1. HABERLER

  2. KÜLTÜR & SANAT

  3. Giulia Marchetti’nin Hint dansını keşfetme,huzuru bulma ve bunu dünyaya yayma yolculuğu
Giulia Marchetti’nin Hint dansını keşfetme,huzuru bulma ve bunu dünyaya yayma yolculuğu

Giulia Marchetti’nin Hint dansını keşfetme,huzuru bulma ve bunu dünyaya yayma yolculuğu

İtalyan sanatçı insanlara dokunmak,yardım etmek ve iyileştirmek arzusuyla dans yolculuğuna ve keşfine devam ediyor.

A+A-

Murat OBENLER

İtalyan sanatçı Giulia Marchetti’nin Hariom Art of Yoga’da verdiği Klasik Hint danslarından Bharatanatyam hakkındaki kurs ve dans gösterisi sonrasında buluşup hem Avrupa coğrafyasında Hint kültürüne ait dansları hem de kişisel dans yolculuğunu konuştuk.

 

“14 yaşında iken rüyalarımda Hint saraylarında bir su havuzunda kendimi görüyordum. Bu geçmiş yaşamımla bağlantılı bir olay da olabilirdi”

Hayatını dans ederek kazanan bir dansçı ile röportaj yapmayalı uzun zaman olmuştu.Dansa başlamanızın geçmişinizle(küçüklük,gençlik, okul,aile vs.) bir bağlantısı var mıdır?

Gulia: Toskana/Siena’da 19 yaşında iken bu dansla tanıştım. O güne kadar bu dansla hiçbir alakam yoktu. Dans okullarının yıl sonu gösterileri sırasında ilk olarak bu dansı gördüm ve adeta vuruldum. Siena’da bir kültür merkezinde bir izleyici olarak başlayan bu dansla ilişkim şu anda profesyonel bir dansçı olarak sürüyor. Ben 14 yaşında iken rüyalarımda Hint Saraylarında bir su havuzunda kendimi görüyordum. Babam da vardı,sariler giymiş Hint kızları da vardı bu rüyada. Hiç gitmediğim Hindistanla ilgili rüyalar görüyordum.Bu benim geçmiş yaşamımla bağlantılı bir olay da olabilirdi.

Benim kardeşi Sanskrit profesörü olan bir arkadaşımın sayesinde bu kültürle ilk kez tanıştım diyebilirim. Çünkü onları evinde ganeşha,şiva ile ilgili kitaplar ve o kültüre ait semboller,eşyalar vardı. Bu benim çok ilgimi çekmişti ve o semboller ben büyülemişti. Ben Hint müziği ve filmlerini de seviyordum ve sürekli dinliyor/izliyordum.

Daha önce tiyatro ile ilgileniyordum ve tiyatro yapmayı çok seviyorum. Bu dans da tiyatro, şarkı söyleme,müzik,hareket ve kültürel öğeleri harmanlıyor. 11 yıl boyunca düzenli her sabah 5:30’ta kalkarak yoga pratiği yaptım. İtalya’da bu dansı biraz öğrenmeye başladım ama esas olarak okuldan sonra  Hindistan yolculuğumda bu dansı ustalardan öğrendim.

 

“Gösteri dünyasına girmiş bir kültür değildir ve bu dansı hala daha kendine özgü ve nispeten daha küçük yerlerde görürsünüz”

İtalya’da Hint kültürüne ve dansına yönelik ilgi nedir? Bu konuda kurslar veren dans okulları yaygın mıdır?

İtalyada Hint dansı öğreneceğiniz birçok okul olduğunu söyleyebilirim. Benim memleketim Siena’da var, Floransa,Bolonya, Milan, Venedik gibi büyük yerlerde ise daha çok var. Bu dans İtalyanlara çok ilginç geliyor ancak diğer sanat dallarına bakıldığında bu dansla çok sınırlı sayıda bir grup insan somut olarak ilgileniyor. Gösteri dünyasına, büyük gösteri alanına girmiş bir kültür değildir ve bu dansı hala daha kendine özgü ve nispeten daha küçük yerlerde görürsünüz. Yoga gibi festivallerin içerisinde bu dansı görebilirsiniz.

“Üniversite bitirme tezimde bir bağlantı kurarak Hint denizindeki eski Portekiz sömürgesi Goa edebiyatı üzerine çalıştım. İki kez Hindistan’a gittim ve Bharatanatyam dansının merkezi olan Tamil Nadu bölgesinde gurudan eğitim aldım”

 

Sizin bu dansa ilgiliz nasıl başladı?

Üniversitede Rus ve Portekiz Dili ve Edebiyatı okudum.Romada Sanskrit ve Hinduca dillerinde eğitim almak istiyordum ama Roma çok pahalı olduğu için Siena bölgesinde en egzotik dilleri olan Rusça ve Portekizceyi seçtim. Bitirme tezimde eski bir Portekiz kolonisi olan Goa (şu anda Hindistan’a bağlıdır) ile ilgili çalışma yaptım ve Portekiz ve Hindistan’ı diller(yazarlar ve edebiyat bağlantısı) üzerinden bağladım. Üniversiteyi bitirdiğimde kendime hediye olarak Hindistan seyahati verdim. 2 aylık araştırma gezim bir harikaydı. Güney Hindistanda Tamil Nadu denen bölgeye gittim ve bu bölge Bharatanatyam dansının merkezidir. Dans öğrenme hiçbir zaman sona ermez ama orda herşeyin çok güçlü olduğunu hissettim. Kokular, tatlar,sesler, mekanlar benim için çok duygu yüklü idi. Hindistan benim için çok özel bir yerdi. Belki de geçmiş yaşamımdaki yere dönüyordum(bilemiyorum) veya şimdiki yaşamımda da birçok değişimin başlangıç noktası oldu.
Avrupa’ya döndüğümde sanki ayaklarım yerden kesilmiş ve uçuyordum. Bir yıl sonra bir yolunu buldum ve bu kez bir yıla yakın Hindistan’a tekrar gittim. Bir Gönüllü Projesi için oradaydım ve benim için çok iyi tecrübe oldu. Benim gurum Prof. MR Krishnamurty orada bana her gün (4-5 saat) eğitim veriyordu.  Daha sonra CV Chandrasekar, Bragha Bessel, Leela Samson, Praveen Kumar, Shantala Shivalingappa gibi ustalar tarafından bilgiler aldım, flamenko ve çağdaş dans dahil olmak üzere Hint ritimlerini ve diğer dans stillerini titizlikle incelemeye devam ederek kendi kişisel poetikamı geliştirdim.

 

“Hindistanda o kadar derin bir kültüre dalmışım ki tekrar batıya döndüğümde adeta bir kültür şoku yaşadım”

Batı kültürü ile Hint kültürü birçok açıdan farklılık gösteriyor. Sizin için bunu öğrenmek ve uygulamak (hayatınıza adapte etmek) bir zorluk yarattı mı yoksa bir zenginlik/çeşitlilik olarak mı girdi hayatınıza?
Batıdan gelen birisinin bu danslarla ilgileniyor olması Hintli insanları o kadar mutlu etmişti ki bana kucak açtılar,kapsayıcı oldular ve normalden daha verici oldular. Ben orada o kadar derin bir kültüre dalmışım ki tekrar batıya döndüğümde adeta bir kültür şoku yaşadım.Batıda insanlar sinirli,çok az gülüyorlar,mutlu değiller. Hindistanda ise tersini tecrübe etmiştim.
Dönüşte tabi ki performanslar yapmak istedim ama bunun için çok fazla dans pratiği yapmanız gerekir. Ben 4-5 yıldan sonra performans yapmaya başladım. 6-7 yıldır da bunu öğretiyorum.
Bu dans tek başına da grup olarak da yapılabilir ama çok komplike hareketleri,ayak vuruşları olduğu için büyük bir koordinasyon gerektirir.

 

“Öğretmek için Berlin tamamdı ama performans için çok sıkıntılı çünkü hem Covid başladı hem de orada inanılmaz bir artist kitlesi var”

Ve birçok sanatçı gibi senin de yolun Berlin’den geçti. Bu nasıl bir tecrübe oldu senin için?,

Dansla ilgili daha fazla çalışmak istiyordum.Orada daha çok Hintli insan yaşıyor, kültürel ortamlar daha fazla vs. Toskana’da kendimi yeteri kadar geliştiremeyeceğimi düşündüm ve Berlin’e gittim. Öğretmek için Berlin tamamdı ama performans için çok sıkıntılı çünkü hem Covid başladı hem de orada inanılmaz bir artist kitlesi var. Orada iyi Hintli öğrencilerim oldu. Onlar için Berlin’de İtalyan bir kadından Hint dansı dersi almak çok ilginçti.

 

“Bu kültürle daha fazla bağlantı kurdukça bu dansı yaymanın yeni yollarını keşfedersin. Sana da yeni yollar açar”

Bir yıl önce Hint usta müzisyenleriyle yaptığım bir röportajda bu kültürün ve bir parçası olan müziğin/dansın öğrenmenin sonunun olmadığını ve hayat boyu süren bir okuldaymışçasına yol aldıklarını söylediler. Senin için de bu böyle midir?

Evet sonsuzdur. Süreklilik,pratik ve tekrar pratik şeklinde devam eder. Asla sona ermez bu süreç. Hatta bu kültürle daha fazla bağlantı kurdukça bu dansı yaymanın yeni yollarını keşfedersin. Kişisel olarak  da sana yeni yollar açar.

“Bu dans için Hindistana gidip geldikten sonra hayatıma huzur geldi. Bir nevi topraklama oldu hayatımda,denge öne çıktı.”

 

Senin hayatında bu Hint dansı neleri değiştirdi?

İlk gençlik dönemlerimde sorunlu birisiydim, sinirliydim,aile içerisinde çok da uyumlu bir resim çizmiyordum. Bu dans için Hindistana gidip geldikten sonra hayatıma huzur geldiğini söyleyebilirim. Bir nevi topraklama oldu hayatımda,denge öne çıktı. Bu bir hediye gibiydi. Ben nereye gidersem benimle birlikte gelen bir parçam gibi(evim gibi) bu dans.

 

Başka sanatçılarla birlikte projeler yaptınız mı hiç?

Geçmişte müzisyenlerle birlikte canlı dans-müzik performansı sergiledik. Çok güzeldi ama çok da zordu çünkü Avrupa’da bu dans için büyük orkestra bulmak çok zor. Karnatik müzik orkestrası çok ender bulunuyor Avrupada(bir tek İngiltere’de bolca var)
Geçmişte duyma hissi olmayan hip hop dansçılarla birlikte de bir projemiz oldu. Mimikler,işaret dili ve hareketlerle Hint mudralarını yaptık. Toskana’da da küçük bir grup var ama onlar hobi gibi yaptıkları için çok da birlikte performans alanı bulamıyoruz.

 

“Hayalim bu dansı bir araç olarak kullanarak insanlara dokunmak,yardım etmek, iyileştirmek”

Gelecekle ilgili bir hayalin var mıdır?

Benim hayalim bu dansı bir araç olarak kullanarak insanlara dokunmak,yardım etmek,iyileştirmek. İnsanlar bu dansı yaptıklarında yoğunlaşıyorlar ve bu da bir mental topraklamaya sebeb oluyor. En büyük dileğim bu sanat formunu sosyal alanda insanlara dokunmak için kullanmaktır. Çocuklarla çalışmayı da çok seviyorum. Finansal destek bulursam bu olayı daha da genişletmeyi umuyorum. Bununla bağlantılı ben tanıtım pazarlama alanından nefret edyorum.Hiç yapacağım iş değil.

 

“Özlem ve Yena’nın ticaret değil de, değerli bilgileri ve inanışları, pratikleri tutkuyla insanlara sunma öncelikli çalışmaları beni çok etkiledi”

Kıbrıs'taki Hariom Art of Yoga ile yollarınız nasıl kesişti?

Benim Berlin'de yaşayan Feliçitas adlı arkadaşım sayesinde Harıom’a geldim.( Feliçitas da Hariom’dan Yena Hacışevki’nin Floransa’dan okul arkadaşıdır) .Mart ayında Feliçitas bana birlikte Kıbrıs’a gitmeyi önerince ben de heyecanla kabul ettim. O zaman Harıom’un açılışı için hazırlıklar vardı ve ben de Özlem ve Yena’nın heyecanını,tutkularını, vizyonları ve güzel kalplerini gördüğüm için açılışta yer alırım dedim ama zamanlama tutmadı. Ben de daha sonra geldim ve Girne Limanı ve Akdeniz’e bakan bu müthiş terasta dansımı yaptım. Onların ticaret öncelikli değil de, değerli bilgileri ve inanışları, pratikleri tutkuyla insanlara sunma arzuları öncelikli çalışmaları beni çok etkiledi. İyi ki gelmişim ve bu müthiş insanlarla tanışmışım. Kendilerine çok teşekkürler.

img-5090.jpg

img-5276.jpg

img-5208.jpg

img-5161.jpg

Bu haber toplam 758 defa okunmuştur
Etiketler : ,