1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Ev almak 'hayal' oldu
Butik oteller iflas noktasında

Butik oteller iflas noktasında

‘Kapalı devre turizm’ 5 büyük otel için başladı, pandemi nedeniyle bir buçuk yıldır iş yapamayan butik oteller ‘iflas’ noktasında olduğunu hatırlattı.

A+A-

Devrim DEMİR

“Kapalı devre turizm” casinolu büyük oteller için başladı, ancak, 1.5 yıldır iş yapamayan butik oteller ve aile işletmeleri iflas noktasına geldi.
Bir dönem alternatif turizm işletmeleri olarak teşvik edilen butik otel, guest house, eko turizm tesisleri salgınla birlikte kaderine terk edildi.
 

Covid-19 salgını nedeniyle hizmetlerini durdurmak zorunda kalan butik oteller, 15 Nisan tarihinde başlayan ‘kapalı turizm’den de yararlanamadı.

Adanın kuzeyinde sınırlı sayıda otelde uygulamaya giren kapalı devre turizmine karşı çok sayıda tesis, çalışan, yatırımcı geleceğinin ne olacağını bilmiyor.

Turizmi tabana yaymak için teşvik edilen butik otelleri pandemi sürecinde yaşamak için çırpınıyor, borçlarını ödeyemiyor, mahkemelere taşınıyor. Geleneksel turistik işletmeler hükümetten özel ilgi bekliyor.


15 aydır iş yapamadıkları için iflasa sürüklendiklerini dile getiren işletmeciler, “Batıyoruz, bir an önce çözüm bulunsun” dedi.


YENİDÜZEN’e konuşan işletme sahipleri, borçların ödenemeyecek noktaya geldiğini, aşılanmanın hızla tüm ülkede yapılarak, vaka sayısı az olan ülkelerden turist getirilmesi gerektiğini vurguladı. 

 

Geçim sıkıntısı, ötelenen borçlar ve belirsizlik…

Tüm işletmelerde olduğu gibi butik otel işletmecileri de 15 aydır pandemiden nasibini aldı. Salgın nedeniyle kapanan işletmeler, beraberinde geçim sıkıntısını da getirdi. İşletme sahipleri borçlarını öteleyerek, yeni bir kaosa sürüklenirken gelir olmadığı için geçim sıkıntıları da katlanarak artıyor.

Toplumda aşılanma olmadığı için belirsizliğin bu yılda süreceğini ifade eden işletme sahipleri “Borçlarımızı ödeyemiyoruz, tıkandık. Bulaş riski sürdüğü için bir adım geri duruyoruz, artık nefes almak istiyoruz” dedi.


Butik Otel işletmecileri YENİDÜZEN’e konuştu…

Sabri Abit Muhsinoğlu (Bellapais Garden)

“Herkes endişeli, umutlarımız 2022’ye kaldı”

Pandemiden sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını anlatan Bellapais Garden Direktörü Sabit Abit Muhsinoğlu, personelini bu süreçte işten durdurmadığını ve ödemeye devam ettiğini söyledi. 20 yıllık müşterilerinin genelinin yurt dışından olduğunu kaydeden Muhsinoğlu,” Dünya genelinde yaşanan salgın hız kesmediği için bu yılda müşterilerimiz yurt dışından gelemeyecek” dedi.

Salgın yüzünden 2 mevsim kaybettiklerini dile getiren Muhsinoğlu, Turizm Bakanının ‘Kapalı turizmi’ açtık cümlesinin çok yanlış olduğunu ifade ederek,” Bu kumar turizmidir” dedi.

İç piyasaya bakıldığı zaman otellerin kullanılmadığını kaydeden Muhsinoğlu, herkesin endişeli olduğunu umutların ise 2022 yılına kaldığını söyledi. Tek umutlarının aşılanma olduğunu ifade eden Sabri abit Muhsinoğlu, uzun vadede bir şey beklemediklerini, gerekli tedbirlerle açılım sağlanması gerektiğini kaydetti.


Murat Girgen (Kemerli Konak)

“Devlet destek olmazsa pandemi sonrası küçük işletmeler yok olup gidecek

Girne Zeytinlik bölgesinde hizmet veren Kemerli Konak Otel Direktörü Murat Girgen, adada en yaygın turizmi küçük ölçekli otellerin yaptığını söyledi. Pandemiden önce de sıkıntıları olduğunu ancak pandemiden en çok etkilenen işletmelerin küçük oteller olduğunu belirten Girgen, “Biz kendi öz kaynaklarımızla yatırım yaptık ayrıca özel bankalardan borçlandık. Beş yıldızlı otellerin çoğu devlet teşvikli ya da Kalkınma bankasından borç aldı. Bizim gibi küçük işletmeler ise ne yazık özel bankaların insafına kaldı. Kazansak sorun yok. Ancak kazanamıyoruz ve borçlarımız artık ötelenmiyor” dedi.

İşletmesinin açık olduğunu ancak bir tek müşterinin bile uğramadığını dile getiren Murat Girgen, devletin ‘kapalı turizm’e yönelik adımlarının kumarhanelere yönelik olduğuna değindi. Pandemi sonrası işlerin düzelmesi için devletin katkı sağlaması gerektiğini ifade eden Girgen, borçlarının pandemi sonrası katlandığını, bankaların sadece borçları yapılandırdığını bunun da faizlerinin çok fazla olduğunu belirtti. Devletin küçük ölçekli işletmelere pandemi sonrası ayakta kalmaları için sahip çıkması gerektiğini ifade eden Girgen, “Devlet bize sahip çıkmazsa bu ülkenin turizmini ayakta tutan küçük işletmeleri bulamayacaklar. Geleneksel turizm ortadan kalkacak.” şeklinde konuştu.


Cemal Gülercan (Valide Hanım Konağı)

“Ada olmanın avantajını en başta kullansaydık, büyük çöküş olmadan atlatabilirdik”

Lefkoşa’nın tarihi Girne Caddesi’nde hizmete veren Valide Hanım Konağı’nın Direkötrü Cemal Gülercan, dünya geneli bir sorunla mücadele verildiğini ancak Kıbrıs’ın küçük bir ada olmasının tek fark olduğunu söyledi.

Bilgiye en hızlı erişildiği bir çağda yaşandığına da dikkati çeken Gülercan, “Biz avantajlı yönlerimizi kullansaydık, diğer ülkelerdeki uygulamaları daha hızlı hayata geçirebilirdik” dedi.

Pandemi öncesi ‘otel’ ağırlıklı çalıştıklarını kaydeden Cemal Gülercan, şunları söyledi:
“1 sene içinde 48 farklı ülkeden misafir ağırladık. 2 uluslararası online turizm acentesinden müşteri memnuniyetine dair mükemmellik ödülü aldık. Bunlar çok gurur verici ve bize özellikle büyük bir belirsizlik içinde olduğumuz pandemi dönemi çok büyük isteklendirme sağladı.

Pandemi sonrası, son bir yıldır müşteri yok. Mevcut istihdamlara sahip çıkmak ve çalışanlarımızı işsiz bırakmamak için konaklama tesislerini restoran ve kafeye çevirdik. Turizm tekrardan ülkede aktif oluncaya kadar, çalışanları mağdur etmemek adına bu yolu seçtik. Umarım en kısa zamanda eski güzel ve sağlıklı günlere döneriz. Dünyanın bir çok ülkesinden misafir ağırlayarak Kıbrıs’ın güzelliklerini tanıtma şansını yeniden buluruz.”


Kudrettin Sönmez (Karpaz Stone House)

“Eko turizmi batıyor”

Karpaz bölgesinde hizmet veren ‘Karpaz Stone House’ pandemi nedeniyle neredeyse iki yıldır iş yapamaz duruma geldi. İşletmecisi Kudrettin Sönmez, “Bu süreç çok kötü bir dönem. 2 senedir hiçbir şey yapamaz hale geldik” dedi.

Hükümetten daha olumlu adımlar beklediklerinin de altını çizen Kudrettin Sönmez, “Yerli halkın talebi var, ama salgın nedeniyle biz işletme olarak risk almak istemeyiz” şeklinde konuştu. Karpaz’da tüm işletmelerin bitme noktasına geldiğini ifade eden Sönmez, eko turizmin de bittiğini, bayramla ilgili hiçbir beklentileri olmadığını söyledi. Borcu olmadığını ancak geçim sıkıntısı yaşadığını dile getiren Sönmez, “Okuyan çocuklarım var, geçim sıkıntısı belimizi büktü. Hükümetten beklentimiz bir an önce kalıcı ve iyleştirici karar ve çözümler üretilsin” sözlerini kullandı.


Ömer Çebi (Karpaz Farm House)

“Aşı yapılsın, nefes almak istiyoruz”

Karpaz’da bir başka işletme olan Karpaz Farm House Direktörü Ömer Çebi, salgının yeniden baş göstermesi ile müşteri alamayacak durumda olduklarını söyledi. Bir buçuk senedir ne yaptıklarını bilemeyecek duruma geldiklerini kaydeden Çebi, “Borçlarımızı ödeyemiyoruz, gelirimiz yok. Salgının baş göstermesi ile geri adım atmak zorunda kaldık” dedi.

Toplumun bir an önce aşılanarak, daha güvenli bir açılıma gidileceği umudunda olduklarını kaydeden Ömer Çebi, “Aşılanarak bir adım öne gidebiliriz. Nefes almak istiyoruz, salgın nedeniyle kapandık, annem ve babam yaşlı olduğu için tesisi bir daha açmaya cesaret edemedim. Babamın emekli maaşı ile döndürebildik çarkları. Bayram için bir öngörüm yok” ifadelerini kullandı.


Mehmet Dolmacı (Manolya Otel)

“Devlet aşılama noktasında çok zayıf kaldı”

Girne’de bulunan Manolya Otel işletmecisi Mehmet Dolmacı, salgın nedeniyle turizmin sadece adada değil, dünyada bittiğini söyledi. Özellikle otel çalışanlarının salgından çok kötü etkilendiğine vurgu yapan Dolmacı, “Bu sürece ne kadar müdahale edilir, tartışılır ancak alınabilecek tedbirler mutlaka vardır” dedi.

Salgın nedeniyle bir yıl daha taşların yerine oturacağına inanmadığını söyleyen Mehmet Dolmacı, “Her geçen gün yoklukla yüzleşmeye çok daha yakınız” ifadelerini kullandı. Çift aşı ile ülkeye turist taşınabileceğine dikkati çeken Dolmacı, “Vaka sayısı az olan ülkeler baz alınarak ülkeye kontrollü turist taşınması yapılabilir. 3 günlük girişler ülkeyi kurtarmaz; bu saatten sonra bir takım önlemler alınarak, çarşıdaki esnaf da aşılanarak eğitim ve turizm yeniden canlandırılabilir. Devlet bu konuda çok zayıf kaldı” şeklinde konuştu.

Otel olarak borcu olmadığını da kaydeden Dolmacı, işletmecilerin devlete olan borçlarının iyileştirmeye gidilmediğini, 1 yıldır hiçbir işletmenin turist ağırlamadığını kaydetti.

Turistin gelmediği, uçakların uçmadığı bir ülkede devlete ait bankanın işletme sahiplerinin boğazına yapışarak, telefonla taciz etme noktasına geldiğini de öne süren Mehmet Dolmacı, “Devlete ait Kalkınma Bankası bugün işletmecilerin ensesinde. Bu insanlar 1 yıldır iş yapamıyor, devlet bu insanların resmen yakasına yapışmış durumda. Çalışanlar bu süreçte çok mağdur edildi, hükümet edenler çalışanların hiçbir hakkını savunmadı. Sosyal devlet olduğunu kanıtlamadı, sahip çıkmadı. Birçok çalışan gururundan konuşmuyor, ciddi bir yokluğa sürükleniyor. Devlet farklı çözümler üretmeli” ifadelerini kullandı.


Süleyman Kurt (Bella View):

“Beklentilerimiz tükendi, bir iyileşme göremiyoruz”

Bellapais'te yıllardır butik otel olarak hizmet veren Bella View Butik Otel işletmecisi Süleyman Kurt, pandemi sürecinin ‘rezalet’ geçtiğini söyledi.

Dünyanın çare bulamadığı bir hastalık nedeniyle sıkıntılı bir dönemden geçildiğini kaydeden Kurt, “Bu süreçte kimseye suç bulmadık, işçimi de işten çıkarmadım” dedi. Gelinen aşamada hiçbir beklentilerinin olmadığının da altını çizen Süleyman Kurt, hastalıkla ilgili hiçbir iyileşme görmediklerini, 14 aydır işçisi ile ayakta durmaya çalıştığının altını çizerek “en azından kimseye borcumuz yok, ödeyebildiğimizi ödedik, rezil olmadık” ifadelerini kullandı.


Özge Özbekoğlu (Taşev):

“Süreç küçük işletmeleri mahvetti. Ayakta kalmak için devlet ilgilenmeli”

Pandemi başladıktan sonra kapanan Lefkoşa’daki Taşev butik otel işletmecisi Özge Özbekoğlu, sürecin kendilerini çok yıprattığını kaydetti. Pandeminin gelmesi ile 11 ay boyunca personelini ödemeye devam ettiğini ifade eden Özbekoğlu, “Son güne kadar personelime sahip çıktım, ama en son durdurmak zorunda kaldım. Başka iş bularak personelimi üzülerek gönderdim” dedi.

Salgın nedeniyle butik otellerin kapandığını, iç piyasada da iş olmadığını anlatan Özge Özbekoğlu, devletin de bu süreçte kendilerine sahip çıkmadığını ifade etti.

Devletin küçük otellere yönelik 75 bin TL verdiğini ancak kendisinin yaşanan bir takım sebepler nedeniyle bu parayı alamadığını kaydeden Özbekoğlu, “Devlet küçük işletmelerle ilgilenmiyor. Pandemi oteli olmak için başvuru yaptık, hemşiremi ve güvenliğimi sağlayacaktım, başvuru yaptık, kabul edilmedik. Öyle olsa tesisim açık kalır, çarkımızı döndürebilirdik. Oysa bu dönemde zengin daha da zengin oldu. Çok zor durumda olan işletme sahipleri var, devlet kurumsal olarak düşünmek zorunda. Küçük işletmeler ayakta kalmalı” dedi.

 

yd-destek-gorseli-101.jpg

Bu haber toplam 1647 defa okunmuştur