1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. “İlk günden beri global marka olma hedefiyle ilerledik”
“İlk günden beri global marka olma hedefiyle ilerledik”

“İlk günden beri global marka olma hedefiyle ilerledik”

Meriç Süt Ürünleri Genel Müdürü Meriç Avunduk, 1998 yılında 200 metrekarelik bir tesiste günlük 2 ton süt işleyerek başlayan üretim yolculuklarının bugün 100 ton kapasiteye ve 13 ülkeye uzanan ihracat ağına ulaştığını YENİDÜZEN’e anlattı.

A+A-

Berivan BABAHAN

Meriç Köyü’nde 200 metrekarelik eski bir kümeste, günlük 2 ton süt işleyerek başlayan üretim yolculuğu, bugün 4 bin metrekarelik kapalı alana, günlük 100 ton süt işleme kapasitesine ve 13 ülkeye uzanan bir ihracat ağına dönüştü. 1998 yılında Meriç Süt Ürünleri ile başlayan yolculuk, ilerleyen yıllarda farklı sektörlere yapılan yatırımlarla Avunduk Group çatısı altında büyüdü.

Grup, Akinoks markasıyla otel, restoran ve kafelere yönelik paslanmaz çelik mutfak, soğuk oda ve açık büfe sistemleri üretirken, Mağusa’daki Mesarya Farm’da canlı hayvan ticareti ve süt üretimi gerçekleştiriyor. Grubun ihracattaki önemli ayağını oluşturan Meriç Süt Ürünleri ise üretiminin yüzde 85’ini, başta hellim olmak üzere 13 ülkeye ihraç ediyor.

Avunduk Group bünyesindeki Meriç Süt Ürünleri Genel Müdürü Meriç Avunduk, yaklaşık 30 yıllık üretim ve ihracat yolculuğunu anlatırken; ada koşulları, yüksek enerji, personel ve lojistik giderleri, hayat pahalılığı ve asgari ücret artışlarının sektöre etkilerini değerlendirdi. Ortadoğu’daki savaşın ihracata etkilerine de değinen Avunduk, yerli üretimin sürdürülebilmesi için girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve ihracatta rekabet gücünün korunması gerektiğini vurguladı.

 

“Süt işleme kapasitemizi 2 tondan 100 tona çıkardık”

Ailenin ikinci nesil yöneticisi ve Avunduk Group bünyesindeki Meriç Süt Ürünleri Şirketi’nin Genel Müdürü Meriç Avunduk, İngiltere’de lisans, İspanya’da yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra 2018 yılında şirkette aktif görev almaya başladığını anlattı.

Meriç Süt Ürünleri Fabrikası’nın 1998 yılında Meriç Köyü’nde, 200 metrekarelik eski bir kümesin üretim tesisine dönüştürülmesiyle faaliyete geçtiğini belirten Avunduk, başlangıçta civar köylerden alınan sütlerle kaşar peyniri üretildiğini, ardından Türkiye’ye ihracata ve iç piyasaya satışa başlandığını söyledi.

Kuruluş döneminde günlük 2 ton olan süt işleme kapasitesinin bugün 100 tona, 200 metrekare olan kapalı alanın ise yaklaşık 4 bin metrekareye ulaştığını ifade eden Avunduk, fabrikanın 24 bin metrekarelik arazi üzerinde faaliyet gösterdiğini belirtti.

e24dca99-d313-4fca-a721-fb17fce1d87b.jpg

“Üretimimizin yüzde 85’ini ihraç ediyoruz”

Sektöre kaşar peyniri üretimiyle girdiklerini belirten Avunduk, zaman içerisinde ürün yelpazesine mozzarella, hellim, tereyağı ve beyaz peynirin de eklendiğini söyledi. Üretimin büyük bölümünü hellimin oluşturduğunu ifade eden Avunduk, hellim, kaşar ve mozzarellanın hem iç piyasaya hem de ihracata yönelik üretildiğini, beyaz peynir ile tereyağının ise yalnızca iç pazara sunulduğunu kaydetti.

Üretimin yüzde 85’inin ihraç edildiğini, yüzde 15’inin ise iç pazara sunulduğunu belirten Avunduk, 13 farklı ülkeye düzenli ihracat yaptıklarını söyledi. Başlıca ihraç ürününün hellim olduğunu ifade eden Avunduk, kaşar ve mozzarella da ihraç ettiklerini belirterek, “Türkiye, Kuveyt, Dubai, Ürdün, Suudi Arabistan, Katar ve Kuzey Amerika’ya kadar uzanan bir ihracat ağımız var” dedi. Avunduk, iç piyasada ise ürünlerinin Yeşilırmak’tan Karpaz’a kadar ulaştığını aktardı.

 

“Kalite ve hijyen bizim için vazgeçemediğimiz iki önceliğimiz. Artan maliyetler nedeniyle hiçbir zaman kalitemizden ödün vermedik.”

whatsapp-image-2026-08-08-at-17-42-42.jpeg

“İlk günden beri global marka olma hedefiyle ilerledik”

Meriç Süt Ürünleri’nin ihracat odaklı kurulduğunu belirten Meriç Avunduk, üretimde uluslararası hijyen ve kalite standartlarını esas aldıklarını söyledi. Ürünlerinin yurt dışında global market, otel ve restoran zincirlerinde tüketildiğini ifade eden Avunduk, “Bunların belli hijyen ve kalite standartlarına uyması gerekiyor. Biz de ilk günden beri global marka olma hedefiyle ilerledik” dedi.

İhracat odaklı çalışmanın belirli bir kalite standardını sürekli korumayı gerektirdiğini vurgulayan Avunduk, kalite ve hijyen belgelerini yalnızca ürün satmak için değil, üretimi geliştirmek amacıyla aldıklarını kaydetti. Bu doğrultuda tesise, teknolojiye ve üretim kapasitesine sürekli yatırım yaptıklarını belirten Avunduk, bugün günlük yaklaşık 100 ton süt işleme kapasitesine ulaştıklarını ve yılda yaklaşık 170 tır ürün sevkiyatı gerçekleştirdiklerini söyledi.

 

“Üretimimizin yüzde 85’ini ihraç ediyoruz. 13 farklı ülkeye düzenli olarak ihracat yapıyoruz.”

 

 

“Kalite ve hijyen vazgeçemediğimiz iki önceliğimiz”

Artan maliyetlere rağmen kaliteden ödün vermediklerini belirten Avunduk, sürdürülebilir bir marka olmanın temelinde kalitenin bulunduğunu söyledi. Gıda sektöründe hijyenin de aynı derecede önemli olduğunu vurgulayan Avunduk, “Bu ürünleri kendi çocuklarımız da tüketiyor. O yüzden kalite ve hijyen bizim için vazgeçemediğimiz iki önceliğimiz” dedi.

Avunduk, ambalaj ve karton kolilerden süt testlerine, üretim süreçlerinden sevkiyat araçlarına kadar her aşamada yüksek kalite standartlarını korumayı hedeflediklerini ifade etti.

meric-yeniduzenbanner-fabrika.png

“Duramayan bir sektörüz, alternatif enerjiye ulaşmamız şart”

Ada şartlarında üretim yapmanın önemli zorluklar barındırdığını belirten Avunduk, özellikle hellim gibi özel bir ürünün üretiminde kesintisiz çalışmanın zorunlu olduğunu söyledi. Sütün 24 saat içerisinde işlenmesi gerektiğine dikkat çeken Avunduk, makinelerde yaşanabilecek arızalarda yedek parça bekleme imkanlarının bulunmadığını, parça ve makinelerin büyük ölçüde yurt dışından temin edildiğini ifade etti.

Personel ve enerji maliyetlerinin de sektörün başlıca sorunları arasında olduğunu belirten Avunduk, “Sanayide ve üretimde enerji çok ciddi bir gider. Bu yüzden alternatif enerjiye ulaşımımız şart” dedi.

Çalışan maliyetlerindeki artışın yanı sıra ambalaj ve lojistik giderlerinin de yüksek olduğunu kaydeden Avunduk, tüm bu maliyetlerin uluslararası pazarda rekabet ettikleri firmalar karşısında kendilerini dezavantajlı duruma getirdiğini söyledi.

 

 

“Hayat pahalılığının asgari ücrete ve tüm maaşlara yansıması gider maliyetlerimizi ciddi şekilde artırıyor. Bu da son ürün maliyetini ve iç piyasadaki raf fiyatlarını artırarak bizi bir kısır döngünün içine sokuyor.”

 

“Artan maliyetler bizi kısır döngünün içine sokuyor”

Hayat pahalılığı ve asgari ücret artışlarının özel sektörün giderlerini ciddi şekilde yükselttiğini belirten Avunduk, bu artışların ürün maliyetlerine ve raf fiyatlarına yansıyarak yeniden hayat pahalılığı yarattığını söyledi. Teknolojik yatırımlarla üretimde insan gücünü azaltmaya çalıştıklarını ancak birçok alanda personele ihtiyaç duymaya devam ettiklerini ifade etti.

Artan maliyetlerin ihracatta rekabet gücünü de zayıflattığını kaydeden Avunduk, bunun ülkeye döviz girişini olumsuz etkilediğini belirtti. Süt ve süt ürünleri sektörünün doğrudan ve dolaylı olarak 50-55 bin kişiye dokunduğunu söyleyen Avunduk, köylerde bine yakın çiftlik bulunduğunu ve yaklaşık 4 bin kişinin yalnızca çiftliklerden geçimini sağladığını aktardı.

Süt ve süt ürünlerinin yıllardır ülkenin en fazla döviz getirisi sağlayan ihracat sektörü olduğunu vurgulayan Avunduk, “Sektörün ihracattaki rekabet gücünü koruyacak adımlar atılması gerekiyor. Firma ve birlik olarak hükümetle sürekli istişare halindeyiz” dedi.

meric-yeniduzenbanner-sarkuteri.png

“Ortadoğu’daki savaş sektörü büyük bir krize soktu”

Avunduk, şubat ayında Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin süt ve süt ürünleri sektörünü ciddi şekilde etkilediğini belirterek, ihracatlarının yüzde 75’inin bu bölgeye yapıldığını söyledi. Savaşın ardından gemi yollarının kapanması ve nakliyenin durmasıyla önemli bir ihracat pazarının devre dışı kaldığını ifade eden Avunduk, bunun özellikle süt üretiminin yoğun olduğu mart, nisan ve mayıs aylarında sektörü zor durumda bıraktığını kaydetti.

Bu süreçte Tarım Bakanlığı, SÜTEK ve sektör temsilcilerinin katılımıyla kriz masası oluşturulduğunu anlatan Avunduk, elde kalan sütün ziyan olmaması için Türkiye’deki fabrikalarla anlaşmaya varıldığını söyledi. Sütün yarı mamul olarak Türkiye’ye gönderildiğini belirten Avunduk, “Kâr marjı düşük ya da başa baş oldu ama en azından süt ziyan olmadı” dedi.

Avunduk, Tarım Bakanlığı, SÜTEK, İmalatçılar Birliği, Hayvan Üreticileri ve Çiftçiler Birliği başta olmak üzere sektörün tüm paydaşlarının katkısıyla krizin etkilerinin en aza indirildiğini ifade etti.

 

“En büyük beklentimiz girdi maliyetlerinin düşürülmesi”

Artan maliyetlere karşı çözüm önerilerini paylaşan Avunduk, enerji, personel, sosyal sigorta ve lojistik giderlerinin sanayiciler üzerindeki yükünün azaltılması gerektiğini söyledi.

Yerli üretimin korunması için bu giderlerin hükümet tarafından desteklenmesini talep ettiklerini belirten Avunduk, “En büyük beklentimiz girdi maliyetlerimizin aşağı çekilmesi ve ihracatta rekabet gücümüzün korunmasıdır” dedi.

 

Bu haber toplam 487 defa okunmuştur