide çalışan doktorların yalnız bırakıldığını söyledi.

Pandemi ekibinde görev alan Dr. Akansoy, pandemi ekibinin çok yorulduğunu vurgulayarak,

“Durumumuzu kime anlatayım? Tabi ki işimizdir, yapacağız ama bir doktor grubu bu şekilde harcanmaz. Pandemi ekibi isyan noktasını geçti. Bu şekilde giderse, yalnız bırakılmaya devam edilirsek bu işi bırakmayı düşünüyoruz, yeter. Bütün dünyada, bütün doktor ekipleri pandemide yardıma koşuyor” diye konuştu.

Sosyal medyadan yaptığı “Ali Pilli göreve”paylaşımı sonrasında görev yerinin değiştirileceği ve hakkında soruşturma başlatılacağına dair çıkan iddalara de yanıt veren Dr. Akansoy, kendisine bu konuda bilgi gelmediğini belirtti. Söz konusu paylaşımdan sonra Sağlık Bakanı Ünal Üstel ile toplantı yaptıklarını kaydeden Dr. Akansoy, “Sayın Bakan bize her türlü desteği vereceğini ve diğer branşlardan doktorların desteğe geleceğinin sözünü verdi. Biz de teşekkür ettik, mutlu olduk” dedi.

Dr. Akansoy,bazı doktorların “bencilce” hareket ettiğini ve pandemi ekibine destek olmadığını söyleyerek, destek veren doktorları kendisinin kamuoyu ile paylaştığını da belirtti. “Acaba pandemi servisine gelmeyi reddedenleri de ifşa mı edelim?” diyen Dr. Mustafa Akansoy, “Toplum kendisi için fedakarlık yapan doktorları da, kılını kıpırdatmayan doktorları da bilmelidir” dedi.

Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi üyesi Dr. Akansoy, şu anki bulaşın nedeni olarak gördüğü “kurallara uymayan, vurdumduymaz” gençlerin delta varyanttan daha tehlikeli olduğunu da söyledi. Dr. Akansoy, denetimlerin yetersiz olduğunu, caydırıcı ve emsal teşkil eden cezalar olmadığını ifade etti.

 

“Gençler çok dikkatsiz”

Soru: Siz “böyle giderse 60 gün sonra her evde bir koronalı olacak” dediniz. Ne oldu da son günlerde vakalar artmaya başladı?

Dr. Akansoy: Böyle giderse, önlem almazsak olacak olan odur. Önlem derken, kapanma demiyorum, kapanmaya şiddetle karşıyım. En büyük sorunumuz, sıkıntımız hastalığı hafif geçiren gruplar yani gençlerdir. Gençler çok dikkatsiz. Şu an topluma bulaşın nedeni de gençlerdir, esas kaynak odur. En çok 18- 35 yaş arasından vaka çıkıyor, hastalığı fazla şikayetleri olmadan nezle gibi geçiriyorlar ve çok umursamıyorlar, düşüncesizce hareket ediyorlar.  Yaz geldi, elbette gezsinler, eğlensinler ama hiç dikkat etmiyorlar. Bu işin üç basit kuralı var, maske, mesafe, hijyen. Gençler bunlara dikkat etmiyorlar, gençler bulaştıkça aile bireylerine bulaştırıyorlar, onlardan da komşularına bulaşıyor. Bu döngüyü kıramazsak, vaka sayıları giderek artacak.

 

“Aynı şekilde devam ederlerse, vakalar artar”

Soru: Geçen yıl yaz aylarında vaka sayılarında düşüş olmuştu, bu yıl farklı oldu...

Dr. Akansoy: Aslında bu sene de kıştan çıkarken, havaların ısınmasıyla insanlar dışarı çıkınca vaka sayıları düşmüştü. İnsanlar tedbirli ve dikkatliydi, vaka sayısı kışa göre azalmıştı. Sonra insanlarda ciddi bir gevşeme oldu, özellikle gençlerde... Gençlerin dikkatsizliği sonucunda vakalar artmaya başladı. Bir ara yabancı uyruklular arasında vakalar çoktu ama şu anda çoğunluk vatandaştır, ne dışarıdan, ne de güneyden gelenler. Vatandaşların da çok büyük bir kısmı gençlerdir. En büyük sorunumuz 18-35 yaş arasındaki gruptur, bu grubun ciddi anlamda dikkat etmesi gerekiyor. Bu grup dikkat ederse, bulaş azalır, sıkıntı azalır. Ama aynı şekilde devam ederlerse, vakalar artar. Vaka sayısı 15-20-30lardaydık, 40lara çıktık, 60lara çıktık, derken 100-120 ve 160. Bir sonraki sıçrama tahtası 250-300 olur.

 

“Bu virüs bizi ezip geçsin mi?”

Soru: Bayramın yansımalarını görmeye başladık mı?

Dr. Akansoy: Görmeye başladık. Bayramın ilk gününden hesaplarsak, onun yansımalarını da görmeye başladık. Ama gençler yazı her gün bayram gibi geçiriyor, okul yok, tatildedirler, ya plajda ya pubda ya bardadırlar, durmuyorlar. Haklarıdır, gezecekler ama hiç dikkat etmiyorlar. Umurlarında değil. Dip dibe oturmasınlar, mesafeli otursunlar, vakalar tüm bölgelere yayıldı. Bu kadar uyarıya, alınan karara rağmen vakalar artıyor. İnsanlarımızın istediği bu mu? Bu virüs bizi ezip geçsin mi? Bu çok ciddi bir sıkıntıdır.

 

“Diğer bölümlerden destek alamazsak, biz de hasta olacağız”

Soru: Vaka artışları sonrasında hastanenin ve ekibin durumu nasıl?

Dr. Akansoy: Ocak sonunda kapandık, çünkü her 100 vakanın 25’ini hastahaneye yatırıyorduk, hastane kapasitemiz dolduğu için kapanmaya gittik. Şu an Acil Durum Hastanesi’nin dışında, 80 yatak kapasitemiz daha var. Günlük vaka sayıları şimdiki gibi 150 banında devam ederse, Acil Durum Hastanesi dolmaya çok yaklaşır ama dolmaz. Günde ortalama 150 vakanın  üstüne çıkacak olursak, o zaman Acil Durum Hastanesi dolabilir ve diğer yerlere hasta yatırmaya başlayabiliriz. Şu anda 150-160 bandında bir dengelenme oldu, eğer vaka sayıları düşüşe geçerse hastane açısından endişelenecek bir şey yok, bunu 100’ün altına çekebilirsek çok iyi olur.

Ekibe gelince, ekibin durumu iyi değil, inanılmaz şekilde yoruldu. Temmuz ayında çok az kişiyle çalıştık, uzman hekim olarak sayımız 9-10’a kadar düştü, bu bizi çok yıprattı. Temmuz ayında çok yorulduk. Diğer bölümlerden destek alamazsak eninde sonunda biz de hasta olacağız.

 

“Bakan her türlü desteğin verileceğini söyledi”

Soru: Bir dönem diğer bölümlerden bazı doktorlar da pandemi ekibine destek verdi. Bu uygulama şu anda yok mu?

Dr. Akansoy: Son bir aydır yok, Temmuz ayında bize destek ekip gelmedi. Bunun gerekçesi olarak da, Haziran sonunda vaka sayılarının günde 15’e düşmesi ve gerek olmadığıydı. Doğrudur, o dönem öyleydi ama Temmuz’un ilerleyen günlerinde vaka sayılarında patlama oldu. Pandemi ekibi olarak Temmuz ayını tek başımıza geçirdik. Ama perşembe gün Sağlık Bakanı Ünal Üstel, yaptığımız toplantıda gerekenin yapılacağını, bize her türlü desteğin verileceğini söyledi, bu da hekim olarak bizi rahatlattı ve mutlu etti.

 

“Aşılama olmasaydı ölüm sayıları çok daha fazla olacaktı”

Soru: Aşılanma konusunda durumu nasıl görüyorsunuz?

Dr. Akansoy: Aşılama yönünden çok ciddi yol katettik. Dünya geneline baktığımızda aşılama konusunda iyi bir yerdeyiz. Önemli olan, bahsettiğim genç grubun aşılanmasıdır, onlar da kaçıyorlar, aşılanmıyorlar, “Bize bir şey olmaz” diyorlar. Yaşadığımız bir olayı örnek olarak anlatmak isterim; 86 yaşında, kalp pili olan, aşılı COVİD-19 hastası bir baba, 58 yaşındaki hasta oğluna baktı. Oğlu aşısız, oksijene bağlandı, nefes darlığı çekti, virüs ciğerlerine indi. 86 yaşındaki babanın da bazı sıkıtıları oldu ama odada dolaşabildi, oğlu nefes nefese kaldı. Aşının önemini burada görüyoruz.

Aşılı olanlar da yoğun bakıma girebilir, hayatını kaybedebilir ama şu an yaşadığımız tablo Ocak-Şubat aylarında olsaydı mahvolurduk. Çünkü o zaman aşı yeniydi, yatış oranı %25’ti. Şimdiki durum o zaman olsaydı her 100 hastanın 25’i hastaneye yatacak demekti, yani 5-6 günde hastaneyi doldururduk. Şu anda hastanede hastalarımız var, taburcu olanlar da var, iyi gidiyoruz. Aşılama olmasaydı ölüm sayıları çok daha fazla olacaktı.

 

“Kurallara uymayan, vurdumduymaz gençler delta varyanttan daha tehlikeli”

Soru: Delta varyant konusundaki endişenizi de zaman zaman dile getiriyorsunuz. Şu andaki artışı buna bağlayabilir miyiz? Elimizde böyle bir veri var mı?

Dr. Akansoy: Elimizde böyle net bir veri yok. Delta varyant güneyde ve Türkiye’de baskın, bizde de bunun olması kaçınılmazdır. Delta varyant daha hızlı bulaşıyor ama öldürücülüğü daha düşük. Riskli grup aşılı olduğu için ölüm sayısı daha az oluyor. En başta aşılanan yaşlıların artık üçüncü dozu olması gerekiyor çünkü aşılarının etkisi azalıyor. Ama esas mesele, 18-35 yaş arasındaki genç grubun dikkat etmemesidir. Kurallara uymayan, vurdumduymaz genç grup delta varyanttan daha tehlikelidir.

 

Soru: Az önce kapanmaya karşı olduğunuzu söylediniz.

Dr. Akansoy: Kapanmaya karşıyım. Bir daha kapanmak istemiyorsan, herkesin ağzını, burnunu kapatması lazım. Gençlerin dikkat etmesi lazım.

 

“Şu an kapanmayı gerektirecek hiç bir şey yok”

Soru: Siz aynı zamanda Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi üyesisiniz. Vakaların artışıyla komiteden sert kararlar bekleniyordu ancak sadece belli mekanların kapalı alanlarına yasaklar geldi. Alınan tedbirler yeterli mi?

Dr. Akansoy: Aşısızken aldığımız kararlar daha sertti. Şu anda o kadar sert kararlara gerek yok çünkü toplumun bir kısmı aşılandı, aşılanma devam ediyor. Şu anda bulaşa neden olan genç gruptur, onların bilinçli olması lazım, onları dikkatli olmaya davet ediyorum. Bu yaş grubunun gittiği yerlerin kapalı alanlarını kapattık. Bu grupta bilinç gelişirse vakalar artmayacak. Kapanma ne zaman olur? Hastane kapasitesi dolduğunda, doktor sayısı yetmediğinde söz konusu olur. Şu an kapanmayı gerektirecek hiç bir şey yoktur.

 

“Denetleme yetersiz, caydırıcı cezalar yok”

Soru: Gençlerin daha bilinçli davranmasından bahsediyorsunuz, kararların uygulanmasını sağlamak yönetenlerin görevi değil mi? Kararlar alınıyor, sizde yeterli denetleme yapılıyor mu?

Dr. Akansoy: Denetleme yetersiz ama daha önemlisi caydırıcı ve emsal teşkil eden cezalar yok. Polis tutanak yapacak, mahkemeye verecek. Caydırıcılığı yok.

 

“Ne olursa olsun okullar açılmalı”

Soru: Vakalardaki artış devam ederse okulların açılmasının hayal olacağını da söylediniz. Okullar açılabilecek mi?

Dr. Akansoy: Bu durumda kalırsak, yani 150 bandında kalırsak okullar açılır, sıkıntı olmaz. Ama günlük vaka sayısı 250-300’e çıkarsa o zaman çok tehlikeli olur, okulları açabilirsiniz ama bulaşma riski çok artar. Önemli olan vaka sayılarını 150 bandında tutmak ve aşağıya çekmeye çalışmaktır. Bunu başarabilirsek okullara açılır. Aslında okulların her şartta açılması gerekiyor, bu defa ne olursa olsun okullar açılmalı.

Kimse yanlış anlamasın ama sosyal medyadan gördüğüm kadarıyla öğretmenler her yere gidiyor, her ortamda eğleniyor ama iş okulu açmaya gelince “okullar açılmasın” diyorlar. “Aşısızız” diyorlardı artık aşılandılar. Aşılanmayanlar da kendileri istemedi. Aşılı olsun ya da olmasın, öğretmenler kendi tedbirlerini alacak. Eğitim ve sağlık bakanlıklarının uygun gördüğü şartlarda eğitim rahatlıkla yapılır. Tüm öğretmenlere ve öğrencilere, 60-70 bin kişiye haftada bir PCR yapılması sistemi çok zorlar. Aileler çocuklarına evde antijen testleri yapabilir. Toplumun bu konuda şunu kabul etmesi gerekiyor, okulların açılmasını istiyorlarsa herkes çocuğuna antijen test yapmaya alışacak.

 

“Ali Pilli pandemide simgesel bir isim”

Soru: Geçen hafta sosyal medyada “Ali Pilli göreve” diye bir paylaşım yaptınız. Bunun üstüne basında hakkınızda soruşturma başlatıldığı ve Güzelyurt’a “sürüldüğünüz” yazıldı. Durum nedir? Bu paylaşımla amaçladığınız neydi?

Dr. Akansoy: Pandemi ekibi olarak bu ay çok sıkıntı yaşadık çünkü doktor sayısı çok azaldı. Hasta olan, izne çıkan, kaza geçiren, yurtdışına ailesine gidip mahsur kalıp dönemeyen doktorlar oldu. Haziran sonunda vaka sayıları 15’e indiği zaman idare bize diğer branşlardan hekim göndermeyeceğini, sayımızın yeterli olduğunu bildirdi. O günkü şartlarda bu doğruydu. Temmuz’un ilerleyen günlerinde vaka sayıları patlayınca da takviye gelmedi ve çok zor günler yaşadık. Maalesef diğer branşlardaki genç doktor arkadaşlarımız pandemide çalışmaya gönüllü değiller, gelmiyorlar. Ali Pilli pandemide simgesel bir isimdir, yaşı ileri, tecrübeli bir doktordur. Ben de onun ismini kullanarak, “madem gençler gelmiyor, yaşlı doktorlarımız gelsinler, onlar çalışsınlar” babında bir sitem yaptım. “Ali Pilli göreve” derken, bakanlığa değil, sahaya gelmesini kastetmiştim. Yani “genç doktorlar gelmiyor, yaşlılar gelsin de gençler utansın” mesajı vermek istedim. Olay buydu... Bu paylaşımım başka anlamlara çekildi, üzüldüm. Toplumu, sistemi uyarmak istedim, “doktorlar artık gidiyor, çöküyor, hasta olmaya başladık, perişan olduk, psikolojimiz bozuldu, sonunu göremiyor, ümidimizi kaybettik” demeye çalıştım.

 

“Bir doktor grubu bu kadar yalnız bırakılamaz”

Bir doktor grubu bu kadar yalnız bırakılamaz. Bir doktor grubu diğer doktor arkadaşları tarafından resmen suistimal ediliyor. Bütün iş bizim tepemize yıkıldı. Bizim de ailelerimiz var. Ben 26 aydır ailemi tatile götüremiyorum, nihayet pazartesi izne çıkıyorum. Durumumuzu kime anlatayım? Tabi ki işimizdir, yapacağız ama bir doktor grubu bu şekilde harcanmaz. Pandemi ekibi isyan noktasını geçti. Bu şekilde giderse, yalnız bırakılmaya devam edilirsek bu işi bırakmayı düşünüyoruz, yeter. Bütün dünyada, bütün doktor ekipleri pandemide yardıma koşuyor.

 

“Paylaşımı neden yaptığımı Üstel’e izah ettim”

Perşembe gün Sağlık Bakanı Ünal Üstel ile toplantı yaptık, sıkıntılarımızı, dertlerimizi anlattık. O paylaşımı neden yaptığımı da kendisine izah ettim, kendisiyle bir sıkıntımız olmadığını belirttim. Sesimizi duyurmak, halimizi anlatmak zorundaydım. Ben pandemideki ekibin sesini duyuyordum. Bize destek gelmezse, bu iş gitmez, bu iş biter. Ağustos ayında da destek olmazsa, bu iş bitti demektir. Sayın Bakan bize her türlü desteği vereceğini ve diğer branşlardan doktorların desteğe geleceğinin sözünü verdi. Biz de teşekkür ettik, mutlu olduk.

 

“Serbest hekimler şov yapıyorlar”

Soru: Serbest hekimlerin de yardımcı olabileceklerine dair açıklamaları var...

Dr. Akansoy: Serbest hekimlerin samimi olduğuna inanmıyorum, sadece şov yapıyorlar. Gerçekten samimiyseler bizimle temas kurarlardı. Bakanlığa dilekçe verip şov yapmasınlar. Niyeti olan, arkadaşlarını organize eder, bakanlıkla görüşür ve korona polikliniğinde hasta bakar, serviste çalışmalarına gerek yok. Ücretli mi, ücretsiz mi, biz ona karışmayız, bakanlık değerlendirir. Ama devletin kadrolu, maaşlı hekimleri desteğe gelmeden, neden serbest hekimler çağrılsın?

 

“Pandemi servisine gelmeyi reddedenleri ifşa mı edelim?”

Doktor arkadaşlarımız bencilce hareket ediyorlar. Maalesef bize destek olmuyorlar. “Gelin çalışın” diye teklif ettiğimizde bir sürü bahane üretiyorlar. Artık gönüllülük kalmadı, diğer branşlardaki arkadaşlarımız görevlendirmeyle gelip çalışacak. Bu süreçte gelen doktor arkadaşlarımız da oldu. Ben diğer servislerden gönüllü gelen arkadaşlara görev bitiminde teşekkür yazısı yazıyorum, kamuoyuyla paylaşıyorum. Acaba pandemi servisine gelmeyi reddedenleri de ifşa mı edelim? Bence halkın onları da bilmesi gerekiyor. Toplum kendisi için fedakarlık yapan doktorları da, kılını kıpırdatmayan doktorları da bilmelidir.

 

Soru: Başka bir yere sürülme konusunda çıkan haberleri sosyal medyadan yalanlamıştınız. Paylaşımınız nedeniyle hakkınızda soruşturma başlatıldı mı?

Dr. Akansoy: Bana bu konuda bir evrak veya bilgi gelmedi. Bakanlıkta toplantı yaptık, sıkıntılarımızı anlattık ve bunların çözüleceğine dair söz aldık.

yd-destek-gorseli-196.jpg

Bu haber toplam 3149 defa okunmuştur