Serhat İncirli

Serhat İncirli

Münir Tatar

A+A-

Asil Nadir, Londra’yı çok seven biriydi…
Ve Londra’dan KKTC’ye kaçalı birkaç yıl bile olmamıştı…
Sene 1994…

-*-*-

O dönemde, hala devam eden “askerlik sorunu” daha böyle zirvelerdeydi ve bu durum, KKTC’ye tatile gelmeye korkan veya gelemeyen “Londralı Kıbrıslı Türkler Ordusu” yaratmıştı!

-*-*-

Asil Nadir, Kıbrıs Gazetesi’nin konuyla ilgilenmesini istedi…
“Londra’daki vatandaşlarımızın ne istediğini öğrenelim be Mehmet Ali” dedi…

-*-*-

Bu arada aynı günlerde Basın Sen’i canlandırmak isteyen bir grup genç insandık…
 
-*-*-

Ve beni başkan seçmişlerdi… 
Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Akpınar, “Asil Bey bu sendika işine çok kızgın, sen en iyisi Londra’ya bir git, bu askerlik işlerine bak…” dedi…

-*-*-

Bir ay kadar kalacaktım!
15 sene kaldım!

-*-*-

Asil Nadir ve Mehmet Ali Akpınar beni Londra’ya gönderdikleri zaman, çok az konuşan, hayatımda gördüğüm en şık giyinen, Kıbrıslıdan çok, kibar bir İngiliz beyefendisi gibi duran bir kişiyle tanıştım…

-*-*-

Bu kişi, gazetenin Londra’daki temsilciliğini yürüten şirketin hem muhasebecisi hem de bir şekilde direktörüydü… 

-*-*-

Münir Tatar veya Münir Abi…
Tabii ki annesi ve babası ile de… 

-*-*-

Babası Hasan Tatar, Londra’da UBP’nin temsilcisiydi…
Ulusal Birlik ve Dayanışma Derneği…

-*-*-

Hasan Amca vefat edince, uzun süre bu görevi Münir Abi yürüttü…

-*-*-

Hayatımın 15 senesinin neredeyse haftada iki ya da üç gününü, birçok akşamını Münir Abi ile geçirdim… 

-*-*-

Hiç görmediğim ve belki de O’nu tanımasam göremeyeceğim yerleri, restoranları, barları, kulüpleri gördüm…

-*-*-

Bir ara çok pahalı bir otomobil almıştı…
Aldığı ilk akşam, o günlerde Londra’da olan Mehmet Ali Akpınar ve dönemin Kıbrıs Gazetesi Muhasebe Müdürü Rasiha Ablayı bir restorana yemeğe götürecekti… 

-*-*-

Restoran önünde buluştuk…
Arabanın markası önemli değil ama aynı arabadan birkaç hafta önce Mike Tyson sipariş vermişti…

-*-*-

“Serhat; al be abim da park et…” dedi…
Elim ayağım titredi… 

-*-*-

Arabayı park ettim…
Restorana girdik, üç saat kadar kaldık, çıktık…
Araba yok!

-*-*-

Polise bildirildi falan; yedi gün sonra arabayı Lübnan’da buldular… 
Çalınmış ve uçakla götürülmüş Lübnan’a!

-*-*-

Tabii ki sigorta var…
Ama konu o değil!
Konu sakinliği…

-*-*-

“Abi araba yok” dediğimde, “canımız sağ olsun… buluruz…” diyen güler bir yüz!

-*-*-

En zor günümde, “… sakin ol, burdayık be Serhat…” diyen bir ses…

-*-*-

En sıkışık zamanımda, “… bir ihtiyacın var mı?” diyen bir insan… 

-*-*-

Kıbrıs’a döndükten sonra da temasımız hiç kopmadı… 
Geldiği zaman mutlaka bir yemek yedik… 

-*-*-

İş arkadaşım ve bir diğer abim Arif Özyaprak geçenlerde Londra’daydı, birlikte yemek yemişler; “… haftaya gelebilirim, Serhat’a söyle buluşalım” demiş…

-*-*-

Ersin Tatar, Münir Abinin amcasının oğluydu… 
Ersin Tatar’a ait Kanal T’de çalışmaya başladığımda çok sevinmişti…

-*-*-

Ersin Tatar ile aramız açıldığı zaman “olur böyle şeyler… Ersin çok iyi bir insandır, siyaset insanları ayıramaz, barışırsınız” demişti… 
Yine gülümsüyordu… 

-*-*-

Sağlık sıkıntısı olduğunu hiç işitmedim ve eminim yoktu da… 
Yediğine içtiğine, sporuna düşkündü… 
Evine, evlatlarına da…

-*-*-

Birkaç hafta sonra torunu Dünya’ya gelecekti…

-*-*-

Arif Abi Londra’dan yeni döndü…
Pazartesi öğleye doğruydu sanırım, “Ersin Beyin paylaşımını gördün mü?” diye bir mesaj attı… 

-*-*-

Münir Abiyi kaybettik!

-*-*-

Eminim her insanın hayatında, çok güzel veya çok kötü yer edinmiş başkaları vardır… 

-*-*-

Münir Abi onlarca ortak arkadaşımız olan, çok saygın bir muhasipti… 
Çok iyi bir muhasip olmanın ötesinde, iş yaptığı herkesin yakın dostuydu…

-*-*-

Çok büyük bir kayıp…
Çok zamansız bir gidiş…
Çok üzgünüm… 
Anıları bizimle kaldı… 
Hep saygıyla hatırlayacağız… 
Eşine, çocuklarına, Tatar ailesine başsağlığı dilerim… 

-*-*-

Munir Tatar 1955’te Kıbrıs’ta doğdu… 
Babası Hasan Tatar, amcaları Rüstem Tatar ve Sermet Tatar, Kıbrıs'tan İngiltere'ye geldikten sonra 1960’ların başlarında Londra'da Tatar Brothers adlı muhasebe firmasını kurdu. 

-*-*-

Münir Tatar, 1982'de mesleki yeterliliklerini aldı ve aile şirketine katıldı. 1996'da ise kendi adına Munir Tatar & Associates firmasını kurdu. 

-*-*-

Münir Tatar'ın oğlu Serkan Tatar, sekiz yıl uluslararası bir finans ve muhasebe şirketinde çalıştıktan sonra 2021'de babasının şirketine katıldı. Böylece muhasebe mesleği ailede üçüncü kuşağa taşınmış oldu. 

-*-*-

Her zaman İngiltere'deki Kıbrıslı Türk toplumunun ekonomik gücünün KKTC ekonomisi açısından değerlendirilmesi gerektiğini savunan Münir Tatar, çeşitli gazete söyleşilerinde ve sohbetlerinde, İngiltere'de yaşayan Kıbrıslı Türklere yönelik özel bir müsteşarlık hatta bakanlık oluşturulması gerektiğini vurguladı. 


foto-047.jpg

(Tamamı aynı meslekten… Münir Tatar ve 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar… Arkalarındaki fotoğrafta ise bir kuşak öncesi Tatar kardeşler… Sermet, Hasan ve Rüstem Tatar…)

Bu yazı toplam 388 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar